İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Mahmud Es'ad Coşan ks.ef.hz.  (Okunma Sayısı 1066 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
11 Ağustos 2008, 21:39:54
gumus

Yeniyim

*


Üye No : 39020

Nerden :

Konu  : 4

Mesaj : 20

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« : 11 Ağustos 2008, 21:39:54 »






 

PROF. DR. MAHMUD ES'AD COŞAN RH.A

(14 Nisan 1938 - 4 Şubat 2001)

14 Nisan 1938 yılında, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinin Ahmetçe köyünde doğdu. Babası Halil Necâti Efendi, annesi Şâdiye Hanım'dır. Anne ve baba tarafından soyu, Buhàra'dan Çanakkale'ye göç etmiştir.

Küçük yaşta iken ailesi İstanbul'a taşındı. 1950'de İstanbul Vezneciler İlkokulu'nu, 1956'da Vefa Lisesi'ni bitirdi. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi Bölümü'ne girdi. Arap Dili ve Edebiyatı, İran Dili ve Edebiyatı, Ortaçağ Tarihi ile Türk-İslâm Sanatı sertifikalarını alarak, 1960 yılında Edebiyat Fakültesi'nden mezun oldu.

Aynı yıl, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nde açılan asistanlık imtihanını kazanarak, Klasik-Dinî Türkçe Metinler Kürsüsü'ne asistan olarak girdi. Fakülte yayın komisyonunda iki yıl sekreterlik yaptı. 1965 yılında, XV. Yüzyıl şairlerinden olan Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri konusunda doktora tezi vererek ilâhiyat doktoru ünvanını aldı. 1967-1968 yıllarında Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu'nda Türkçe ve Hümaniter Bilgiler derslerini verdi.

Askerlik görevine Tuzla Piyade Okulunda başladı (15 Ekim 1971). Ağrı Patnos'ta yedeksubay olarak tamamladı (31 Aralık 1972).

1973 yılında, Hacı Bektâş-ı Velî, Makàlât adlı doçentlik tezi ile doçent ünvanını aldı ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Türk-İslâm Edebiyatı Kürsüsü'ne öğretim üyesi olarak tayin edildi. 1977-1980 yıllarında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Yurtdışında çeşitli üniversitelerde misafir öğretim üyeliklerinde bulundu.

1982 yılında, "İbrâhim-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiyye" isimli takdim teziyle ilâhiyat profesörü oldu. Sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla zaman ayırabilmek düşüncesiyle, 1987 yılında emekliliğini isteyerek üniversiteden ayrıldı.

* * *

Edebiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, 1960 yazında Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri'nin kızı Muhterem Hanım'la evlendi. Aynı yılın sonbaharında, Ankara İlâhiyat Fakültesi'ndeki asistanlık görevi dolayısıyla Ankara'ya taşındılar.

İlâhiyat Fakültesi'ndeki öğretim üyeliği yıllarında, Hocaefendi'nin kapısı herkese açıktı. Öğrencilerin çok sevdiği ve saygı gösterdiği bir kimseydi. Talebe gelir, kapıyı çalar, derdini anlatır, cevabını alır, müsterih bir çehre ile ayrılırdı. Olaylı ve kavgalı zamanlarda öğrencilerin arasına girer, onları akl-ı selime davet eder, kavgaları önlemeye çalışırdı.

1960'lı yıllarda fakültede resmî ders olarak Kur'an-ı Kerim dersi yoktu. Öğrenciler kendi gayretleriyle, Arapçadan, Farsçadan faydalanarak Kur'an-ı Kerim öğrenmeğe çalışıyordu. Bunu gören Hocaefendi, müsait zamanlarında hasbî olarak, isteyenlere Kur'an-ı Kerim ve Osmanlıca dersleri veriyordu. Öğrencilerini bilimsel araştırmalara, master ve doktora yapmaya teşvik ederdi.

Öğretim üyeleri arasında saygınlığı vardı. Sahasında söz sahibi idi. Özellikle Türk-İslâm edebiyatında, ilk müracaat edilen kimseydi.

Komşuluk ilişkileri çok mükemmeldi. Bütün yorgunluklarına ve yoğunluklarına rağmen, komşularına da vakit ayırırdı. Karşılıklı ziyaretleşmeler olurdu. Ziyaretlerde tebessümü eksik etmezdi. Ziyaret sırasında, kütüphaneden uygun bir kitap alır, orada bulunanlardan birisine bir yer açtırırdı. Sonra oradan bir miktar okuyarak sohbet ederdi.

Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri, hemen her yıl Ankara'ya gelir, evlerinde bir süre misafir kalırdı. Ankara'nın çeşitli semtlerinde, çevre ilçelerde sohbetler, ziyaretler olurdu. Bazen da M. Es'ad Hocaefendi'yi de yanına alır, Anadolu'nun muhtelif şehirlerine beraber seyahat ederlerdi.

* * *

Mehmed Zâhid Kotku Efendi'nin bizzat elinden tutarak kürsüye oturtması ile, İskenderpaşa Camii'nde hadis derslerine başladı (1977). Hafta sonlarında İstanbul'a gidiyor, hadis dersini yapıp Ankara'ya dönüyordu.

Mehmed Zâhid Efendi'nin hastalığında, ameliyatında hep yakın hizmetinde bulundu. Son demlerinde de yanıbaşındaydı. Onun arzusu üzerine, 13 Kasım 1980 günü vefatından sonra, yazılı icazetiyle post'a oturmuştur.

Tasavvufî nisbeti; hocası Mehmed Zâhid Efendi vasıtasıyla Nakşibendî Tarikatı'nın, Hàlidiyye kolunun, Gümüşhâneviyye şubesidir. Ayrıca Kàdiriyye, Sühreverdiyye, Kübreviyye, Çeştiyye tarikatlarından da irşada me'zundu.

Onun döneminde hadis derslerine ilgi daha da arttı. Cemaat yer bulamadığı için camiye ilâveler yapıldı, ders dinlenilecek yerler beş-altı kat genişletildi. Caminin yanındaki eski binalar alınarak camiye katıldı. Ayrıca Ankara, İzmir, Bursa, Sapanca, İzmit ve Eskişehir'de mutad hadis dersleri başlatıldı.

Mehmed Zahid Kotku Efendi'nin emri üzerine kurduğu "Hakyol Vakfı"nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı. Eğitim ve yardımlaşma faaliyetini yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptı. Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Kültür ve Sanat Vakfı"nı, sağlık hizmetleri için "Sağlık Vakfı"nı kurdurdu. Hanımların eğitimiyle ilgili olarak "Hanım Dernekleri"nin; çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Ahlâk, Kültür ve Çevre Dernekleri"nin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını teşvik etti. Bu çalışmalarla toplu-mun güzel amaçlar için bir araya gelmesini, organize olmasını sağlamaya çalıştı.

Vakıflara ait, harabe haline gelmiş birtakım ecdad yadigârı eserlerin tamir ve tecdidiyle ilgilendi. Onların gayesine uygun olarak tekrar faaliyete geçmesini temin etti. (Ahmed Kâmil Tekkesi, Selâmi Mustafa Efendi Tekkesi, Şeyh Murad Efendi Dergâhı, Şadiye Hatun Şifâ Külliyesi... )

Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilendi. 1983 Eylülünde İslâm dergisi, 1985 Nisanında Kadın ve Aile ve İlim ve Sanat dergisi yayınlanmaya başladı. Daha sonra Gülçocuk dergisi çıkartıldı. Sağlık ve bilimle ilgili konularda ise Panzehir dergisi yayınlandı. Vefa Yayıncılık adına yayınlanan bu dergilerle yakından ilgilendi ve makaleler yazdı.

Bu dergiler ilgilendikleri sahalarda kamuoyuna önderlik ettiler. Yayınladıkları yazılarla, araştırma dosyalarıyla ve İslâm dünyasından haberlerle halkımızın bilgilenmesine ve bilinçlenmesine katkıda bulundular. İyimser, ümit verici, yol gösterici yazılarla pek çok hayırlı gelişmelere sebep oldular. Haklarında sempozyumlar, doktora tezleri yapıldı. Bir ara İslâm dergisinin tirajı yüzbini aştı. İslâm ve Kadın ve Aile dergileri, 1998 Haziranına kadar aksamadan yayınlarını sürdürdüler.

Kitap yayıncılığı için Sehâ Neşriyat'ı kurdu; çeşitli dinî, edebî, tarihî, kültürel eserler neşredildi. Yayıncılığın geliştirilmesi, haftalık ve günlük yayınlara geçilebilmesi için çalışmalar başlattı. Onun gayretleriyle bir matbaa tesis edildi (Ahsen), dizgi tesisleri kuruldu (Dehâ).

Sesli ve görüntülü yayıncılık alanında hizmet etmek, millî ve mânevî değerlerimize uygun yayınlar yapmak üzere, Ak-Radyo (AKRA) adı altında bir müessesenin kurulmasına öncülük etti (1992). Halen İstanbul'dan radyo yayınları yapılmakta; bu yayınlar uydu vasıtasıyla Türkiye'nin her yerinden, Orta Asya'dan ve Avrupa'dan dinlenebilmektedir.

Onun teşviki ile Ak-Televizyon adı altında Marmara Bölgesine yönelik bölgesel televizyon yayını başlatıldı (1997). Basın-yayın alanında Sağduyu isimli günlük bir gazete yayınlandı (3 Mayıs 1998 - 11 Temmuz 1999).

Kaliteli bir eğitimi temin etmek amacıyla, özel eğitim kurumlarının kurulmasını teşvik etti. Çeşitli illerde ilkokul öncesi, ilkokul ve orta öğrenime yönelik eğitim tesisleri, okullar ve dersaneler kurdurdu. (Asfa)

Halka güvenilir bir sağlık hizmeti verilmesi için poliklinikler ve hastaneler açılmasını teşvik etti. Buna bağlı olarak başta İstanbul olmak üzere bir çok ilde sağlık kuruluşları hizmete açıldı. (Hayrunnisâ Hastanesi, Esmâ Hatun Hastanesi, Afiyet Hastanesi...)

Yurtdışındaki müslümanlarla diyaloğu sağlamak, ziyaretleri kolaylaştırmak amacıyla İskenderpaşa Turizm (İSPA) adı altında bir seyahat acentası kurulmasına öncülük etti. Bu şirket vasıtasıyla hac ve umre programları, çeşitli yurt içi ve yurt dışı geziler; aile ve eğitim toplantıları düzenlendi.

İlmî seviyesi yüksek hocalar yetiştirmek amacıyla İstanbul'da, Ankara'da, Konya'da ve Bursa'da hadis ve fıkıh enstitüleri açtırdı. Buralarda ilâhiyat fakültelerinde okuyan veya mezun olan kimselere, özel hocalardan Arapça, hadis, tefsir ve fıkıh dersleri verdirilmesini temin etti.

Sohbet ve vaazlarına yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi gösterilmesi ve çeşitli yerlere davet edilmesi, onun çok seyahat etmesine neden oldu. Avrupa'da, Kuzey Amerika'da, Afrika'da, Orta Asya'da ve Avustralya'da pek çok ziyaretler, vaazlar, sohbetler yaptı; eğitim programlarına katıldı.

Her yıl hac ve umre dolayısıyla değişik ülkelerden gelen müslümanlarla görüştü, diyalog kurdu. Hakkı ve hayrı, iyiyi ve güzeli tebliğ etme yönünde şumüllü ve verimli çalışmalar yapmaktan bir an bile geri kalmadı. Çevresini de daima bu tür çalışmalara teşvik etti.

1997 Mayıs'ından itibaren hizmetlerini yurtdışında sürdürdü. 1998 yılında Avustralya'nın Brisbane şehrine yerleşti. Tebliğ ve irşad çalışmalarını Avustralya'nın her tarafına yaygınlaştırdı. Pek çok yerde camiler, kültür merkezleri açıldı. Brisban'daki camide, her gün sabah ve yatsı namazlarından sonra, hadis sohbeti yapıyordu.

Radyo sohbetleri yine devam etti. Cuma günleri Ak-Radyo'da yapmakta olduğu hadis sohbetlerine ilâve olarak, salı günleri tefsir sohbetleri yapmaya başladı (29 Eylül 1998). Fâtiha Sûresi'nden başladı. Her sohbette birkaç ayet-i kerime okuyup, izah ediyordu. Vefat etmeden önce yaptıkları son tefsir sohbetinde, Bakara Sûresi 224. ayetine kadar gelmişlerdi.

4 Şubat 2001 (10 Zilkade 1421) Pazar günü, bir cami açılışı yapmak için Grifit şehrine giderlerken, Avustralya yerel saatiyle 12'de (Türkiye saatiyle 04'te) Sydney civarında, Dubbo kasabası yakınlarında damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel'le birlikte trafik kazasıyla şehit edildi. Ani şaadetleri ailesi, yakınları, sevenleri ve bütün müslümanlar tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı.

Mübarek naaşları, Sydney'de Auburn Gelibolu Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Türkiye'ye getirildi (8 Şubat Perşembe). 9 Şubat Cuma günü, Fatih Camii'nde yüzbinlerin iştirak ettiği muhteşem bir cenaze namazından sonra, tekbirlerle, salevatlarla, dualarla, gözyaşlarıyla, Ebû Eyyûb el-Ensàrî Hazretleri'nin kabri civarında, Eyüp Mezarlığında toprağa verildi.

 

Yurt içinde ve yurt dışında çok yönlü sosyal faaliyetlerini, tebliğ ve irşad çalışmalarını vefat edinceye kadar devam ettirdi. Fefatından sonra manevi görevi Halid Yaşar yürütüyor.

Rûhu şâd, mekânı cennetî a'lâ olsun...

 

Bir takım tekke tomarları vardır. Tekede rulo halinde bulunan kağıtlar vardır..Anenevi olarak sandık içinde şeyhten şeyhe intikal eder. Herkes orada kendi adını kimlere hilafet verdiğini yazar. Böyle bir secere aşağıa kadar gelir...
Mahmud Esad Coşan Hacı Betaş-ı Veli ve Makalat Seha Neşriyat 7 Ksım 1992 Ankara sohbeti Seha 184 Sohbet seri 29 s.37

 

İÇAZET NAME
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

El-hamdü lillahi rabbil alemin ve's salatü ve's elamü ala seyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
Allah celle ve Alaya ulaştıran ilimler riyazatlar gülistanında, süluk edip faydalı hale gelen Murat oğlu,Halid Yaşar
sırları gizleyenler Topluluguna girdi.
Allah celle ve ala kendisine güçlükleri kolaylaştırdı.Kalbi Allah celle ve alaya cezb oldu. İştigali Zikrullah oldu.
Yüksek makam sahibi mürşidim Muhammed Zahid (Rh.) Efendimizin bu fakir'e izin verdigi gibi, Murat oglu Halid Yaşar'a
Nakşibediye yolunda isteklilerin terbiyesi için izin verildi.
Yolumuz Şeriat-ı garradır. Şeriat'a muhalefet etmedikçe,Kabul'u kabulumdur, Reddi reddimdir ,eli elimdir
Yardımı yardımımdır.


Sana ve kardeşlerime nasiyatımdır;

Herşeye başlarken Besmeleyi ve Cenab-ı Hak'ka hamdü senayı ve Peygamber Efedimize selat-ü selamı
dilinizden bırakmayın, gönlünüzden çıkarmayın.
Daima tahsil-i ilim üzere olun. Fıkıh ilmine diğer ilimlerden fazla önem verin
Birbirinize arka çevirmeyin, buğuz etmeyin,ayrılmayın. Ayımak isteyenlere fırsat vermeyin.
Ayırmak isteyenler en yakınınız hatta evlatlarınız bile olabilir.
Büyük ve küçük bilumum günahlardan son derece sakının. Kalbe Masivayı koymayın.
Ulama'ya meşayıha, valideyne eza etmeyin ve gönüllerini kırmayın.
Ümmet'in saadet ve selamet-i için siyaseti sağlam ve dürüst yapın.
Hiç bir şeye hiç bir zaman zulüm etmeyin.Mazluma yardımcı olun.
Takvayı kendinize şiar edinin.
Allah'a tevekkülü ehli sünnet ve cemaat görüşlerine uygun olarak itikatları tahsihi,
Sahabe (ra) arasında geçen olaylara dalmamayı ve onlara hüsnüzan beslemeyi tavsiye ederim.
''Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğrularla beraber olun'' Tevbe 119
Ve sallahu ala seyyidina Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmayin Velhamdü lillahi Rabbil alemin.

Miskin,Fakir,Hakir,Talebe
... Esed ....

Logged
12 Ağustos 2008, 00:06:05
üftade

üftade

Yeniyim

*


Üye No : 40038

Yaş : 22

Nerden : Erzurum

Konu  : 1

Mesaj : 7

Aldığı Teşekkür 0
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 12 Ağustos 2008, 00:06:05 »

 selamün aleyküm!


Birşeylerin peşindesiniz ama hayırlısı bakalım.İnşaallah altından başka şeyler çıkmaz.Muharrem Nureddin Hocamızı ve grubumuzu yıpratma çalışması bence.Bir taraftan destek alıyor olabilirsiniz, hatta aşikar.Çünkü kaliteli bir hocamız ve kadrosu var ve çekemiyorsunuz...inşaallah dallanıp budaklanmaz..Mevla görelim neyler,neylerse güzel eyler...

Kendini izafe ettiği "altın silsilede" şeyhliği babadan kalan(!) şeyhler ne oluyormuş acaba?

"şeyhlik babadan kal(a)mazmış da "altın silsilede"ki (oğul) mürşidleri (haşa) aradan çıkarttığı zaman kendi silsilesinde(!) meydana gelecek kopukluğu aktardan alacağı "demir halka" ile mi tamamlayacakmış?

Böyle de yapamayınca, peki silsilesi efendimiz (s.a.v.)'e nasıl ulaşacakmış?

Kendisine verildiğini iddia ettiği hilafet senedindeki "esed" kim oluyormuş?

Daha kendisine hilafet verdiğini iddia eden mürşidinin ismini bile telaffuz etmekten, yazmaktan (çünkü mahmud es'ad efendimiz (rh.a.) yazsa idi "esed" yazmazdı) mahrum bir adam, tasavvufun/güzel ahlak yolunun ticaretini yapmaya kalkarsa hem kendini, hemde pazarına konan insanlara ancak acınır.

Allah (c.c.) hidayet nasib eylesin de, haddini bilip cennete dahil olsun inşaallah.

Ya Rab! Bizler doğru yolu bulmuş iken, ayağımızı kaydırma; yalan yanlış yollara ve kişiler ardına düşürme.
Bize hakkı hak olarak göster ve ona tabi kıl, batılı batıl olarak göster ve ondan kaçındır.
(âmin)



Farisi' den:

Kısa görüşler bu yüce topluluğa dil uzatsada,Haşa ben böyle bir şey yapamam!
Zira bilirim ki, cihanın arslanları bu silsile ve zincire bağlıdır.
Tilki bu zinciri dişlemeye kalkarsa dişlerinin kırıldığıyla kalır.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.iskenderpasa.com
        Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.dervisan.com
   
Logged

"Bizim misyonumuz islami çizginin dışına çıkmadan,aşırılıktan uzak,çağa uygun,takvaya dayalı müslümanlıktır." Prof.Dr. Mahmut Es'ad COŞAN (Rh.A)
12 Ağustos 2008, 11:16:07
gumus

Yeniyim

*


Üye No : 39020

Nerden :

Konu  : 4

Mesaj : 20

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #2 : 12 Ağustos 2008, 11:16:07 »

 Ve aleyküm selam ve rahmetullah
Sevgili kardeşim kendi adıma bir şeylerin peşindeyim evet.Bir taraftan destek alıyoruz evet.Nureddin bey gibi Amerkadan destek almıyoruz ama.Sizlerede eyvahlar olsun ki baba katili Amerkan gizli servislerince yetiştirilen kişinin peşinden gidiyorsunuz.

Babadan dededen kalma şeyhler hususunda dikkat edersen alıntı yapılan söz Mhammed Zahid Kotku hz.lerinin.Ne diyor efendi hz.leri babası dedesi şeyh olupta kendisi şeyh olmayan şeyh taslaklarına uydurma şeyhlere intisap cazi değildir.Kim uyarsa uyan kişinin maneviyatı için öldürücü zehir mesabesindedir.

Elbetteki babası şeyh olupta oğlu şeyh olanlarda var.Mesela silsilemizde imam-ı rabbani hz.lerinin oğlu ve torunu bu silsileyi devam ettirmiş şeyhler.Burada Muhammed Zahid Kotku hz.lerinin dikkat çektiği husus yukarıda izah edildi.

Hilafet icazetnamesini fotokopi yoluyla aktarmadık.Siteyi hazırlayan kişinin dikktsizliği diyelim.Zaten icazetnamede latin harfleri ile yazılmış değildir sevgili kardeşim
Logged
28 Ağustos 2008, 16:41:48
iskenderpaşa

Yeniyim

*


Üye No : 44261

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 5

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #3 : 28 Ağustos 2008, 16:41:48 »

 gumuş yazdıklarınız sayet gözünüzle görmediyseniz agır seylerdir iftiradır
Hic güneş balçıkla sıvanır mı?İstediğiniz kadar su yazdıklarınızı her yere kopyalayın Mübarek Hocamızın hizmetlerini gölgeleyemıyceksınız.Ayrıca yazdıgınız ıcazet yok hiçde olmadı.
Kaldıkı Hocamız İslama hizmet ediyor hangi müslüman islama hizmeti bu kadar hasetce bır yaklaşımla karalamak ıster kı Müslümanın Müslümanı iftıra ıle karalamaya calısmasının altındakı sebep sadece postnişlik davası olmasa gerek Üftade kardeşimin tespiti yerındedir
Mübarek hocamıza bakıcak gözü olan herkes baktıgında bir Allah dostu ve gercek mürşid oldugunu anlayabılır
İftira attıgınız kişinin Esad cosan hocamızın oğlu oldugunu unutmayın derim.Zira hocamız evladını yetıstırıken cok dıkkat etmişlerdirOna attıgınız her iftira Cennet mekan hocamızı da üzer
   Lütfen nefsinizin esiri olmayın islama hizmet eden herkese kucagınızı acıcak kadar tasavvufu yaşamaya calısalım isimlere takılmayın bu kadar gayeye bakın
Logged

DÜŞÜNÜN...
   BEN NE BÜYÜK RÜTBEYE TUTKULUYUM
   ÇÜNKÜ O'NUN (C.C.) KULUNUN (S.A.V.) KÖLESİNİN (K.S) KULUYUM.
07 Eylül 2008, 15:40:19
gumus

Yeniyim

*


Üye No : 39020

Nerden :

Konu  : 4

Mesaj : 20

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #4 : 07 Eylül 2008, 15:40:19 »

 Yazdıklarımın farkındayım ve de arkasındayım.İcazet yok ve de hiç olmayacak diye yazmışsınız.Peki deliliniz nedir.Büyüklerimiz sözün ilim olsun her kez ona ram olsun buyurmuşlar.Nureddin bey'in islama hizmet ettiğinden bahsetmektesiniz.Nureddin bey'e Es'ad ef.hz.lerinin oğlu vede Mehmed Ef.hz.lerinin torunu vede Efendimiz a.s.'ın torunu olması dolayısı ile hidayeti için dua etmekle birlikte; kendisinin hakkı vede selahiyeti olmadığı bir konuda önderlik iddia etmesi ve islama ve mensubiyet ettiği sadat-ı kiram efendilerimize hizmet değil de ihanet etmesinden ötürü kendisine ve kendisine tabi olduğunu söyleyenlere bu sözleri söylemeyi bir vazife olarak kabul ediyorum şahsen.

  Mahmud Esad (k.s.) Efedimizde
Hacı Betaş-ı Veli ve Makalat adlı kitab'ında Şeyh den Şeyhe intikal eden şeylerden bahsediyor. Siz kardeşlerimden ricam araştırın, soruşturun
Mahmut Esad (k.s.) efendinin emiretigi gibi hesap sorun . Hz. Ömer b. Hatttab(r.a.) efendimiz Halife hutbede ben hata yaparsam ne yaparsınız?
dediginde. Sen hata yaparsan seni kılıcımla dogrulturuz diyerek klıncı çekiyorlar. Bizleri Allah af etsin çünkü müslüman'ların her hali acınaacak
halde.Biz Biat konusunu bile doğru dürüst beceremiyoruz. Onun için Müslümanı katlediyorlar Heryerde Müslüman itilib kakılıyor, Müslümanın,
vakıf'ları yağmalanıyor, Müslümanların faaliyet gösterdigi hizmet kurumları satılıyor. Kimsenin sesi çıkmıyor.Bize amaliyat olacak hasta gibi
anestezi yapmışlar uyuşturmuşlar Müslümanı öldürüyorlar kılımız kıpırdamıyor Malımızı talan ediyorlar sesimiz çıkmıyor neden?
Bizi uyuşturmuşlar vücut his duymuyor. İllmimizi almışlar imanımızı köreltmişler. Bu uyuşukluktan kurtulmanın yolu dinimizi iyi bellemeliyiz
sünnete sımsıkı sarılmalıyız.Peygamber Efedimiz(S.A.S.) ''Benim sünnetimden ayrılanlar Nuh (as)ın gemisine binmeyenler gibidir''buyurmaktadır.
Mehmet Zahid (k.s) Tasvvufi Ahlak c.2 s.85 de Hakiki üstazı, mürşidi ve mürebbiyi arayıp bulmak ta namaz, oruç gibi farzdır. buyurmuş.
Resulullah(S.A.S.) Efendimiz Hazretleri '' Zamanının Din önderini bilmeden ve Biat etmeden ölen kimse cahiliyye çağında ölmüş gibidir''buyurmuşlardır.
Mademki bu iş Namaz, Oruç gibi farz mademki Biat edilmesi gerekene Biat edilmesse cahiliye ölümü üzere ölünüyor? niçin Biat edecegimiz kişiyi
araştırmıyoruz fıtbol takımı tutar gibi kişilerin peşine takılyoruz. Mademki Allah ın rızasını arıyoruz arayalım araştıralım.Önçe işin mahiyet ini
öğrenelim sonra Allah a dua edelim ''Yarab benim gönlümün gözünü aç ki açki doğruları görebileyim'' diye. (Seven sevdigi ile beraberdir)
Hadis-işerifine mutlaka ve mutlaka muhatab olacağız.Allah korusun ya hırsızın haydutun banka hortumcusuna, Müslümanları soyup soğana
çevirene,ya müslümanların vakıf mallarını müslümanların kuruluşlarını satıp savana ya müslümanların ceplerini boşaltana.Yada ben şeyhim diye
imanımızı yok eden kişiyle berabersek onu seversek halimiz nice olur. Bu durum ve bu gibi kişilerden yani zındıklardan Allah'a sıgınırım.
Allah hepimizi affetsin Sevdiği ve razı olduğu kulları arasına kabul etsin inşaallah...
Logged
24 Eylül 2008, 00:52:32
ilimsel

ilimsel

Yeniyim

*


Üye No : 42744

Nerden : Antalya

Konu  : 2

Mesaj : 21

Aldığı Teşekkür 0
kelimeler...
Offline
« Yanıtla #5 : 24 Eylül 2008, 00:52:32 »

şimdi benim kafam karıştı.
yani nureddin hocamız icazet almamış mıydı halid yeşer efendi de kim? yani bu hilafet icazeti gerçek mi? kanıtlar mısınız?
bu kadar medya yanılıyor mu? ve bu kadar hoca boşa mı kürek sallıyor
nerden çıkıyor bunlar?
Allah hak olanı göstersin gözümüze gönlümüze
Logged

kelimeler...
02 Ekim 2008, 14:08:37
gumus

Yeniyim

*


Üye No : 39020

Nerden :

Konu  : 4

Mesaj : 20

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #6 : 02 Ekim 2008, 14:08:37 »

 İlimsel nikli kardeşime ne yazayım bilemiyorum yukarıda yazılanlardan sonra.Bu kadar kişi yanılıyormu derken dergahımızın vakıflarında şu ve bu faliyet gösteren işletmelerinde çalışan ve dolayısı ile ekonomik bağımlılığı olanlar haricinde pek de destekçisi yok.Tabi masum cahil kardeşleirmiz hariç.
Bu hilafet icazeti gerçekmi sorusuna ben evet derim başkası hayır der.Bunu anlamanın yolu sahibi ile irtibata geçmek kendisinden görmeyi istemektir (edep dahilinde)
Logged
03 Ekim 2008, 03:42:20
büşra_

Alışıyorum

*


Üye No : 51971

Nerden :

Konu  : 2

Mesaj : 96

Aldığı Teşekkür 1
Offline
« Yanıtla #7 : 03 Ekim 2008, 03:42:20 »

mahmud esad coşanın şimdi akradyoda sohbetlerini dinliyorum birde baş makaleler filan yayınlanıyor çok hoş çok etkileyici gerçekten tavsiye ederim..
Logged

SEVDAMIZDIR ÖRTÜMÜ
BACIMIN ÖRTÜSÜ BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE
ACIRIM TÜKÜRÜĞE BİLLAHİ TÜKÜRSEM YÜZÜNE!

--------------------------------------------------

KuDÜs

Haydi Kalk ve Tarih YaZ.Çünkü Putların taKipçileri,Kirletmiş buLunmaktA Tarihi.Gayret et Engelleri AŞmaya...Ta kii yol Bulasın ZiRveleRe UlaşmaYa!!!(Dr.Abdulaziz RantiSi)
27 Kasım 2008, 23:38:05
MÜNZEVİ

Yeniyim

*


Üye No : 76206

Yaş : 26

Nerden : TURHAL

Konu  : 0

Mesaj : 21

Aldığı Teşekkür 0
Bu gün ALLAH için ne yaptın?
Offline
« Yanıtla #8 : 27 Kasım 2008, 23:38:05 »

GÜMÜŞ KARDEŞİM SELAMÜN ALEYKÜM....GÜZEL KARDEŞİM ALLAH DOSTLARININ UZAKTAN TERBİYE USULUDE VARDIR ÖNCELİKLE BUNU UNUTMA BİRDE YAZDIKLARINIZA DİKKAT EDEREK YAZIN ÇUNKU M.ESAD COŞAN  HOCA EFENDİNİNDE BİR SEYYİD OLDUGUNU DOLAYSIYLA NUREDDİN EFENDİNİNDE SEYYİD OLDUGUNU HATIRLATMAK İSTERİM...SİZİN GİBİ İNSANLAR ESAD COŞAN HOCAMIZ ZAMANINDA DA CIKMIŞTI, KURU BİR GÜRÜLTÜDEN BAŞKA Bİ ŞEY DEGİL...ESAD HOCAMIZA O ŞEYH DEGİL DEDİLER...AMA HEPSİNİN SONLARI HÜSRAN OLDU...DİKKAT ET SENİNDE AKIBETİN ONLARDAN OLMASIN...MADEM Kİ BAHSETTİĞİN KİŞİ KAMİL BİR MÜRŞİT BURALARDA FİTNE ÇIKARACAĞINA GİT KÖLESİ OL O ZATIN....
Kimi dosta varır dosta bendolur

Kimi nefse uyar kahrolur gider

Kimi gülistanda goncagül olur 

Kimi goncagüle hâr olur gider.

 

Kimi tevbe eder esfiya olur

Kimi inat eder eşkiya gider

Kimi Ahmed seni uzaktan tanır

Kimi yaklaşır da kör olur gider.
BU SÖZLERİ UZUN UZUN DÜŞÜN...SEN HİÇ PEYGAMBERİMİZİ RÜYANDA GÖRDUN MÜ...AMA BEN GÖRDUM KİMİNLE GÖRDUM BİLİYORMUSUN PEKİ...TABİİ BİLEMEZSİN M.NUREDDİN COŞAN M.ESAD COŞAN M.ZAHİD KOTKU SIRATIN BAŞINDA BEKLERKEN GÖRDUM....SEN KİMSİN DE CIKIP BURADA AHKAM KESİYORSUN...BEN TEVAFUKEN DENK GELDİM BU YAZILARA BEYNİM DÖNDU....ORTALIGI KARIŞTIRMANIN ALEMİ YOK..EĞER GÖREBİLİYORSAN PEYGAMBER EFENDİMİZİ RÜYANDA GÖR VE SOR ONA NUREDDİN COŞAN KİM DİYE O ZAMAN ANLARSIN...SANA BU ANLATTIKLARIMDAN SONRA KENDİNE ÇEKİ DÜZEN VERMEZSEN ARTIK SENİ ALLAH A EMANET EDİYORUM....ALLAH SANA HİDAYET VERSİN KARDEŞİM...HÜSRANA UĞRAYANLARDAN OLMA....SELAMETLE
Logged

''Varlığının sebebini ALLAH'a (c.c) itaat ederek haklı hale getir ve gereğini yap.''Muharrem Nureddin COŞAN''
28 Kasım 2008, 00:17:33
zülfikarlı

Yeniyim

*


Üye No : 69239

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 3

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #9 : 28 Kasım 2008, 00:17:33 »

Selamunaleyküm (Münzevi kardeş) sen birtakım kelime oyunlarıile işi oldu bitiye getirmeye calışıyorsun ama Gümüş kardeş de hoçalarımızın bizlere bırakıgı yazılarını burada bizimle paylaşıyor. Şimdi. Ahmed Gümüş hanevi Hz. halidi bagdadi hz. mehmet zahid hz. esad coşan hz. ve emsali kişiler bu konuda bizlere tavsiyeden öte emirlerini şeriyata uygun olarak yazılı olarak bırkmış bu insanlar aklını peynir ekmekle yemedi tabiki bu büyük lerimizin emri dogrultusunda hareket edecegiz. Aciz kaderşinin sana tavsiyesi yazılarında hüsrana ugramış kokusu geliyor kendini bi gözden geciriver. Allah rızası için.Bu söylediğimi kendim hergün yapmaya çalışırım. Selamların en güzeli Alemlerin Efendisi s.a.s. ve ona tabiolanlara olsun.
Logged
28 Kasım 2008, 00:22:23
MÜNZEVİ

Yeniyim

*


Üye No : 76206

Yaş : 26

Nerden : TURHAL

Konu  : 0

Mesaj : 21

Aldığı Teşekkür 0
Bu gün ALLAH için ne yaptın?
Offline
« Yanıtla #10 : 28 Kasım 2008, 00:22:23 »

sizi öyle sanın ... bildiklerinizi uygulayın o zaman...
Logged

''Varlığının sebebini ALLAH'a (c.c) itaat ederek haklı hale getir ve gereğini yap.''Muharrem Nureddin COŞAN''
28 Kasım 2008, 00:57:11
MÜNZEVİ

Yeniyim

*


Üye No : 76206

Yaş : 26

Nerden : TURHAL

Konu  : 0

Mesaj : 21

Aldığı Teşekkür 0
Bu gün ALLAH için ne yaptın?
Offline
« Yanıtla #11 : 28 Kasım 2008, 00:57:11 »

cemaatimizin lideri muharrem nureddin coşandır...herkes inandıgına tabi olsun kimsenin beynini bulandırmasın...sizin gibilere pabuç bırakmayacağız güzel kardeşim...davamıza hizmette önumuze ufak tefek sinek vızıltıları cıksada bu yol devam edecek....hemde yükselerek,hemde hızlanarak,hemde aşkla...
Logged

''Varlığının sebebini ALLAH'a (c.c) itaat ederek haklı hale getir ve gereğini yap.''Muharrem Nureddin COŞAN''
03 Aralık 2008, 15:06:58
gumus

Yeniyim

*


Üye No : 39020

Nerden :

Konu  : 4

Mesaj : 20

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #12 : 03 Aralık 2008, 15:06:58 »

 Esselamu aleyküm ve rahmetullah
Bismillahirrahmanirrahim.Allah'a hamd olsun.Sevdiği ve seçtiği kullarına selam olsun.
Münzevi rumuzlu kardeşime cevap vermeye bir fıkra ile başlamak istiyorum.Bu arada Murad-ı Münzevi hz.lerinin himmet ve şefaatlerini niyaz ederim.İstanbulda olupta ziyaret etmemiş olan kardeşlerime tavsiye ederim.İsmail Hakkı Bursevi ks.efendimizide buyurdukları gibi kabri bereketli kılınan mekanlardandır.Aşk-ı ilahi sahiplerine ziyaretleri tavsiye olunur.

Sevgili Münzevi rumuzlu kardeşim;
İki karadenizli hemşerimiz bir yerde oturuyorlarmış.Birisi diğerine dağdaki karartıyı göstererek demiş ki, bak göreymisun keçi dağda duriyi.Ötekiside demiş ki, olur mi da o kartal du.Bunlar aralarında keçi du kartal du diye münakaşa etmişler.
Bir vakit sonra o karartı havalanınca kartal dır diyen karadenizli hemşehrimiz haklı olarak demiş ki ben haklıyım karartı havalandı keçi uçamayacağına göre kartaldır.
Öteki hemşehrimizde demiş ki, (buraya dikkat) UÇSADA KEÇİDU UÇMASADA KEÇİDU.

Hazreti allah bizi böyle etmesin.Hakkı görmek bir mesele görünce tabi olmak bir mesele.
Hazreti allah bizlere hakkı ve batılı görüp rızasına uygun ameli yapmayı afiyetle selametle lütfeylesin. amin.

Münzevi rumuzlu kardeşim Allah dostlarının uzaktan terbiye usulu vardır yazmış.Ehh doğrudur biz yokdur demedik ki.Yeter ki Allah dostu mürebbi mürşid olsun.

Nureddin beyin seyyid olduğunu hatırlatmışsın.Dikkat edersen yukarıda ki yazımda bu konuya dikkat çektim.Kendisine dua ettiğimizi söyledim.Tabi bu durumda yanlışlardan dönmesi için dua ediyoruz.Hakkı selahiyeti olmadığı halde böyle bir şey yapması vakıf mallarını yağmalaması babaları merhum es'ad ef.hz.lerine ks. ihanet etmesi abd ajanları ile işbirliği yapması vs. bu hatalarından tövbe etsin diye dua ediyoruz.Askerliğini yapsın.
İbrahim as.zürriyetinden muttakiler gelsin diye dua etmiş hz.Allah senin soyundan şakiler de var buyurmuş.
Es'ad ef.hz.lerinin de sohbetlerinde vurguladığı gibi babası şeyh olupta yanlış olan yokmu.

Münzevi rumuzlu kardeşim bana nasihat eylemiş Halid Yaşar efendi hz.lerin kölesi ol demiş.Ben bunu iltifat dua olarak kabul ediyorum.Hazreti Allah beni öyle etsin.Hazreti allah kölesinin kölesinin kölesi olmakla beni şerepyap kıldığı gibi sizleride kılsın.amin.

Peygamberimizi rüyanda gördünmü diye sormuşsun.Görmedim Allah nasip eder görürüm.Bu kadar günahımla isyanımla göremiyorum.Dua edin kalbimi temizleyeyim (Allah temizlerse temizlenir) o zaman nasip olur inşallah.

Ama nasip oldu Mehmed efendi hz.lerini Es'ad efendi hz.lerini sayısını hatırlamadığım kadar gördüm.Allah lütfeyledi lütfeylediler ikaz ve irşad ettiler ediyorlar.
Sen bir rüyanı anlatmışsın bende bir rüyamı anlatayım sevgili kardeşim.
Halid Yaşar efendi hz.lerinin evine gidiyorum.Evde Muhammed Zahid Kotku hz.leri oturuyor.Kendi kendime yaaa diyorum Mehmed efendi hz.leri yaşıyor burada oturuyor kimsenin haberi yok.(Elhamdülillah o günden bu güne tanıyanlar bilenler istifade edenler çoğaldı.)Kendisi bana ikram ve ihsanda bulunuyor.

Ben senin yerinde olsam sevgili kardeşim Mehmed efendi hz.lerinin kabri başına gider yasii şerif fatiha ihlası şerifler salavatı şerifler okur ruhuna hediye eder kendisinin hürmetine isteyeceğimi ister sonra kendisine niyaz ederdim.
Kerimlerle anlaşmak kolaydır buyurduğu gibi mevlana celaleddin ks. efendimiz, onlarda size yardımcı olur.Rabbim büyüklerimizin izinden şefkatinden manevi yardımlarından irşadlarından feyiz ve bereketlerinden mahrum bırakmasın. amin.
Esselamu aleyküm ve rahmetullah

Logged
03 Aralık 2008, 17:16:26
MÜNZEVİ

Yeniyim

*


Üye No : 76206

Yaş : 26

Nerden : TURHAL

Konu  : 0

Mesaj : 21

Aldığı Teşekkür 0
Bu gün ALLAH için ne yaptın?
Offline
« Yanıtla #13 : 03 Aralık 2008, 17:16:26 »

 EĞER BAHSETTİKLERİNİZİ İSPATLAYAMAZSANIZ BUNUN İFTİRA OLACAĞINI VE İSPATLAYAMADIĞINIZ ZAMAN SİZİN ÜZERİNİZDE ŞEKİLLENECEĞİNİ HATIRLATMAK İSTERİM.....BİRDE SİZİN BURADA YAZDIKLARINIZ FİTNE CIKARMAKTAN BAŞKA HİÇ BİR ŞEYE YARAMAZ VARSA BABAYİĞİTLİĞİNİZ CIKIN AKRA FM E VEYA ULUSAL BİR KANALA İDDİANIZI DİLE GETİRİNİZ SİZ VEYA SİZLER...BÖYLE FORUMLARDA GEZİNEREK HİÇ BİR ŞEY ELDE EDEMEZSİN...BABASI ŞEYH OLUPTA EĞER BİR İNSAN HATA YAPABİLİYORSA BİR ŞEYHE TABİ OLMAYI BİLE BECEREMEYEN BİR İNSANIN HATA YAPMASI ORTALIĞI KARIŞTIRMASI BÖYLE AŞİKARDIR....BİZ NUREDDİN HOCAMIZIN KÖLESİ OLMAYA HAZIRIZ...LÜTFEN BULUNDUĞUNUZ MEVKİDE DEVAM EDİNİZ İNSANLARIN BEYNİNDE SORU İŞARETLERİ OLUŞTURMAYINIZ,EĞER SORU İŞARETLERİNİ KALDIRAMAZSANIZ HÜSRANA UĞRAYANLARDAN OLURSUNUZ...NOT:İSKENDERPAŞA CEMAATİNİN LİDERİ MUHARREM NUREDDİN COŞAN'dır...selametle
« Son Düzenleme: 03 Aralık 2008, 17:18:07 Gönderen: MÜNZEVİ » Logged

''Varlığının sebebini ALLAH'a (c.c) itaat ederek haklı hale getir ve gereğini yap.''Muharrem Nureddin COŞAN''
Dün 10:22:46
gumus

Yeniyim

*


Üye No : 39020

Nerden :

Konu  : 4

Mesaj : 20

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #14 : Dün 10:22:46 »

 Sevgili kardeşim sen hala UÇSADA KEÇİ UÇMASADA KEÇİ diyorsun.Bu usluplu bir insana sukut etmek evladır ama madem sen cahilliğinde devam ediyorsun bizde sana cevabımızda devam ederiz.

Müslüman'ların hemen hemen her konuda eksikleri oldugu gibi Biat konusunda'da eksikler'imiz var
Evvela Biyat'ın Din'i hükümü nedir? Biat kime nasıl yapılır? Uygulama, veya uygulamama konusunda hüküm nedir. Konumuzla alakalı Fetih 10,cu
ayet ve 10,larca Hadisi şerif var bunları iyi belleyelim bellemenizi araştırmanızı rica ederim. Belleyelimki müslüman'ların ilk yapması gereken Biat
yanlış olmasın başta bu yanlış olursa herşey yanlışgider Allah korusun. Biat'ı kimler alablir? bunu Hoca'larımız Şeyh'lerimiz bizl'ere bizatihi sözle,
kitablarında anlatmışlar bizleri yanlış yolara girmesinler, yanlış insan'ların peşine düşmesinler diye. Zahiri ve batını hükümlere göre Biat alması
hiçmi, hiç caiz olmayan kişiler çok, her zaman olacak Peygamber Efendimiz (S.A.S.) zamanı saadetlerinde ve sonrasında sahte peygamberler de çıkmıştı.
Bu zamada da Biat alan şeyh sayısında enfilasyon var Kimi bana rüyamda şeyh'lik verildi diyor kimisi bana hızır (A.S.A) verdi çogaltabiliriz kimide
babam Dedem şeyhti bende bu görevi üstleniyorum diyor veya dedittiriliyor. Nasıl oluyorsa üstlenmek? Mehmet Zahid Kotku (k.s) Efendimin bu gibi
kişilere ''İlhad, Zındıka ve ibahiyedendir'' buyurmaktadır. (Tasvvufi Ahlak cilt 2 sayfa 230) Allah hepimizi bulardan muhafaza eylesin.
Mehmet Zahid (k.s) ve emsali zevatı tanıyıb elini öpmek cümle müslümanlara bahusus bu fakirede nasib olsun. Mahmud Esad (k.s.) Efedimizde
Hacı Betaş-ı Veli ve Makalat adlı kitab'ında Şeyh den Şeyhe intikal eden şeylerden bahsediyor. Siz kardeşlerimden ricam araştırın, soruşturun
Mahmut Esad (k.s.) efendinin emiretigi gibi hesap sorun . Hz. Ömer b. Hatttab(r.a.) efendimiz Halife hutbede ben hata yaparsam ne yaparsınız?
dediginde. Sen hata yaparsan seni kılıcımla dogrulturuz diyerek klıncı çekiyorlar. Bizleri Allah af etsin çünkü müslüman'ların her hali acınaacak
halde.Biz Biat konusunu bile doğru dürüst beceremiyoruz. Onun için Müslümanı katlediyorlar Heryerde Müslüman itilib kakılıyor, Müslümanın,
vakıf'ları yağmalanıyor, Müslümanların faaliyet gösterdigi hizmet kurumları satılıyor. Kimsenin sesi çıkmıyor.Bize amaliyat olacak hasta gibi
anestezi yapmışlar uyuşturmuşlar Müslümanı öldürüyorlar kılımız kıpırdamıyor Malımızı talan ediyorlar sesimiz çıkmıyor neden?
Bizi uyuşturmuşlar vücut his duymuyor. İllmimizi almışlar imanımızı köreltmişler. Bu uyuşukluktan kurtulmanın yolu dinimizi iyi bellemeliyiz
sünnete sımsıkı sarılmalıyız.Peygamber Efedimiz(S.A.S.) ''Benim sünnetimden ayrılanlar Nuh (as)ın gemisine binmeyenler gibidir''buyurmaktadır.
Mehmet Zahid (k.s) Tasvvufi Ahlak c.2 s.85 de Hakiki üstazı, mürşidi ve mürebbiyi arayıp bulmak ta namaz, oruç gibi farzdır. buyurmuş.
Resulullah(S.A.S.) Efendimiz Hazretleri '' Zamanının Din önderini bilmeden ve Biat etmeden ölen kimse cahiliyye çağında ölmüş gibidir''buyurmuşlardır.
Mademki bu iş Namaz, Oruç gibi farz mademki Biat edilmesi gerekene Biat edilmesse cahiliye ölümü üzere ölünüyor? niçin Biat edecegimiz kişiyi
araştırmıyoruz fıtbol takımı tutar gibi kişilerin peşine takılyoruz. Mademki Allah ın rızasını arıyoruz arayalım araştıralım.Önçe işin mahiyet ini
öğrenelim sonra Allah a dua edelim ''Yarab benim gönlümün gözünü aç ki açki doğruları görebileyim'' diye. (Seven sevdigi ile beraberdir)
Hadis-işerifine mutlaka ve mutlaka muhatab olacağız.Allah korusun ya hırsızın haydutun banka hortumcusuna, Müslümanları soyup soğana
çevirene,ya müslümanların vakıf mallarını müslümanların kuruluşlarını satıp savana ya müslümanların ceplerini boşaltana.Yada ben şeyhim diye
imanımızı yok eden kişiyle berabersek onu seversek halimiz nice olur. Bu durum ve bu gibi kişilerden yani zındıklardan Allah'a sıgınırım.
Allah hepimizi affetsin Sevdiği ve razı olduğu kulları arasına kabul etsin inşaallah... El Fatiha
Logged
Anahtarlar: Hilafet icazetnamesi 
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer: