|
|
 |
« : 05 Kasım 2007, 23:31:35 » |
|


ZORLA DEĞİL GÖNÜLLE
Bir adem , bin alem. İşte fetih ideolojisi:bir insanın dirilişi tüm insanlığın dirilişidir,bir insanın ölümü de tüm insanlığın ölümü. Her mü’min,bir gönül sakası gibi,mutluluğun öbür adı olan İslam’ı insanlığa taşıyan bir fetih işçisidir.Her fetih işçisi bir güneş rolünde ,güneş kadar telsim olmuş,güneş kadar cömert.Işığını yalnız yaban güllerine değil zehirli zakkumlara da;yalnız masum kuzulara değil yırtıcı sırtlanlara da;yalnız tavşanlara değil çıngıraklı yılanlara da ;yalnız İbrahimlere değil firavunlara da ulaştırıyor . Yarasalar mı?Onlar Güneşe gözlerini kapıyorlar.Güneşten rahatsız oluyorlar .Bundan güneşe ne zarar gelir ? Gözlerini kapayan dünyayı kendine zindan eder .Kendi karanlığına mahkum olur.Lakin dünyayı başkalarına zindan edemez … Hakikat tıpkı güneş gibidir.Kaynağı vardır ve tektir.Hakikatten bir şey taşıyan her şey ve herkes ışığını ondan alır .Ona yakın olduğu kadar aydınlık,ondan uzak olduğu kadar karanlıktır. Kendisini hakikate doğru açıdan konuşlandıran herkes mükemmel bir yansıtıcı olabilir.Tıpkı ay gibi,MUHAMMED gibi… Peygamberler vahiy ışığını kaynağından alıp hem aydınlanırlar hem aydınlatırlar.Bu silsile böyle sonsuza kadar devam edip gidebilir. Sorun iyi bir yansıtıcı olabilmekte.İnsandan insana hakikati yansıtan ayna yürektir .Eğer yürek aynasının sırçası sıyrılmışsa aldığı ışığı yansıtamayacaktır.Işığını başkalarına taşıyamayan yürek “kalp”olma özelliğini yitirmiştir.O yürek ,bakıma muhtaç bir yürektir .O yürek ,hastalanmaya yüz tutmuş bir yürektir .Bunlardan da kötüsü ,ışığa kapısını kapmış sırtını dönmüş bir yürektir.Taş gibi, hatta taştan daha da katı ,acılası bir yürektir.Taşa söz geçer o yüreğe geçmez ,taş ağlar o yürek ağlamaz ,taş yeşerir o yürek yeşermez. Ölü yürekleri geçip , ,henüz ölmemiş lakin aynı zamanda bulmamış ve olmamış yüreklere gerçeğin sağaltıcı soluğunu taşımak ;işte fetih bu…
|