Ahmet çok hareketli bir çocuk,oyun oynamayı,arkadaşlarıyla komşularına şaka yapmayı çok seven ve mahallenin çocuklarına liderlik eden bir çocuk.Babasının sık sık uyarmasına rağmen vazgeçemediği bir haylazlık içinde.
Ahmedin babası akıllı,olgun,köylü tarafından sevilen ilim ehli bir insan.Ahmede çeşitli zamanlarda verdiği nasihatlar etki etmiş olsada babasının istediği gibi biri olamamıştı.Günler geçti ve Ahmet 18 yaşına geldiğinde çevresinde sevildiğini düşünüyor,bir çok dostunun ve arkadaşının varlığıyla övünüyordu.Babası birgün Ahmede dostluğun nasıl olması gerektiğini,kimlere güvenmesi ve kimlere güvenmemesi gerektiği konusunda nasihat etmek istesede Ahmet kulak asmamıştı.
Anladıki baba evladına son bir ders vermesi gerekiyordu.Birgün yatsı namazından sonra Ahmet eve geldiğinde babası eline bir çuval verir,
"oğlum ben istemeden bir hata yaptım birini öldürdüm,ceset çuvalın içinde,bunu o çok samimi olduğun ve seni seven arkadaşlarından birine verde bizim için saklasın" der.
Ahmet çuvalı sırtına alır ve çok samimi olduğu bir arkadaşının kapısını çalar,durumu anlatır. "Çok zor durumdayız bu çuvalı bizim için saklarmısın" der.Ahmedin arkadaşı telaşeyle böyle birşey yapamayacağını söyler ve kapıyı kapatır Ahmedin yüzüne.İlk darbeyi yiyen Ahmet diğer arkadaşlarınıda tek tek dolaşır ama nafile,hiç biri kabul etmez.Ahmet üzgün,kırılmış,kendine ve arkadaşım dediği kişilere kızgın bir vaziyette eve gelir,babasına olanları anlatır.babası:
"yukarı mahalledeki hasan amcan benim arkadaşım,git ona benden selam söyle,durumu anlat ve çuvalı ver gel" der.
Ahmet Hasan amcanında bu cesedi kabul etmeyeceğini düşünerek istemeye istemeye gidip hasan amcanın kapısını çalar,durumu anlatır.Hasan amca :
Ver evladım çuvalı,babana selam söyle,hiç endişe etmesin ben gerekeni yaparım" der ve Ahmedi yollar.
Ahmet şaşkın ve babasının ne kadar haklı olduğunu şimdi kavramıştır.Dost ve dostluğun ne demek olduğunu anlamıştır artık.Eve gelir ,babasına Hasan amcasının selamını söyler,babasından özür diler.
Babası Ahmede "evladım o çuvalın içindeki bizim ağıldaki koç idi,sana bir ders vermek için onu kesip çuvala koydum,gördüğün gibi senin dost sandığın kişilerden hiç biri yardım etmediler ama benim dostum olan kişi hiç tereddütsüz kabul etti,bunun sebebide bizim birbirimizi

için seviyor olmamızdandır" der.
Çuvalı açan Hasan amca görürki arkadaşından kendisine gelen güzel bir hediyedir.
İdrisi Hûlani Muaz b.Cebel'e:"Ey Muaz ben seni
için severim" dedi. Muaz: "Ey İdris sana müjdeler olsun. Çünkü Peygamberimizden duydum. Buyurdu ki 'Kıyamet gününde arşın etrafına kürsüler kurulur. Üzerlerinde bazı insanlar oturur ki, yüzleri ayın ondördü gibi parlar. Bütün insanlar korku ve endişe içindeyken, onların korku ve endişesi yoktur.'
-Onlar kimlerdir ya Rasulallah ? dedim.
'
için birbirini sevip dost edinenlerdir' buyurdu.