İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: BU KADAR SEVEBİLİR MİSİNİZ?  (Okunma Sayısı 1536 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
17 Mayıs 2007, 05:43:32
yüzakı

Emektar

*


Üye No : 18

Yaş : 25

Nerden : DİYAR-I GÜL

Konu  : 67

Mesaj : 390

Aldığı Teşekkür 20
WWW
Offline
« : 17 Mayıs 2007, 05:43:32 »







BU KADAR SEVEBİLİR MİSİNİZ?[/color]

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu,
öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere
daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse
bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları
biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse
bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için
o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini
görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o
durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre
sonra...

Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu...
Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki
yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri
günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep
mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka
hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık
hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki...
Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü...
Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman
çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek,
bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini
büyüttüler... "Senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam
"Hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir tanem,
kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir
not olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın
unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya
koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği
çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı
hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep
birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden
ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık
bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla
beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev
gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi
alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız.
Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet
edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç hayır
diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden döner
dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık...."

Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu
adam Amerika'ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları
içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir
tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor,
konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve
çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev
bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."

Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da
çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini
söylemesi için yalvardı adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur
anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve
sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton
duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği
arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım"
diye sözünü kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki
restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş
biniyorlar arabaya...."

"Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye bağırdı kadın. Onca
yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti
o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının
sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı
genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına
nasıl sarıldığını gördü adamın...

Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona
sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar
etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa
geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu
alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim seni"
diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...

İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına
kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.
Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız
kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın
yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua
ediyordu.

Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile,
kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle
uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle
geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri girmeme
izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve
zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "Hiçbir şey göründüğü gibi değil
aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki kongre
sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna
dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini
biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü
oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika'ya
yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının
karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama
olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu
kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını
biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu
açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt
duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem"
diyordu... Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç
vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim."
"Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni istiyorum."
"Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir
anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta
martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."


 

 [/b]
« Son Düzenleme: 17 Mayıs 2007, 16:57:19 Gönderen: Minare » Logged

SABIR:YÜZÜNÜ BİLE EKŞİTMEDEN ACIYI YUDUMLAYABİLMEKTİR.....
17 Mayıs 2007, 16:56:40
RADENUR

NURA_HASRET ( RADENUR İSMİNİN BÜTÜN HAKLARI ŞAHSIMA AİT OLUP İZİNSİZ KULLANILAMAZ..KULLANILDIĞI TAKDİRDE HAKKIMZ O ŞAHISLARA HELAL DEĞİLDİR... ) :(

Minare Team

*


Üye No : 111

Yaş : 25

Nerden : HASRET DİYARINDAN....

Konu  : 124

Mesaj : 1,371

Aldığı Teşekkür 27
Varamadım hasretine...Sevdaların ülkesine...
Offline
« Yanıtla #1 : 17 Mayıs 2007, 16:56:40 »

oh beee !.... bitti,bayağı uzunmuş,sonunun nasıl biteceğini merak etmiştim,kendi kendime senaryolar yazdım,yine klasik türk filmlerindeki sonuçlar çıktı ortaya.Smiley

 Paylaşımınız güzeldi teşekkürler,aşk hikayesine gelince güzel bir hikaye,herkesin yaşamak istediği durumlar ama sonu hariç..biliyomusunuz herzaman şaşırmışımdır,filmde olsa,gerçekte olsa,birisi ölümcül bir hastalığa yakalandığı zaman karşı tarafa acı vermemek adına bu yollara başvurulması tasvip etmediğim bir olay,zaten bu tip olaylara gerçek hayatta biraz zor raslanılır bu kadar kolay olamaz bir hastalıktan dolayı ayrılık yada ayrılık oyunları,meşhur yemin vardır ya nikahta hastalıkta ve sağlıkta... Smiley nerde o yeminler...

Tabi biz bayanlar duygusal varlıklarız etkileniyoruz üzülüyoruz,ama buda yapılmaz yaa. :(Rabbim bizlere Efendimizle hz hatice validemizin arasındaki aşkı,muhabbeti,sevgiyi nasip etsin inşallah,ondan da öte gerçek aşkı tatmayı,gerçek aşkı tadanlardan olmayı nasip etsin inşallah..Güzel bir paylaşımdı saolun.SELAM VE DUA İLE..
« Son Düzenleme: 17 Mayıs 2007, 17:01:29 Gönderen: RADENUR » Logged

17 Mayıs 2007, 20:21:15
Rumeysa

~*Gülümser Yüzüm*~

Emektar

*


Üye No : 4

Nerden :

Konu  : 134

Mesaj : 892

Aldığı Teşekkür 38
WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 17 Mayıs 2007, 20:21:15 »



Tabi biz bayanlar duygusal varlıklarız etkileniyoruz üzülüyoruz,ama buda yapılmaz yaa. Sad Rabbim bizlere Efendimizle hz hatice validemizin arasındaki aşkı,muhabbeti,sevgiyi nasip etsin inşallah,ondan da öte gerçek aşkı tatmayı,gerçek aşkı tadanlardan olmayı nasip etsin inşallah..Güzel bir paylaşımdı saolun.SELAM VE DUA İLE..


amin
Logged



Minare ailesinin fertleriyiz...bizi kimse ayiramaz!!!
18 Mayıs 2007, 00:09:16
TaHiR

Biz Hep Üç Kişiydik Ben,Keyfim ve Kahyası...Biz Yine Üç Kişiyiz Ben,Tepem ve Tası...!!!

Alışıyorum

*


Üye No : 28

Yaş : 31

Nerden : Ucurumun Kenarindan...

Konu  : 120

Mesaj : 330

Aldığı Teşekkür 20
Sen Olmazsan Yasarmi Bu Can...
Offline
« Yanıtla #3 : 18 Mayıs 2007, 00:09:16 »

 
Logged

Haydi Ben Bensiz Geleyim...Sen Sensiz Gel...!!!
Durma Cabuk Gel...Gelmem Deme...!!!
Ne Evet Demek Yarasir Sana...Ne Hayir...Dostum...!!!
Senin Sanina Sadece Gelmek Yakisir...!!!
20 Mayıs 2007, 00:28:57
zeyneddin

Alışıyorum

*


Üye No : 89

Nerden :

Konu  : 22

Mesaj : 194

Aldığı Teşekkür 10
WWW
Offline
« Yanıtla #4 : 20 Mayıs 2007, 00:28:57 »



 

bu moralin üstüne bu yazı süper oldu, 
Logged

BACIMIN İFFETİ BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE.. ACIRIM TÜKRÜĞE BİLLAHİ ! TÜKÜRSEM YÜZÜNE
M.A. ERSOY
20 Mayıs 2007, 11:53:56
hayrun_nisa

Alışıyorum

*


Üye No : 145

Nerden : İstanbul

Konu  : 2

Mesaj : 71

Aldığı Teşekkür 4
Offline
« Yanıtla #5 : 20 Mayıs 2007, 11:53:56 »

 


Eski türk filmlerine benzesede ben etkilendim...Filmlerdede üzülürüm zaten....


Rabbim kimseye çaresiz dert vermesin İnşaallah. 
Logged
20 Mayıs 2007, 15:10:24
hüsna

Alışıyorum

*


Üye No : 51

Yaş : Yok

Nerden : istanbul

Konu  : 41

Mesaj : 301

Aldığı Teşekkür 19
Offline
« Yanıtla #6 : 20 Mayıs 2007, 15:10:24 »

Aman yarabbi...
Diyecek bişey bulamıyorum..
 
Logged

Müminlerden öyle yiğitler vardır ki;
Onlar Allah'a verdikleri söze sadakat gösterdi.
Onlardan bazılar şehit oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi.
Kimiside şehit olmayı bekliyor...
20 Mayıs 2007, 16:06:02
havle

Yeniyim

*


Üye No : 161

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 4

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #7 : 20 Mayıs 2007, 16:06:02 »

Paylaşımınız güzeldi teşekkürler,aşk hikayesine gelince güzel bir hikaye,herkesin yaşamak istediği durumlar ama sonu hariç..biliyomusunuz herzaman şaşırmışımdır,filmde olsa,gerçekte olsa,birisi ölümcül bir hastalığa yakalandığı zaman karşı tarafa acı vermemek adına bu yollara başvurulması tasvip etmediğim bir olay,zaten bu tip olaylara gerçek hayatta biraz zor raslanılır bu kadar kolay olamaz bir hastalıktan dolayı ayrılık yada ayrılık oyunları,meşhur yemin vardır ya nikahta hastalıkta ve sağlıkta... Smiley nerde o yeminler...

i]

aynen katılıyorum
Logged
20 Mayıs 2007, 16:16:14
YASENYA

Yeniyim

*


Üye No : 15

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 48

Aldığı Teşekkür 3
Offline
« Yanıtla #8 : 20 Mayıs 2007, 16:16:14 »

 çok güzeldi emeğinize sağlık  sağolun 
Logged
25 Mayıs 2007, 23:33:34
visal_

Emektar

*


Üye No : 74

Yaş : 24

Nerden : kocaeli

Konu  : 66

Mesaj : 653

Aldığı Teşekkür 20
sustum! kimse duymuyor...
Offline
« Yanıtla #9 : 25 Mayıs 2007, 23:33:34 »

çok güselldi.yazının başlığına cevap vermek gerekirse EVET sevebilirim ama karşımdaki insanda aynı tutkuyla seviyorsa....paylaşım için çok teşekkürler
Logged

Sustum tuz basıp yaralarıma,
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum...
İçinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi;
Yaslanıp yalnızlığın kollarına,
Gül döküp kalabalıklara her gece,
Yalnız geziyorum gönül ülkemi kimse bilmiyor......
26 Mayıs 2007, 11:44:28
yüzakı

Emektar

*


Üye No : 18

Yaş : 25

Nerden : DİYAR-I GÜL

Konu  : 67

Mesaj : 390

Aldığı Teşekkür 20
WWW
Offline
« Yanıtla #10 : 26 Mayıs 2007, 11:44:28 »

inşallah karşılıklı sevgilerle karşılarız ihvanım...
Logged

SABIR:YÜZÜNÜ BİLE EKŞİTMEDEN ACIYI YUDUMLAYABİLMEKTİR.....
17 Temmuz 2008, 18:31:04
BERRE

BERRE

Isınıyorum

*


Üye No : 21176

Nerden : uzun ince bir yol

Konu  : 42

Mesaj : 903

Aldığı Teşekkür 2
Offline
« Yanıtla #11 : 17 Temmuz 2008, 18:31:04 »

inşallah karşılıklı sevgilerle karşılarız ihvanım...
Logged

ஐ◄███▓▒░░ LA İLAHE İLLALLAH░░▒▓███►ஐ
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Farkında mısınız...??? Makale ve güzel Yazılar... VuSLaT 2 489 Son Mesaj 27 Ekim 2007, 21:49:36
Gönderen: Ebrar
incitmeyecek kadar uzak üşütmeyecek kadar yakın.... Serbest Bölüm hüsna 3 609 Son Mesaj 09 Ekim 2008, 00:10:38
Gönderen: imame
'Babana bile güvenmeyeceksin' aldatmacasını yıkmaya var mısınız? Serbest Bölüm sengibi 0 371 Son Mesaj 28 Temmuz 2007, 00:07:35
Gönderen: sengibi
Emin----MİSİNİZ Menkıbeler ve Hikayeler malcomx 2 607 Son Mesaj 08 Ekim 2007, 22:21:47
Gönderen: yaralı kalp
BİLEBİLECEK MİSİNİZ? Mizah Köşesi Gülüşü Yaralı 5 807 Son Mesaj 09 Temmuz 2008, 19:06:43
Gönderen: astral
Depresyonda Mısınız? Sağlıklı Yaşam Gülüşü Yaralı 5 829 Son Mesaj 14 Kasım 2007, 08:32:11
Gönderen: firdevs
Ömür Muhasebesine Var mısınız ? İslam İlmihali ERMAN 2 672 Son Mesaj 17 Aralık 2007, 18:40:14
Gönderen: elif_
FEMİNİST MİSİNİZ ? Üyelerimiz Hakkında Gülüşü Yaralı 5 664 Son Mesaj 21 Aralık 2007, 17:13:52
Gönderen: firdevs
siz Allah'ı Hatırlatan Müslüman mısınız? Serbest Bölüm VuSLaT 12 613 Son Mesaj 18 Haziran 2008, 20:15:14
Gönderen: BERRE
Ve sorunuz geliyor, hazır mısınız? Serbest Bölüm VuSLaT 7 493 Son Mesaj 06 Nisan 2008, 16:14:27
Gönderen: huşyar
Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya evden eve nakliyat İslami Sohbet İlahi Sözleri