| 06 Aralık 2007, 23:26:40 |
|
|
 |
« : 06 Aralık 2007, 23:26:40 » |
|


Selamı Kısaltmayalım
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم / Bismillahirrahmanirrahim..
Geçen gün bir dostumdan elektronik mektup aldım.Dostum,mektubuna şöyel başlıyordu:"sa".Bböyle kısaltılıyordu herhalde güzelim selamımız...Ben de cevaben yazdığım mektuba şöyle başladım:"Aleyküm selam,ben güzelim selamımızı kısaltmamayı tercih ediyorum.Daha doğrusu hiçbir şeyi kısaltmıyorum.Sanki selamı kısaltarak hayatı uzatabilecekmiyiz?"Sonra o an ,düşünmeden yazdığım bu cümlenin aslında önemli bir hakikatin altını çizdiğini fark ettim.Önemli bir hakikat dediğim,önemli bir soru aynı zamanda.Selamı kısaltmak hayatı uzatırmı?Bir de bu sorunun uzantısı diyebileceğimiz sorular var.İnsan,selamdan tazarruf edilerek uzatılan bir ömrün uzatmalarını nasıl değerlendirir acaba?Veya "selamı yaymak"tavsiye edilmişken,selamı kısaltarak kazandığımız vakitlerde neyi yayıyoruz? Bir zamanlar meşhur bir çin hikayesi okumuştum.Oldukça derin bir mevzu aslında;ama ilk bakışta fıkra gibi değerlendirilmeside mümkün. Genç çinli,heyecanla yaşlı çinliye anlatıyor: -Duydun mu yeni bir araba icat etmişler. -....... -Kömürle çalışıyormuş. -..... -Yaylar üzerinde su gibi akıyormuş. -.... -Eskiden üç ayda aldığımız yolu artık üç günde alacağız. -Eskiden doksan günde gittiğin yere,artık üç günde mi gideceksin yani? -Evet. -Peki,kalan seksen yedi günde ne yapacaksın Mühim doksan günlük yolu üç güne indirebilmek değil demek ki.Bunu yaparken geri kalan seksen yedi günüde kazanç hanesine yazabilmenin yolunu bulmak lazım.Çünkü eşyanın tabiatı gereği bu alemde boşluğa yer yoktur.Bir şeyi boşaltmayı düşünüyorsan-zaman olsun,mekan olsun farketmez-nasıl doldurucağınıda düşünmeliisin.Ve de vakit fevt etmeden hemen doldurmalısın. Boşluklarımız,biz doldurmasak da,boş kalmaz zira.Su uyur düşman uyumaz.Nefsin ve şeytanın karanlık orduları gözlerini dört açmışlar,bekliyorlar.Bir rivayette,Hz.Adem Aleyhisselam'a can verilmeden iblis gelmiş,ağzından girmiş,içinde dolaşıp burnundan çıkmış,deniyor.Sonra da şöyel demiş:"Ben bunun içinde rahatça dolaşırım.Çok boşluğu var." O kadar çok ki boşluğumuz.Zaaflarımız,öfkelerimiz,arzularımız o kadar çok ki..Bize 'ı hatırlatan arkadaşlarımızla doldurmasak o boşluğu,sohbet'i Canan'la doldurmasak,o boşluk kim bilir neyle dolacak. Bediüzzaman Hazretleri muhatabına uygun selamlarla başlıyor mektuplarına.Bir mektubunda:"Es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü bi adedi dekaiki eyyami'l-fırak"diyor.Ayrılık günlerinin dakikaları adedince 'ın selamı,rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Selamı yaymakken vazifemiz,"selam ülkesi olan Cennet"e ulaşmakken arzumuz,orada ne boş bir söz,ne de günaha sokan bir laf işitilmeyeceği,işitilen sözün hep"Selam!Selam!"muhtevalı olacağı bildirilmişken bir de,ne olur bizde yayabildiğimiz kadar yaysak"Selam'ı,selamlaşmalarımızı uzatabildiğimiz kadar uzatsak... Yerine daha güzel,daha hayırlı bir şey ikame edemeyeceksek,selamı kısaltmanın bir manası var mı ki? Yaşadığınız günlerin dakikaları adedince 'ın selamı,rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
ALINTIDIR
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
| 07 Aralık 2007, 00:00:21 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 07 Aralık 2007, 00:00:21 » |
|
 razı olsun çok güzel bir konuya değinilmiş anlayana tabi...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 13 Ocak 2008, 16:50:59 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 13 Ocak 2008, 16:50:59 » |
|
Geçen gün bir dostumdan elektronik mektup aldım. Dostum,mektubuna şöyel başlıyordu:"sa". Böyle kısaltılıyordu herhalde güzelim selamımız... Ben de cevaben yazdığım mektuba şöyle başladım:"Aleyküm selam,ben güzelim selamımızı kısaltmamayı tercih ediyorum.Daha doğrusu hiçbir şeyi kısaltmıyorum.Sanki selamı kısaltarak hayatı uzatabilecekmiyiz?"Sonra o an ,düşünmeden yazdığım bu cümlenin aslında önemli bir hakikatin altını çizdiğini fark ettim. Önemli bir hakikat dediğim,önemli bir soru aynı zamanda. Selamı kısaltmak hayatı uzatırmı? Bir de bu sorunun uzantısı diyebileceğimiz sorular var. İnsan,selamdan tazarruf edilerek uzatılan bir ömrün uzatmalarını nasıl değerlendirir acaba? Veya "selamı yaymak"tavsiye edilmişken,selamı kısaltarak kazandığımız vakitlerde neyi yayıyoruz? Bir zamanlar meşhur bir çin hikayesi okumuştum. Oldukça derin bir mevzu aslında;ama ilk bakışta fıkra gibi değerlendirilmeside mümkün. Genç çinli,heyecanla yaşlı çinliye anlatıyor: -Duydun mu yeni bir araba icat etmişler. -....... -Kömürle çalışıyormuş. -..... -Yaylar üzerinde su gibi akıyormuş. -.... -Eskiden üç ayda aldığımız yolu artık üç günde alacağız. -Eskiden doksan günde gittiğin yere,artık üç günde mi gideceksin yani? -Evet. -Peki,kalan seksen yedi günde ne yapacaksın? Mühim doksan günlük yolu üç güne indirebilmek değil demek ki.Bunu yaparken geri kalan seksen yedi günüde kazanç hanesine yazabilmenin yolunu bulmak lazım.Çünkü eşyanın tabiatı gereği bu alemde boşluğa yer yoktur.Bir şeyi boşaltmayı düşünüyorsan -zaman olsun,mekan olsun farketmez -nasıl doldurucağınıda düşünmeliisin.Ve de vakit fevt etmeden hemen doldurmalısın. Boşluklarımız,biz doldurmasak da,boş kalmaz zira.Su uyur düşman uyumaz.Nefsin ve şeytanın karanlık orduları gözlerini dört açmışlar,bekliyorlar.Bir rivayette,Hz.Adem Aleyhisselam'a can verilmeden iblis gelmiş,ağzından girmiş,içinde dolaşıp burnundan çıkmış,deniyor. Sonra da şöyel demiş: "Ben bunun içinde rahatça dolaşırım.Çok boşluğu var." O kadar çok ki boşluğumuz.Zaaflarımız,öfkelerimiz,arzularımız o kadar çok ki..Bize 'ı hatırlatan arkadaşlarımızla doldurmasak o boşluğu,sohbet'i Canan'la doldurmasak,o boşluk kim bilir neyle dolacak. Bediüzzaman Hazretleri muhatabına uygun selamlarla başlıyor mektuplarına.Bir mektubunda:"Es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü bi adedi dekaiki eyyami'l-fırak"diyor.Ayrılık günlerinin dakikaları adedince 'ın selamı,rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Selamı yaymakken vazifemiz,"selam ülkesi olan Cennet"e ulaşmakken arzumuz,orada ne boş bir söz,ne de günaha sokan bir laf işitilmeyeceği,işitilen sözün hep"Selam!Selam!"muhtevalı olacağı bildirilmişken bir de,ne olur bizde yayabildiğimiz kadar yaysak"Selam'ı,selamlaşmalarımızı uzatabildiğimiz kadar uzatsak... Yerine daha güzel,daha hayırlı bir şey ikame edemeyeceksek,selamı kısaltmanın bir manası var mı ki? Yaşadığınız günlerin dakikaları adedince 'ın selamı,rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Hüdayi CAN
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 13 Ocak 2008, 18:04:52 Gönderen: Hak_yol »
|
Logged
|
ELI BOS VARILMAZ VARILAN YERE, BOS GELMEDIM YA RAB, BEN SUC GETİRDİM... DAGLAR CEKMEZKEN O AGIR YÜKÜ, IKI KAT SIRTIMDA, PEK GÜC GETİRDİM.
~yalan dünya~
|
|
|
| 13 Ocak 2008, 18:12:59 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 13 Ocak 2008, 18:12:59 » |
|
Selamın s.a, a.s. gibi hoş olmayan ifadelerler kısaltılmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Zaten "Bu Forumda Yazım Hatası Yapmak Yasaktır!" konusunda da bunun önüne geçmeye çalışıyoruz.
Anlayana inşaAllah(!)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Ocak 2008, 18:32:30 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 13 Ocak 2008, 18:32:30 » |
|
-Eskiden doksan günde gittiğin yere,artık üç günde mi gideceksin yani? -Evet. -Peki,kalan seksen yedi günde ne yapacaksın? [/b]  Çok güzel. Eline sağlık.  Sadece selamın kısaltılmasıyla bitse ne iyi..Hayatımızda her şeyi kısaltıyoruz 
|
|
|
|
|
Logged
|
 chi begam? har chi begam fayde nadare...چي بگم.. هر چي بگم فايده نداره
|
|
|
| 14 Ocak 2008, 10:20:19 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 14 Ocak 2008, 10:20:19 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 14 Ocak 2008, 10:22:25 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 14 Ocak 2008, 10:22:25 » |
|
önemli bi konu teşekkürler
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 14 Ocak 2008, 10:53:28 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 14 Ocak 2008, 10:53:28 » |
|
"selamı yaymak"tavsiye edilmişken,selamı kısaltarak kazandığımız vakitlerde neyi yayıyoruz? 
Hak'lı-sınız efendim.. haklısınız.. selâmetle kalınız..
|
|
|
|
|
Logged
|
Efendim,
Bir hayrân kaldığımız, dedik ya.. Biz, Allahu Teâlâ'nın hangi "var yada yok'una" hayrân kalmadık ki.. Hangi tâvsiyye yada emrine "-Peki, efendim." demedik ki.. Yeryüzünü, hatırına hâlâ paramparça edmediği, o en güzel kul, Peygâmber Efendimiz(s.a.v.)'in hangi haberini hissedmeden geçtik ki..
Size bir ip-ucu, Duâ'yı ve ilmi bırakmayınız!
Sizi, Peygâmber'e komşu eder..
|
|
|
| 14 Ocak 2008, 23:31:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 14 Ocak 2008, 23:31:06 » |
|
Zikir olsun salavat olsun, Arabi nazımla güzelce telaffuz edilmesi ibadettir.
Mesala hadis-i şerifte Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
" Kim bir yazıda Benim üzerimde salavat getirirse, ismim o kitabda devam ettiği müddetçe melekler yazana istiğfar etmekten ayrılmazlar. "
Bazı kisiler, yazılarında (S.A.V.) yazıyorlar.Bu doğru değildir. En azından sahibini bu sevabdan mahrum kılar..
Nitekim Hafız İbnu Sulah diyor ki:
" Bazı gafil insanlar, yazı yazmak esnasında Peygamberin ismini yazarlarken cimrilik veya tembelliğe kapılarak avam talebeleri gibi sallallahu aleyhi ve sellem yerine " salalem " yazmaktadırlar. Bu doğru değildir."
Türkçemizde de telifçiler, yazarlar, bu belanın dolusuna yakalanarak S.A.V. yazmaktadırlar. Ne tuhaf !..
İmam Şa'rani diyor ki:
" Böyle yazanlar, ya cimriliğe kapılmış, mürekkeb ve ve kağıdı kadar Peygamberi sevmemiş, ya tembelliğe yakalanmış, parmaklarının yorulmasından vazgeçmiş, dolayısıyla O Habib-i A'zam'ı sevmemiş.
Yahud da " Kim bir yazıda Benim üzerimde salavat getirirse, İsmim o kitabda devam ettiği müddetçe melekler yazana istiğfar etmekten ayrılmazlar." mealindeki hadis-i şeriften gafil kalmıştır...
İktibas: DUA s.110 İsmail Çetin Dilara Yayinlari
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 26 Haziran 2008, 23:18:07 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 26 Haziran 2008, 23:18:07 » |
|
RABBİM razı olsun.... çok çok değerli bir paylaşımdı...
Selâmı yaymakken vazifemiz, “selâm ülkesi olan Cennet”e ulaşmakken arzumuz, orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir lâf işitilmeyeceği, işitilen sözün hep “Selâm! Selâm!” muht*******ı olacağı bildirilmişken bir de, ne olur biz de yayabildiğimiz kadar yaysak “selâm”ı, selâmlaşmalarımızı uzatabildiğimiz kadar uzatsak…
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 26 Haziran 2008, 23:30:25 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 26 Haziran 2008, 23:30:25 » |
|
 razı olsun. Doğru bir söz. "selamı kısaltarak hayatı uzatabiliyor muyuz?" Bundan sonra  'ın izniyle İnşa  daha dikkatli oluruz.
|
|
|
|
|
Logged
|
" EY KALPLERİ ÇEVİREN  'IM! KALBİMİ DİNİN ÜZERİNE SABİT KIL! (sav)" Dost istersen yeter, Arkadaş istersen KUR'AN yeter, Düşman istersen NEFSİN yeter, Zenginlik istersen KANAAT yeter, Nasihat istersen ÖLÜM yeter.
|
|
|
| 27 Haziran 2008, 00:59:28 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 27 Haziran 2008, 00:59:28 » |
|
 razı olsun. Benim de muzdarip olduğum konulardan biri. slm, s.a., a.s., sav., ra. vesair. Selam'ı selam gibi yazmayı beceririz inşaallah.
|
|
|
|
|
Logged
|
(-0) + (+0)= -0,0 (1'e hasret kaldım)
Ölümün bana uzak olduğu kadar ölüme aşığım.
|
|
|
| 27 Haziran 2008, 02:41:15 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 27 Haziran 2008, 02:41:15 » |
|
ben bu kısaltmaları çok kullanıyordum.. güzel bir konu olmuş. normalde şimdi "ARO olsun yaren kardeş" derdim. uzun yazayım:  (celle celalüh) -bunu da kısa yazıyordum- razı olsun yaren kardeş. dikkat edelim (edeyim) inşaAllah..
|
|
|
|
|
Logged
|
Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan; Bana bir ben lazımım bir de Anlayan.. Kim bildiği ile amel ederse (celle celalühü) onu bilmediklerine varis kılar.. (Hadisî Şerif)"Musibetler çoktur; fakat musibetlerin en büyüğü vakti boşa geçirmektir." el hayr-u fî mahtarahullah -
'tan (azze ve celle) gelen herşey hayırlıdır.
|
|
|
| 27 Haziran 2008, 22:36:15 |
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 27 Haziran 2008, 22:36:15 » |
|
sadece selamımı ! neleri kısaltıyoruz kısacık hayatımızda ... Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapönemli bir hatırlatma ; 
|
|
|
|
|
Logged
|
"Kurşunun hesabını üç kişi bilir: Bir kurşunu veren, bir kurşunu ateşleyen, bir de kurşunu yiyen…"
|
|
|
|