İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: PEYGAMBERİMİZİN ŞEMALİ  (Okunma Sayısı 2027 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
02 Temmuz 2007, 23:50:45
yaren

Minare Team

*


Üye No : 209

Nerden :

Konu  : 539

Mesaj : 2,451

Aldığı Teşekkür 66
SESSİZİM
Offline
« : 02 Temmuz 2007, 23:50:45 »






Yaratılış ve ahlâk itibariyle insanların en üstünü idi. Bütün Peygamberlerin en güzeli o idi.

Boynu uzun ve gümüş gibi saf, omuzları ve pazuları kalın, parmakları uzundu.

Kendisi şişman değildi. Uzuna yakın orta boylu, güçlü ve kuvvetli idi.

Mübarek cildi ipekten yumuşaktı. Yüzü hafifçe yuvarlak, kaşları hilâl gibi idi.

Kirpikleri uzun, gözleri kara, büyük ve son derece güzeldi.

Yüzü gül gibi kırmızıya benzeyen beyaz ve nuranî, berrak ve ışıklı idi.

Dişleri inciler gibi beyazdı. Konuşurken ön dişlerinden nurlar saçılır, gülerken ağzında ışıkların bile aydınlandığı sanılırdı.

Saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düz idi. Sakalı sık ve tamdı. Uzun değildi.

Cismi güzel, kokusu hoş idi. Koku sürünsün veya sürünmesin teni ve teri en güzel kokulardan daha güzel kokardı. Mübarek eliyle bir çocuğun başını okşasa, o çocuk diğerleri arasından hemen seçilir, belli olurdu.

Sünnetli olarak ve göbeği kesik vaziyette doğmuştu.

Pek uzaktan işitir, kimsenin göremeyeceği mesafeden görürdü. Bir yere giderken sağına soluna bakıp yürümez, vakar ve süratle ilerlerdi.

Yüzünde nur, sözünde kuvvet, lisanında bir güzellik vardı. Herkesin aklına göre söz söyler, herkese güler yüz gösterirdi.

Kimsenin sözünü yarıda kesmez, haşin davranmaz, mütevazi yaşardı.

O'nu ansızın görenler heyecan ve sevgiyle ürperir, konuşunca hayran olurdu.

Bütün insanları hoş tutar, hizmetçilerine şefkatle muamele ederdi.

Kendisi ne yer, ne giyerse, hizmetçilerine de onları yedirir, onları giydirirdi.

Çocukları çok sever, saçlarını okşar, onlarla konuşurdu. Son derece cömert, sözüne sâdık ve merhametli idi.

Güzel ahlâk bakımından insanların en üstünü idi.


Hülasa kâinatın efendisi, Allah'ın sevgilisi, mü'minlerin baş tacı, hasta gönüllerin ilâcı, çaresizlerin yardımcısı, mazlumların koruyucusu, düşünülebilen her türlü üstünlüğün sahibi idi. Allah'ın salât ve selamı O'nun ve O'na yakın olanların üzerine olsun.

                                                                                                    ALINTI...
Logged

03 Temmuz 2007, 00:50:07
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1286

Mesaj : 9,771

Aldığı Teşekkür 191
Vuslatın Kalbimde Lâle...
Offline
« Yanıtla #1 : 03 Temmuz 2007, 00:50:07 »

 
ŞEMALİ

Bazan kulak yumuşaklarına kadar düşen hafif kıvırcık siyah saçların, sema gibi açık ve yüksek alnın, ipince ve pek az çatık kaşların, upuzun ve yarı kıvırcık kirpiklerin, nuru simsiyahta tercüme eden gözlerin, sivrice uçlu uzunca burnun, genişçe ve fevkalade ahenkli dudakların, intizam şiirinin hendesini veren bembeyaz dişlerin, yine hafif kıvırcıksimsiyah sakalın, uzun ve asil boynun, gayet hafif kırmızımtrak beyaz bir yüzde düğümlendiği mana…

Bu manayı O’nu gördüğü zaman, Yahudi Abdullah bin Selam hemen haykırdı:
-‘Bu simanın sahibi yalancı olamaz.’


EDASI

Umumiyetle susuyor, lüzum olmadıkça konuşmuyorlar; fakat söze başlayınca her kelimeyi sonsuz bir aydınlıkta ve çekicilikte tane tane kullanıyorlar…
İnsana kan nakleder gibi, damla damla ve bölüm bölüm veriyorlar.
Bazenda o kadar yavaş bir ahenk içinde söz söylüyorlarki, hiçbir zahmet çekmeksizin kelimeleri kağıt üzerinde zaptedilebilir. Zaten konuşmuyorlar, ruhlara ve semalar yazdırıyorlar, kaydettiriyorlar.

İşaret ettikleri zaman, ellerini olduğu gibi kaldırıyorlar.
Bir şeyden hayret hissi alınca,
Ellerinin ayasını çeviriyorlar.
Ellerini birbirine çarptıklarıda oluyor.
Ve sohbette
Bir nükte geçerse gülümsüyorlar ve gözlerini yere indiriyorlar

Hutbelerinde, hutbelerinden en müteessir olan insan, bizzat kendileri…
An olurdu ki, bütün mukaddes vücudunun baştan ayağa titrediği görülürdü.

GİYİNİŞLERİ

Yeni yağmış kardan daha temiz, üstünde tek leke, toz tanesi olmayan, sade, son derece sade, özentisiz elbiseler
Diz kapaklarını, baldırlarının arkasına kadar aşan bir etek ve üstünde gömlek veya hırka…
Başlarında bazen beyaz, bazen siyah, umumiyetle siyah, ucu omuzları arasına sarkan bir sarık

En sevdikleri ve tercih ettikleri renk beyaz…
Gömlekleri ve etekleri çok defa beyaz; hırkaları da beyaz, yeşil, sarı ve siyah…

Kullandıkları kumaş ekseriye sof…
Bazen de sırtlarına bir şal aba alıyorlar
Ayakkabıları sandal şeklinde…
Üstünden ve bileğinden bağlı…
Bu giyiniş tarzının farikası sonsuzluk, temizlik ve tevazu…

Harplerde zırh ve miğfer giyiyorlar.
Gerçek hayata intikal anlarında, üzerleride el dokuması sade bir entari ve yamalı bir örtü…


EŞYALARI

Sağ ellerinde ‘Allah’ın Resulü Muhammed’ yazılı yüzük şeklinde mühür
Peygamber namelerini mühürlemek için

Tarakları , aynaları, misvakları,sürmedanları hep yanlarında…
Dişlerini sık sık fırçalıyorlar
Saçlarını sık sık taryorlar
Her gece sürme çekiyorlar ve tırnaklarını Cuma günü kesiyorlar
Diş temizliği şuur ve sistem altında bütün insanlığa örnek…

Necip Fazıl Kısakürek-Çöle İnen NUR dan alıntıdır....
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
23 Aralık 2007, 13:06:15
elif_

Minare Team

*


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 323

Mesaj : 2,708

Aldığı Teşekkür 81
WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 23 Aralık 2007, 13:06:15 »

 
Hazret-i Ali (keremallâhü veche),
Hazreti Peygamber sallallâhü aleyhi vesellemi vasfettiği zaman, şöyle buyurdu:
Hazreti Peygamberin boyu ne çok kısa, ne de çok uzundu, orta boyluydu. Ne kıvırcık kısa ne düz uzun saçlı; saçı, kıvırcıkla düz arasında idi. Değirmi (yuvarlak) yüzlü, duru beyaz tenli, iri ve siyah gözlü, uzun kirpikliydi.
İri kemikli ve geniş omuzluydu. Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı. İki avcu ve tabanları dolgundu. Yürüdüğü zaman, sanki yokuş aşağı iner gibi rahatlıkla ilerlerdi. Sağına ve soluna baktığında bütün vücuduyla dönerdi.
İki omuzu arasında "Nübüvvet Mührü" vardı. Bu Onun sonuncu peygamber oluşunun nişanesi idi. O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak huylusu, en arkadaş canlısıydı. Kendilerini ansızın görenler Onun heybeti karşısında sarsıntı geçirirler, fakat üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, Onu her şeyden çok severlerdi.
"BİZ SENİ ANCAK ALEMLERE RAHMET OLSUN DİYE GÖNDERDİK"

Hz. Ali'nin radiyallahü anh'ın beyanına göre Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalât-ü vesselâm:
* Uzuna yakın orta boylu, iri kemikli, iri yapılı, güçlü kuvvetli ve yakışıklı bir insandı.
* Cildi yumuşak, teni kırmızıya çalan beyazdı.
* Kirpikleri siyah ve uzundu.
* Gözleri kara ve büyükçe idi.
* İki kaşının arası açık, fakat kaşları birbirine yakındı.
* Saçları ne dümdüz ne de kıvırcıktı.
* Sakalı sık ve bir tutamdı.
* Büyük başlı ve hilâl kaşlıydı.
* Alnı yüksek, burnu çekme, boynu uzun, göğsü genişti.
* Karnı ile göğsü bir idi, şişman değildi. Zayıf da değildi, sıkı etliydi.
* Ayaklarının altı çukur idi; düz taban değildi.
* Gözleri uzağı görür, kulakları uzaktan ses alırdı.
* Ağızları genişçe idi.
* Dişleri sıktı.
* Yüzünün bütün çizgileri görünürdü.
* Omuzları etli, omuz kemikleri enliydi.

***

Ebu Hureyre radiyallahü anh Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalât-ü vesselâm'i tanıtırken şu vasıflarla vasfetmişti:
* Peygamberimiz Efendimiz, orta boylu idi, fakat uzuna daha yakındı.
* Beyaz tenli idi.
* Sakal kılları siyahtı.
* Dişleri çok güzeldi.
* Gözlerinin kirpikleri sık ve uzundu.
* İki omuz arası genişti.
* Yanakları ne şişkin ne de çöküktü.
* Ayağının bütünüyle yere basardı.
* Bütün vücuduyla öne döner ve bütün vücuduyla arkaya dönerdi.
* Ne O'ndan önce ve ne de O'ndan sonra güzellikte O'nun gibisini görmedim.

***

Sahâbe-i Kiram'dan Câbir bin Semure radiyallahü anh de Efendimiz Aleyhisselât-u Vesselam'ın fiziki halini şu vasıflarla tanıtmıştır. Demiştir ki:
* Ben mehtaplı bir gecede Peygamber Aleyhisselam'ı gördüm. Üzerinde bir cübbe vardı. Rasulüllah'ın nurlu yüzü ile ay'ın yüzünden hangisinin daha güzel olduğunu tesbit etmek maksadıyla önce Allah'ın Rasûlünün yüzüne baktım; daha sonra da ay'ın yüzüne baktım. Vallahi bana göre, Peygamberimiz Efendimizin o mübârek yüzleri Ay'dan çok daha güzeldi.

***

Sahâbe'den Berâ bin Azib radiyallahü anh da Rasûlüllah aleyhissalât-ü vesselâm Efendimizi şöyle vasfetmiştir:
* Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalât-ü vesselâm orta boylu idi.
* İki omuzlarının arası genişçe idi.
* Mübarek başlarından omuzlarına doğru uzanan saçları, kulak yumuşağına kadar inerdi.
* Peygamber Aleyhisselam aleyhissalât-ü vesselâm o kadar güzeldi ki, ben ondan daha güzel bir kimse görmedim.



Peygamberimiz Efendimiz'in aleyhissalât-ü vesselâm şemâlini (fiziki yapısını) anlatan sahabelerin mübarek ağızlarından dökülen inciler böyle (Radiyallahu Aleyhim Ecmaîn...)




Kaynaklar:
1- Tirmizi, Şemail ve Menakıb h. 3638
2- Nesai, 8/183
3- Müslim, Fezail b. 91-93
4- Buhari Libas: 7/57-58; menâkıb: 4/164-165
5- Edebu'l Müfret: 2/520, 659
Logged



chi begam? har chi begam fayde nadare...

چي بگم.. هر چي بگم فايده نداره
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
PEYGAMBERİMİZİN MÜSLÜMANLARLA HELALLEŞMESİ Hayatı Rumeysa 1 784 Son Mesaj 05 Mayıs 2007, 22:24:05
Gönderen: yüzakı
PEYGAMBERİMİZİN OKUDUĞU ŞİFA DUALAR Dualarımız emrullah 0 4703 Son Mesaj 31 Ağustos 2007, 23:08:08
Gönderen: emrullah
PEYGAMBERİMİZİN (A.S)SON SÖZÜ "NAMAZ" OLDU Hayatı selnur 0 445 Son Mesaj 01 Mayıs 2008, 08:27:01
Gönderen: selnur
PEYGAMBERİMİZİN(S.A.V)ŞEHİTLER ARASINDA DOLAŞMASI Hikayeler ve Nükteler selnur 2 503 Son Mesaj 18 Haziran 2008, 23:12:01
Gönderen: selnur
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri