İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: " Terk Etmedi Sevdan Beni "  (Okunma Sayısı 542 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
02 Mayıs 2008, 06:56:46
Gülüşü Yaralı

Ziyaretçi

« : 02 Mayıs 2008, 06:56:46 »







Terk Etmedi Sevdan Beni

Hendek Harbi sırasında,

Sevgili Peygamberimiz de (s.a.v.) bizzat çalışıyor ve

hendeği kazarken şöyle dua ediyordu:

“Gerçek hayat yok hiçbir yerde, Cennettekinden başka.

Ensarla Muhacirine rahim ol Rabbim.”


Sonra müjdelerle aydınlandı her yer...

Vur kazmayı Ferhat gibi içinin dağlarına, Sen de eriş

o müjdece ey yolcu. Yüce davete uyup

kutlu beldeye, kutlu sefere çıkan kardeşlerimizi

dualarımızla uğurluyoruz.

Bizi de duadan

unutmasınlar inşaallah.

ÖYLE anlar vardır ki, âdeta bittim dersiniz. Aczinizin son sözleridir söyledikleriniz.
Bıçak kemiğe dayanmıştır.
Ve işte tam o sırada olmazlar olur,
ilâhî bir inayet birden imdada yetişir.
Sebeplerin tek tek tükendiği bir yerde,
söz onundur artık.

Simurg gibi, küllerinizden o an yeni bir hayat, yeni bir insan doğar.
Kim bilir kaç yüzüncü kez bu böyle olmuştur?
Yine de unuturuz, çareyi hiç olmayacak yerlerde ararız.
Yanlış adreslerden medet umarız.
Halbuki dua ve Allah’a sığınış en emin çaredir.
Acz ve fakr, en kısa en selâmetli yoldur.
Hedefe çabuk vardırır.
Rabbimize ulaştırır bizi.
Yüce Sevgili’nin huzuruna çıkarız.
Bir damlacık hayat nuru buharlaşmadan kaynağına kavuşur.

Dertler biter mi?
Yine vardır ve hep olacaktır.
Ama ruhun kavuştuğu huzur ve eriştiği hakiki iman sayesinde dağlarvari dalgalar, topuklara çıkar ancak.
İnsanı aşamaz, boğamaz. Tılsım bozulmuştur.

Her devirde, her dönemde insanın hâli budur. İnişler ve çıkışlarla doludur hayatı. Ne onu üzen olaylar azalır, ne de ona ulaşan ilâhî yardımlar kesilir. Bazen şaşkınlık içinde aklımız karışır, seçemez olur doğruları. Hakka yönelmekte gecikiriz bir müddet.

Yönümüzü ve yüzümüzü ondan yana çevirince anlarız ki; hayatı veren ve bu hayatın sahibi olan Rabbimiz bizi yalnız bırakmamıştır. Gözyaşlarıyla beraber dilimizden bir söz dökülür: “Terk etmedi sevdan beni.”

Bu söz, bir dua gibi arşa yükselir.

Darmadağınık bir evde, perişan bir odada temizlik yapmadan ne oturabilir ne de çalışabiliriz. Kalbimizde böyledir, bazen dağılıyor, daralıyor, bin parça oluyor.

 Onun için de bir temizlik gerekiyor.
Biçare kalbimizi, o kadar bencil duygular
ve yabancısı olduğu fikirler kaplıyor ki,
bunların esiri olmaktan bunalıyor “ah” “of” edip inliyor.

Ruhumuzun inceldiği anlarda bu feryatları duyarız.
Kalbimizin sesine uyarız.
Çok geç olmadan ince bir temizliğe başlarız.
Kalbimiz ki, o en temiz ve en saf yanımız.
Tövbeyle arınmak ister.
Ağlamakla, bulut olup yağmakla yıkanmak ister, İhtiyacı vardır.
Serapa temizlenip güçlenmek ve beslenmek ister.
Buyur etmek ister; “çün hazır oldu döşek/ Ona bir hakan gerek” der bebekler.
Yüce Rabbin güzel isimlerinin tecellisini kendinde görmek ve göstermek ister.

Bu böyledir… Her sıkıntı feraha açılan bir kapı olabilir.
Allah(c.c.) Fettah’tır; kapılar açar.
En umulmadık bir anda, size de bir kapı açılabilir.

“Dışarıda arama, yollar hep senin içinde.

Dön geriye dön, bir kapı açılır kalbinde.

Ateşli hastalık gibidir günahlar, ruhu yakar.

Tövbeyle arın, şifalar yakın rahmetinde.”







Selim Gündüzalp
Logged
02 Mayıs 2008, 06:57:40
Gülüşü Yaralı

Ziyaretçi

« Yanıtla #1 : 02 Mayıs 2008, 06:57:40 »


KALBİMİN yumuşadığı günlerden bir gündü.
Öksüz ve yetim çocuklarla sohbet etmiştik.
Bu mânâyı bir kez de orada yaşadım.
Rahmetli Doktor Halûk Nurbâki hoca bir sohbetinde anlatmıştı.

Sahabeden biri gelir
Hz. Peygamber’e (s.a.v.) “Duygulanamıyorum” der.
Adeta kitlenmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) o sahabeye, “Sokakta bir yetimle karşılaşırsan başını okşa. İçinde bir şeylerin kımıldandığını hissedeceksin” der.
Denileni yapar, gerçekten de duygularının tekrar canlanıp, coştuğunu görür.

O gün ben de böyleydim.
Bir baş okşamakla, onların arasında olmakla ben de açıldım, konuştukça ferahladım.

Her olay bizi derinden etkiliyor.
Her bir olayla birbirimize bağlıyız.
Görünmeyen bir zincirin halkaları gibiyiz.
Tüm insanlarla birlikteliğimiz var.
Bizden uzak olmayan biri var.
 Şükür ki bu bağı kuran, bu sevgiyi kalplerde uyandıran var.
Bizden uzak olmayan biri var.

“Terk etmedi sevdan beni.”

Terk etmiyor bu sevdan hiçbir zaman.
Ben unutsam da, sen unutmadın.
Yaprak yaprak açtırdın ağaçları, çiçek çiçek donattın dalları.
Dalların uçlarında rengarenk meyvaları.
Hepsini, her şeyi benim için yarattın.
“Terk etmedi sevdan beni.” Çünkü Sen Rahmandın.
O yüce ve eşsiz sevginin şanındandır tüm bunlar.

Sığındığım, kollarına atıldığım nice gerçek olmayan sevgilerin kapılarını kapadık.
Yüz bulamadık, Senden Senin dergâhından başka hiçbir yerde.
Hepsi gitti, gidiyor da zaten…
Bir zaman sonra anladık ki;
aynalardaki güzellik aynalardan değilmiş.
Biz aynadaki güneşe vurulmuşuz.
Aynalar kırıldı.
Güneş, gökte yine yalnız kaldı, pırıl pırıl. S
evginin güneşi de böyle, hiç sönmedi, sönmeyecek.

Sen tüm sevgilerin kaynağısın, Rahmansın.

Küçük diye ne bir karıncayı, ne de bir çiçeği terk etti rahmetin Senin.
Her şeye, her şeyden yakınsın Sen.
Her şey Senin çünkü Rahmansın Sen.
“Terk etmedi sevdan beni.”

Bu sevgi beni yaratmadan hatta kainatı yaratmadan öncede vardı.
Ezelde Senin, Ebed de. “Terketmedi sevdan beni.”

Sonra sonra, ilahi bir hikmetin ve sevginin ışığıyla yandı, aydınlandı her yer. Sen ki, Nurdun. O Nurdan uzak kalamazdı hiç kimse. Gizlenen, saklanan, uzak duranlar müstesna. Ama onları da unutmuyorsun, yine de yaşatıyorsun. Seni layıkıyla sevemedik. Allah’ım affet. Kayboldu bir kısmımız dünya çöllerinde, buharlaşıp gitti. Bir kısmımız ise yanıldığımızı anlayıp döndük. Davetine uyup tekrar düştük yollara, yöneldik huzura.

“Terketmedi sevdan beni” dedik.
Aç kaldık, susuz kaldık.
Uğrulara kandık.
Aldandık, aldatıldık bu yollarda.
Bir Sen vefalı çıktın, beni yalnız bırakmadın.
“Terk etmedi Sevdan beni.”


SENİN adınla başlayan her nimet güzeldi, Senin için katlandığımız her zorluk da kolaydı. Nimetler Sendendi, Senindi. Sevginle sermest, aşkınla bihuş olup düştük yollara, yollarına. O sevdanın uğruna. Daha yakın olalım, rahmetinden kana kana içelim, tadalım diye yollardayız.

Yollar ki adınla güzel, bu yolculuğun en güzel kelimesi de yine Sen’den armağan; “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke la şerike leke lebbeyk…”

Sevginin, hasretin ateşi sarınca içimizi, ayaklarımızın altındaki yollarda kısalıyor sanki, zaman da dürülüyor.
Geç olmadan anladık ki, “Hac” sevgiymiş meğer…
Bir aşk damlacığının, sevgi seline kapılıp ummana doğru koşmasıymış, çağlamasıymış. Huzurdayım, kapındayım, kıyamdayım demekmiş.

Eller, diller ve gönüller arınmakta şimdi. Binler duygunun temizlenme vakti şimdi.
 Mahşerin provasına hazırlanıyor milyonlar.
 Günahın, lekenin bir zerreciği bile kalmamalı üzerimizde.
Arafat’ta son bir defa daha yıkanıp arınmalıyız.

Gerçek hayat neymiş burada anlıyor insan. Rahmetine sarılıyoruz, kabuslardan uyanıyoruz. Savrulmaktan ve ezilmekten ise izzetinle kurtuluyoruz.

Seni bilmekle, Seni “Bir” ve “yakın” bilmekle rahatlıyoruz.
 “Terk etmedi sevdan beni.”


Hiçbir zaman, ne dünyada , ne kabirde, ne de ahirette… Her nereye gidersek Sendin bizimle kalan, binbir isminle bizi kuşatan, bizimle olan.

Senden başka kim var ki,
kimimiz olabilir ki, bizi bilen?
Varlığının yanında ne ki bu gölgeler?
Senden medet almayan sevgiler, sönüp gittiler birer birer.


Sen ki sönmeyensin!

Sen ki, ölmeyensin!

Sen ki, eşi ve benzeri olmayansın!

Sen ki, kullarını unutmayansın!
“Terketmedi Sevdan beni.”


ALLAH’IM Sen ki, Rahmansın, yaşamak bu olmalı,
 gerçek hayat da bu olmalı.
Çok şeyi bilmek değil,
sadece bir şeyi bilmek, o yüce gerçeği bilmek.
“Terk etmedi sevdan beni” demek. Ve seni sevmek…
İşte bütün mesele bu…

Seni sevmek, ölesiye sevmek, ebediyen sevmek.
Mevlânâ gibi
“Yarabbi; İşte Senden başka kimse yok! Sana teslim olan da, ağlar sayılmaz…

Ey Nur; Sana karşı hiç kimsenin adını anmak lâyık değil.
Bu bir damlayı, af ve rahmet denizlerine ulaştır. Kötülükleri bizden ırak et.
Dua ve dileklerimizi kabul et…”


Amin…




« Son Düzenleme: 02 Mayıs 2008, 07:01:46 Gönderen: Gülüşü Yaralı » Logged
02 Mayıs 2008, 09:53:19
yaren

Minare Team

*


Üye No : 209

Nerden :

Konu  : 539

Mesaj : 2,451

Aldığı Teşekkür 66
SESSİZİM
Offline
« Yanıtla #2 : 02 Mayıs 2008, 09:53:19 »

Amin Amin...Ablacım çok güzel yazıydı , sana mı aitti aceba?
Logged

02 Mayıs 2008, 18:29:49
Gülüşü Yaralı

Ziyaretçi

« Yanıtla #3 : 02 Mayıs 2008, 18:29:49 »



Amin Amin...Ablacım çok güzel yazıydı , sana mı aitti aceba?



okuyan gözlerin kur-an nuruyla dolsun   

yok canım bana ait değil yukarda yazdım bak ...

selip gündüzalp

Logged
02 Mayıs 2008, 19:55:41
mavi_

arzu

Isınıyorum

*


Üye No : 12083

Nerden :

Konu  : 7

Mesaj : 465

Aldığı Teşekkür 3
EY ALLAHIM BENİ SENDEN AYIRMA!
Offline
« Yanıtla #4 : 02 Mayıs 2008, 19:55:41 »

Senden başka kim var ki,
kimimiz olabilir ki, bizi bilen?
Varlığının yanında ne ki bu gölgeler?
Senden medet almayan sevgiler, sönüp gittiler birer birer.
Seni bilmekle, Seni “Bir” ve “yakın” bilmekle rahatlıyoruz.
 “Terk etmedi sevdan beni.”

  :aro:
Logged

DERMAN ARADIM DERDİME,
DERDİM BANA DERMAN İMİŞ...
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İnsanın Dua Ederken, "ALLAHım Dilersen Beni Hadis-i Şerifler hüsna 5 1361 Son Mesaj 20 Aralık 2007, 03:16:57
Gönderen: darum
"GüLü TeRK" Videolar VuSLaT 3 803 Son Mesaj 21 Kasım 2007, 23:48:15
Gönderen: hasaneser07
Senden uzakta inan Sevdan anlatılmaz. Genel Şiir ve Edebiyat Tefekkür 11 1000 Son Mesaj 23 Temmuz 2008, 15:43:20
Gönderen: BERRE
Allâh Teâlâ buyurdu ki:"- Beni, kalbi kırıkların yanında ara." Genel İslami Konular gülvisal 3 241 Son Mesaj 17 Ekim 2008, 17:46:48
Gönderen: CeNNeT
Şehide Mirfat Mesud "İftara Beni Bekleme Anne" Filistin gülvisal 5 219 Son Mesaj 03 Kasım 2008, 13:06:10
Gönderen: gülvisal
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri