| Mayıs 08, 2008, 12:17:05 |
|
|
 |
« Yanıtla #90 : Mayıs 08, 2008, 12:17:05 » |
|
Yağmurlarla büyüdük biz. Yağmur sonrası aşk kokusuydu soluduğumuz. Aynı ırmaktan su içmiştik seninle.Suya gözyaşlarımız karışmıştı.Belki de onlar bizden önce aşk'a kanmış,bizden önce vuslata ulaşmıştı. Umutluyduk,gönlümüz her dem bahardı.Bizi ateşlere atan sonsuz bir sevdamız vardı.Yüreklerimizde kır çiçekleri açardı. Mazide silik bir hayal gibi şimdi tüm yaşananlar.Anımsadıkça yaşarır gözlerim... Küçük bir kamıştım ben sazlıkta.Mehtapta sevdamı fısıldarken sevgilinin kulağına,zehirli bir hançer saplandı boynuma.Ansızın çaldı kapımı ayrılık,çığlığımı kimse duymadı.Sessizce ayrıldım vatanımdan,yarimden...Bağırsam da kimse duymazdı..Kaderimizde ayrılık vardı.Bu ilk yangınımdı. Nerdeyim şimdi,kimim ben?Neyim?Bağrım delik deşik edilmiş...Aşkla yanar,ayrılık şarkısı bestelerim.Her delikten farklı inler yüreğim.Ben Ney'im...Aşkın ve ayrılığın sesiyim. Sonu gelmez aşklara ağıtlar yakarım.Yakarım ve yanarım.Ama hep ağlarım.Sesimi sevgiliye duyuracak nefesler ararım.Aşıkın halinden bir ben anlarım.Meyan-ı aşikanda aşıkların nefesiyle yaşarım. Yüreklerde bir soluğum,ağlarım ve ağlatırım.Yaşarmazsa gözler ıslanır mı yürek?..Aşk filizlenir mi?Aşksızlıktan çöle dönmüş ruhlara gözyaşı serpmek gerek.Ağlamak ruhun gusletmesi.Sahte sevgilerle kirlenen yüreğin temizlenmesi. Ayrılığa sitemimdir gözyaşlarım,şahididir aşkımın...
Ben ney'im?Delik deşik şimdi yüreğim.Ey sevgili tüm şarkılarımı sana söylerim.Duymazsın beni,vuslat uzaktır bize, bilirim.Hep yaşlıdır gözlerim,yanan yüreğimle hep seni özlerim.Sesimi sana duyuracak yaralı bir gönül beklerim.O anlattıkça derdini,ben inlerim.Herkesle konuşmam,herkes anlamaz beni.Her yürek taşıyamaz bu ateşi.Her göz yağmurları çağırmaz.Her gönül aşk denizine dalamaz.Su ateşi söndürür.Marifet suyla ateşi birlikte taşıyabilmektir.Akıl erdiremez buna her ruh.Aklı erenlere ise mecnun mu denir? Sıcak ellerine tutundum bir aşığın.Önce bastı bağrına,sonra götürdü dudaklarına..Nefesiyle titretti yüreğimi..Parmaklarıyla deşti yaramı,kanattı.Şimdi aşkımı anlatma zamanı.Ben başlayınca konuşmaya,susacak tüm dünya. "Ya hu!" Susun şimdi ney'i dinleme zamanı.Feryadımla coştu neyzen.Aşkla dönermiş dünya,döner semazen.Haykırışlarımı duyan her kalp kanadı.herkes kendi sevdasınca yandı.Gönülleri ayrılık acısı sardı.Aşklar gözyaşına kandı.Sevda aleviyle kanatlandı ruhlar,sonsuzluğa uzandı. "Ya hu!" Şimdi ben konuşmalıyım.Sevgiliye aşkımı haykırmalıyım.Ben neyim?Küçük bir kamıştım sazlıkta.Kader bir bıçak oldu,kopardı toprağımdan.Aşk ateşiyle piştim.Hasretinden bağrımı deldim.Konuş dediler,ağladım,inledim..Şimdi aşkın ellerinde dolanan bir ney'im... Ney aşkın sesi..Ney ayrılığa yakılan ağıt.Ağlar ney aşk ateşiyle..Yüreklerle konuşur ney,yüreklere konuşur..Aç şimdi kalbinin kulağını: "Şu ney'in neler söylediğini can kulağıyla dinle!... O ayrılıklardan şikayet etmededir.
...Beni kamışlıktan kestiklerinden beri,feryadımdan duygulu olan erkekte,kadında inlemekte, ağlamaktadır. Şu var ki beni her dinleyen insan,benim neler dediğimi anlayamaz. Benim feryadımı duyamaz. Beni anlamak,beni duymak için ayrılık acısı çekmiş,gönlü yaralanmış içli bir insan isterim ki acılarımı dertlerimi ona anlatayım. Ben her mecliste her toplulukta inledim,ağladım durdum.Ben huysuz insanlarla da iyi insanlarla da düşüp kalktım. Herkes kendi anlayışına zannına göre benim dostum oldu.Ama kimse benim gönlümdeki sırları araştırmadı,öğrenemedi. Halbuki benim sırrım feryadımdan uzak değildir.Fakat her gözde onu görecek nur,onu işitecek,duyacak güç yoktur. Ney'in şu sesi,gönlü yakan bir ayrılık,bir aşk ateşidir.Kimde bu ateş yoksa,o maddi varlığından kurtulsun,yok olsun. Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti.O günler mutsuzluk,acılar ve ayrılık ateşleri ile arkadaş oldu da yandı ,gitti.
Günler geçip gitti ise varsın geçsin.Gam yeme,onlara de ki: 'Geçin, gidin...Sizin gidişlerinizden bizim korkumuz yoktur.Ey mübarek,ey temiz dost...Sen kal,sen var ol!' ..."
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Mayıs 18, 2008, 01:57:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #91 : Mayıs 18, 2008, 01:57:56 » |
|
sağolasın neva kardeş...  Hangi gönül telini titretmez ki bu Ney ? Hangi cânan'ı söyletmez ki bu Ney ? Kimi Aşık , kimi mâşuk olsada ney ! Hepsi birden coşar adı geçince ....
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Mayıs 20, 2008, 01:13:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #92 : Mayıs 20, 2008, 01:13:58 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Mayıs 24, 2008, 13:15:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #93 : Mayıs 24, 2008, 13:15:41 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:01:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #94 : Haziran 28, 2008, 02:01:41 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:05:12 |
|
|
 |
« Yanıtla #95 : Haziran 28, 2008, 02:05:12 » |
|
huzur veriyor sağolasın kardeş
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:17:24 |
|
|
 |
« Yanıtla #96 : Haziran 28, 2008, 02:17:24 » |
|
sen de sağolaıınn... Neyim Var Neyden Gayri...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:20:10 |
|
|
 |
« Yanıtla #97 : Haziran 28, 2008, 02:20:10 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:25:48 |
|
|
 |
« Yanıtla #98 : Haziran 28, 2008, 02:25:48 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapAsk ney´sin sen??? Yillardir ayni cenkteyim, ayni silahliyim, ayni sevdadayim, ney´sin sen ask ney´sin???
Ask ney´sin sen??? Sen sevginin dogusumusun? Yoksa bir nefretin ölüsümü? Sen ananin bebegine şevfkati misin? Yoksa zalimin zulmümüsün?
Ask ney´sin sen??? Sen cennetin kevserimisin? Yoksa cehennemin atesli odunumu? Sen sevdanin habercisimisin cebrail misali? Yoksa ölümün gelisimisin azrail misali?
Ask ney´sin sen??? Sen insani susuz degilken bile susatanmisin? Sen insani gülerken durmaksizin aglatanmisin? Sen insani dinçken yorgunlastiranmisin? Sen gören gözleri körmü edersin? Yoksa sen sasi gözleri gördürenmisin?
Ask ney´sin sen??? Ney´sin??? Söyle...Anlat...Susma Konus...Konus...Konus...Sakin ha susma! Anlat ney´sin sen...ney ney...
alıntı
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:30:08 |
|
|
 |
« Yanıtla #99 : Haziran 28, 2008, 02:30:08 » |
|
“ Ney, kanla dolu bir yoldan bahsetmede,
Mecnûn’ un aşkından hikâyeler anlatmadadır.”
“ Aşk âteşi ki neyin içine düşmüştür,
Aşk coşkunluğu ki meyin içine düşmüş.
“ Ney gibi hem zehir, hem panzehir,
Ney gibi hem hemdem, hem müştâkı kim gördü
mevlana
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:36:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #100 : Haziran 28, 2008, 02:36:42 » |
|
Bir sevda vardı esti geçti bugün oldu
Bir biz vardı aktı geçti hazan oldu
Bir ah vardı yıktı geçti hicran oldu
Bir NEY var(dı) yüreklerde Nâr oldu
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:37:22 |
|
|
 |
« Yanıtla #101 : Haziran 28, 2008, 02:37:22 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 02:49:12 |
|
|
 |
« Yanıtla #102 : Haziran 28, 2008, 02:49:12 » |
|
Ney hiçlendirir; evet ne ‘içlendirir’, ne de ‘hislendirir’; bilâkis tamı tamına yazıldıgı gibi ‘hiçlendirir’… Faslı başkası değil, hep fasl-i hîçî’dir çünkü. Ney’in nefesinden kendi hikâyesini dinleyebilenler; ney’in vuslat’tan degil, firâk’tan dem vurduğunu, demini firâk’tan aldığını söylerler. Ne de güzel söylerler: Sîne hâhem serha serha ez firâk. Rûmî, “… ez firak” diyor ve ayrılıktan söz ediyor. Ney’deki hüznün ayrılık ateşinden nâsi bir yanış oldugunu söyleyen de yine o! Ez cüdâyîhâ sikâyet mî küned Ney’in nefesinden, nefeslenişinden başka bir şeyin değil, sadece ama sadece cüdâ’nın ve/veya firâk’in sesinin duyulması yokluğun sesinin duyulması değil midir duyabilenlere? Hiç’in sesini yani… Evet, ney’in hiçlendirmesi bundan… Nefes içini okşadıkça ney yanar; yandıkça yakar, yoklanırken yoklar… Saklamaya ne lüzûm var o halde? Ney yoklanmakla, yok olmakla kalmaz, yokluğa götürür, yoklar… Taayyün sözcügünün “belirli olmak, belirlenmek, sınırlanmak” gibi sözlük anlamına kanar da bazıları, taayyün’ü adem’den vücûd’a, yokluk’tan varlık’a geliş olarak, varoluş olarak tanımlamak isterler… Ne münasebet? Taayyün, bizâtihi ademiyettir; yokluğa dönüşmektir, varlık’tan kopuştur, gölge olmaktır, gölge haline gelmektir; tıpkı teşahhus gibi, tecessüm gibi, teferrüd gibi… Taayyün mutlak olan’dan mukayyed olan’a geçiştir; işaret edilebilir olmaktır, muayyen hale gelmektir. - O halde onca itiraz niye? Itiraz belirmeyi, belirlenmeyi, sınırlanmayı ‘varlık’ sananlara… Itiraz taayyün’ün, muayyen hâle gelmenin ne yaman bir firâk ve cüdâ oldugunu göremeyenlere… Itiraz denize bakıp dalgaların hareketini seyreden, sesini duyan, rengini gören, tuzunu tadan ve fakat bir türlü suyun kendisini farkedemeyenlere… Ney’in nefesiyle hiçlenenler, ney’in nefeslenmesiyle yoklananlar işte bunun için hüzün duyarlar; bunun için mahzûn olurlar, bunun için kadın-erkek demeksizin hâllerine ağlarlar. Ez nefîrem merd ü zen nâlîde end Ney hiçlendirir; ney yokluğun; yok olmanın sesidir çünkü… Evet, ney varolmak için yokolmayı göze alışın remzidir: yanış’ın kokusu… Yokoluş’un ürpertisi… varlık hasreti… varoluş’ta yokoluş’u idrak… VARLIK’a nazaran varoluş’u yokluk görmek… mevcûd’un degil, vücûd’un kokusunu almaya çalışmak… Ney hiçlendirir! Evet, hiçlik’in sesi hiçlendirir! VARLIK’tan, varolmaktan sürûrun, neş’enin; HİÇLİK’ten, hiçlenmekten hüznün, kederin sâdır oluşu bundan… (Ne bilir ki müneccimle muvakkit geceler kaç saat?!) Hiç, Neyzen Tevfik’in boynunda asılı yafta… VE hiç olduğu için, hiç’i her’e tercih ettigi için, hiçlikte gezindigi için azâbı, azâb-ı mukaddes… Nâdânın attığı taşlardan canı acımayan ve fakat vücûduna gül değince inim inim inleyen Mansûr gibi “derd-i iştiyâk”ı serheyliyor! O denli vahşi, o denli doğal, o denli sâde inliyor ki… öylesine kendi kendine, öylesine kendince ve öylesine kendi için üflüyor ki… magrur ve umursamaz… hiçleniyor, hiçlendikçe hiçiyor… kaçıyor çünkü… kendisinden ve kendince ve fakat yine kendine kaçıyor… mehâbet’le degil sadece, aynı zamanda mehabbet’le üflüyor… üflediği fasl-i hîçî… 1927′de Toptası Timarhanesi’nde yazdığı şu dörtlük, hikâyesinin bir özeti gibi: Gezindim sâz-ı hicrânımla binbir perde üstünde Şu aheng-i hayatın darbını taksime yeltendim. Karar verdim adem-âbâd-i gamda fasl-ı hîçîde, Şunu derkeyledim ancak ki bârım kendime kendim! Ne büyük bir nimet ki Neyzen’in taksimlerinden küçük bir demet günümüze ulaşmış durumda. Insana düzenli bir bahçeden ziyade yabanil bir çayirligin ortasinda geziniyormus hissi veren bu nagmeler tam da erbâb-i hiç’e göre… Dermanlarının yine dertleri olduğunu bilmeksizin dertlerine derman arayanlar, ne derdi, ne de dermanı biliyor demektir. O halde bırakalım onlari kendi hallerine, dertlerine derman arayadursunlar! Bizse bu arada “erbâb-i hiç”le birlikte dertlerimizden zevkyâb olmaya çalışıp hiçlenelim!
Ahmet F Yüksel
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 28, 2008, 18:11:04 |
|
|
 |
« Yanıtla #103 : Haziran 28, 2008, 18:11:04 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Haziran 28, 2008, 20:21:02 |
|
|
 |
« Yanıtla #104 : Haziran 28, 2008, 20:21:02 » |
|
sağolasın neva kardeş... RABBİM senden de razı olsun... sende bu ney aşkı varken bence hamlığı atması zor olmaz... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
|