|
|
 |
« : 10 Mayıs 2007, 08:44:42 » |
|


İslâm Dini kadar güzel ahlaka önem veren bir başka din veya düşünce sistemi göstermek mümkün değildir. Öyleki Peygamber Efendimiz "İslâm, güzel ahlâktır" buyurmuştur. Hz. Peygamberin güzel ahlâka teşvik eden bir çok güzel sözü vardır.
"Mü’minlerin îmanca en kamil olanı, ahlâkI en güzel olanıdır" "İçinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde bana en yakın olanlarınız, ahlaki en güzel olanlarınızdır" hadisleri bunlardan sadece ikisidir. Kur’an-ı Kerim’de adalet, ahde vefa, affetme, alçak gönüllülük, ana-babaya itaat, sevgi, kardeşlik, barış, güvenirlilik, doğruluk, birlik, beraberlik, iyilik, ihsan, iffet, cömertlik, merhamet, müsamaha, tatlı dilli olma, güler yüzlülük, temiz kalplilik gibi güzel ahlâki hasletlere teşvik eden ve zulüm, haksizlik, riya, haset, gıybet, çirkin sözlülük, asık suratlılık, cimrilik, bencillik, kıskançlık, kibir, kin, kötü zan, israf, bozgunculuk... gibi kötü hasletlerden nehyeden pek çok âyetin yer alması, Kur’an’da ahlaka ne kadar önem verildiğinin bir göstergesidir.
Peygamber Efendimizin güzel ahlaka teşvik eden ve kötü hasletlerden nehyeden hadisleri ise neredeyse bir kitap oluşturacak kadardır. O sadece bu sözleri söylemekle kalmamış, güzel ahlaki bizzat yasayarak insanlara örnek olmuş ve öğretmiştir.
Bu yüzden O’nun ahlaki, İslâm ahlakinin en güzel tatbikatını oluşturmaktadır. İste bu sebeple burada peygamberimiz Hz. Muhammed’in güzel ahlakından az da olsa sözetmek istiyoruz(*). Çünkü O gerçekten en güzel örnektir:
Peygamber Efendimiz güler yüzlü, nazik tabiatlı, ince ve hassas ruhlu idi. Kati yürekli, sert ve kırıcı değildi. Ağzından sert ve kaba hiçbir söz çıkmazdı. Başkalarını tenkit etmez, kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı. Yanlış ve hoşlanmadığı bir davranış görürse "içinizden bazı kimseler, söyle söyle yapıyorlar..." Şeklinde, bu davranışları yapanların kim olduklarını belli etmeden ve hiç kimseyi kırmadan yanlışı ve hataları düzeltirdi. Kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinlerdi. Tartışmayı sevmez, sözügereğinden çok uzatmazdı. Kendini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmaz, kimsenin gizli hallerini araştırmazdı. ’a hürmetsizlik olmadıkça, sahsına yapılan kötülükleri, ne kadar büyük olursa olsun, bağışlar, eline imkan geçince öç almayı düşünmezdi.
Son derece iffet ve haya sahibiydi. Bütün insanları eşit tutar, zengin fakir, efendi-köle, büyük-küçük ayrımı yapmazdı. Her bakımdan kendisine güvenilirdi. Verdiği sözü mutlaka zamanında yerine getirirdi. Dürüstlükten ayrıldığı, saka bile olsa yalan söylediği hiç görülmemiştir. Bu yüzden O’na henüz peygamberlik verilmeden önce "Muhammed’ül-Emin" denilmişti. Nitekim Peygamberliğini haber verdiği zaman, iman etmeyenler bile O’na "yalancı, yalan söylüyor" diyememiştir. En yakın akrabalarını safa tepesinde toplayıp onlari İslâm’a davet için, "Size su dağın arkasında düşman atlılarının bulunduğunu söylesem, bana inanırmısınız?" dediği zaman: "Hepimiz inanırız. Çünkü sen yalan söylemezsin" diye cevap vermişlerdi. Kendisi böyle olduğu gibi, herkesin dürüst olmasını isterdi. "Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk, iyilik ve hayra götürür. İyilik ve hayır da, kişiyi Cennete ulaştırır. Kişi doğru söyleyip doğruluğu aradıkça, katında sıddıklar zümresine yazılır. Yalan sözden ve yalancılıktan sakınınız; Çünkü yalan insani kötülüğe sevkeder. Kötülük de kişiyi Cehennem’e götürür. İnsan yalan söylemeğe ve yalan aramağa devam ede ede, katında nihayet yalancılardan yazılır" buyurmuştur.
Rasûlüllah (s.a.v.) insanların en cömerdi ve en kerimiydi. Eline gecen her şeyi muhtaçlara dağıtır, kimseyi eli boş çevirmezdi. (*)
Peygamberimizin ahlakini özetleyen bu kısım. Kısmî tasarruflarla İrfan YÜCEL’in "Peygamberimizin Hayati" adli eserinden iktibas edilmiştir. Son derece mütevâzı ve alçak gönüllü idi. Bir topluluğa geldiğinde, kendisi için ayağa kalkılmasını istemez, nereyi bos bulursa, oraya otururdu. Arkadaşları arasında otururken ayaklarını uzatmazdı. Arkadaşları her işini yapmayı kendileri için şeref ve cana minnet saydıkları halde, bütün islerini kendi görür, ev islerinde hanımlarına yardim ederdi. Methedilmesini ve aşırı hürmet gösterilmesini istemezdi. Fakir kimselerle düşüp kalkmaktan, yoksulların, dulların, kimsesizlerin islerini görmekten zevk alırdı. Bulduğunu yer, bulduğunu giyer, hiç bir şeyi beğenmemezlik etmezdi. Yiyecek bir şey bulamayınca, aç yattığı da olurdu.
Bütün islerini tam bir düzen ve nizam içinde yapardı. Namaz ve ibadet vakitleri, uyku ve istirahat için ayırdığı saatler, misafir ve ziyaretçilerini kabul edeceği hep belliydi. Vaktini boşa geçirmez, her ânini faydalı bir isle değerlendirirdi. "İnsanların çoğu, iki nimetin kıymetini takdirde aldanmışlardır: "Sıhhat ve boş vakit", buyurmuştur.
İnsanı en yakından tanıyan, onun iç yüzünü ve bütün gizli hallerini en iyi bilen, şüphe yok ki eşidir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) ilk vahiyden sonra gördüklerini anlattığı zaman eşi Hz. Hatice:
" ’a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hak hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, işini görmekten aciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Müsafiri ağırlarsın, Hak yolunda herkese yardım edersin..." diyerek O’nun peygamberliğini hemen kabul etmiş, en küçük tereddüt göstermemiştir.
Çocukluğundan itibaren Medine’de 10 yıl hizmetinde bulunan Hz. Enes: "Rasûlüllah (s.a.v)’e 10 yıl hizmet ettim. Bir kere bile canı sıkılıp, öf, niçin böyle yaptın, neden şunu yapmadın, diye beni azarlamadı" demiştir.
Peygamber Efendimizin bizzat yaşayarak, uygulayarak çizdiği bu ahlaki tablo, hiç şüphesiz İslâm ahlâki hakkında bir fikir vermektedir.
*Kendisi için istediğini başkası için de istemek, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamak,
*Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak,
*Küçüklere sevgi büyüklere saygı,
*Affetmek, hoşgörülü davranmak, başkalarının kusurlarını araştırmamak,
*Öfkeye hakim olmak,
*Sözünde durmak, ahde vefa göstermek,
*Doğruluk ve dürüstlükten zerrece taviz vermemek,
*Güvenilir olmak,
*Kibirden gururdan sakınmak mütevazî olmak,
*Cimrilikten, tamahtan uzak durmak,cömert olmak,
*Her hususta sabırlı olmak,
*Asla adaletten ayrılmamak,
*Maddi ve manevi temizliğe riayet etmek,
* ’ın kendisine verdiği sağlığına ve sıhhatine çok dikkat etmek,
*Boş vakitlerini hayırlı işlerde değerlendirmek,
Ve benzeri yüzlerce muazzam ahlâkî prensibe özenle yer verilmektedir.
[ AHLAK ]
İslam Dininde ahlakın büyük bir önemi vardır. İslâm'ın gayesi; insanları güzel ahlak sahibi
yaparak olgunlaştırmaktır.
İslam Peygamberi Hz. Muhammed (A.S.) şöyle buyurmuştur.
"Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.
Bir müslümanın değeri, ahlakının güzelliği ile ölçülür. Bu konuda, Hz. Peygamber, kendisine en sevimli olanların, güzel ahlak sahipleri olduğunu bildirmiş. '' katında en sevgili kullar kimlerdir?'' sorusuna da, ''Ahlakı en güzel olanlardır" cevabını vermiştir
[ SEVGİ VE MERHAMET ]
Sevgi ve Merhamet Ahlâkî davranışların temelinde insan sevgisi önemli yer tutar. Bu sebeple olgun müslüman olabilmenin şartlarından biri de bu sevgidir.
Kalbi sevgi ile dolu olan Hz. Muhammed (A.S.).şöyle buyuruyor'
"Birbirinizi sevmedikçe olgun mü'min olamazsınız."
Kalblerdeki sevginin göstergesi insanlara iyilik yapmak, şefkat ve merhametle muamele etmektir.
Hz. Muhammed (A.S.) buyuruyor ki:
"Merhamet edenlere, da merhamet eder."
İslam'da sevgi ve merhamet sadece insanlığı değil; bütün yaratıkları içine alır. Hz. Muhammed (A.S.) "Bir kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olan kadının azap göreceğini, susayan bir köpeğe acıyarak su içiren günahkar bir kişinin de bu davranışı ile (c.c.) tarafından bağışlandığını" haber vermiştir.
[ HOŞGÖRÜ ]
Müslüman, hoşgörü sahibi ve bağışlayıcıdır (c.c.) gerçek müminleri "Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler" diye övmüştür
(AI-i İmran Suresi ayet: 134)
Hoşgörü konusunda Hz. Muhammed (A.S.) en güzel örnektir Müslümanlar, sadece kendi din kardeşlerine değil diğer dinlerden olanlara da hoşgörülü davranmak zorundadırlar
[ DOĞRULUK ]
Doğruluk önemli bir ahlak kuralıdır. ( c.c.) şöyle buyu ruyor:
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol." (Hud Suresi, ayet: 112)
[ ADALET VE İNSAN HAKLARI ]
Adalet ve insan haklarına saygı İslam'ın değişmez:" prensiplerindendir.
Yüce (c.c.) buyuruyor ki:
Adaletli davranın. Şüphesiz , adil davrananları sever ." (Hucurat Suresi, ayet:9)
Hz. Muhammed (A.S.) 632 yılında yüz binden fazla müslümana irat ettiği tarihi hutbesinde;
Bütün insanların eşit olduğunu, can, mal ve namuslarının kutsal olup her türlü tecavüzden korunduğunu cihana ilan etmiştir.
Bunlar , insanların dokunulmaz haklarıdır.
Müslüman, başkalarının hakkına saygı göstermek ve insanlara zarar verecek davranışlardan sakınmak mecburiyetindedir . Ancak, bu yeterli değildir. Kişinin olgun bir Müslüman olabilmesi, kendisi için sevip arzu ettiği şeyleri başkaları için de arzu etmesine bağlıdır.
Hz. Muhammed (A.S.) şöyle buyuruyor.
"Sizden hiçbir kimse kendisi için sevdiği bir şeyi, kardeşi için de sevmedikçe gerçek mümin sayılmaz."
[ İSLAM'DA KADIN VE ÇOCUK ]
Çocuklara sevgi ve şefkatle muamele etmek, kadınlara karşı iyi davranmak İslam'ın önemle tavsiye ettiği ahlak ilkelerindendir, Hz. Muhammed (A.S.) şöyle buyuruyor.
"Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimizi saymayan bizden değildir."
"Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı en iyi davranananızdır ."
[ ÇALIŞMAK ]
Çalışıp kazanmak dinin emridir. Tembellik, müslümana yakışmayan bir davranıştır.
(c.c.) şöyle buyuruyor:
"Dünyadaki nasibini de unutma." (Kasas Suresi, ayet:77)
İyi müslüman, hem dünya hem de ahiret için çalışan kimsedir. Bu konuda Hz. Muhammed (A.S.) buyuruyor ki:
"Sizin hayırlınız; dünyası için ahiretini terketmeyen, ahireti için de dünyasını terketmeyip her ikisi için çalışan ve başkalarına yük olmayandır "
[ TEMİZLİK ]
Temizlik müslümanın en önemli özelliklerinden birisidir. Bu hem maddi, hem de manevi temizliktir.
Müslüman, kalbini kötü duygu ve düşüncelerden, bedenini ve çevresini de temiz olmayan şeylerden arındıran kişidir.
Yüce (c.c.) buyuruyor ki:
"Şüphesiz ki , çokca tevbe edenleri ve iyice temizlenenleri sever."
Hz. Muhammed (A.S.) temizliğin önemi hakkında şöyle buyuruyor:
"Temizlik İmandandır."
"Temizlik İmanın Yarısıdır."
"Çevrenizi Temiz Tutunuz."
[ MUTLULUĞUN KAYNAĞI ] İnsanların mutluluğunu amaçlayan İslam prensipleri şu iki cümlede özetlenir:
1- (c.c.)' ın emirlerine saygı.
2- Yaratıklarına karşı şefkat ve merhamet.
Gerçek müslüman da bunları yerine getiren insandır, dünyada huzurun, ahirette ebedi mutluluğun yolu da budur...
|