|
|
| 16 Eylül 2008, 21:30:39 |
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 16 Eylül 2008, 21:30:39 » |
|
başka bir cemaattan kardeşlerimiz-ayrılırken aynen şunu söylediler: "Biz kendimizi muhacir, sizi ise ensar olarak görüyoruz. Bu iyiliğinizi hiç unutmayacağız." Hocam Dişarda Birbirileriyle Hiç Anlaşamayan İslami Cemaatlerin fertleri Ceza Evlerine Girince Birbirilerini Daha yAKINDAN Tanima Fırsatı Buluyor Yıllarca Aynı Kuğuşlarda Kalıyorlar Aynı Cemaat İçinde İbadet Ediyor Ders Halkalarına Katılıyorlar
Dişarda O Cemaatler Hakkında Olan Karşıt Düşünceler Orda Tamamen Yok Olup Gidiyor Ve Bu O kişilerin İçinde Bulundukları Cemaatlere Yansıyor Hocam Bu Şekilde Baktığımızda Zından Müslümanlar İçin RAHMET'e Dönüştü Diyebilirmiyiz İnşaALLAH Devamını Bekliyoruz Hocam ..::Dua İle::..
|
|
|
|
|
Logged
|
Derdimiz DİNİMİZ Çaremiz DERDİMİZ.. ..:: Bu DaVa Büyüktür. En İyİLeRiMiZi FeDa EtMeK GeReK ::.. ..::Ş.Rehber::..
|
|
|
| 17 Eylül 2008, 16:49:54 |
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 17 Eylül 2008, 16:49:54 » |
|
İlerleyen bölümlerde o konuya da değineceğim inşaallah. Daha önce bize nerdeyse-Allah muhafaza-gayri müslim gözüyle bakan bir cemaatin fertleri tahliye olurken aynen şunu söylediler: "Biz kendimizi Muhacir, sizi ise Ensar olarak görüyoruz." O arkadaşlarla halen görüşmekteyiz. Fiemanillah.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
| 17 Eylül 2008, 16:51:14 |
|
|
 |
« Yanıtla #18 : 17 Eylül 2008, 16:51:14 » |
|
...Kartal'la burun buruna geldik. Sanki cezaevine girmedik de tahliye olduk. Tabi biz oraya gitmeden namımız gitmiş. Tutuklandığımız haberi varmış oraya. Onlar da bizi bekliyorlarmiş. Vakit yatsı namazı sonrasıydı. Herkes tek sıra oldu. Sırayla hepsiyle kucaklaştık. Hemencecik kaynaşıvermiştik. Tabi esprileri de patlatıyorduk. Ne yapalım bizim huyumuz da böyleydi. Sanki oradakilerle kırk yıllık arkadaş gibiydik. Ama biz zaten onlarla kardeş değil miydik. Neyse önce bize yemek getirdiler. Yemeğin ardından çay ikram ettiler. Gözaltında geçirdiğimiz o 5 kabus dolu günün ardından öyle bir ortama girmek gerçekten de güzeldi. Çayın ardından namaz kılındı. Artık bundan böyle içeride kaldığımız süre boyunca namazları cemaatle kılma imkanına kavuşmuştuk. Bu da çok güzel bir şeydi. Takriben saat 23.00'e kadar (buna 11.00 diyenler de çoğunlukta) sohbet ettikten sonra yatmaya gittik. Orada 50'nin üzerinde insan vardı. Bir kısmı yerde yatıyordu. Ranza sayısından çok adam vardı. Tüm islami cemaat mensupları aynı koğuşta toplanmıştı. Bu da çok güzel olmuştu. Dışarıda birbirlerine şartlı bakanlar orada kardeşlik şuuruna varmıştı. Orada cemaatlerin mensubu yoktu. Herkes aynıydı. İslami kardeşlik buydu. Bu duyguya erişmek için için-zaman zaman bunu dile getiririm-her cemaatten bazı fertlerin cezaevine girmesi gerekiyor. İslam kardeşliği ancak o zaman anlaşılıyor. Yatma zamanı gelmişti ve bir mesele vardı...
Arkası Ba'dehu İnşaALLAH.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
|
|
| 18 Eylül 2008, 16:05:22 |
|
|
 |
« Yanıtla #20 : 18 Eylül 2008, 16:05:22 » |
|
...yatacak bir yer bulmak gerekiyordu. Koğuşun aksaçlılarındandım ne de olsa. Bir de misafirlik vardı işin içinde. Sert tahta üzerinde 5 gün yatmaktan anamız ağlamıştı. İlk sıcak yemeğimizi yemiş, çayımızı içmiştik. Sıra sıcak bir yataktaydı. Neyse Kartal yatağını bana verdi. Kendisi de hemen ranzanın yanına yatağını serdi. Ayağımı ranzadan indirince Kartal'ın yatağına değiyordu. Neyse yatağa girdeik ve deriiiiiiiiiiin bir uykuya daldık. Gel velakin gece lavaboya gitmek gerekiyordu. E ne de olsa koğuşun acemisiydik ve bir de yeni bir ortama girmenin haleti ruhiyesi vardı. Neyse gece yarısı uyandım ve ayağımı yere koydum. Ayağımı biraz fazla uzatıp sınırı geçmişim. Yumuşak bir yere bastım. Yatak bu kadar yumuşak olamazdı. Birden Kartal ayağa fırladı. Meğerse bastığım yer Kartal'ın karnıymış. İşin kötüsü gülemiyorum da. Çünkü vakit gece yarısı gülüp de diğer arkadaşları uyandırma tehlikesi vardı. Uyku sersemliğiyle birileri bize bir tokat aşkedebilirdi. Neyse lavaboya gidip döndüm. O gece başka bir vukuat olmadı. Bu da Kartal'a iyi bir ders olmuştu. Yatağını biraz daha öteye kaydırdı da kurtuldu benden.
Arkası Ba'dehu İnşaALLAH.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
|
|
| 19 Eylül 2008, 14:38:25 |
|
|
 |
« Yanıtla #22 : 19 Eylül 2008, 14:38:25 » |
|
Yatak bu kadar yumuşak olamazdı. Birden Kartal ayağa fırladı. Meğerse bastığım yer Kartal'ın karnıymış. İşin kötüsü gülemiyorum da. Çünkü vakit gece yarısı gülüp de diğer arkadaşları uyandırma tehlikesi vardı.siz gülememişsiniz ama biz güldük...  HAKKINIZI helal edin inş...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 19 Eylül 2008, 16:52:10 |
|
|
 |
« Yanıtla #23 : 19 Eylül 2008, 16:52:10 » |
|
Helal olsun. Fiemanillah.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
| 19 Eylül 2008, 16:54:08 |
|
|
 |
« Yanıtla #24 : 19 Eylül 2008, 16:54:08 » |
|
...kısa sürede alıştık yeni yerimize. Bizden önceki kardeşlerimiz içeriye bir telefon sokmuşlar. O telefonla evi aradık. Durumu kendilerine bildirdik. O günden sonra akşamları çelik halatla çekmeye başladık. Cezaevinde en önemli şeylerin başında evden gelecek haberdi. Haber de mektupla geliyordu. En çok beklediğimiz şeylerden biri de mektuptu. Gardiyanların gelmesini dört gözle bekliyorduk-daha sonra Tayyip Abi bir kanun çıkartacak ve haftada bir gün eve telefon etme imkanına kavuşacaktık-Telefonu en çok kullanan Ahmet kardeşimizdi. Öyleki Ahmet'ın Alo sesleri neredeyse bizi ele verecekti. Sık sık onu ikaz etmek zorunda kalıyorduk. İçeride bir çok cemaattan kardeşlerimiz vardı. Ve herhangi biri arasında ayrım yapılmıyordu. Zaten içeride herkes Hz. Muhammmed'in (sav) ümmetiydi. Ahmet kardeşimize sık sık takılıyordum. Ona: --Sen nişanlını unut. Kayınbaban artık sana kızı vermez. Bir sabah Ahmet'e dedim ki: -- Arkası Ba'dehu İnşaALLAH.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
|
|
| 21 Eylül 2008, 00:45:52 |
|
|
 |
« Yanıtla #26 : 21 Eylül 2008, 00:45:52 » |
|
Bizi sevk ettikten bir süre sonra telefonu derdest etmişler. Fiemanillah.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
| 21 Eylül 2008, 00:47:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #27 : 21 Eylül 2008, 00:47:41 » |
|
..Yaw Ahmet, Velid'in bacağına yapışmıştın ve: --Babaaaaaaaaaaaa ben ettim sen etme, babaaaaaaaaaa ben ettim sen etme, diye bağırıyordun. Ahmet gerçek sandı tabi. Bu söylenti daha sonra gittiğim cezaevine kadar gitmişti. Orada ders veren bir hoca bunu Ahmet'e karşı tehdit olarak kullandı ve Ahmet ders konusunda tembellik yapmaya yeltendiğinde Hoca: --Ahmet dersine mi çalışacaksın yoksa seni Meydani abiye mi havale ediyim? Tabi Ahmet bunu göze alamaz ve dersine çalışmayı tercih ederdi. Cezaevinde hergün iki kişi nöbet tutardı. Günlük işleri yapma nöbeti. Ben kırsaçlılardan olduğumdan nöbetten yırtmıştım. 40 yaşın üstündekiler nöbetten muaftı. Beraber gittiğimiz bir kardeşimizin elleri titriyordu. Dolayısıyla bardakları yıkarken kırma ihtimali vardı. Bu nedenle, koğuş görevlisi olan kardeşimiz ona bardak yıkamayı yasaklamıştı. Diğer kardeşlerle birlikte koğuşta oturuken, Himmet kardeşimiz gizliden gizliye bardakları yıkamaya başlamıştı. Ona dedim ki: --Yaw arkadaşlar sana bardak yıkamayı yasaklamadı mı, niye yıkıyorsun? --Ya olsun, ben gene de yıkayayım, sakın söyleme. Koğuş görevlisine durumu bildrdim tabi. O da Himmet'e yıkamamasını tembihledi ama Himmet kaşınıyordu. Geri döndüm baktım gene yıkıyor. --Ya sakın söyleme dedi. --Tamam söylemem. Arkadaşların yanına gittim ve görevliye: --Ya kusura bakma ama, sana Himmet'in bardak yıkadığını söylemem. Şimdi söylesem kavga edersiniz, dedim. --Neeeeeeeeee bardak mı yıkıyor? Hemen fırladı ve bardakları Himmet'ten kurtardı. Biz de makaraları koyverdik. Arkası Ba'dehu İnşaALLAH.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
|
|
| 22 Eylül 2008, 17:37:40 |
|
|
 |
« Yanıtla #29 : 22 Eylül 2008, 17:37:40 » |
|
Bu bölüme kadar anlattıklarım ilk içeri girdiğimde kaldığım cezaeviydi. Orada hem sayımız kalabalık hem de her cemaatten insan vardı. Daha sonra gideceğim cezaevindeki kadar bir disiplin yoktu. Sürekli ders yapmıyorduk. Televizyon izleme de diğer cezaevi kadar kısıtlı değildi. Dolayısıyla buradaki disiplin ve düzen diğer cezaevi kadar yoktu. Diğer cezaevlerinde sadece haber ve bazen de belgesel seyredebiliyorduk. Doğrusu bundan da şikayetimiz yoktu. Bu nedenle; burada yazılanlara bakıp "bunlar işi gücü bırakıp televizyon seyretmişler" gibi bir kanaate kapılmayın. BUrası tutuklu yeri olduğundan ve her cemaatten insanlar bulunduğundan, ayrıca sürekli tahliye olanlar da olunca tam bir disiplinin sağlanması zordu. Burada yaptığımız şeyler: Günde muhakkak düzenli Kur'an okumak. Kitap okumak ve öğrenmek isteyenler için arapça dersleri. Ama buna rağmen herkes muhakkak boş vakitlerini kitap okuma ile geçiriyordu. Fiemanillah.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
|
|
|
|