Var olmayı duymak bizce en büyük mutluluk,
Ölmezliğe, solmazlığa erdik bu imanla...
Hasretle yanan sînelerin hasreti yokluk,
Geçmiş gidiyor en mesut anları hicranla...
Bin bir kaosun kol gezdiği iklimlerinde,
Ne bir şafak ağarır ne de bir güneş doğar.
Üst üste kaos yaşanır hemen her perdede,
Yeis nâralar atar, zulmet ışığı boğar...
Varlık acı bir hülyâ, ölüm korkulu rüyâ;
Bütün bir hayat boyu düşer, kalkar, sürünür..
Ve dört bir yanıyla cehennem kesilen dünya,
Ölüm soluklar ve gayyâlar gibi görünür.
Ötelere açık bizim sînelerimizde,
Ne tipi-boran duyulur, ne de hazan ağlar.
Zamanın kesiksizleştiği uhrevî yüzde,
Her an ayrı bir bahar olur neş'eler çağlar...
Gurûplar, vuslat perdesini aralar geçer;
Şafaklar toyla-düğünle ağarır her gece..
Rûh bu hülyâlarla en sezilmezleri sezer;
Çözülür, çözülmeyen o bir yığın bilmece...
Duygular köpürdükçe yollar inişe döner,
İnsan kanatlanır yürür tepelere inat;
Her dönemeçte pırıl pırıl ayrı bir fener,
Sönmeyen ışık kaynağından ki, odur murat...
M. Fethullah Gülen