Bir adam nefsine uymuş, birçok günah işlemişti. Pişman olup tevbe etti, bir müddet böyle gitti. Sonra yine nefsine mağlup oldu, tevbesini bozup günaha daldı.
Günahı işledikten sonra üzüldü utandı. Tevbe etmek istedi ama cesaret edemedi. Günlerce ağladı, ocakta pişen buğdaylar gibi yandı, yakıldı.
Ağlarken uykuya daldığı bir gece bir hâtif şöyle seslendi ona:
"Ey tevbesini bozan!
Sana azap edebilirdik etmedik, affettik. Tevbeni tekrar bozdun, hem de adamakıllı bozdun! Fakat gazap etmedik sana zaman verdik.
Şimdi yine döndün, geliyorsun. Eğer cenneti istiyorsan gel kapıyı açtık. Günahı işleyen sensin, dönmeni bekleyen biz!"
{Feridüddin Attar, Mantıkü't Tayr'dan
Anlatildigina göre Hz. Mûsâ (A.S.) zamaninda, tevbesinde durmayan, yaptigi her tevbeyi cok geçmeden bozan bir adam vardi. Böylece yirmi yil geçti. Bir gün ulu

(C.C), bu adam hakkinda Hz. Musa (A.S)'ya «falan kuluma söyle ki, ona gazap ettim» diye vehyetti.
Hz. Müsâ (A.S.)´da, kendisine bildirileni adama ulastirdi. Adam üzüldü, çöle çikti ve söyle seslendi.
«Allah (C.C)'im! Senin rahmetin mi tükendi, yoksa benim günahim, sana bir zarar mi dokundurdu? Yoksa, afv hazinelerin mi bitti, yoksa kullarina karsi cimri mi oldun? Hangi günah senin afvindan daha büyük olabilir ki! Kerem senin makbûl ve eski sifatlarindan biri, düsüklük ise benim fani sifatlarimdan biridir.
Benim sifatim Senin sifatindan daha mi baskin çikiyor yoksa! Kullarini Sen rahmetinden uzak tutarsan, onlar kime yalvarsinlar! Sen onlari kovarsan kime bas vursunlar!

(C.C)'im! Eger üzerimdeki rahmetin sona ermis ve beni mutlaka azaba çarptiracaksan, o zaman bütün kullarinin azabini bana yükle, ben nefsimi onlara feda ettim.»
Adamin bu yakarisi üzerine ulu

(C.C). Hz. Musa'ya (A.S.) söyle vahyetti. «Yâ Mûsâ! O kuluma var, de ki: Kudretimin, bagislayaciligimin ve merhametimin kemâli ile beni tanidigina göre, günahlari bütün yeryüzünü doldursa bile seni bagisliyorum.»
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur:
«Allah (C.C) katinda en sevimli ses; tevbekâr bir günahkârin; «Yâ Rabb'i» diyen sesidir. Ulu

(C.C), bu sese söyle cevap verir: «Buyur yâ kulum! Ne istiyorsan söyle, sen benim katimda meleklerimden biri gibisin.
Ben senin hem saginda, hem solunda ve hem de üstündeyim, içinden gecen duygularindan sana daha yakinim!
Ey meleklerim, sâhid olun, bu kulumu afvettim!»