| 17 Kasım 2007, 00:24:34 |
|
|
 |
« : 17 Kasım 2007, 00:24:34 » |
|


Günün birinde bir çölde iki kum tanesi karşılaşmış ve birbirlerini çok sevmişler uzun bir süre çok yakın olmuşlar. Birbirlerini yanlarında, canlarında olarak sevmeyi öğrenmişler. Derken bir rüzgar çıkmış kum tanelerinden biri yerinde kalırken diğeri biraz uzağa savrulmuş. Çok uzak değillermiş ama yinede göremiyorlarmış birbirlerini. Sevgileri hiç azalmamış yine sevmeye devam etmişler. Birbirlerine ulaştırabildikleri sesleriyle, haberleriyle yaşıyorlarmış ve artık görmeden seslerinde sevmeyi öğrenmişler.
Bir gün biri diğerine "sevdamız sonsuza erişmesi için aynı anda bir dilek dileyelim" demiş. Ikisi de aynı anda bir dilekte bulunmuşlar ve tam o sırada bir fırtına çıkmış. Bu kavuşmamız, sevdamızın sonsuza dek sürmesi olabilir diye ikisi de kendilerini fırtınaya bırakmışlar. Gözlerini kapayıp fırtına dindiğinde sevdalarının yanı başında olmuş olmayı arzulamışlar. Fırtına o kadar kuvvetliymiş ki o güne kadar yıllarca yerlerinden kıpırdamayan kumlar bile başka yerlere savruluyorlarmış. Fırtına günlerce sürmüş kum taneleri de oradan oraya savrulup durmuşlar. Ikisini de bir sabırsızlık sarmış. Fırtına durmuyor aksine artıyormuş. Fırtına dinmek bilmedikçe onlarda sabırla sevmeği öğrenmişler. Günler geçmiş sonunda fırtına durmuş gözlerini açtıklarında ikisi de başka alemlerde bulmuşlar kendilerini. Bu fırtınanın onları birleştireceğine o kadar inanmışlar ki birbirlerini yanlarında bulamayınca yüreklerinde derin bir acı hissetmişler ve acıyla sevmeği öğrenmişler. Kendilerine birazcık geldiklerinde ikisi de bu fırtınayla başka başka yerlere savrulduklarını anlamışlar. Biran ölmek istemişler ama sonra birbirlerini hiç görmeden,mesafelere, engellere rağmen sevmeği öğrenmişler. "Eskisi gibi bağırsakta sesimiz ulaşmaz ki birbirimize" demişler. Ikisi de yeni yerlerinde kimseyle konuşmamışlar ve yıllarca hep susmuşlar. Hep yeni bir fırtına ümidiyle birbirlerine ihanet etmeden beklemişler. Böylece umutla sevmeği öğrenmişler. Yıllar geçmiş ama sevgileri hiç geçmemiş.
Birbirlerinden hep umutlu olarak yaşamışlar. Bir gün ikisi de birbirlerinden habersiz aynı anda gözlerini kapamışlar ve kavuşmak için yeniden fırtına çıkmasını dilemişler. Beklemişler beklemişler ama fırtına bir türlü çıkmamış. Kendilerini tüm benlikleriyle fırtınaya bırakmak için oldukları yerde dönmüş durmuşlar ama hepsi nafile küçük bir rüzgar bile çıkmamış. Sonunda durmuşlar ve gözlerini açmışlar. Sevdiklerinin, sevdalarının, yıllarca beklediklerinin tam karşısında durduklarını görmüşler ve hemen ikisi de yıllar önce diledikleri dileği anımsamışlar.
Dilek şöyleymiş " 'ım bizi birbirimize her şeyiyle sevmeği öğrendiğimizde kavuştur. Öğle kavuştur ki sevdamız sonsuza erişsin."
Sonunda anlamışlar ki birbirlerinden çok uzaklarda geçirdiklerini sandıkları yılları aslında birbir yanı başlarında geçirmişler. Dileklerinin kabul olması için yılların geçmesi gerektiğini öğrenmişler çünkü onlar sevmeği her şeyiyle öğrenmeği dilemişler.
Dilekleri kabul olmuş umutla, sabırla, acıyla, yakında, uzakta...her şeyiyle sevmeği öğrenip birbirlerine kavuşmuşlar. Sevmeği bildikten sonra mesafeler, acılar, yıllar, aylar...asla sevdayı söndürmez ama sevmeği bilmedikten sonra yanı başında ki sevdiğini bile yıllarca göremeyebilir insan...
|
|
|
|
|
Logged
|
Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır 
|
|
|
| 17 Kasım 2007, 01:45:37 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 17 Kasım 2007, 01:45:37 » |
|
...umutla, sabırla, acıyla, yakında, uzakta...her şeyiyle sevmeği öğrenip birbirlerine kavuşmuşlar. Sevmeği bildikten sonra mesafeler, acılar, yıllar, aylar...asla sevdayı söndürmez ama sevmeği bilmedikten sonra yanı başında ki sevdiğini bile yıllarca göremeyebilir insan...  razı olsun Cennetim... 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| 16 Ocak 2008, 11:43:10 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 16 Ocak 2008, 11:43:10 » |
|
Çok güzel.Elinize sağlık.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
| 14 Temmuz 2008, 13:04:18 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 14 Temmuz 2008, 13:04:18 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
MEDENİYET DEDİĞİN SOYMAKSA BEDENİ DAĞDAKİ HAYVAN SENDEN MEDENİ
|
|
|
| 14 Temmuz 2008, 13:16:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 14 Temmuz 2008, 13:16:06 » |
|
Çok güzeldi  razı olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı [Duha-3]
|
|
|
| 16 Temmuz 2008, 18:37:17 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 16 Temmuz 2008, 18:37:17 » |
|
 razı olsun ne güsel bir yazıydı öyle kum tanesiyle birleşen bir yazı çok güseldi çok beğendim devamını bekleriz..
|
|
|
|
|
Logged
|
Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda gizliyim.
Siz en iyisi beni anlamak için, konuştuklarımdan çok sustuklarımı dinleyin…
|
|
|
| 30 Eylül 2008, 01:28:44 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 30 Eylül 2008, 01:28:44 » |
|
Rabbim sizden de razi olsun...
|
|
|
|
|
Logged
|
Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır 
|
|
|
| 01 Ekim 2008, 17:26:15 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 01 Ekim 2008, 17:26:15 » |
|
bu hikaye çok güzel ibret alınacak bir hikaye 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 01 Ekim 2008, 17:26:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 01 Ekim 2008, 17:26:42 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 01 Ekim 2008, 17:36:01 |
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 01 Ekim 2008, 17:36:01 » |
|
hikayeyi çok beğendim 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|