Selamün aleyküm arkadaşlar..Hayatta en çok hatırlamamız gereken konudur; ölüm..İnsan ölümü hatırladığı müddetçe Cenab-ı Hakk'a kulluk vazifelerini layığıyla yerine getirebilir..Bunu düşünerek sizlerle; sohbet defterimden ölüm hakkında bir sohbeti paylaşmak istedim..İnşallah hayırlı ve faydalı olması dileği ile..
........................
ÖLÜM HAKKINDA
***Her nefis ölümü tadıcıdır.Sonra yine bize döneceksiniz*** (29 /57)
***Canlı olduktan sonra herkes ölecektir.Yine Cenab-ı Hakk'a döneceğiz***
Cümle alem görüyor,bu İlahi gerçeğe bütün yaratılmışlar uymaktayız.Bizler bu dünyaya çıplak olarak gelip,bir kefene sarılıp ahirete döneceğimizi hiç unutmamalıyız.Doğunca bir kundağa,ölünce bir kefene sarılıyoruz.Fakat; ruh beden gibi fani değildir,bakidir.Beden ne kadar çürüse de ruh ölmez.Makamına gidecektir.Ecel; infaz safhasına geldiği zaman ne ileri gider,ne geri kalır.
Malumat: Süleyman(a.s) zamanında bir adam sohbet ederken Azrail(a.s) insan kılığına girip geliyor.O kimseye kaşlarını çatıp şöyle bir bakıyor.O adam Süleyman(a.s) 'a rüzgara emrette beni buradan götürsün,diyor.Süleyman(a.s) emrediyor.Adam Çin'e uçuyor,orada ölüyor.Onun ezeli zaten; Çin'de yazılıymış.Azrail(a.s): sen niye hala buradasın,diye bakmış.
Azrail(a.s) 'a ölüm meleği vazifesi verilmesinin sebebi:
Hz.

(c.c) Adem(a.s) 'ı yaratacağı zaman; Cebrail(a.s) 'a git biraz toprak al da gel diyor.Cebrail(a.s) bir dağa gidiyor ve o dağ feryad ediyor ''ne olur benden alma''..Çünkü insanoğlu günah işlemesi sebebiyle cehenneme atılacak,bir nev'ı ben yanıyorum gibi olacak,diyor.Cebrail(a.s) dayanamıyor.Cenab-ı Hakk; Mikail(a.s) 'ı gönderiyor; O da dayanamıyor.İsrafil(a.s) 'ı gönderiyor.Yine aynı hadise cereyan ediyor.En son Cenab-ı Hakk; Azrail(a.s) 'ı gönderiyor.Yine feryad ediyor ama nafile; çünkü Azrail(a.s) Mevla bana emretti,o yüzden senden toprak alacağım,diyor.Bunun için can alma vazifesi Azrail(a.s) 'a veriliyor.
Ve sonra Azrail(a.s): ''Ya Rabbi,böyle olursam insanlar bana düşman olurlar'' deyince,Cenab-ı Hakk; ''Ben onlara öyle sebebler halk edeceğim ki sen onların aklına bile gelmeyeceksin'' diyor..Misal olarak; dünyada bir çocuk oyun oynuyor.Onun üzerine Cenab-ı Hakk bahçe kapısını düşürüyor.Çocuk ölüyor.İnsanlar ağlayarak; işte kapı düştü de öldü diyorlar.Halbuki onun canını Azrail(a.s) 'ın alması kimsenin aklına gelmiyor.
Azrail(a.s) bir kimsenin canını alacağı zaman; müminlere 70 rahmet,kafire 70 azap meleğiyle gelir.Ayrıca; 300 melek dizine kadar,300 melek beline kadar,300 melek boğazına kadar alıyor.
***Mümin; cennetteki makamını,kafir de cehennemdeki makamını görünceye kadar canı çıkmaz***
Cenab-ı Hakk; bir mü'minin canını almayı murad ettiği zaman ölüm meleği ilk önce ağzından girmek istediğinde; yaptığı zikirler,okuduğu tevhidler karşısına çıkacak ''Ey Azrail,buradan giremezsin.Çünkü ağzıyla Hz.

'ı zikretti'' der.O zaman ölüm meleği Cenab-ı Hakk'ın huzuruna çıkar; diğer azalarından al buyurulur..
Azrail(a.s) 'ın sağ kolunun altında cennet; sol kolunun altında cehennem vardır.Mümine sağ kanadını,kafire sol kanadını gösterir.Müminin canını alacağı zaman sağ kanadını kaldırır.Mevlam cümlemizin canını kolaylıkla alan kullarından eylesin..Mümininki böyle alınıyor.Ama kafirlerin?
Ölüm meleğinin dört yüzü vardır:
Başında..Önünde..Arkasında..Ayaklarının altında
1-) Başındakiyle; meleklerin ve peygamberlerin
2-) Önündeki yüzüyle; mü'minlerin
3-) Ayaklarındaki yüzüyle; cinlerin
4-) Arkasındaki yüzüyle; kafirlerin canını alıyor..
Hz.Ömer Efendimiz ölümü şöyle tarif etmiştir:
''Her tarafı dikenli bir topuzu o kimsenin boğazından geçirilir.Her diken bir damara yapışır.O topuz; şiddetli çıkarınca nasıl acır değil mi? Bu da ölümden bir parçaya benzer..
İşte kişi ölüm anında bunlarla uğraşırken; birde şeytan geliyor ve vesvese veriyor..
Malumat: İsa(a.s) 'a kafirler eğer bize bir mucize gösterirsen sana inanırız,diyorlar..Bunun üzerine bir kabire gidiyorlar..Kabir yarılıyor.İçerisinden saçı sakalı ağarmış birisi çıkıyor.Niye saçın sakalın ağardı? diyorlar..Ölüm sarhoşluğu hala üzerimden gitmedi,diyor.400 yıldan beri hala kara toprağın altında yatıyorum.Ölüm acısı daha boğazımdan gitmedi,diyor..
Can çıktıktan sonra; eğer mü'minse melekler ruhunu cennetten gelme ipek bir beze sararlar ve semaya çıkarırlar.Eğer kafirse; batan kıllı bir çuvala sarıp tepeden aşağıya atarlar.
Kişi kabre konulduktan sonra; Hz.

(c.c) kuluna:
''Ey kulum! Kabirde arkadaşların bırakıp gitti'' deyince kul;
''Ya Rabbi ben sana ibadet ettim'' diyecek..Cenab-ı Hakk ''Evet sen bana ibadet ettin,bana azap yakışmaz.Anne ve babanın evladına gösterdiği merhameti bende sana göstereceğim'' buyurur..Kabrini cennet bahçesi yapar.Kafirse hiç cevap veremez.Cenab-ı Hakk; kabrini cehennem çukurlarından bir çukur yapar..
Hz.

''Siz lezzetleri kesen ölümü çok zikrediniz'' buyurmuştur..Hz.Ömer Efendimiz bu hadisi duyunca kendisine ölümü hatırlatması için bir köle tutuyor.Hergün o köle Hz.Ömer'e ''Ya Ömer ölüm var! ''..Yine birgün hatırlatınca ''Bana artık hatırlatma,şu saçlarıma aklar düştü.Onlar bana ölümü hatırlatıyor'' buyuruyor..
Günde 70 defa hatırlayan Şehitlik mertebesine ulaşmış olur.Ama bizler hatırlayabiliyor muyuz? Sadece karanlıkta kaldığımızda hatırlıyoruz.Yani biz kabirde ne yapacağız,diyoruz.Veya sadece bir cenaze gördüğümüzde bizler de öleceğiz,diye o anda aklımıza geliyor; öyle değil mi?
Peygamber Efendimiz(s.a.v) 'in oğlu vefat ettiğinde; bizzat kendi elleriyle yıkayıp kefenliyor.Kucağına alıp 2 damla gözyaşı döküyor.Ashab-ı Kiram; Ya Resulallah siz ağlamayı men etmiştiniz; niye ağlıyorsunuz; deyince Peygamber Efendimiz(s.a.v) :
''Ben size feryadı men ettim,saçınızı başınızı yolarak ağlamayı men ettim; bense evladıma olan merhametimden dolayı ağlıyorum'' buyuruyor ve defin ediyor.Küçük çocuğa telkin verilmez ama O(s.a.v) veriyor.Şöyle diyor:
''Ey ciğer pare olan evladım şimdi biz buradan gideceğiz.Sen yalnız kalacaksın.Sana iki melek gelip...''Rabbin kim'' diyecekler; Rabbim

de yavrum..
Ey ciğerimi parçalayan,gönlümü hüzünlendiren oğlum,''Dinin ne'' diyecekler; sen İslam de yavrum...
Ey benim iki gözümün nuru olan evladım:''Kitabın ne'' diyecekler; Kur'an-ı Kerim'dir de yavrum...
''Kıblen neresidir'' diyecekler; Kabe-i Muazzama'dır de yavrum..''
Böyle telkin veriyor.Hz.Ömer Efendimiz çok ağlıyor.Peygamber Efendimiz(s.a.v) soruyor.O da ''Niçin ağlamayayım,siz bizzat elinizle yıkayıp defnettiniz.Daha defterine kalem değmemiş küçücük çocuğa telkin verdiniz.Ama benim telkinimi kim verecek,halim ne olacak ona üzülüyorum'' diyor..
Peygamber Efendimiz(s.a.v): bir ölünün arkasından ağlayıpta günaha girenler tevbe etmezlerse günahkar olurlar,buyurmuştur.
Birgün Ashab-ı Kiram gelip; Ya Resulallah bize nasihat et,tavsiyede bulun,diyorlar.Peygamber Efendimiz(s.a.v): Onlara;
''Ölümü hatırlamak insanlara nasihat olarak yeter,yeter de artar bile'' buyuruyorlar..
Cenab-ı Hakk cümlemizi ruhunu kolaylıkla veren kullarından eylesin.Cümlemize,Cümle Ümmet-i Muhammed'e hayırlısıyla,iman-ı kamil ile ruhumuzu teslim etmeyi nasibi müyesser eylesin..Aminn..