İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: VEDA BUSESİ...  (Okunma Sayısı 355 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
29 Haziran 2008, 11:09:19
ASYALI

ASYALI

Yazar

*


Üye No : 8194

Nerden : İstanbul

Konu  : 100

Mesaj : 748

Aldığı Teşekkür 20
Offline
« : 29 Haziran 2008, 11:09:19 »






Bundan tam 1366 yıl önceydi.
Yine bir Haziran günüydü.
Zamanın dudakları veda busesindeydi.
Çölün kızgın kumları, sanki örsle çekiç arasında dövülen kızgın demirden çıkan kıvılcımları sağa sola savuruyordu.
Kumlar sıcaktan kımıl kımıl kaynıyordu.
Kerpiç evler, sokaklar hatta gölgeler bile buhur buhur yanıyor ve ne Bilal'in en soğuk kuyulardan getirdiği serin sular, ne de Aişe Anamızın alnına koyduğu buz gibi ıslak bezler çare oluyordu.
Çöl yanıyor…
Medine yanıyor…
Allah'ın Peygamberi yanıyordu…
İnsanlığın ızdırabıyla bir ömür boyu içten içe korlaşan ateş, sanki birden harlanmıştı.
Bir seher vakti…
Gecenin dudaklarından veda şarkıları dökülüyordu.
Bilal'in sesinin, bülbüllerin avazesine karıştığı andı…
Aişe Anamız, aklı başından uçarcasına;
“Koş Bilal! Allah'ın Rasulü yanıyor!”
Bilal kovayı kaptığı gibi seherde serin kuyulara doğru koşuyordu.
En serin suyu bulmalıydı.
O sular Peygamber'in ateşiyle savaşacaktı.
Güneş, bağrında uyuduğu geceyi bile yakıyordu.
Ufuklar bir gül gibi kızarmış,
gün kapıya dayanmıştı.
Bilal, kerpiç duvarın üzerine tırmanarak sabah ezanıyla göklere kanatlandı.
Bilal biliyordu ki, ezanı duymamak, hummanın ateşinden daha ziyade yakardı Allah'ın Peygamberi'ni.
Ezan biter bitmez yine kapının önündeydi Bilal.
Aişe Anamız açtı kapıyı;
“Peygamberimiz sana iletmemi istedi ki; bundan önce bu kadar güzelini okumamışsın.”
Çünkü bu, O'nun duyduğu son sabah ezanıydı.
İçerden Efendimiz'in iniltileri geliyordu.
Ateş avucunda sıkıyordu Allah'ın Rasulü'nü.
Serin sular, kovalarla dökülüyordu başından aşağıya.
Bir an kendine gelip gözlerini açtığında , “Namaz kılındı mı?” diye soruyor ve yine bayılıyordu.
Bir kelimelik takati vardı ve onu namaz için kullanıyordu.
Ayıldığında yine aynı soru.
Şafaklar ağarıncaya kadar “ ümmetim” diye ağladığı, ayakları şişinceye kadar namaz kıldığı, Allah'a yalvardığı geceler geride kalmıştı.
Yerinden zor kalkıyordu.
Ashabı ise; birlikte inşa ettikleri mescitlerinde O'nu gözlüyordu.
Hep O'nun arkasında namaz kılmışlardı…
O'nun sesine aşina idiler.
Hangi makamda okuyordu?
Nasıl yanık okuyordu?
Bilemiyoruz…
Bildiğimiz bir şey varsa kâinat lâl kesilip onu dinliyordu.
İki koluna girerek mescide getirdiler.
Görünce güller açtı, yıldızların yüzünde.
Onu gören güller gülse de, kan ağlıyordu Güllerin Efendisi.
Namazdan sonra ashabına döndü.
Ebu Bekirler, Ömerler, Aliler, Osmanlar, Bilaller oradaydı.
Yüzlerine baktı.
Mahzun ve yetim Nebi, hıçkırıklarını tutamadı.
Gözlerinden akan yaşlar gül rengindeydi.
Ashabını çok seviyordu.
“Onlar benim yıldızları.” diyordu.
Ayrılık vaktiydi…
Zamanın dudaklarında hüzzam türküler vardı.
O yıl…
Mekke'yi son defa görmüş, Veda Hacc'ını yapmış, Veda Hutbesi'nde;
“Ey insanlar söyleyeceklerimi iyi belleyin; çünkü bu yıldan sonra sizinle buluşacağıma ihtimal vermiyorum.” demişti.
Güneş doludizgin guruba koşuyordu…
Zamanın dudakları veda busesindeydi.
Yüreklerde yangın yüzlerde hüzün vardı.
Mahzun bakışlı Yetim, gecenin geç vakitlerinde Ka'be'ye geldi.
Bir zamanlar; bir başına burada namaz kılmış, burada tartaklanmış, burada hakaretlere maruz kalmış ve yine buradan göklere yükselerek ilahi teselliyle taltif edilmişti.
Geceler boyunca çöllerde kız çocuklarının minik yüreklerinden çığlıklanan feryatlar…
Kölelerin ve zayıfların derilerinde ıslıklanan kırbaçlar…
Taif'ten dönerken taşlandığı günler… Gerilerde kalmıştı.
Yine o yıl…
Uhud şehitleriyle de vedalaşmıştı.
Medine'nin ilk muhaciri Mus'ab oradaydı. Sanki elinde sancak öylece duruyordu.
“Rasulullah'a selam söyleyin. Uhud'un verasından Cennet'in kokusunu duyuyorum.” diyerek son nefesini veren Sa'd b. Rebi' orada yatıyordu.
Amcası Hz. Hamza iki elinde iki kılıç yine önüne kattığı küffarı kovalıyordu.
“Yakında yanınıza geliyorum.” diyerek dualar etti.
Ve yine aynı yıl…
Daha bir kaç gün önce…
Cennet'ül Baki kabristanına giderek önden gidenlerle de vedalaşmıştı.
Her şey ayrılıktan dem vuruyordu.
Cibril'le her yıl bir mukabele okuyorlardı.
O yıl iki defa okumuşlardı.
Aralıksız 23 yıl boyunca sağanak sağanak yağan vahiy yağmurları da dinmişti.
Ve son günleriydi…
Artık olmayacaktı kıyamete kadar...
Kızgın şişler girip çıkıyordu Medine'nin yaralı yüreğine.
Kalbi durmuştu Peygamber Şehri'nin.
Genç Üsame, getirdi bayrağı Peygamber'in kapısının önüne dikti.
Ateşe düşmüş bir yaprak gibi tutuşmuş yanıyordu bayrak.
Ve mahzun mahzun dalgalanıyordu.
Şimdi o bayrak, bir serdar bekliyor…
Ve o bayrak yeni bir rüzgâr bekliyor…
Logged

SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
29 Haziran 2008, 15:34:23
Amin€

''Bakmayın benim böyle küçük olduğuma.. Benim Kocaman bir yüreğim var... Alemlerin rabbinin konuk olduğu...''

Minare Team

*****


Üye No : 5293

Yaş : Yok

Nerden : Tavşanlı

Konu  : 569

Mesaj : 5,474

Aldığı Teşekkür 53
HanZala...
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 29 Haziran 2008, 15:34:23 »

Allah razı olsun abi...Okuduğum en güzel şiirlerden bi tanesi.Şairi kim acaba?

Rabbim bizleri  o sevgililer sevgilisinin ÜMMETİM dediği kullardan eylesin.Cennetinde cemalini görmeyi nasip-i müyesser eylesin.....
Allahümme salli ale seyyidina muhammed...
Logged




 
30 Haziran 2008, 14:35:37
ASYALI

ASYALI

Yazar

*


Üye No : 8194

Nerden : İstanbul

Konu  : 100

Mesaj : 748

Aldığı Teşekkür 20
Offline
« Yanıtla #2 : 30 Haziran 2008, 14:35:37 »

Allah razı olsun abi...Okuduğum en güzel şiirlerden bi tanesi.Şairi kim acaba?

Rabbim bizleri  o sevgililer sevgilisinin ÜMMETİM dediği kullardan eylesin.Cennetinde cemalini görmeyi nasip-i müyesser eylesin.....
Allahümme salli ale seyyidina muhammed...
Ecmain.
Binler amin inşaallah
Logged

SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Ay Doğdu Üzerimize Veda Tepelerinden… Makale ve güzel Yazılar... TaHiR 3 3882 Son Mesaj 08 Mayıs 2007, 19:24:58
Gönderen: MujaHiD
VEDA HUTBESI Hayatı benefsecun 10 1740 Son Mesaj 09 Kasım 2008, 18:07:58
Gönderen: zinnet
VEDA... Serbest Bölüm kerasus 3 359 Son Mesaj 26 Temmuz 2008, 18:58:29
Gönderen: BERRE
Ramazana Veda... Sohbet Mekanı « 1 2 3 » a.s.gül 39 1548 Son Mesaj 30 Eylül 2008, 11:36:55
Gönderen: celo03
El-Veda Sizin Kaleminiz Elam 7 274 Son Mesaj 11 Ekim 2008, 16:17:11
Gönderen: Elam
VEDA HUTBESI Peygamberlerin Hayatları by_handsome 0 138 Son Mesaj 28 Ekim 2008, 14:53:59
Gönderen: by_handsome
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri