İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Çeçenistan'da Asrın Direnişi  (Okunma Sayısı 1485 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
25 Eylül 2008, 01:07:24
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« : 25 Eylül 2008, 01:07:24 »






 Selamun Aleykum!
Bugünden itibaren inşaAllah, daha önce başka sitede yayınladığm ve şu anda basım aşamasında olan romanımı yayınlamaya başlayacağım inşaAllah. Fiemanillah.
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
25 Eylül 2008, 01:08:18
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #1 : 25 Eylül 2008, 01:08:18 »

                                                                  BİRİNCİ BÖLÜM   
                                                                                       
Olga Rus Ordusu Özel Kuvvetlerde görev yapan bir casustur. Olga aslında çeçen bir
ailenin kızıdır ve fakat küçükken komünist rejim tarafından kaçırılmış ve tam bir rus gibi
yetiştirilmiştir. Çeçen-Rus savaşı patlak verdiğinde ise RÖKK (Rus Özel Kuvvetler Komu-
tanlığı) Komutanı Albay İgor onu Çeçenistana gönderme kararı alır. İgor Olga'yı odasına
çağırır. Olga odaya girer.

  İgor:-- Hoş geldin Olga, otur bakalım. Çeçenistanada ki durumumuzu biliyorsun. 500
kişiyle başa çıkamıyoruz. Bunları bu kadar kuvvetli kılan nedir anlamıyorum. Bir zaman-
ların iki süper gücünden bir olan biz nasıl oluyor da bunlarla başa çıkamıyoruz. Neyse
sana yeni bir görev veriyorum. Daha önceki görevleri nasıl başarıyla yerine getirdiysen
bu görevi de başaracağına inanıyorum. Seni gizli görevle Çeçenistana göndereceğim.
Adın da Meryem olacak. İşte bunlar da kimliklerin. Bu ihtiyacını giderecek olan para,
bunlar da diğer evraklar. Sormak istediğin bir şey var mı?

  Olga:--Orada kiminle irtibata geçeceğim?

  İgor:--Orada bizim adamımız olan Olcayto ile irtibata geçeceksin. O da Çeçen asıllı ama
bizim casusumuz.

  Olga:--Ne zaman yola çıkıyorum?

  İgor:--Bu gece dinlen, yarın sabah yola çıkacaksın.

  Olga:--Anlaşıldı, komutanım. Hoşçakalın.

  Olga odadadan çıkar. Komutan yardımcısı Sergei odaya girer ve İgor'a:--Komutanım!
Olga bu işi becerebilecek mi?

  İgor:--Öyle umuyorum, ama başaramazsa da o kadar önemli değil.

  Sergei:--Neden Komutanım?

  İgor:--Sergei unutma ki Olga da bir Çeçen asıllı. Bu işi başarırsa bir taşla iki kuş
vururuz. Yok başaramazsa bir taşla bir kuş vururuz.

  Sergei:--Nasıl yani Komutanım?

  İgor:--Aptal Sergei ben bu müslümanları iyi tanırım. Er ya da geç müslüman
olduklarının farkına varıyorlar ve başımıza bela oluyorlar. Şimdi, şayet Olga-
ya da asıl ismiyle Meryem- bu işi başaramazsa çeçenler tarafından öldürülür
biz de kurtuluruz. Anladın mı aptal sergei?

  Sergei:--Anladım komutanım. Gerçekten çok zekisiniz.

Bu arada RÖKK da görev yapmakta olan ve Çeçenlerin casusu olan Şamil (oradaki
adıyla dimitri) Çeçen komutan Musab'a haber gönderir ve durumu kendisine etraflıca
izah eder.
Şimdi şartlar eşittir. Bundan sonrası artık her iki tarafın maharetlerine bağlıdır.
Burada yapılacak iki şey vardır. Ya Çeçen komutan Olga'yı tutuklar, konuşturur ve
öldürür ya da ona Müslüman olduğunu hatırlatır ve onun daha faydalı olmasını
sğlayacaktır.

                                                              BİRİNCİ BÖLÜMÜN SONU 
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
25 Eylül 2008, 20:03:07
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #2 : 25 Eylül 2008, 20:03:07 »

                                                                    İKİNCİ BÖLÜM                                            

Ertesi Gün Moskova Karargahı

  Olga (ya da Meryem. biz bundan sonra ona Meryem diyeceğiz) komutanın odasına girer.
  --Komutanım, benim tam olarak görevim ne olacak, orada ne yapacağım?
  --Senin görevin asilerin komutanu Mus'ab hakkında bilgi almak olacak. Onun hakkında
bilgi alırsak, diğerlerine de ulaşma şmkanına kavuşmuş olacağız. Ayrıca asilerin morallerini
bozmak için elinden geleni yapacaksın.
  --Anladım Komutanım, ben hazırım.
  --Tamam Meryem, sana Svetlana ve 8 asker refakat edecek. İyi şanslar dilerim.
  --Sağolun, komutanım, hoşçakalın.
  --Güle güle Meryem. Beni hayal kırıklığına uğratma.
  --Tamam komutanım.

                                                 Bu Arada Çeçen Karargâhında

  --Komutanım, Moskovadaki adamımızdan haber var, "kuş kafesten uçmuş" diyor.
  --Tamam Hüseyin. Karargâhımıza bir rus casus geliyor, ama gelen Çeçen asıllı biri ama
küçükkken ruslar tarafından kaçırılıp rus gibi yetiştirilmiş, şimdi bizim görevimiz hem
ondan gelecek tehlikeleri bertaraf etmek ve hem de Bizinillah onun hidayetine vesile
olmak. Şimdi senin görevin Meryem'e göz kulak olmak, yalnız bu durumdan kimsenin
haberi olmasın. Sadece onlara her şeyi her yerde konuşmamaları talimatını ver.
  --Anladım, komutanım.

                                       Bu Esnada Kafile...



                                                    İKİNCİ BÖLÜMÜN SONU
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
26 Eylül 2008, 02:46:48
HüseyniSevda

Mustazaf-Er

Isınıyorum

*


Üye No : 26941

Nerden : Dar-ı Dünya

Konu  : 107

Mesaj : 410

Aldığı Teşekkür 22
Zillet Bizden Uzaktır
WWW
Offline
« Yanıtla #3 : 26 Eylül 2008, 02:46:48 »

 MaşaALLAH  Hocam  Sizin  Yazmış  Olduğunuz  Kitabı 
İnşaALLAH En  Yakın Zamanda  Çıkmasını  Ümid  Ediyor Merakla  Bekliyorum
ALLAH-u  Alem  Yanılmıyorsam!  Bu  Kitap  Dua  Yayıncılıktan  Çıkacak
 Bu  Konuda  Bizleri  Bilgilendirmeniz  Temennisiyle
İnşaALLAH  Devamını  Bekliyoruz
..::SeLaM  Ve  Dua  İle::..
Logged

Derdimiz   DİNİMİZ
Çaremiz   DERDİMİZ..


        ..:: Bu  DaVa  Büyüktür.  En  İyİLeRiMiZi  FeDa EtMeK  GeReK ::..
                                          ..::
Ş.Rehber::..
26 Eylül 2008, 04:21:04
can nurani

Alışıyorum

*


Üye No : 41170

Nerden :

Konu  : 1

Mesaj : 87

Aldığı Teşekkür 1
Offline
« Yanıtla #4 : 26 Eylül 2008, 04:21:04 »

MaşaALLAH  Hocam  Sizin  Yazmış  Olduğunuz  Kitabı 
İnşaALLAH En  Yakın Zamanda  Çıkmasını  Ümid  Ediyor Merakla  Bekliyorum
Logged
27 Eylül 2008, 03:30:35
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #5 : 27 Eylül 2008, 03:30:35 »

                                                   ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

  Kafile yola çıkar. Diğer yollar güvenli olmadığından, Gürcistan üzerinden gidilecektir.
Tabi haliyle Pankissi Vadisinden geçilmesi gerekmektedir. Kafile Gürcistan sınırına vardı.
Oradaki işlemleri sınırda görevli RÖKK görevlisi hemen halletti ve kafile Gürcistan sınırından
içeri girdi. Hava ve yol durumu gayet güzeldi, herhangibir olumsuzluk göze çarpmıyordu.
Tabi kafilenin görüntüsü de sıradan vatandaş görüntüsü çiziyordu, ayrıca hangi milletten
oldukları da anlaşılmıyordu. Diğer yandan daha önceki olaylardan sonra bu güzergâhta
hiç bir olay da olmamıştı.
  Kafile olaysız olarak yol alıyordu. Yolculuk esnasında hiç kimse konuşmamıştı. Meryem
boyuna düşünüyordu. İçinde tarif edemediği bir sıkıntı vardı. Epeyce bir müddet yol aldıktan
sonra yeşilin bol olduğu bir yerde mola verip öğle yemeği yemişlerdi. Aslında kafiledeki
herkeste bir huzursuzluk vardı. Herkes korkuyordu. Ama Meryem'in huzursuzluğu korkunun
ötesinde bir şeydi. Yemeğin ardından toparlanıp yola koyulmuşlardı. Sarp dağlar bol virajlı
yollarda gitmekten hepsi bitkin düşmüştü. Akşama doğru bir dağın eteğindeki düzlükte
mola verme ve geceyi orada geçirme kararı almışlardı. Çadırları kurdular. Tam akşam ye-
meği için hazırlık yapıyorlardı ki birden...

                                                      ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN SONU
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
27 Eylül 2008, 16:10:09
HüseyniSevda

Mustazaf-Er

Isınıyorum

*


Üye No : 26941

Nerden : Dar-ı Dünya

Konu  : 107

Mesaj : 410

Aldığı Teşekkür 22
Zillet Bizden Uzaktır
WWW
Offline
« Yanıtla #6 : 27 Eylül 2008, 16:10:09 »

Alıntı
Tam akşam ye-
meği için hazırlık yapıyorlardı ki birden
...

DeVaMıNı  MeRaKLa  Bekliyoruz
..::Dua  İle::..
Logged

Derdimiz   DİNİMİZ
Çaremiz   DERDİMİZ..


        ..:: Bu  DaVa  Büyüktür.  En  İyİLeRiMiZi  FeDa EtMeK  GeReK ::..
                                          ..::
Ş.Rehber::..
27 Eylül 2008, 20:34:07
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #7 : 27 Eylül 2008, 20:34:07 »

                                       DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

  ...Birden bir gürültü kotu yukarıda. Yukarı doğru baktıklarında bir kayanın hızla aşağı
doğru gelmekte olduğunu gördüler. Ve fakat kaçmaya fırsat bulamadan, kaya Meryem
ve Svetlana'nın arasından geçti ve iki rus askerini altına alarak metrelerce sürükledi.
Şaşkınlıkları geçince yaralıların olduğu yere koştular ama iki asker çoktan ölmüştü.
  Karargâhı arayarak durumu bildirdiler. Karargâhtan gelen talimat morallerini bozma-
maları yönünde oldu. Ayrıca yolarına devam ederek görevi muhakkak ifa etmeleri istendi.
Meryem'in yanında görevli olan rus askerleri onu gideceği yere kadar götürüp geri gele-
ceklerdi. Tabi bu onların planıydı. Allah'ın planı ise elbetteki bambaşkaydı.
  Bu olay Meryem'i derinden etkilemişti. Pekala o kayanın altında kendisi de kalabilirdi.
İlk defa ölümü düşündü. Öldüğü zaman neyle karşılaşacağını düşündü. İnsanlar ölünce
gerçekten yok mu oluyorlardı. Yoksa kendisine şimdiye kadar öğretildiği gibi ölüm bir
yokoluş muydu? Tabi ki Meryem bu soruların cevabını bilmiyordu. Bildiği tek şey, bu
yolculuğa çıktığından beri tuhaf duygular içerisinde olduğuydu. Şimdilik bu duruma bir
cevap bulamıyordu.

                                         Bu Esnada Çeçen Karargahında

  Komutan Mus'ab mücahitleri toplamıştı. Caharkale'deki rus karargahına bir baskın
düzenleyeceklerdi. Planın ayrıntıları üzerinde görüşüyorlardı.

  Mus'ab:--Cemal sen iki kişi ile beraber doğu tarafından saldıracaksın. Ama ateş menziline
girmeyeceksiniz. Şerif sen de yanına iki kişi al ve batı tarafından karargaha ateş et. Ahmet
ile yanındakiler de güney yönünden saldıracaklar. Ben  yanımdakilerle beraber karargahın
arkasından saldıracağız. Unutmayın siz sadece hedef şaşırtacaksınız. Ve kesinlikle kimse
ateş menziline girmeyecek. Anlaşıldı mı arkadaşlar?
  Mücahidler bir ağızdan:--Anlaşıldı komutanım! 

  Mücahidler planladıkları gibi saldırıya geçtiler. Ruslar öğle uykusundaydı. Birden silah
sesleri gelince hepsi paniğe kapıldı hatta bu kargaşada birbirlerini vuran bile oldu. Onlar
durumu anlayana kadar Mus'ab ve yanındakiler ruslara öldürücü darbeyi vurmuştu bile.
Bilanço ağırdı:75 rus ölmüştü. 150 kadar da yaralı vardı. Bu yaralıların çoğunun durumu
ise ağırdı. Bu baskında mücahidler yüklü miktarda silah ve mühimmat da ele geçirmişti.
Mücahidlerin keyfine diyecek yoktu. Hep bir ağızdan "Allah-u Ekber" diye tekbir getiriyor-
lardı. Bu baskınlar rusları oldukça yıldırmıştı. Hemen hemen hepsi uyuşturucu kullanıyordu.
Ve bu da mücahidlerin işine yarıyordu.

  Mus'ab:--Kardeşler! Alemlerin Rabbi olan Allah'a (cc) hamdolsun. Bu günümüz de epeyce
verimli geçti. Allah'ın (cc) yardımı olmasa kesinlikle onlarla başa çıkmamız mümkün değil.
Sakın ola ki Allah'ı (cc) hatırımızdan çıkarmayalım. Hendek ve Huneyn Gazvelerini unutma-
yın ki. Hendek Gazvesinde müslümanlar emre itaatsizlik ettiğinden yenildiler. Huneyn de
ise savaşın ilk bölümünde kendi güçlerine güvendiler ve mağlup olmakla yüz yüze geldi-
ler ama ikinci bölümde ise Allah'ı (cc) hatırladıkları ve O'na güvendikleri için galip geldiler.

                                                  Diğer Yandan Rus Kafilesi

  Rus kafilesi yola çıkmıştı. Ufak tefek bazı aksiliklerin dışında herhangi bir problemle kar-
şılaşmamışlardı. Akşama doğru yine bir yerde konakladılar. Ama meydana gelen olay nedeni
ile bu sefer düzlük bir yerde konaklamışlardı. Akşam yemeğini yemişlerdi. Bir süre havadan
sudan ve başlarına gelen o olaydan bahsettikten sonra herkes........

                                                     DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN SONU
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
28 Eylül 2008, 15:47:13
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #8 : 28 Eylül 2008, 15:47:13 »

                                        BEŞİNCİ BÖLÜM


  ...Derin bir uykuya daldı. Epeyce meşakkatli bir yol katettikleri için nöbetçi hariç herkes
hemen uyudu. Hatta nöbetçi bile uykuya daldı. Nöbetçi olmak onlar için sadece hayatta
kalmak içindi ne de olsa. Ama müslüman için ise nöbetin apayrı bir yeri vardır. Müslüman
lar "Allah için nöbet tutan gözlere cehennem ateşinin haram kılınıdığını" çok iyi biliyorlardı.
Bu da müslüman ile kâfirler arasındaki başka bir fark.
  Meryem uykuya daldıktan sonra acaip bir rüya gördü. Rüyasında ak sakallı bir adam ve
örtülü bir kadın herşeyin mükemmel olduğu, çeşit çeşit meyvelerin, pınarların, akarsuların
türlü türlü kuşların öttüğü bir yerde bulunuyor ve Meryem'i yanlarına çağırıyorlardı. Diğer
yanda ise İgor içinde ateş yanan bir kuyunun içerisinde bir taraftan cayır cayır yanıyor,
diğer yandan ise Meryem'in boğazına bir kement atmış onu da ateşe doğru sürüklüyordu.
Meryem İgor'un yanına gitmek istemiyor, o aksakallı adam ve kadından yardım istiyordu.
Ancak onlar: "Biz sana yardım etmeye memur değiliz, çünkü sen o ateşteki adamın emrinde-
sin ve onun dediklerini yapıyorsun. Şayet onun emirlerine karşı gelirsen sana yardım ede-
biliriz" diyorlardı. Meryem onlara kim olduklarını sorduğunda ise, onlar: "Biz senin,yıllar
önce ruslar tarafından ŞEHİD edilen anne ve babanız" dediler. Meryem bir yandan avaz
avaz bağırıyor, bir yandan da İgor'un yanına gitmemek için direniyordu. İgor'un içinde
olduğu çukura bir kaç adım kalmıştı ki.....


                                       BEŞİNCİ BÖLÜMÜN SONU
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
28 Eylül 2008, 19:37:02
HüseyniSevda

Mustazaf-Er

Isınıyorum

*


Üye No : 26941

Nerden : Dar-ı Dünya

Konu  : 107

Mesaj : 410

Aldığı Teşekkür 22
Zillet Bizden Uzaktır
WWW
Offline
« Yanıtla #9 : 28 Eylül 2008, 19:37:02 »

 
Alıntı
"Biz senin,yıllar
önce ruslar tarafından ŞEHİD edilen anne ve babanız"

Müthiş  Bir  Roman 
ALLAH  cc  Sizden  Razı  Olsun  İnşaALLAH 
Ahmet  Hocam

İnşaALLAH En  Kısa  Zamanda  Çıkar
ki  Kardeşlerime  Ders Saatlerinde  Okutayım  Biiznillah
DeVaMıNı  Bekliyoruz  Hocam
..::SeLaM  Ve  Dua  İle::..
Logged

Derdimiz   DİNİMİZ
Çaremiz   DERDİMİZ..


        ..:: Bu  DaVa  Büyüktür.  En  İyİLeRiMiZi  FeDa EtMeK  GeReK ::..
                                          ..::
Ş.Rehber::..
28 Eylül 2008, 20:37:41
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #10 : 28 Eylül 2008, 20:37:41 »


  Kitabı Taşkın bastıracaktı. En son aldığım bilgiye göre Kültür Bakanlığı elemanlarınca inceleniyormuş. Çıkınca haber veririm inşaallah. Fiemanillah.
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
29 Eylül 2008, 17:52:44
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #11 : 29 Eylül 2008, 17:52:44 »

                                         ALTINCI BÖLÜM


  ...birden ip koptu, Meryem geriye doğru düştü, İgor ise ateş çukuruna gömüldü, hem de
avaz avaz bağırarak. Meryem'in anne ve babası: "Kızım, sakın bu adamın dediklerini yapma,
bu sefer kurtuldun ama, bir dahaki sefere kurtulacağından emin değiliz. Hem hayat her zaman
ıfrsatlarla dolu değil."
  Meryem bağırarak uyandı. Uykudakilerin hepsi yataktan fırladı. Silahlarına sarıldılar,
hepsi korkmuştu. Svetlana:" Ne oldu, ne var?" Meryem: "Yok bir şey, kabus gördüm, tamam
geçti," dedi.

                                                  Çeçen Karargâhında

  Mücahidler mayın döşeme hazırlığı yapıyorlardı. Son günlerde rus karargâhına epeyce araç
gelip gidiyordu. Baskını haber almışlar ve buna misilleme yapma kararını vermişlerdi. Rusların
direncini kırmak gerekiyordu.

  Komutan Mus'ab:--Yolun batı tarafını mayınlamamız gerekiyor, bunun için iki gönüllü lazım.
  Hüseyin ve Ahmet:--Tamam komutanım, biz gönüllüyüz, zaten çoktandır sıranın bize gelmesi-
ni bekliyorduk. Emir buyurursanız hemen yola çıkmak istiyoruz.
  Komutan Mus'ab:--Tamam çocuklar, hemen hazırlığınızı yapın ve sabah olmadan bu işi bitirin.

  Mayın timi gerekli hazırlığı yaptı. Yanlarına yola döşeyecekleri patlayıcıları aldılar ve yola koyul-
dular. Mücahidlerin karargâhı dağlık bir bölgedeydi, rus karargâhı ise onlardan daha aşağıda ve    düzlük bir yerdeydi. Çok dikkatli olmaları gerekiyordu. Ayrıca herhangibir aydınlatma aracı kullan-
ma imkanları da yoktu. En ufak bir işaret rusların dikkatini çekecek ve görevlerini yerine getireme-
ye bileceklerdi. Böyle bir lüksleri ise yoktu. Yanlarına dağdan aşağı inmelerine yardımcı olacak
gece görüş dürbünlerini aldılar. Bu dürbünleri rus karargâh baskınında ele geçirmişlerdi. Çok
işlerine yarıyordu. Dikkatli bir şekilde aşağıya inmeye başladılar, bir kaç yerde kayma tehlikesi
atlattılar ama Allah'ın yardımı sayesinde herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadan düzlüğe in-
meyi başardılar. Rus karargâhının yakınından geçmeleri gerekiyordu ve çok dikkatli olmalıydılar.
Karargâhın yanında bir dere yatağı vardı. Kışın suyun dolu olduğu dere yazın kuruyordu. Dere
yatağına girdiler ve oradan yürümeye başladılar. Tam nöbetçi kulübesinin olduğu yere varmış-
lardı ki..
                                      ALTINCI BÖLÜMÜN SONU
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
02 Ekim 2008, 00:08:14
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #12 : 02 Ekim 2008, 00:08:14 »

                         YEDİNCİ BÖLÜM


...Bekçi kulübesinin yanından geçerken, kulübeden konuşma seslerinin geldiğini duydular.
Bu kötü bir durumdu. Şayet yakalanırlarsa muhakkak çatışmaya gireceklerdi, çatışmaya
girmek ise patlayıcının yerleştirilememesi demekti. Çok zor bir durumdaydılar. Yapacakları
tek şey nöbetçiyi bıçakla etkisiz hale getirmekti. Hüseyin kulübeye yaklaştı ve nöbetçinin
sızdığını, o konuşma seslerinin uykusunda sayıklayan nöbetçiden geldiğini gördü ve rahat-
ladı. Nöbetçiyi haklamasına gerek kalmamıştı. Nöbetçiyi haklamak daha büyük bir riskti.
Çünkü devriye varsa nöbetçinin öldüğünü görecek ve hemen arama yapacaklardı. Hüseyin
geri döndü ve Ahmat'e durumu bildirdi. Hemen yollarına devam ettiler. Epeyce bir müddet
sonra patlayıcıyı yerleştirecekleri yere varmışlardı. Vakit kaybetmeden derhal patlayıcıyı
yerleştirdiler. Bu seferki patlayıcı hatırı sayılır boyuttaydı. Düşmana epeyce zaiyat vere-
bileceklerdi. Son kontrolleri yaptıktan sonra geriye döndüler. Nöbetçi kulübesinin yanından
geçerken, nöbetçinin hâlâ uyumakta ve sayıklamakta olduğunu gördüler. Birbirlerine
bakıp gülümsediler. Bir ara nöbetçiyi haklamayı düşündülerse de sonradan bu fikirle-
rinden vazgeçtiler.Çünkü nöbetçi ölürse şayet,patlayıcının yerleştirildiğini tesbit etme
ihtimali de olabilirdi. Ve dağı tırmanmaya başladılar. Epeyce bir müddet sonra karargâh'a
vardıları. Komutana durumu anlattılar. Komutan ikisine de teşekkür etti ve duada bulundu.
Artık yapılacak şey araçların geçeceği uygun bir zamanı beklemek ve patlayıcıyı patlatmaktı.

                                                 Kafilede Son Durum

  Ertesi gün kahvaltıdan sonra yola koyuldular. Başından geçen olaylardan sonra, Meryem'in
zihni allak bullak olmuştu. Hayal meyal bişeyler de hatırlamaya başlamıştı. Çok küçükken köy-
leri baskına uğramıştı. Kadın, erkek,çocuk ve yaşlı demeden hemen hemen herkes katledilmişti.
Meryem'de İlâhi Takdir gereği sağ kalmıştı. Daha dört yaşında olduğundan onu öldürmeyip
yanlarına almışlardı. Daha sonra ise Meryem bir rus gibi yetiştirilmiş ve diğerlerine yaptıkları
gibi onu da tehlikeli işlerde çalıştırmaya başlamışlardı. Bir çok arkadaşının ölüme gönderil-
mesine bir anlam veremiyordu Meryem, ama şimdi ise bazı şeyleri daha iyi anlıyordu. Diğer
yandan ise Çeçenlere karşı da kinle doldurulmuştu. Aklı karmakarışıktı. Meryem'in böyle düşün-
celere daldığı bir sırada, birden.........


                                                    YEDİNCİ BÖLÜMÜN SONU
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
04 Ekim 2008, 13:37:42
ahmetmeydani

Isınıyorum

*


Üye No : 31412

Nerden :

Konu  : 15

Mesaj : 228

Aldığı Teşekkür 11
Offline
« Yanıtla #13 : 04 Ekim 2008, 13:37:42 »

                                          SEKİZİNCİ BÖLÜM


  ...bir patlama sesi duyuldu, araba sağa sola savruldu. Herkes arabanın içine yattı. Silahla-
rını hazırladı. O esnada araba sarsılarak durdu. Herkes etrafa baka baka aşağıya indi. Çok
korkmuşlardı. Aşağıya indiklerinde patlamanın nedenini öğrenmekte gecşkmediler. Ön sol
lastik patlamıştı. Derin bir nefes aldılar. Herkes birer bardak su içti. Şoku atlattıktan sonra,
yedek lastiği söylene söylene taktılar ve yola koyuldular.

                                                Çeçen Karargâhında

  Ruslar son baskından sonra oldukça öfkeliydiler. Zaten kendi karargahlarından da hatırı
sayılır bir fırça yemişlerdi. Karargâhlarından duydukları laflar yenilir yutulur cinsinden değildi.
Bu da öfkelerini bir kat daha arttırmıştı. Ne yapıp edip bunun intikamını almalıydılar. Hemen
bir plan yaptılar. Gece karanlık bastırınca saldırıya geçeceklerdi. Gece görüş özelliğine sahip
helikopterler de saldırıya katılacaklardı. Zafer kesin gibiydi. Mücahidler sürekli rus karargâhını
gözetim altında tutuyordu. Gözetlemeden sorumlu mücahid Komutan Mus'ab'a gelerek:
--Komutanım, sanırım rus karargâhında fevkalade bir durum var. Dürbünle siz de bir baksanız
iyi olur. "Tamam" dedi, Komutan Mus'ab ve dürbünün başına geçti. Ruslar hatırı sayılır bir mik-
tarda mühimmatı bir yere yığıyorlardı. Ayrıca bazı askerlere de ekstradan silahlar veriliyordu.
Savaş konusunda çok tecrübeli olan Komutan Mus'ab:--Kardeşlerim, dedi. Sanırım ruslar bu
gece bize saldırıda bulunacaklar. Herkes görevlendirildiği yerde mevziye yatsın. Yanınıza
alabileceğiniz kadar silah ve mühimmat alın. Ayrıca akşam namazını cemaatle kılacağımız gibi
namazda kunut duası da yapacağız. Ve Rab'bimizden bizi muzaffer kılması için dua edeceğiz.
Allah (cc) yâr ve yardımcımız olsun. Mücahidler: "Amiiiiiiiiiinnnnnnnnnnn" dediler. Komutan: "
Herkes oldukça sessiz olsun, çünkü yüksek sesle tekbir getirirsek onların planlarının farkına
vardığımızı anlayabilirler," dedi.Hemen herkes akşam yemeğini yedi. Akşam namazı da olmak
üzereydi. Abdestlerini aldılar, namaza hazırlık yaptılar, ezanı bu sefer biraz daha kısık sesle
okudular. Ve akşam namazına durdular. Komutan Mus'ab imamlık yapıyordu. Huşu içerisinde
namazlarını kılıp Allah'a (cc) hulusi kalp ile dua ettikten sonra helalleşip mevziye gittiler ve rusları
beklemeye başladılar. Tam o esnada..........


                                  SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN SONU
Logged

Kendi Uğrunda Ölümü Cennetle Mükafaatlandıran Rabbimizden Bize de Aynı Payeyi Vermesini Niyaz Eder Tüm İSLAM ŞEHİDLERİNİ Gıpta İle Anarız.
04 Ekim 2008, 16:16:02
HüseyniSevda

Mustazaf-Er

Isınıyorum

*


Üye No : 26941

Nerden : Dar-ı Dünya

Konu  : 107

Mesaj : 410

Aldığı Teşekkür 22
Zillet Bizden Uzaktır
WWW
Offline
« Yanıtla #14 : 04 Ekim 2008, 16:16:02 »

Alıntı
ALLAH (cc) yâr ve yardımcımız olsun.

Amin....
DeVaMıNı  Bekliyoruz  Ahmet  Hocam
..::SeLaM Ve DuA  ile::..
Logged

Derdimiz   DİNİMİZ
Çaremiz   DERDİMİZ..


        ..:: Bu  DaVa  Büyüktür.  En  İyİLeRiMiZi  FeDa EtMeK  GeReK ::..
                                          ..::
Ş.Rehber::..
Anahtarlar:
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer: &n