| 02 Aralık 2007, 16:22:13 |
|
|
 |
« : 02 Aralık 2007, 16:22:13 » |
|


DALKAVUK Sokrat, asla hoşlanmadığı dalkavuk türü adamlardan biriyle konuştuktan sonra:
“Söylediğim bu kadar şeyden hiç olmazsa birine itiraz et be kardeşim,” demiş. “Böylelikle iki kişi olduğumuzu anlayayım.”
ŞEYTANA KIZIYORUM
Fudayl bin İyaz, kendisine:
“Falanca senin haysiyetinle oynuyor,” denildiği zaman:
“Vallahi, ben, bunu sana emreden şeytana kızıyorum,” der ve sonra ilâve edermiş:
“ ım, eğer o kulun doğru söylüyorsa, beni affet; yalan söylüyorsa onu affet.”
HOCA NASİHATİ
Prof. Dr. Süheyl Ünver, birgün hocası Prof. Dr. Âkil Muhtar Özden’e:
“Biz sizin yarınız kadar olsak” demiş. Hocası kızmış ve şunu demiş:
“Süheyl! Sen benim yarım, senin taleben de senin yarın olursa, sonra ortada birşey kalmaz. Sen beni geçmelisin...”
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 11 Haziran 2008, 00:54:04 |
|
|
|
| 11 Haziran 2008, 17:23:25 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 11 Haziran 2008, 17:23:25 » |
|
filozof diyojen bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. ikisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. mağrur zengin, hor gördüğü filozofa : 'ben bir serserinin önünden kenara çekilmem' der. diyojen kenara çekilerek şu cevabı verir: 'ben çekilirim'
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 11 Haziran 2008, 17:27:32 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 11 Haziran 2008, 17:27:32 » |
|
bir toplantıda bir genç Mehmet Akif'i küçük düşürmek ister: 'afedersiniz siz aslında şair değil veterinermişsiniz doğru mu?' Mehmet akif şöyle yanıtlamış: 'evet bir yeriniz mi ağrıyordu?'
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|