| 29 Ağustos 2008, 00:20:14 |
|
|
 |
« Yanıtla #150 : 29 Ağustos 2008, 00:20:14 » |
|


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapBir gün bir ses duydum, şöyle dedi 'Haydi bir gülüş ol, bir nefes ol, "O"ndan bize bir ses ol.'
Bana güneş'in adı verildi; Şems... İşte böyle başladı, benim hikayem ~ ~ ~ Aşktan mutluluk, güvenlik beklerler, halbuki aşk son zerresine kadar kendini vermektir, ruhundaki son zerreye kadar sevdiğin olmak istemektir, onun içinde eriyecek kadar sevmek, kendinden kopmak demektir. İşte ben aşk derken böyle bir aşktan bahsediyorum, ölmekten bahsediyorum. Var mı O'nun aşkıyla ölmeye cesareti olan?
Tebrizli Şems
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 31 Ağustos 2008, 11:23:51 |
|
|
|
| 31 Ağustos 2008, 15:10:51 |
|
|
 |
« Yanıtla #152 : 31 Ağustos 2008, 15:10:51 » |
|

Aşk: “SARMAŞIK”
BAŞI; “Karışık” ORTASI; “Karmaşık” SONU; “Karmakarışık”
Aşk: “SARMAŞIK”
“Aşk, muhabbetin seveni kavraması, bütün vücûduna yayılması âdeta onu SARMAŞIK dalları gibi kucaklamasıdır.” “Aşk yapışkan bir bitkidir. İnsanların sevgisine aşk denmesi, kalbe yapışmasındandır.”(Ferra) Bu yapışkanın adı; “SARMAŞIK” tır. Ve “Işk” kelimesinden alınmıştır. SARMAŞIK sarıldığı yeri nasıl kaplarsa, aşk da girdiği kalbi öyle sarar, sarmalar, kök salar. Kalpte yeşerir, zamanla sararır ve sâhib-i kalbi de sarartır. Aşkın kolları öyle güçlüdür ki; ne aşka tutunanlar, ne de aşkta tutuklu kalanlar ondan kurtulamazlar. Karışan kafalarında aşka dâir sonu gelmeyen sorular belirir.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 31 Ağustos 2008, 15:15:54 |
|
|
 |
« Yanıtla #153 : 31 Ağustos 2008, 15:15:54 » |
|
Aşk mıdır cân u dil mülkünü yağma eyleyen Aşk mıdır sînemin içre gelip câ eyleyen Aşk mıdır boynuma takıp belâ zincîrini Gezdirip Mecnûnleyin âlemde rüsvâ eyleyen (Muhibbî)
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 12 Eylül 2008, 16:17:25 |
|
|
 |
« Yanıtla #154 : 12 Eylül 2008, 16:17:25 » |
|
“Ey Hakk aşığı; Neşelen! Seni yükseklere uçuracak kanatların olduktan sonra, balçıktan sana ne gam var?” (hz.Mevlana) Hak aşıklarından olmayı dilemek duasıyla… Yolumuz aşka düşsün daim...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 12 Eylül 2008, 20:37:47 |
|
|
 |
« Yanıtla #155 : 12 Eylül 2008, 20:37:47 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap Eski âşıklar sevgili uğrana ölmeyi bir ideal, bir amaç bilirlermiş. Onlar, uğruna ölünecek sevgililer buldukları için bahtiyar idiler. Gün gelir, sevgililer de âşıklarını sever umudunu içlerinde durmadan büyütüyorlardı. Oysa aşk, iki kişi arasında asla eşitlenmeyen bir şeydi. , âşığın uğraştığı sevgiyi maşuktan esirgemişti. Bunun içindir ki âşıklar, ya kendilerine verilen derdin aynısının sevgiliye de verilmesi ya da sevgilide ki vurdumduymazlığın aynısı ile kendilerine de ihsanda bulunması için yakarır dururlar. İsterler ki, aşkı seven ile sevilen arasında eşit bölüştürülsün... Oysa aşk bu demek degildir. Seveni sevmek kolaydır; marifet o sevmediği zaman da onu sevebilmektir. Gerçek âşık bilir ki, kendi içindeki aşk ateşinin aynısı sevgilide de vardır ve gönülsüz de olsa, o da aşkı duyumsamaktadır. Ne var ki sevgili çok sabırlı, âşık da sabırsız olduğu için bu aşk yarası tek taraflı kanamaktadır. O acılar, o ayrılık ve hasret ateşleri âşığı yakıyorsa öte yandan da pişiriyor demektir... Âşık, ancak bu pişme sürecinde ham iken olduğun, çiğ iken kâmil olur. Çünkü aşk yolunda varılacak merhalelerin en yücesi, aşkın olgunluğu ile kendi dünyasını kurabilmektir. O mertebeye gelindikten sonra aşk uğrunda can vermek âşığa âsân gelir.
Amaç aşk uğruna ölmek değil, uğruna ölünecek aşkı bulmaktır. Bu aşk, cennet emelinden uzaklaşıp cemale erme hedefini gözetir. böyle bir aşka giriftar olduktan sonra geriye ne kalır ki!?.. Dünyayı elinin tersiyle itiver gitsin!.. Hani Fuzûlî'diyor ya:
Cennet için men eden âşıkları dîdârdan
Bilmemiş ki cenneti âşıkların dîdâr olur
Cennetten uzaklaştırdığı gerekçesiyle âşıkları sevgilinin diyarına (yüzüne) bakmaktan alıkoyan kişi bilmiyor ki âşıkların cenneti sevgilinin yüzüdür!.. İskender Pala
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 23 Eylül 2008, 18:46:20 |
|
|
 |
« Yanıtla #156 : 23 Eylül 2008, 18:46:20 » |
|
Aşk sarp kayaların dehlizinde saklı tılsımlı define gibidir Ele geçirilmesi bir hayli zordur SABIR ve MEŞAKKAT ister Ele geçen definenin muhafazası ise o defineyi bulmaktan daha zordur SADAKAT ve İSTİKAMET ister Maşuk;kaf dağının ardındaki zümrüdü anka kuşu gibidir Pek nazlıdır,hiç ihmale gelmez TESLİMİYYET ve MUHABBET ister Aşık;aşığın durumu ise çok farklıdır Ne cehennem ister,ne cennet Ne saltanat ister,ne servet Sevildiğini bilmek yeter ona Buda niyet ister En mühimide koca bir YÜREK ister
(SEYYİD TACEDDİN EROL)
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 24 Eylül 2008, 02:08:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #157 : 24 Eylül 2008, 02:08:56 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Eylül 2008, 02:37:21 |
|
|
 |
« Yanıtla #158 : 26 Eylül 2008, 02:37:21 » |
|
amiiin... okuyan gözlerinize sağlık... RABBİM szilerden de razı olsun...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 26 Eylül 2008, 02:41:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #159 : 26 Eylül 2008, 02:41:42 » |
|
 Ve aşk...
Kerem kendi suretini görmeden Sen artık aslı-na bürün demişler ... Ferhat doğduğu gün isim vermeden Bu çocuk ne kadar şirin demişler ... Serdar Tuncer
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 26 Eylül 2008, 19:28:13 |
|
|
 |
« Yanıtla #160 : 26 Eylül 2008, 19:28:13 » |
|
Ve sözün düğümü; Âh mine-l aşk!…
Âh…….Tek hece…Bütün Lisanlarda aynı olan manâ… Bir elif, ardından bir he… adının ilk ve son harfi… Elif ve he ile yanmış aşk… Zora tahammülü güzel bulanlara değil; güzele tahammülü zor bulanlara yazgılıdır âh… Güneşi izleyen bulut , gizleyebilir mi hiç varlığını güneşin; Acıyı saklayan tebessüm, ya saklayabilir mi hiç vücudunu acının? Dokunulunca en ince teline içindeki sızının, bülbül durabilir mi şeydalanmadan ta mahşer olunca?… Her nereye bakarsa gördüğü âhtır aşkın; âh elinden niyaz için mescide girse dahi… Minaresi elif, kubbesi hedir çünkü camilerin… Ve hala elifin bağrı şerha şerha kan ve hala iki gözü iki çeşme henin… Erbab-ı aşka pîşe heman her gün âh imiş Her bir nefes ki âh ile geçmez, günah imiş… Ve sözün düğümü; Âh mine-l aşk!… Ceddimiz ne güzel kullanmış Âh’ı; Âh Yâ Teslimiyet… ...
alıntı
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 26 Eylül 2008, 19:36:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #161 : 26 Eylül 2008, 19:36:06 » |
|
Aşık olmak hakkın muazzam bir lutfuna mazhar olmaktır.İradi olmayan bir lutfun önünde acziyete düşüp el pençe divan durmaktır. Bir bayram gününün üç beş adımlık mesafede olduğu demlerde,Bir kartpostalcıdan yüz binlerce bir birinden farklı kartlar alıp herbirisinin üzerine yüz binlerce en latif kelamlarla süslü şirler yazmak ve sonra onların hiç birisini dahi ona layık göremediğinden gönderememektir. Yani bir şairin bir yazarın sevgiliye layık bir cümle kuramayışındaki acziyete düşmesidir.
Şemsettin Tan [/font][/color][/i][/b][/size]
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2008, 19:37:39 Gönderen: 1takat »
|
Logged
|
BE'dualarınızda ve nefret hissiyatlarınızda olmamak ümidi ve arzusu ile Neden mi Fikrimi beyan etmiyorum? Bilmezmisin İçimde Bin Bir Nef_i söylemine sahip dobralık ve sözcükleri eğip bükmeden haykıran asiliğim var. Yürürüm üstüne üstüne hayının fesatçının fırsatçının ve bilesin zaten serim gövdeme ağır gelir.
Benim mundarlığım senin acziyetin ve kedinin iftirasından ibarettir
Bir ağıtta isim olma sevdasına düşmek
Şemsettin Tan
|
|
|
| 06 Ekim 2008, 19:01:55 |
|
|
 |
« Yanıtla #162 : 06 Ekim 2008, 19:01:55 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 09 Ekim 2008, 13:50:16 |
|
|
 |
« Yanıtla #163 : 09 Ekim 2008, 13:50:16 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 24 Ekim 2008, 02:07:57 |
|
|
 |
« Yanıtla #164 : 24 Ekim 2008, 02:07:57 » |
|
Aşık, zemheride bile yanar ve yakar.. O, kalabalıklar içinde yalnız, yalnızlık içinde bir kalabalıktır.. Aşk, sultanı kul, kulu sultan yapar..
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
|