| Temmuz 16, 2007, 14:20:58 |
|
|
|
| Temmuz 16, 2007, 14:21:19 |
|
|
 |
« Yanıtla #16 : Temmuz 16, 2007, 14:21:19 » |
|
sultanahmette yaslı bi amca, cok da dertli calıyor ney dertli olunca ...  neyzen ne yapsın muhammed kardeş...  baksan offf lara... Bir uzun "offf..." çekmiş ney. "Gençliğime offf... Güzelliğime offf... Günlerime offf... Gecelerime offf... Hürriyetime offf... Vatanıma offf... Dostlarıma offf... Offf... Offf... Offf…"
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Temmuz 16, 2007, 14:21:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #17 : Temmuz 16, 2007, 14:21:35 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Temmuz 16, 2007, 20:30:50 |
|
|
|
| Temmuz 16, 2007, 20:45:26 |
|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 01:20:31 |
|
|
 |
« Yanıtla #20 : Temmuz 17, 2007, 01:20:31 » |
|
aminnn...inş RABBİM HEPİMİZDEN razı olsun... DİNLE NEY-İDuymak, işitmek yetmez; dinle. Öyle dinle ki, ses ve söz önce bilgi’ye sonra hikmet’e dönüşsün. Koyun kaval dinler gibi değil, ağaç topraktan, yaprak yağmurdan suyu çeker gibi dinle. Kulağın kapağı yok, açman gerekmez; aklını aç, kalbini aç, insafını aç ki dinlemiş olasın.
NEY’DEN
Ney; ses çıkaran aletlerin en ilgi çekici olanıdır. Yapısının basitliğine rağmen, ne öğrenilmesi kolay, ne de çıkarabildiği sesler sıradan veya tekdüzedir. Duyan, dinleyen üzerindeki etkisi ise idrak ve ifade sınırlarının bir hayli ötesindedir.
Ney ile ârif arasında bir çok benzerlik vardır ve bu yüzden ney kâmil insanı simgeler. Ney’in simgelediği insan herhangi bir insan değildir. İrfan sahibi, akıl sahibi insanın ağzından etkili, aşıkâne, anlamlı sözler dökülür. Ney’in sesi de öyledir.
Ney; dümdüz ve dosdoğru bir şekil üzeredir. Kemale ermiş insanların da hâl ve tavırlarında, eda ve üsluplarında hele de sözlerinde hiçbir eğrilik göremezsin. Sesi duyulmadıkça ney; kuru, üstelik içi boş, fazladan bir de üstüne bir takım delikler açılmış herhangi bir çomak veya kamış gibi görülür. Gerçek ârifinde dış görünüşü böyle sıradan bir görünüştür. Her türlü görünüş özelliği ve gösterişten uzak, her türlü kendini görünüşle ifade arzusuna yabancı, süssüz, çalımsız, temiz, duru ve sade.
Kâmil insan, arif, evliya, dostu gibi terimler, ruhunu kemâle erdirmiş, hâli ve fiili ile yücelmiş gerçek insanı ifade eder. İnsan bu dünyaya başıboş kalması için gönderilmiş ve başıboş bırakılmış değildir. Bedeni ile herhangi bir canlıdan farkı olmayan insanı diğer canlılardan üstün kılan, yükselebilmesi, kendi gerçek değerini artırabilmesidir. Canlı anlamına gelen “hayvan” ile “insan” arasındaki fark, ruhunu yüceltebilme, sonsuzluğu hakedebilme kabiliyetidir.
Ney’in içi her şeyden boş, sadece aşk nefesi ile doludur. İrfan sahibi ermiş insanların gönlü de her türlü, şüphe, endişe, vesvese, hırs, riya gibi zararlı duygulardan temizlenmiş, sadece ilahî aşk ile doludur. İşte bu kâmil insanlar, maddeyi aşmış, bilgiyi hikmet ve irfana yükseltmiş olanlardır. Onlar, benliklerini muhabbetullah içinde eritmeyi başarmış olanlardır. Onlar yaratılışın asıl gayesi olan mükemmelleşme, noksanlıklardan kurtulma yoluna girmiş, belirli mesafelere ulaşmış olanlardır.
NELER ANLATIYOR,
Ney’in sesi, dinleyenlerin içindeki aşkı kuvvetlendirir. İrfan sahipleri, bilgiyi hikmet ve irfan derecesine yükseltebilmiş olanların sohbetlerinde de aynı tesir vardır. Arif kişileri dinledikçe içindeki aşkın arttığını, dünya elemlerinden, basit dertlerden kurtulduğunu, adeta hafiflediğini hissedersin. Ney’in sesi dinleyene bir aşk hikayesi anlatır, ney’i dinleyen o yanık seslerin arasından bir aşk macerası hisseder. İrfan sahiplerinin anlattıkları da gerçek aşıkların hâlleridir. Onların sohbetlerinden ötelerin gerçekleri öğrenilir. Ney’in hüneri dış görünüşünde değil, içindedir. İrfan sahiplerinin de asıl üstün özellikleri içlerindedir. Onlar; mevki, makam servet ve maddi güç sahibi değildirler. Onların gücü sıradan insanların sahip olduğu maddî güçlerin ötesinde ve üstündedir. Manevî güç sahibidirler.
Ney, kendi başına hiçbir şey değildir. Bir üstada, kendisinden o güzel seslerin çıkmasını sağlıyacak bir erbab’a muhtaçdır. İnsanında tekamülü de böyledir. İnsan kendi başına kalırsa şeytanın maskarası olur. Yücelmek için bir üstadın elini tutmaya, Onun gösterdiği yol üzere gitmeye muhtaçtır.
Tıpkı ney’in ne olduğu ancak bir üstadın hüneriyle sesi çıkınca belli olduğu gibi, ârif’in irfanı da konuşunca değil, ancak söyledikleri can kulağıyla dinlenince anlaşılabilir. Nasıl, ney’in sesinin kaynağı ney’in kendisi değil, ona üflenen nefesse; hakikî ârifin kelâmı’nın kaynağı da kendisi değil, her nefes irtibat hâlinde bulunduğu hakikî irfan deryasıdır. Zaten o, kendinden geçmiş, kendini aşmış, kendi olmaktan kurtulmuştur. Böylece de hakikat deryasının nurunu, ziyasını ve bereketini çöl karanlıklarına akıtmaya vasıta olmuş, vesile olmuştur.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 01:29:26 |
|
|
 |
« Yanıtla #21 : Temmuz 17, 2007, 01:29:26 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapAşk İmiş Derdi Ney'in Derdi aşmış. Derdi aşkmış. Derdi âşık olmakmış.
Söyleyemez bildiğini İnleyen bir kamış adı ney..
Derde düşmüş, Derin halde. Hâle girmiş her mahalde. Ehil imiş her ahvâlde.
İnleyen bir kamış adı ney...
Bitmiş bir çemende, Kimseler girmez. Huu diyecek diyemiyor, Üfleyen olmaz. Ağlamış; Göz yaşıyla dolmuş hep içi
Kör kuyunun başında yalnız inleyen bir kamış adı ney.
Ferhat Muslukcu
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 01:32:01 |
|
|
 |
« Yanıtla #22 : Temmuz 17, 2007, 01:32:01 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapSazlığa git/ Ney Kopar
sazlığa git ney kopar şehri hüzünden geliyorum de meclise gir demet demet ateş sun kadeh kadeh sabır sinelerde yılardır kafdağları kadar kahır dudaklar sarhoşluğa meyilli vakittir oku şiiri aşka üfle inlet neyi artsın elemi veremi vereni ceseti yak ateşe ver hevese giden nefesi yankı bulmayan sesi şiire girmeyen dili yokluğa mıhla yoktan öteyi
gözler ki belaya doğru galu beladan beri
sus bitmesin sözün akıl erişmez örtüne bürün inmelere inat kaldır kadehleri şaha eşlik etsin neydeki hüzzama darağacında İsa’ya zindanda rüyaya Sus Nirvana Meclisten çık artık kır neyi
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 01:36:04 |
|
|
 |
« Yanıtla #23 : Temmuz 17, 2007, 01:36:04 » |
|
sağolasın vuslatçığım bu ney konusu derinlemesine incelemiş olduk sayende.benimde canım ney öğrenmek istedi ama zaten zor nefes alıyorum hayatta üfleyemem heralde:(.paylaşım için teşekkürler emeğine yüreğine sağlık...
|
|
|
|
|
Logged
|
Sustum tuz basıp yaralarıma, Ne kadar susulacaksa o kadar sustum... İçinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi; Yaslanıp yalnızlığın kollarına, Gül döküp kalabalıklara her gece, Yalnız geziyorum gönül ülkemi kimse bilmiyor......
|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 08:40:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #24 : Temmuz 17, 2007, 08:40:41 » |
|
Bu Ney konusunu haftanın konusuna mı taşısak ne etsek. Wallahi super bi konu bilgilerde cok tatlı ya 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 12:44:38 |
|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 12:53:01 |
|
|
 |
« Yanıtla #26 : Temmuz 17, 2007, 12:53:01 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 12:58:22 |
|
|
 |
« Yanıtla #27 : Temmuz 17, 2007, 12:58:22 » |
|
sayın kıymetli dost ve ihvan kardeşlerim....  sizleri bilahare çok seveyrum bilirsinuz....  yalnız bi problem var burda sanırısam....  şimdi ben bi neyzen değilim ama kulaktan aldığım sesle parçalar üflerdim...  fakültede kaldığım arkadaşın neyi var iken.... şimdi mevzu şu ki: yaklaşık bu cümleyi hepiniz kullanmışsınız..... NEY ÇALINMAZ...... NEY ÜFLENİR....  demem o ki: dilimize yerleşen yanlış cümlelerimizi düzeltelim..... 
|
|
|
|
|
Logged
|
SABIR:YÜZÜNÜ BİLE EKŞİTMEDEN ACIYI YUDUMLAYABİLMEKTİR.....
|
|
|
| Temmuz 17, 2007, 13:15:52 |
|
|
 |
« Yanıtla #28 : Temmuz 17, 2007, 13:15:52 » |
|
Ustam kesiverdi bir kamış sazlıktan Açmış ona dokuz delik olmuş insan Ey NEY! şu dudaklar sana feryâd verdi Ancak ona kim verdi soluk, kim ne zaman.. MEVLANA(rubailer)
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Temmuz 18, 2007, 00:53:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #29 : Temmuz 18, 2007, 00:53:35 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapDuy, şikayet etmede her an bu ney, Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.
Der ki feryadım kamışlıktan gelir, Kim işitse gözlerinden kan gelir.
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek, İsterim ben; derdimi dökmem gerek.
Kim uzak tuttuysa yardan canını, Öyle bekler, öyle vuslat anını.
Her mekanda ağladım, ah eyledim, Kim ki gördüm, cümleyi dost belledim.
Herkesin zannında dost oldum ama, Kimse talip olmadı esrarıma.
Hiç değil feryadıma sırrım uzak, Aşina ol nura, nerde göz, kulak.
Ten canın aynasıdır, hem can tenin, Lakin olmaz can gözü her kimsenin.
Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e, Cezbesi aşka karışmıştır mey'e.
Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem, Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
Mesnevi'den
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
|