İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: “BU FANİ ÖMÜR BİTTİ; AZ ÖNCE!”  (Okunma Sayısı 670 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
24 Temmuz 2007, 00:18:18
Gül-i rânâ

Alışıyorum

*


Üye No : 201

Yaş : Yok

Nerden : Lâ edrî

Konu  : 20

Mesaj : 151

Aldığı Teşekkür 18
Offline
« : 24 Temmuz 2007, 00:18:18 »






Kendimize göre ne kadar emîniz. Hayatımızda hiç kimseyi aldatmadık! Belki alenen kimseyi aldatmadık, oyalamadık. Fakat farkına varmadan oyaladığımız, aldattığımız birisi var: Kendimiz...

Her zaman sığındığımız bir kelime: “Biraz sonra yaparım.” Dilimizde küçük bir cümle… O anda rahatlatıcı bir ilaç gibi.

Çocukken alışmışızdır; annemiz çağırdığında, “Biraz sonra giderim.” “Ödevlerimi yarın yaparım.” Derken gençlik zamanımız geldi. Ertelemekten hiçbir şey yapamadık! Kazandığımız bir tek kuytu kafes var: “AZ SONRA!”
Yememizde, içmemizde kısacası fânî ömrümüzde hiç aksama yok. Hatta sipariş verdiğimiz bir yemek on dakika gecikse kıpır kıpır olur, yerimizde duramaz, “Vücûdumuzun gıdası!” deriz. Peki, ya rûhumuzun gıdası olan namazımız, ibâdetlerimiz gecikince neler oluyor? O kadar huzursuz oluyor muyuz? Niye huzursuz olalım ki, ilâcımız hazır: “AZ SONRA!”

“Bugünün işini yarına bırakma!”,”Bir günün öncekinden daha mükemmel olsun!” düsturlarına rahatlıkla göz yumabiliyoruz! Derken bir gün, bir ay, bir yıl, bir ömür geçip gidiyor…

Az bir ömür olan dünya hayatı için “Az sonra!” denilebilir. Fakat ilim veya ibâdet cihetinde bu kafes bizi hüsrâna sürüklüyor. Söz gelimi ibâdetteki sabrımızı sağa sola dağıtırsak, merkezi zayıflatırız. Yani o andaki vakti öldürür, nefis düşmanının silahını kuvvetlendiririz.

Gençliğini hep ertelemekle geçiren bir insan sayısız nimetleri kaybeder. Başta Peygamberimiz (sav)’in, “Sancağımdan başka hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde Allah’a ibâdet ile büyüyen gençler benimledir.” mükâfatından mahrum kalır. “İhtiyarlayınca yaparım!” der, ömür biter!

İşlediği bir kusurda tövbesini erteleyen kimse kiri birikmiş çamaşır gibidir. Bedîüzzaman Hazretleri’nin dediği gibi “Günah, kalbi siyahlandıra siyahlandıra nûr-ı îmânı kalpten çıkarır.” Tövbesiz bir seher vakti, bir Berat, bir Kadir, geçer giderken diğer Berata kadar belki ömrü biter. Beynimizde yine aynı efsunlu bir levha: “BİR DAHAKİ SENEYE!”

Hiç düşündük mü? Sahâbe-i Kirâm, Kur’ân ve sünneti yaşamakta bizim gibi değillerdi. Doğrusu biz onlar gibi hiç olamadık! Onlar, kızgın kumlarda namaz kıldılar, oklar arasında tövbe ettiler. Hatta bazı sahâbeler îman ettiler, cihat ettiler, bir namaz vaktine dahi erişemeden şehit oldular.

Rahmetli dedem anlatırdı: Bir gün dokuma tezgâhında çalışan bir işçi, patronundan namaz kılmak için izin ister. Îman ve itâatten nasipsiz zavallı patron, işçiye der ki: “Namaz kazâ olur, iş kaza olmaz!” Bu hâtıra zaman zaman aklıma gelir. Bizim namazımız, ilmimiz gibi uhrevî hayatımız hep kazalarla süslü, hep ertelemelerle dolu. Oysa dünya hayatımız dakik mi dakik. Dünyamızla ilgili neleri erteliyoruz Hak aşkına? Uhrevî işlere gelince, “Ebedî dünyada kalacak gibi” nazlanıyoruz maalesef! “Hiç kat î senedimiz var mı ki gelecek seneye belki yarına çıkacağız!”

Ne bir dakika geri ne bir dakika ileri; ertelenmeyen ölüm zamanı gelince kimse demiyor, diyemiyor: “AZ SONRA!”

Daha önce hiç karşılaşmadığımız ve îfâ etmediğimiz gibi aceleci bir tavırla işlemlerin tamamlanıyor. Ertelediğin amellerin, ilimlerin, tövbelerin ile baş başa kalıyorsun! O anda, yepyeni bir nidâ yükseliyor:

“BU FANİ ÖMÜR BİTTİ; AZ ÖNCE!”
Logged

24 Temmuz 2007, 08:09:31
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1283

Mesaj : 9,756

Aldığı Teşekkür 188
Vuslatın Kalbimde Lâle...
Offline
« Yanıtla #1 : 24 Temmuz 2007, 08:09:31 »

bir tek kuytu kafes var: “AZ SONRA!”

efsunlu bir levha: “BİR DAHAKİ SENEYE!”



Ne bir dakika geri ne bir dakika ileri; ertelenmeyen ölüm zamanı gelince kimse demiyor, diyemiyor: “AZ SONRA!”


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Su çekildi, göründü sanki zamanın dibi;
Korkuyorum, bu akşam kıyamet varmış gibi...

« Son Düzenleme: 24 Temmuz 2007, 08:28:44 Gönderen: VuSLaT » Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
“Laik tefsir” mi, o da ne? Makale ve güzel Yazılar... TeMuRMeLiK 2 782 Son Mesaj 28 Aralık 2007, 12:12:39
Gönderen: belkız
“Allah içiniz(!)” Allah c.c VuSLaT 4 849 Son Mesaj 11 Ağustos 2008, 18:20:59
Gönderen: VuSLaT
“Harcarım” Yüreğimi!... Makale ve güzel Yazılar... VuSLaT 4 832 Son Mesaj 23 Ekim 2008, 01:59:44
Gönderen: VuSLaT
“Sebeplerin Sebebi” Allah c.c VuSLaT 11 1371 Son Mesaj 07 Kasım 2008, 13:49:24
Gönderen: VuSLaT
“Ben…” Makale ve güzel Yazılar... VuSLaT 3 633 Son Mesaj 10 Şubat 2008, 21:02:00
Gönderen: VuSLaT
Bir “Elhamdülilllah” için... Menkıbeler ve Hikayeler VuSLaT 0 471 Son Mesaj 15 Kasım 2007, 00:05:19
Gönderen: VuSLaT
“Annestezi” (anestezi) Anne ve Baba Rehberi mevlan 4 681 Son Mesaj 16 Eylül 2008, 22:33:12
Gönderen: RADENUR
Bir “Elif” yazar, “Vav” vuslatıyla yürür, yüreği “Hu” okur Makale ve güzel Yazılar... VuSLaT 4 1012 Son Mesaj 26 Kasım 2007, 19:59:18
Gönderen: VuSLaT
“Önce kendine nasihat et!” Makale ve güzel Yazılar... gülvisal 3 205 Son Mesaj 21 Eylül 2008, 02:44:55
Gönderen: TeMuRMeLiK
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri