|
|
 |
« : 04 Eylül 2008, 07:51:29 » |
|


Gönül Kuşum
Gönül kuşum uçtu bugün Konya'ya, Gitti gelmez geriye, ne kadar çağırdımsa, Çırptı kanadın durmadan gitti ovaya, Selam verip gelecek ben beklerim burada.
Manasında gizemin, bana Tebrizli Şems'sin, Benim lugatımda Şems'in karşılığı güneşsin, Senin sırrını bu kim ki çözebilsin, Mevlana'dan başka seni kimler bilsin?
Keykubat camisi, durur üstünde Alaaddin tepesi, Oldu Konya'nın denizi, Arabi oğlu Sadreddin Konevi, Aleminde çift başlı kartal, misali derin pençesi, Çıkarmadı onları, kıyamete dek çıkaramaz ki.
Ilıcanla Ilgın bu ki toprak üstündeki kısmın, Bağrında ki binlerce velilerin, dost otağın, Bir de oğul var sende, dost Konevi Sultanın, Sessiz diyarlar varın bu sefer sizde kıskanın.
Meram bağında bir pir halifesi, Diyorlar ki ona ol Ateşbaz Veli, Ayağını aş kazanına kor ederdi, Yarenleri Mevlana, Şemsi Tebrizi.
Ol Hazreti Pir Mevlana Celaleddin-i Rum-i, Önümde bak mesnevi, gözüm hep onda ki, Nasıl anlatsam seni dilim dönmüyor ki, Semada ki tını, demircinin örsündeydi.
Oldu halefin Hüsameddin Çelebi, O ki mesnevi-in yazan aşk kalemi, Aleme neşreyledi sözü bu ilahiyi, O ki sultanlar sultanı Sultan Veled'i.
Geldi nur torun Ulu Arif Çelebin de, O hep senin dizinin ummanı dibin de, Yayıldı Tarikat-ı Aliye-i Mevleviyye, Gelir herkes bu gün Şeb-i Aruz diye.
Neyzenler dolun bugün Konya' ya, Üfleyelim o nefesi tüm Dünya' ya, El etek çekelim diyar-ı masivaya, Vur kudüme, vur vur el tokmağınla.
Gönül kuşu döner artık yuvaya, Bekliyor onu yuvada ki çocuk ya, Ciğeri yanık, kanadı kırık ya İnecek elbet yeni bir diyara. Abdülkadir Kalay
|