| 29 Şubat 2008, 13:48:50 |
|
|
 |
« Yanıtla #15 : 29 Şubat 2008, 13:48:50 » |
|

SECDEYE GİTMEK
Namazın şartlarından biri de secdedir: Secdede el parmakları, birbirine bitişik, kıbleye karşı, kulaklar hizâsında, baş iki el arasında olmalıdır. Alnı temiz yere, ya'nî taş, toprak, tahta, yaygı üzerine koymak farz olup, burnu da beraber koymak vâcib denildi. Yalnız alnı koymak mekrûhtur. Secdede en az üç kere "Sübhâne rabbiyel-a'lâ" denir.
İki ayağı veya hiç olmazsa herbirinin birer parmaklarını yere koymak lâzımdır. Secdede, alın, burun ve ayaklar yerden az zaman kalkmış olursa, zararı olmaz. Secdede ayak parmaklarını bükerek, uçlarını kıbleye çevirmek sünnettir.
Erkekler, kolları ve uylukları, karından ayrı bulundurur. Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik hâlde bulundururlar. Elleri ve dizleri yere koymak sünnettir. Topukları kıyâmda, birbirinden dört parmak eni kadar uzak, rükü'da, kavmede ve secdede bitişik tutmak sünnettir.
Takkenin, saçların alnı kapatmaması lâzımdır. Kadınların da, namazda alnı açık olması lâzımdır. Yerin sertliğini duyacak kadar, ya'nî başını bastırınca, alnı artık gömülmiyecek kadar bastırarak, halı, hasır, sedîr, kanepe üzerinde secde etmek sahîh olur.
Secde için eğilemiyen hasta ve câmide başka yer bulamıyan sağlam kimse, yüksek birşey üzerine secde etmezler. Çünkü, Resûlullah efendimiz az yüksek şey üzerine dahî secde etmemiştir. Dinimiz kolaylık dinidir. Fakat herkesin kolayına geldiğini yapması değil, âlimlerin gösterdiği kolaylıktan istifade etmesi lâzımdır.
Bunun için, özrü olanların dahî az yükseğe de secde etmemeleri lâzımdır
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 29 Şubat 2008, 14:50:47 |
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 29 Şubat 2008, 14:50:47 » |
|

32-SECDE:
1 - Elif, Lâm, mim.
2 - Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan tarafındandır.
3 - Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler.
4 - O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur (hakim olmuştur). Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz?
5 - O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir.
6 - İşte görüleni de görülmeyeni de bilen, her şeye gücü yeten, çok merhametli olan O'dur.
7 - Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan O'dur.
8 - Sonra da onun soyunu süzülmüş bir özden, değersiz bir sudan yaratmıştır.
9 - Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!
10 - Onlar: "Biz yerde kaybolup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışta bulunacağız?" dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı (O'nun huzuruna varacaklarını) inkâr eden kâfirlerdir.
11 - De ki: "Size vekil kılınmış olan ölüm meleği canınızı alacak, sonra döndürülüp Rabbinize götürüleceksiniz."
12 - Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi geri çevir de salih bir amel işleyelim, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz." derlerken bir görsen!
13 - Eğer biz dilemiş olsaydık her nefse hidâyetini verirdik. Fakat benden: "Bütün insanlar ve cinlerden cehennemi elbette dolduracağım." sözü hak olmuştur.
14 - "O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!"
15 - Bizim âyetlerimize öyle kimseler iman eder ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tesbih ederler de büyüklük taslamazlar.
16 - Onların yanları yataklardan uzaklaşır, korku ve ümid içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayıra sarfederler.
17 - Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez.
18 - Öyle ya iman eden kimse, fâsık olan gibi olur mu? Onlar eşit olamazlar.
19 - Evet, iman edip de salih amelleri işleyen kimselerin, yaptıklarına karşılık bir konukluk (ağırlanma) olarak me'vâ (barınak) cennetleri vardır.
20 - Ama fâsıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: "Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!" denir.
21 - Şu bir gerçek ki, onlara o en büyük azabdan önce yakın azabdan (dünyada) da tattıracağız. Umulur ki, (kötülükten) dönerler.
22 - Rabbinin âyetleriyle kendisine öğüt verilip de, sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Gerçekten biz, günahkârlardan intikam alacağız.
23 - Andolsun ki biz vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona (öyle bir kitaba) kavuşmaktan şüphe içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına doğru yolu göstren bir rehber kılmıştık.
24 - Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.
25 - Şimdi ihtilafa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz ki Rabbin kıyamet günü aralarında ayırıcı hükmü verecektir.
26 - Kendilerinden önce, yurtlarında gezip dolaşmakta oldukları nice kuşakları helâk etmiş olmamız, daha onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda nice ibretler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?
27 - Ya hiç görmediler mi ki, biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz. Ondan hayvanları da yiyor, kendileri de. Hâlâ gözlerini açmayacaklar mı?
28 - Bir de "Ne zaman o fetih, eğer doğru söylüyorsanız?" diyorlar.
29 - De ki: "İnkâr edenlere o fetih günü iman etmeleri fayda vermez ve onlara göz açtırılmaz."
30 - Şimdi sen onlardan yüz çevir de gözet. Çünkü onlar da gözetmektedirler.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 29 Şubat 2008, 22:07:50 |
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 29 Şubat 2008, 22:07:50 » |
|
Gülüsü Yarali ablacim emeklerine saglik...
Rabbim razi olsun senden...
|
|
|
|
|
Logged
|
Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır 
|
|
|
| 29 Şubat 2008, 22:29:04 |
|
|
 |
« Yanıtla #18 : 29 Şubat 2008, 22:29:04 » |
|
Gülüsü Yarali ablacim emeklerine saglik...
Rabbim razi olsun senden...
nedemek canım benimmm (tokalı smiley)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 29 Şubat 2008, 22:56:40 |
|
|
 |
« Yanıtla #19 : 29 Şubat 2008, 22:56:40 » |
|
Acizane tavsiye;namazda yanınızda Nekir ve Münker,arkanızda Azrail(as),önünüzde kabrinizin olduğunu hayal edin ve namazınız bitince Azrail(as)'in ruhunuzu kabzedeceğini düşünün. Namazın bitmesini hiç istemiyeceksiniz...  (cc) ibadetlerimizi daim etsin inşaAllah
|
|
|
|
|
Logged
|
"YARAB! Ne azabına dayanacak halim, Ne de rahmetinden mahrum kalmaya mecalim yoktur... Vefasızlık edip senden uzak kalsamda, halim sensiz edemeyeceğini haykırmaktadır. Vefasızlığım nisbetinde değil, ihtiyacım nisbetinde lütfuna talibim..."
|
|
|
| 06 Mart 2008, 19:54:21 |
|
|
 |
« Yanıtla #20 : 06 Mart 2008, 19:54:21 » |
|
 razı olsun. hepsi çok güzel sormak istediğim bir şey var: "Bunun için, özrü olanların dahî az yükseğe de secde etmemeleri lâzımdır" derken secde sadece yere mi yapılır? bunu mu kastediyor? ben anlayamadım??
|
|
|
|
|
Logged
|
Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan; Bana bir ben lazımım bir de Anlayan.. Kim bildiği ile amel ederse (celle celalühü) onu bilmediklerine varis kılar.. (Hadisî Şerif)"Musibetler çoktur; fakat musibetlerin en büyüğü vakti boşa geçirmektir." el hayr-u fî mahtarahullah -
'tan (azze ve celle) gelen herşey hayırlıdır.
|
|
|
| 07 Mart 2008, 09:52:33 |
|
|
 |
« Yanıtla #21 : 07 Mart 2008, 09:52:33 » |
|
 hepimize huşu içinde namaz kılmayı nasip etsin inşallah
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Mart 2008, 01:09:13 |
|
|
 |
« Yanıtla #22 : 13 Mart 2008, 01:09:13 » |
|
 razi olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mart 2008, 19:16:38 |
|
|
 |
« Yanıtla #23 : 26 Mart 2008, 19:16:38 » |
|
ALLAK SENDEN VE BÖYLE GÜZEL İMAN DOLU BİR ŞEYE TEŞFİK EDEN HERKESTEN CENNET KARDEŞİM NAMAZLA İLGİLİ YAZILARI OKUDUKCA DAHADA SARILIYORUM  RAZI OOLSUN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mart 2008, 20:12:22 |
|
|
 |
« Yanıtla #24 : 26 Mart 2008, 20:12:22 » |
|
paylaşımlar çok güzel.. HUDA Razı olsun.. birinci yazının kaynağını öğrenebilir miyim??
|
|
|
|
|
Logged
|
Sana dar gelecek makberi kimler kazsın.??...Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın...!!
|
|
|
| 02 Nisan 2008, 22:53:19 |
|
|
 |
« Yanıtla #25 : 02 Nisan 2008, 22:53:19 » |
|
 razı olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 22 Nisan 2008, 17:28:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #26 : 22 Nisan 2008, 17:28:58 » |
|
Rabbim razı olsun teşekkür ederim...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 22 Nisan 2008, 18:26:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #27 : 22 Nisan 2008, 18:26:41 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 14 Mayıs 2008, 17:40:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #28 : 14 Mayıs 2008, 17:40:58 » |
|
 razı olsun kardeşim cümlemiz huşu içinde namaz kılalım inş.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 14 Mayıs 2008, 17:53:20 |
|
|
 |
« Yanıtla #29 : 14 Mayıs 2008, 17:53:20 » |
|
benim dizlerimde problem var.büktüğüm zaman zararlı oluyor ve ağrı yapıyor.dr lar nazmazı oturarak kıl dedi biraz denedim oturunca ağrı yapıyor.tabi öyle kılmak istemiyorum ama mecburen çekyata oturup ellerimin üzerine secde yapıyorum yani alnımı herhangi biryere koymuyorum acaba bana yol gösterecek biri var mı?yardımcı olan ve olmayanlardan  razı olsun herkse umarım huşu ile kılar namazını.ben kılarken kabede imiş gibi kılıyorum.  kabul etsin inş.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|