| Ağustos 19, 2007, 19:31:03 |
|
|
 |
« : Ağustos 19, 2007, 19:31:03 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapVav!
İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer..
Vav Harfi, ’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler. Ebced hesabında 6 rakamına dektir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir. Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Ağustos 19, 2007, 19:38:07 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : Ağustos 19, 2007, 19:38:07 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.
İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.
Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.
Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.
Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.
İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.
Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.
İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.
Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?
Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.
Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.
Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.
Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.
Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der. Buna anlamca vaveyla denir. Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.
Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır. Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.
Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır. Ve insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.
"Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. ’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara rahmet edecektir. şüphesiz güçlüdür, hakimdir."
Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?
İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;
"Sabır ve namazla ’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve ’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir"
Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.
İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!” Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.
Secde et, vav ol, vay dememek için şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Ağustos 19, 2007, 19:52:29 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : Ağustos 19, 2007, 19:52:29 » |
|
Anlatılır ki; Hattat Osman Üsküdar'dan karşı tarafa geçmek için bir sandala binmiş. Sandalcıya "benim param yok.İstersen sana bi Vav harfi çizeyim ücret için." demiş. Sandalcıda "olur" demiş. Hattat Osman öle bir Vav çizmiş ki, sandalcı hayran kalmış. Sandalcı Hattat Osman'a; -"Bir tane de Ye çizer misin?" diye sormuş. Hattat Osman o güzel cevabını vermiş; -"O Vav senin yedi ceddine yeter". Teşekkürler Vuslat...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Ağustos 19, 2007, 20:35:05 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : Ağustos 19, 2007, 20:35:05 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Ağustos 19, 2007, 20:43:01 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : Ağustos 19, 2007, 20:43:01 » |
|
"Bursa Ulu Camii gezerken rehber duvarda asılı hatlardan yedi vav'ın sırrını şuna benzer manada anlatmıştı.
Peygamberimiz buyurmuş ki, "yedi vavdan sakınınız, ihtiyaç olmadığı halde vavların işaret ettiği mesleklere yönelmeyiniz."
Sabah namazı sonrasında anlattığı için bilincim tam açık değildi bu yüzden hadisi birebir hatırlamıyorum fakat 'yöneticiliklere -vali vs.- işaret eden VAVlardan sakının; mecbur değilseniz bu meslekleri seçmeyin' mealinde bir hadisti sanırım.
Yunus Bilge
Vav'lardan Çekinin
-Bursa Ulu Cami - Caminin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane VAV harfi dikkat çekmektedir.
İttaku'l - vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Resülü (s.a.s) bizleri sorumluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve "Vavlardan sakının, çekinin" diyor.
Mesela Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye ediyor, Efendimiz (s.a.s). İnşallah yerinde de görürsünüz.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Ağustos 19, 2007, 22:23:18 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : Ağustos 19, 2007, 22:23:18 » |
|
 AŞKIN KALBİDİR….
VAV ateş ile birleşince önünü alamazsınız…. neden mi ?
ÇÜNKÜ birkez girdiği bedeni kavurmuş ve varlıktan alı koymuştur
şayet….
NUR ile birleşirse
ARTIK aynadır
KAİNATA
380 yıl evvel bir şair derki
BEN VAV’I SEVDİM BENDEN GELİŞİ YILLAR SONRA OLACAK
BEN VAV’I BE’NİN KADEHİ İLE İÇTİM
BENDEKİ SEVGİYİ İKİSİDE BİLMEYECEK……..
O YANLIŞLARIN ZAMANINDA GELECEK
VAV ALEV İLE BİRLEŞECEK (BE) KORKUDAN KADEHİNİ ÇEKECEK
ONLAR BENİ BİLMEYECEK KİMSEDE ONLARI BİLMEYECEK…….
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ey Rabbim!Bizi iman ziynetiyle süsle,bizi doğru yolda olan hidayet rehberleri kıl"Amin..
|
|
|
| Ağustos 30, 2007, 10:22:09 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : Ağustos 30, 2007, 10:22:09 » |
|
Çok güzel bunlar, tsk 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Eylül 13, 2007, 22:24:46 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 : Eylül 13, 2007, 22:24:46 » |
|
Kâf harfi, dil ile gırtlak arasından çıkan harflerin sonuncusudur. Nun harfi ise, dil üze-rinden çıkan harflerdendir. Bu Kün kelimesinin gayb yönü, Kâf ve Nun harflerinin ortasındaki Vav'la simgelenmiştir. Vav dudak harflerinden-dir ve zuhurun bir simgesidir. Aynı zamanda Vav bir illet harfidir, sahih harf değildir, işte bunun için, oluş (tekvin) simgesel olarak ondan gelmiştir, çünkü o illet harfidir; illiyet (nedensellik) harfidir. Gene çünkü, Vav harfi dudak harflerindendir. Dudağın ileriye doğru uzatılmasıyla, varlığın ya da kozmosun zahir yönüne doğru nefesin çıkmasını sağlar.
Bu nedenle, vücutta canlılık ilkesinin zuhuru, açığa çıkışı ruh gere-ğincedir. Fiiller, hareketler ve bütün davranışlar, vücûda hayatiyet veren ruh sebebiyle meydana gelir. Ruh vücutta gayb halindedir, tıpkı Kâf ve Nun arasındaki Vav harfinin gayb oluşu, görünmeyişi gibi; çünkü aradaki Vav harfi hazfolmuştur ve sükûn halindedir. Aynı şekilde Nun harfi de sükun halindedir. Vav harfi simgesel olarak perde arkasında çalışır; onun varlığı gaybdır, fakat hükmü ve etkisi açıktadır.
İlhi aşk Muhittin ibni Arabi
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Eylül 28, 2007, 01:54:39 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : Eylül 28, 2007, 01:54:39 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Eylül 30, 2007, 15:40:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : Eylül 30, 2007, 15:40:56 » |
|
Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der... Buna anlamca vaveyla denir... Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Kasım 21, 2007, 11:49:31 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : Kasım 21, 2007, 11:49:31 » |
|
Elimde vav Gönlümde vav Gözümde vav Dem dem vav kesilirim Beni insan yapana Ey kalbimden geçeni bilen ’ım“Kulum” de kâfi bana İster nârına garket İster nuruna
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Aralık 06, 2007, 13:51:11 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : Aralık 06, 2007, 13:51:11 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap [/
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Aralık 22, 2007, 02:18:17 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : Aralık 22, 2007, 02:18:17 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Aralık 23, 2007, 22:52:11 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : Aralık 23, 2007, 22:52:11 » |
|
VaV HaRFİ hat sanatını temsil eder , mahreci 2 dudak arasıdır , yolun sonu ona aittir ,
tabiatı sıcaklık ve rutubet ; unsuru havadır , tabiatını teşkil eden şeyler ondan var edilir , araf ona aittir ,
halistir , mukaddestir , müfrettir ve ÜrKüTüCüDüR ! her hali ile bir tefekkürdür VaV ! açısı iyi ayarlanmışsa bazen anne karnındki duruşu , bazen secdedeki duruşu görür insan ! uzlete çekilip kemal noktasını yakalayabilmek için bir bekleme odasıdır VaV ,
talebe için bir eğitimdir VaV , "VaV ile dost ol bakalım " der hocası . " onunla yürü ve yorul ; konuş sonra ne söyler sana , hele bi anlamaya çalış " , tanımaya çalışır VaV ' ı talebe ! elinde kalem onun o zarif duruşunu , kavisini vermeye çalışırken nefesini tutup , vakarı karşısında ÜrPeRiR ! sabır , azim, aşk ve dua ile çıkar yola talebe ! MeŞk EdEr , YiNe MeŞk EdER !
alıntı
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Ocak 13, 2008, 16:05:22 |
|
|
 |
« Yanıtla #14 : Ocak 13, 2008, 16:05:22 » |
|
VAV ve BEN...
Ben vuslat ışığında dönen garip pervâne, Kayıplar sokağında gezen deli divâne...
Vav yüreğimin sesi, belki de ilk hecesi, imânın şartlarının bir garip bilmecesi...
Huzur-u ilâhide mahçup başım önümde, Mahviyete bürünmüş, vav gibi gizlenmede...
ince bir sızı düşer, sol yanıma gördükçe, Hırçın dalgalar bile, vav olup büküldükçe...
işte budur bendeki derin tutku ve sevgi, Vav gayb olan ruhumun, gayb olan ikizi....
alıntı
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
|