İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: camii  (Okunma Sayısı 658 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
26 Ocak 2008, 09:13:15
yusufum

yusufum63

Isınıyorum

*


Üye No : 937

Yaş : 26

Nerden : ŞANLIURFA

Konu  : 116

Mesaj : 570

Aldığı Teşekkür 4
URFA SANA KÜSMÜŞ
WWW
Offline
« : 26 Ocak 2008, 09:13:15 »



Geçenlerde bir vesileyle yanına uğramıştım ki, namaz kılarken gördüm. "Rabbim! Sen nelere kâdirsin!" deyiverdim o an. Gençliğinde bir kere olsun ağzından "Allah" kelamı çıkmamasıyla övünen Kenan Amca, o ihtiyar haliyle "Allahuekber" deyip namaza duruyordu.
   Doğrusunu Allah bilir ya, şahsen gördüğüm kadarıyla kıldığı namaz eksik ve hatalıydı. "Allahuekber" diyerek rükuya varıyor, "Subhanallah" diyor, akabinde "Allahuekber" diyerek secdeye varıyor, secdede yine "Subhanallah" diyordu. Neyse; "Subhanallah" diyerek selam verdi ve namazını tamamladı!

   "Allah kabul etsin Kenan Amca!"
   Beni yeni farketmişti.
   "Hoş geldin doktor bey oğlum" dedi, peltek konuşmasıyla.
   Geçen sene beyin kanaması geçirdiği günlerde hastanede tanımıştım Kenan Amcayı. Bir Fatiha'dan bile mahrum edilmiş halde yaşadığı onca yılın ezikliği vardı üzerinde.
   Kolundan girerek, oturmasına yardım ettim:
   "Nasılsın bakalım?"
   "Yürümemdeki aksaklık dışında, iyiyim çok şükür."
   "Maşaallah Kenan Amca! Namaz bile kılıyorsun."
   Ondaki bu değişikliğe çok sevinmiştim.
   Sohbet ederken, "Evlat" dedi utana sıkıla, "Sana bir şey sormak istiyorum."
   "Buyur Kenan Amca."
   Meraklanmıştım.

   "Ben namazda ne okunacağını bilmiyorum. Okumam yazmam da yok. Namaz kılıyorum ama..."
Her yanını hüzün kaplamış, sözün devamı boğazında kalmıştı. Ne kadar acı bir tabloydu bu böyle. Namaz kılmak istediği halde namazın nasıl kılınacağını, namazda ne okunacağını bilememek…
   "Öğrenirsin inşaallah. İstersen ben sana yardımcı olurum."
   "Felç geçirdikten sonra hafızam iyice zayıfladı. Çok uğraştım ama, bir türlü aklımda bir şey kalmıyor"
   Ümitsiz kelimeler dökülmüştü yine felçli dudaklarından. İçim burkulmuş, ona bir çıkar yol göstermeyi çok istemiştim.
   "Hiç olmazsa Fatiha'yı öğrenmek zorundasın Kenan Amca. Fatiha'sız namaz olmaz. Ne yapıp edip onu öğrenmen gerekiyor."
   "Biliyorum yavrum. Ama ne yapayım ki, hafızama girmiyor."
   Fatiha'sız geçen yıllara kızgın ve kırgın bir halde söylüyordu bunu. Bu dertli ihtiyar için yapılabilecek bir şeyler olmalıydı. İçimden, "Madem namaz kılma ameliyesi ömür bitmediği sürece, akıl baştan gitmediği sürece düşmüyor. Bu amcamıza nasıl bir yol göstermeli" diye düşünürken, elhamdülillah bir çözüm yolu da bulmuştum:
   "İyisi mi sen namazlarını cemaatle kıl Kenan Amca. Eğer vakit namazlarını camide kılacak olursan, imama uyman yeterli olacak. O zaman namazların salim olur inşaallah."
   Bu çözüm karşısında Kenan Amcanın her yanını sevinç ve memnuniyet kaplamıştı. Hani, ayakları sağlam olsa kalkıp oynayacaktı alimallah!
   O gün bugündür, Kenan Amca namazlarını camide kılıyor. İmama tâbi oluyor ve selametle namazlarını eda ediyor.

   Ben de onu ağır aksak camiye giderken her görüşümde imama uymanın ve cemaat sırrına tâbi olmanın ne demek olduğunu daha iyi kavrıyorum. Asrın, kesinlikle cemaat asrı olduğunu ve imanla bu dünya hayatını noktalayabilmek için cemaatin şahs-ı manevîsinin nuruna sıkıca yapışmak gerektiğini anlıyorum. Kurtuluşun cemaat sırrına dahil olmakla ilgili olduğunu daha iyi fark ediyorum. Nefsime de, "Cemaate tâbi olmak için hafızanın seni terk etmesini mi bekliyorsun?" gibisinden ikazlar yolluyorum.
   Velhasıl, bir Fatiha'yı bile öğrenememiş ve öğrenemeyecek birisinin beş vakit dört başı mamur namazlar kılışına şahit oluyorum.
   Hem de, cemaatle..


Logged

ALLAH CC İMANDAN AYIRMASIN
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
09 Şubat 2008, 03:15:15
Gülüşü Yaralı

Ziyaretçi

« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2008, 03:15:15 »



Namazda huzur nasıl olur?


Niyazi Beki


ARAPÇA kökenli olan “Huzur “kelimesi, Türkçe’de farklı anlamlarda kullanılmaktadır. “Huzur bulmak, huzurlu olmak”, gönlün yatışması, nefsin tatmin olması anlamındadır. “Huzura varmak, huzura çıkmak” ise kişilik, makam-mevki bakımından büyük bir zatın yanına gitmek anlamında kullanılmaktadır.
Bu yazımızda huzur kavramını, asıl Arapça’daki manası olan “huzura varmak, huzura çıkmak” anlamıyla kullanacağız, ancak ikinci derecede bu kavramın Türkçe’de karşılığı olan “huzur bulmak, huzurlu olmak” anlamına da dikkat çekeceğiz. Çünkü gönlün huzur bulması, gerçek anlamda huzura çıkmakla olur. Namaz müminin miracı olduğuna göre, insan ruhu bu miraç vasıtasıyla Hazret-i Allah’ın huzuruna çıkmakla huzur bulur, huzura erer.

Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz: “Namaz benim göz aydınlığımdır” buyurmuştur.

Burada namazın huzur verici özelliğine işaret edilmiştir. Ancak gerçek huzura ermek için, namazda gerçek anlamda huzura varmak gerekir. Huzura varmak, üç basamaklı bir eylemin adıdır: Huzura çıkmadan, huzura çıkarken ve huzurda dururken yapılması gerekenler.. Konuyu bu üç başlık altında özetlemeye çalışacağız:


Huzura Çıkmadan Önce

Yapılanlar:



YÜCELER YÜCESİ Allah’ın huzuruna varmanın birinci adresi namazdır. Namaza başlamadan önce, O Hazretin huzuruna yakışır şekilde, maddî-manevî hazırlık yapmak gerekir.

Yani çift yönlü bir arınma sürecine girmek gerekir. Beden ve elbiselerimizi her türlü maddî kirlerden, ruh ve duygularımızı da her türlü manevî kirlerden temizlemek gerekir.

En güzel elbiseleri, en temiz çorapları giymek, abdestle uzuvları yıkayıp temizlemek, tevbe-istiğfar ederek ruhu arındırmak, kulun Rabbine karşı saygısının, huzurunda bulunduğu makamın büyüklüğünü algılayan iman şuurunun birer belgesidir.

“Her namaz vaktinde/her namaz mekânında yüzünüzü O’nun kıblesine yöneltin. İhlas ve samimiyetle, sırf O’nun rızasını kazanmak için Allah’a ibadet edin.” (Araf, 7/29) mealindeki ayette manevî hazırlığın önemine işaret edildiği gibi,

“Ey Adem’in evlatları! Her namaz vaktinde, mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin” (Araf, 7/31) mealindeki ayette de maddi hazırlığa; temizliğe, güzel elbiseler giymeye teşvik vardır.


Huzura Çıkarken Yapılanlar:


BU SAFHADA kul, huzura çıkmak için gereken hazırlığını tamamlamış, artık mescidin içine veya bir seccadenin başına gitmiş bulunmaktadır. İşte namaza başlamadan önce, kimin huzuruna varacağını düşünmek, kusurlarını hatırlamaya çalışmak, dünyanın bütün meşgalelerini bir çantaya koyup dışarıda bırakmak, biraz sonra ilâhî huzurda kabul edilecek olan kulun fikrî planda düşünmesi gereken hususlardır.

Bu hazırlık için Fatiha Suresinde geçen Allah’ın isimlerini düşünerek bir muhasebe yapmakta fayda vardır. Çünkü, bütün sıfatları sonsuz olan Allah’ın Zat-ı Akdesini düşünerek “iyyake nabudu=yalnız sana kulluk ederiz” diyerek hitapta bulunmak çoğumuz için hitabın hakkını vermekten uzaktır. En iyisi belli başlı isimleri mülahaza ederek yapacağımız hitap için bir ön hazırlıkta bulunmaktır. Fatiha Suresinde yer alan beş isim bunu temin edecek mahiyettedir. Buna göre, namaza başlamadan önce huzuruna varacağımız Rabbimizin şu isimlerini düşünmek ve bizimle olan ilişkilerini zihnimizde canlandırmak gerekir. Biraz sonra bizi kabul edecek Rabbimizin isimleri şunlardır:

Allah: Bütün güzel ve mükemmel sıfatların sahibi, bütün kâinatın kendisine ibadet ettiği hakikî mabudu.

Âlemlerin Rabbi: Bütün kâinatı yaratan, yöneten, terbiye eden Rabbimiz.

Rahman: Dünyada dost- düşman ayırımını yapmadan bütün varlıklara merhamet eden, bütün canlılara rahmet hazinesinden rızklarını veren, vahiylerle insanlara manevî rızklarını temin eden..

Rahîm: Ahirette dostlarını merhametle kucaklayan.

Din/Hesap gününün sahibi: İyi, kötü her şeyden bizi hesaba çeken dünya ve ahiretin sultanı.

Biraz sonra huzurunda el pençe duracağımız Yüce Yaratıcının bu azametini kalplerimize yerleştirdiğimiz nispette huzurda huzur bulacağız.


Huzurda Dururken Yapılanlar:


NAMAZ kılan kimse, namazla miraca vardığını, kendisini yaratan, büyütüp besleyen, bin bir çeşit nimetlerle rızkını veren Yüce Allah’ın karşısında olduğunu idrak etmeli, sonsuz büyüklüğü karşısında sonsuz küçüklüğünü, sonsuz kudreti karşısında sonsuz acizliğini fark etmelidir.. Namaza başlarken alınan tekbirin bir anlamı budur: Allahu Ekber: “Allah en büyüktür” der ve o anda eşsiz bir büyüğün karşısında olduğunu fark eder..

Fatiha Suresinde iki tür üslup kullanılmış ve bununla ilahî huzurda el pençe dururken iki çeşit münacatın şekline işaret edilmiştir.

Birincisi: Besmeleden sonra “Bütün hamd, âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahîm ve hesap gününün sahibi olan Allah’a mahsustur” mealindeki ayetlerle yapılan gaibane münacattır.

Bu dolaylı (Allah’ı üçüncü tekil şahıs olarak gören) münacatın hikmetlerinden ikisi şunlardır:

• Aciz ve kusurlu bir kul olarak her türlü noksandan münezzeh olan Allah’ın huzuruna vardığında, doğrudan onu muhatap etmekten haya eder. Boynu bükük bir vaziyette münacatını ona işittirmeye çalışır. Bu kulluk makamına en uygun bir vaziyettir.

• Övgüler övülenin arkasında yapılırsa, övenin samimiyetini gösterir. Allah’tan hiçbir şey gizli olmamakla beraber, bir kul olarak kendi çapında, Rabbinin gıyabında onu övmeye gayret etmesi, onun kullukta ciddiyet ve samimiyetini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.

İkincisi: “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz..” mealindeki cümleden başlayıp Surenin sonuna kadar devam eden hâzırâne (Allah’ı muhatap edinip doğrudan ona hitap ederek) yapılan münacattır. Bu iltifat sanatında, huzurunda olduğumuz Zat-ı Akdes’in—bir kul için en önemli olan—unvanlarının/isim ve sıfatlarının mülahazası söz konusudur.

Buna göre, huzurdaki münacat şöyledir: “Ey âlemlerin Rabbi, ey Rahman, Rahîm ve hesap gününün sahibi olan Allah’ım! Biz âciz mahlukların olarak yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz. Ne Olur, bizi dosdoğru yola ilet.

İnsan tek başına da olsa, birinci tekil şahıs yerine birinci çoğul şahısı kullanarak “Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz” demesinin anlamı şudur:

Namaz kılan kimse, üç büyük cemaatle birlikte Rabbine karşı ibadet ettiğinin farkındadır. Buna göre, Fatihayı okurken şöyle der: “Ben ve benim gibi namaz kılan insanların meydana getirdiği cemaat olarak; Ben ve Allah’ı tespih eden bütün kâinatın oluşturduğu cemaat olarak, ve nihayet ben ve benim vücudumdaki maddî-manevî duygu ve organlarımın meydana getirdiği cemaat olarak “Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz.”






Logged
13 Temmuz 2008, 13:32:15
BERRE

BERRE

Isınıyorum

*


Üye No : 21176

Nerden : uzun ince bir yol

Konu  : 42

Mesaj : 903

Aldığı Teşekkür 2
Offline
« Yanıtla #2 : 13 Temmuz 2008, 13:32:15 »

  Velhasıl, bir Fatiha'yı bile öğrenememiş ve öğrenemeyecek birisinin beş vakit dört başı mamur namazlar kılışına şahit oluyorum.
   Hem de, cemaatle..

ALLAH RAZI OLSUN YUSUFUM KARDEŞ EMEĞİNE SAĞLIK
ÇOK DUYGULANDIM :AHH:
« Son Düzenleme: 13 Temmuz 2008, 13:35:31 Gönderen: BERRE » Logged

ஐ◄███▓▒░░ LA İLAHE İLLALLAH░░▒▓███►ஐ
13 Temmuz 2008, 13:35:00
BERRE

BERRE

Isınıyorum

*


Üye No : 21176

Nerden : uzun ince bir yol

Konu  : 42

Mesaj : 903

Aldığı Teşekkür 2
Offline
« Yanıtla #3 : 13 Temmuz 2008, 13:35:00 »

Ben ve ALLAH’ı tespih eden bütün kâinatın oluşturduğu cemaat olarak, ve nihayet ben ve benim vücudumdaki maddî-manevî duygu ve organlarımın meydana getirdiği cemaat olarak “Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz.”

ALLAH RAZI OLSUN GÜLÜŞÜ YARALI
EMEĞİNE SAĞLIK
Logged

ஐ◄███▓▒░░ LA İLAHE İLLALLAH░░▒▓███►ஐ
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Diyarbakır Ulu Camii resimleri Resim & E-Kart MahmutEfendi 5 2240 Son Mesaj 26 Nisan 2008, 13:43:06
Gönderen: YARALI ŞERÇE
Dr. Şerafettin KALAY Hocamızın 06.08.2006 Pazar Sabahı Fatih Camii’nde Yaptığı D Dualarımız hatice 2 406 Son Mesaj 16 Mayıs 2008, 01:05:42
Gönderen: hızır-murad
Sarhoşun Camii Aşkı Menkıbeler ve Hikayeler gülvisal 7 484 Son Mesaj 27 Haziran 2008, 17:05:10
Gönderen: demirci_249
DÜNYANIN EN BÜYÜK CAMII Eğitim ve Araştırma gülvisal 7 861 Son Mesaj 13 Temmuz 2008, 17:52:22
Gönderen: gülvisal
Süleymaniye Camii Eğitim ve Araştırma « 1 2 » gülvisal 19 727 Son Mesaj 13 Eylül 2008, 09:16:58
Gönderen: ExE
Camii'deki Fatiha Menkıbeler ve Hikayeler gülvisal 0 76 Son Mesaj 13 Eylül 2008, 22:24:49
Gönderen: gülvisal
Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya evden eve nakliyat İslami Sohbet İlahi Sözleri