İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: BİR CEYLANIN PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)'e VERDİĞİ SÖZ....  (Okunma Sayısı 725 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
31 Ağustos 2008, 01:29:25
esenler_genclik

kanayan yara filistin

Alışıyorum

*


Üye No : 33868

Yaş : 20

Nerden : ESENLER

Konu  : 48

Mesaj : 163

Aldığı Teşekkür 3
Bizim Ellerimiz Heryere Ulaşır!YETERKİ İSTEYELİM..
WWW
Offline
« : 31 Ağustos 2008, 01:29:25 »






  PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) zamanında bir avcı grubu bir ceylan yakalar...ceylanı ağaca bağlarlar ve uyumaya başlarlar...peygamber efendimizde o sıralar orda gzerken ağaca bağlı ceylanı görür...
CEYLAN ya ALLAH'ın resulu benim yavrularım var..siz bana izin verinde  beni çözün ben onları doyurayım geri geleyim beni tekrar bağlayınız der...bu sırada avcılar uyumaktadır...
merhamet sahibi yüce peygamberimizde ceylana sözmü der...geri geleceksin deilmi bana söz ver der...ceylanda söz ya resul doyurayım geri geleceğim der..peygamber efendimizde bunun üzerine ceylanın bağlı olduğu ipi çözer..ve ceylan yavrularını doyurduktan sonra peygamber efendimize söz verdiği için geri gelir..
bu sırada avcılar uyanır ve görürlerki resul ceylanı bağlamaktadır...sorarlar ya resul hayırdır...peygamber efendimizde anlatır.ceylan söz verdi yavrularını doyurması için serbest bırakmamı ve tekrar gelince onu bağlayacağıma dair.
ve peygamber efendimiz sizde izin verirseniz ben onu serbest bırakmak istiyorum der.
avcılarda tabiki ya resul derler ve ceylanı serbest bırakırlar...

ŞİMDİ OTURUP BİRAZ DÜŞÜNELİM BİR CEYLAN BİLE SIRF RESULA SÖZ VERDİĞİ İÇİN YAVRULARINI TEKRAR GERİ BIRAKIP ÖLÜME GELMEKTEDİR.
YA BİZLER PEYGAMBERİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ YERİNE GETİREBİLİYORMUYUZ..O CEYLAN KADAR RESULUMUZE SADIK OLABİLİYORMUYUZ.......GERİYE,DÜNÜMÜZE BAKIP BİR DÜŞÜNMEK LAZIM DEĞİLMİ?...
« Son Düzenleme: 31 Ağustos 2008, 01:31:33 Gönderen: esenler_genclik » Logged


31 Ağustos 2008, 02:13:14
a.s.gül

SELAMUN ALEYKUM KARDEŞLER

Isınıyorum

*


Üye No : 33975

Nerden : istanbul

Konu  : 33

Mesaj : 449

Aldığı Teşekkür 6
ALLAHUMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 31 Ağustos 2008, 02:13:14 »

Allah razı olsun kardeşim;
Gerçekten de hiçte ahd-i misakin üzere yaşamıyoruz, bununla ilgili müsadenle bende buraya güzel bir alıntı eklemek istiyorum. hakkınızı helal edin kardeşim.
Dua ile...


Söz vermek, verdiği sözde durmak, yaptığı her işte ve anlaşmada sadık kalmak ‘ahde vefa’dır. Yani, özü ve sözü bir olmaktır. Belki de insanı insan yapan en önemli hususlardan biridir ahde vefa…
Kelime anlamıyla, ‘ahid’ ve ‘akit’ sözlü ve yazılı olarak tespit edilen anlaşma demektir. ‘Vefa’ da yapılan anlaşmanın icaplarını bütünüyle yerine getirmektir. Peki gerçek ahde vefa nedir?

İnsanlığın İlk Ahdi

İnsanlığın en eski sözü, misak’ı bir ahdi vardı: “Evet sen bizim Rabbimizsin” Bizler Rab olarak seni biliriz, sana iman eder ve ancak sana kulluk ederiz…
Evet, insanlık, ilk ahdini bu şekilde ikrar etmişti Rabb’ine karşı. Bütün Peygamberler de ümmetlerine verdikleri bu sözü hatırlatarak, onlara gerçek, doğru ve sağlam yolun ne olduğu göstermişti. Kimisi iman etmiş kimisi de etmemişti

Ve Allah-u Zülcelal verilen bu sözü son bir kez daha şu şekilde hatırlattı: “Kıyamet günü de, biz bunlardan habersizdik demeyesiniz diye, Rabbin âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı. Onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ (Onlar da) ‘Evet buna şahit olduk’ (sen bizim Rabbimizsin), dediler.” (1).

Görüldüğü gibi bizlerin öncelikle yerine getirmemiz gereken ahid, Allah-u Zülcelal’e verdiğimiz ahittir. Müslüman, her şeyden evvel iman etmekle, imanın gereklerini yerine getirmeye söz vermiş olmaktadır. İmanın derecesi de söz vermiş olduğu ahde sadık kalıp kalmamasıyla ölçülmektedir.
“Mü’minler içinde öyle yiğitler vardır ki, Allah’a verdikleri sözlerine sadâkat gösterdiler. Onlardan kimi ahdini yerine getirdi (çarpıştı, şehid oldu) kimi de sırasını beklemektedir. Bunlar asla sözlerini değiştirmemişlerdir.” (2)
Elbette böylesine sözünün arkasında duran müminlerin aşamayacağı hiçbir zorluk da olamayacaktır.
Peygamber Efendimize (sav) Verilen Söz
Akabe Bi’atı’nda bulunanlar, Resulullah’a (sav) şu şekilde biat etmişlerdi: “Refahta olduğu kadar sıkıntıda, sevinçte olduğu kadar üzüntüde de O’nu (sav) destekleyecek ve her konuda emirlerine itaat edeceğimize, Resûlullah’ı kendi nefislerimizden aziz tutup, durum ne olursa olsun ona muhalefet etmeyeceğimize, Allah yolunda hiç bir kınayıcının kınamasından korkmayacağımıza, Allah’a asla şirk koşmayacağımıza, hırsızlık ve zina yapmayacağımıza, çocuklarımızı öldürmeyeceğimize, kendiliğimizden uyduracağımız yalan ve dolanlarla hiç kimseye iftirada bulunmayacağımıza, hiç bir hayırlı işte Resûlullah’a muhalefet etmeyeceğimize dair bey’at ettik.” (3)
Böylelikle onlar Yesrib’in (Medine) ilk müslümanları oldular. Bu şüphesiz, Peygamber Efendimize (sav) mutabaatın ve İslam’a sıkı sıkıya bağlanmanın bir göstergesiydi.


Akitlerde Sadakat
Dinimiz yapılan sözleşmelere akitlere çok önem vererek, tarafların yapılan bu akitlere sadık kalmalarını ve şartlarını yerine getirmeleri üzerinde önemle durur. Eğer şartlar yerine gelmezse kişilerin birbirlerine karşı itimatları kalmaz, güven sarsılır. Bu yüzden konu hakkında gerek Kuran-ı Kerim’de ve gerekse hadis-i şeriflerde müslümanlar uyarılmıştır. Güven ortamına zarar verecek, kişilerin birbirlerine karşı olan itimatlarını sarsacak davranışlardan çekinmeleri gerektiği belirtilerek, verdikleri sözleri yerine getirmemekten, yaptıkları akitleri bozmaktan men edilmişlerdir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Onlar ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardır.” (4) Bu ayet-i kerimede muttakî müslümanların ahidlerini ifa ettikleri ve verdikleri sözü yerine getirdikleri bildirilmektedir.
Diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyurulmaktadır: “Mü’minler emanetlerine, akitlerine riayet ederler.” (5)
Münafıklık Alametiİslam güzel ahlak üzerine kurulmuştur. Mümin bir diğerini aldatmaz. Verdiği sözü tutar. Yalan söylemez. Çünkü yalan söylemek, sözünde durmamak, ahde vefasızlık; münafıklık alametlerinden sayılmaktadır.
Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Dört şey vardır ki bunlar kimde bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde bunlardan bir haslet bulunursa onu bırakıncaya kadar, kendisinde nifaktan bir haslet vardır. (O hasletler): Kendisine bir şey emanet olunursa hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, kavga ederse baştan çıkar (haktan ayrılır.)” (6)

Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyrulmaktadır: “Kıyamet gününde sözünde durmayan her hain için bir sancak (dikilecek) bu filanın vefasızlığıdır, hıyanetidir denilecektir.” (7)
En dikkati çeken hadisi şerif ise: ‘Bizi aldatan bizden değildir.’ hadisidir. (Cool


En Güzel Örnek
Her hususta olduğu gibi bu konuda da bizlere örnek, Peygamber Efendimiz (sav) olmalıdır. O hayatı boyunca, peygamberlikten önce ve sonrasında, bütün akitlerine sadık kalmış ve biz ümmetine de ahidlerini ifa etmeleri, sözlerini yerine getirmelerini tavsiye buyurmuştur.

Peygamberimiz verdiği sözde duran, yaptığı anlaşmaya bağlı kalan en büyük insandır. Bu hususta dostunu da, düşmanını da ayırt etmemiştir. Dostuna verdiği bir sözde durup, onu yerine getirdiği gibi, düşmanlarıyla yaptığı anlaşmaya da sadık kalmış, her ne pahasına olursa olsun, aykırı harekette bulunmamıştır.
Peygamberliğinden önce ticarî hususta bir dostuna verdiği sözü tutmak için üç gün beklemesi meşhurdur. O adam unutup gelmediği halde, “Nasıl olsa artık gelmez” diyerek çekip gitmemiş, verdiği sözde durmanın en güzel örneğini bizlere sunmuştur.


Tutulmayan Sözler ve Kayıplarımız
Günlük yaşantımızda, bir çok konuda birbirimize sözler veririz. Gerek beşeri ilişkilerimiz, gerekse ticari ilişkilerimiz hep söz üzerine dayalıdır. Zaman zamanda bu hususları yazılı hale getiririz.
En basit örneğiyle, kişi belli bir saatte bir yerde bulunacağını söylese, bu bir sözleşme hükmündedir. Sözün yerine getirilmesine bir engel çıktığı takdirde karşı tarafa, buluşma saatinden önce haber verilip özür dilenmelidir.
Alınan ve zamanında ödenmeyen borçlar da bunun dışında değildir. Müslümanın sözü karşı tarafa verilmiş bir senet gibidir. O bakımdan verilen söz küçüğüne, büyüğüne bakmadan mutlaka yerine getirilmelidir. Maalesef günümüzde inananlar olarak bu konuya gereken önemi veremiyoruz.
Ahde vefâ olmayınca, verilen sözler yerine getirilmeyince, insanlarında birbirlerine karşı güven ve saygısı kalmamaktadır. Toplumun yardımıyla yapılacak bir çok hayırlı hizmetlerde aksama olmakta ya da tamamen yapılamaz hâle gelmektedir.
Her şeyin ötesinde, zaman kaybı, para kaybı, güven kaybı, itimatsızlık oluşmaktadır. Hatta verilen sözlerin yerine getirilmemesini bahane ederek, gereksiz yalanlarla kişi başka yönden de zarara uğramaktadır. Dolayısıyla kişilerin birbirlerine hakları geçmektedir. İnananlar olarak en kötü şartlarda bile sadakatle verdiğimiz sözleri muhakkak yerine getirmeliyiz. Anamıza, babamıza, yakınlarımıza, dostlarımıza özetle birbirimize karşı da vefâlı olmalıyız.


İbret Tablolarından
Peygamberimiz en sıkışık ve en zor şartlar altında bulunsa dahi, verilen sözde durmayı, netice kendisinin aleyhine de olsa hiçbir surette vefasızlık göstermemeyi tavsiye etmiştir.
Bedir Savaşı için hazırlıklar yapılıp İslâm ordusu Medine’den ayrıldığı sırada Huzeyfe el-Yemâni ile babası Huzeyl, Peygamberimizle birlikte çarpışmak üzere yola çıkmışlardı. Müşrikler, baba-oğulu yolda görerek sorguya çektiler: “Siz herhalde Muhammed’in yanına gitmek istiyorsunuz.”
“Evet, bizim bundan başka bir niyetimiz yoktur” dediler. Bunun üzerine müşrikler, onlardan Medine’ye dönmek, Peygamberimizle birlikte savaşta bulunmamak üzere söz aldılar. Bir müddet sonra Huzeyfe ile babası Bedir’de Peygamberimizin huzuruna gelerek mücahitlerle birlikte savaşmak istediklerini söylediler, müşriklerle aralarında geçen hadiseyi de anlattılar.
Peygamberimiz, onların müşriklere verdikleri sözü öğrenince, insan gücüne o anda çok fazla ihtiyacı olmasına rağmen onlara şöyle dedi: “Hayır, siz Medine’ye dönün. Onlara verdiğiniz sözü yerine getirin. Biz de müşriklere karşı Allah’tan yardım isteriz. Onun yardımı bize kâfidir.” (9) Müşrik de olsa verilen sözde durmayı daha uygun görmek, ahdini bozmamak, yapılan anlaşmaya bağlı kalmak ancak bir Peygamberin gösterebileceği meziyettir. Ve Müslümanlar da O’na uymak durumundadırlar.
Peygamber Efendimizin (sav) Hz. Hatice (r.anha) validemize karşı gösterdiği vefa da bu hususta bir diğer önemli örnektir. Hz. Aişe (r.anha) validemiz şöyle diyor. “Hz. Hatice’den başka hiçbir kadına gıpta etmedim. O, Rasûlullah ile olan nikahımdan üç yıl önce vefat etmişti. Fakat Rasûlullah (sav) her zaman onu hatırlar, onun hatırasını anar, onun için keçi keser, etini yakınlarına, hizmetçilerine hediye eder, dağıtırdı.” (10)
Bireyselleşme ve bencilliğin günümüzün temel meselelerinden olduğu düşünüldüğünde, yukarıdaki örnekler, her zaman için büyük ibret tabloları olarak karşımızda duracaktır.
Sözünü yerine getirenler, ahdine vefa gösterenler hem Allah-u Zülcelal nezdinde hem de kullar nezdinde sevilen ve itibar görenlerdir. Dürüst, emin ve güvenilir vasıflarıyla vasıflanmak her mümin için bir hedef olmanın ötesinde, her müminin üzerinde şerefle taşıması ve olmazsa olmaz bir meziyet olarak algılanmalıdır.
Allah-u Zülcelal verdiği sözü yerine getirmeyen, ahdini bozanların kötü sonuçlarını şu şekilde bizlere bildirmektedir. “Allah’a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar ve Allah’ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri terk edenler ve yer yüzünde fesat çıkaranlar, işte lânet onlar içindir ve kötü yurt (cehennem) onlar içindir.”(11) Allah-u Zülcelal bizlere doğru, dürüst, sözüne güvenilen ve itibarlı müminlerden olmayı nasip etsin. (Amin)


Kaynaklar: 1) A‘râf 7/172. 2) Ahzab/23. 3)Buhari. 4) Rad/20. 5) Mü’minun/8. 6) Buhari. 7) Buhari. Müslim. 9) Buhari. 10) Buhari. 11) Ra’d/ 25.
Logged

31 Ağustos 2008, 15:20:26
esenler_genclik

kanayan yara filistin

Alışıyorum

*


Üye No : 33868

Yaş : 20

Nerden : ESENLER

Konu  : 48

Mesaj : 163

Aldığı Teşekkür 3
Bizim Ellerimiz Heryere Ulaşır!YETERKİ İSTEYELİM..
WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 31 Ağustos 2008, 15:20:26 »

a.s gül hakkım helal olsun.allah razı olsun eklediğiniz yazılarda çok güzel ve gerekli bilgiler...hepimiz bu bilgilerden faydalanmalıyız...
Logged


Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
EFENDİMİZ NASIL İSTERDİ? Hikayeler ve Nükteler yüzakı 0 682 Son Mesaj 27 Nisan 2007, 22:49:32
Gönderen: yüzakı
EFENDİMİZ' DEN Genel İslami Konular visal_ 1 533 Son Mesaj 10 Mayıs 2007, 01:12:58
Gönderen: hatice
PEYGAMBER EFENDİMİZ ZİYARETİNİZE GELSE NE YAPARDINIZ ?? Serbest Bölüm yaren 0 1034 Son Mesaj 18 Haziran 2007, 15:42:43
Gönderen: yaren
PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V İN SÜNNETLERİ Sünnetleri mevlan 4 1568 Son Mesaj 23 Ocak 2008, 12:00:34
Gönderen: AHDE_VEFA
EFENDİMİZ S. A.V.DOĞDUĞU GÜN Şiirler yusufum 2 736 Son Mesaj 13 Şubat 2008, 15:31:23
Gönderen: hayat78
EFENDİMİZ (S.A.V) 24 SAATİ ...... Hayatı yaren 0 972 Son Mesaj 16 Aralık 2007, 14:36:10
Gönderen: yaren
HZ. PEYGAMBER’İN ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME KAVRAMINA VERDİĞİ ÖNEM Sünnetleri MUSAB 5 4737 Son Mesaj 04 Ocak 2008, 10:02:30
Gönderen: MUSAB
GÜNAHLARIN İNSANLARA VERDİĞİ ZARARLAR Tasavvuf selnur 0 294 Son Mesaj 19 Haziran 2008, 18:51:54
Gönderen: selnur
YAZILI SINAV SORULARINA ÖĞRENCİLERİN VERDİĞİ İLGİNÇ YANITLAR(ÇOK KOMİK) Mizah Köşesi mehmet akif 3 574 Son Mesaj 24 Temmuz 2008, 00:51:41
Gönderen: tuluğ
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri