İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Seni Seviyorum..  (Okunma Sayısı 635 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
08 Şubat 2008, 00:57:38
ölüme hasret

Süleymanlı..

Alışıyorum

*


Üye No : 1663

Yaş : 20

Nerden : yalan dünya

Konu  : 89

Mesaj : 321

Aldığı Teşekkür 2
Offline
« : 08 Şubat 2008, 00:57:38 »






İsterseniz, gelin, beraberce karlı bir güne gidelim. Her yer bembeyaz ve bir adam en çok sevdiği, zevk aldığı bembeyaz karların üzerinde yürüyor. Ne mi olmuş? O hâlde karlı bir günü birlikte yaşamaya hazır olun. Yürüyen adamdan dinleyelim:
Karlı bir gün…
Her yer kar ve her yer bembeyaz…
Ve yürüyorum yavaş yavaş…
Açıkçası nereye yürüdüğümü hiç önemsemeden atıyorum her adımımı. Bir türlü bitmek bilmeyen dünyanın dertlerini ve meşakkatlerini bir tarafa bırakmış olduğum hâlde yürüyorum…
Yürüdüğüm için mi düşünmeye başlamıştım; yoksa düşündüğüm için mi yürümeye devam ediyordum; onu da anlayamamıştım, o kadar da önemli değildi zaten.
Çünkü yürüyordum ve yürüdükçe rahatlıyordum. Fakat yürüyen sadece ben değildim o karlı günde…
Dünyayı ve içindekileri bir tarafa bırakan iki kişi daha vardı yürüyen ve bana doğru gittikçe yaklaşan. Tıpkı benim gibi onlar da yürüdükleri yola bakmıyorlardı. Kim bilir belki onlar da nereye gittiklerini bilmeden yürüyorlardı. Daha doğrusu onlar yola bak(a)mıyorlardı, yol önemli değildi onlar için…
Çünkü görme işlevini icra eden göz, onlara yolu değil birbirlerini gösteriyordu. Birbirlerinin gözlerine, gözbebeklerine bakarak yürüyorlardı. Bir başkasının gözünde yine kendisini, kendi varlığını görmek için yürüyorlardı sanki… Yürüdükçe mesafeler azalmış ve iyice yaklaşmıştık birbirimize. Ben onları tüm varlığımla fark etmeme rağmen; onlar beni görmüyorlar yahut görmek istemiyorlardı. Ki zaten dünyayı ve içindekileri bir tarafa bırakmış bir hâlde yürüyorlardı; beni görseler bile ne değişecekti?
İşte tam o anda safsata hareketi başlamıştı benim için: "Seni seviyorum! Seni çok seviyorum!" demişti kız, erkeğin gözüne bakarak… "Seni sevdiğimi daha ne kadar söylemem gerekiyor, niçin beni anlamıyorsun?" diye de eklemişti. Ondan sonrasını hatırlamıyorum bile. Ne oldu, ne değişti, erkek kıza ne dedi, kız hangi cevabı verdi… umurumda değildi.
Sonra ben daha ne kadar yürüdüm ve nereye kadar gittim, bilmiyorum. Bildiğim şey, o karlı günümün:
"Seni seviyorum!" sözüne, bu iki kelimeye, bu safsataya odaklanmış ve bu iki kelimeyle yoğrulmuş olduğu… Seni seviyorum demekle acaba: "Senin beni sevdiğini sevmek istiyorum" ya da "senin, benim bu sevgimi fark etmeni, anlamanı, bilmeni seviyorum" mu demek istemişti? "Seni seviyorum" deme ihtiyacı duyuyorsa bir kişi: Sevmeyi değil; sevilmeyi istiyor demektir.
Ben seni seviyorum… Sevilen kim: "Sen!" O hâlde bu sevgimi fark etmeli, anlamalısın. Beni fark et, beni gör ve beni anla. Ben seni seviyorum; bu sevgime karşılık ver…
İyi de insan, sevdiği bir insana, kendisini zorla fark ettiriyorsa, bu sevgi ne derece yükselebilir? Nereye kadar gidebilir? Sevgi, kalp aynasında kendine yer bulamıyorsa, dil sonsuza kadar "Seni seviyorum" dese bile ne değişecektir? Kalp aynası, o sevgiyi yansıtmadıktan sonra kelimeler anlamını yitirir. Sözcükler yetim kalır.
Dil söyler; ama kelimeler kalbe ulaşmaz. Oysaki sevgide asıl önemli olan, dil değil hâldir.
Sevginin yükselebilmesi için, ilahî bir boyuta doğru yol alabilmesi için ve "Muhabbetullah" derecesine ulaşabilmesi için, Yüce Yaratıcı'nın lutfetmiş olduğu sevgi pınarından beslenmesi gerekmektedir.
Yaratıcı'ya ulaşmayan ve ulaştırmayan sevgi, sevgi değildir; olsa olsa safsatadır. Evet, Allah'tan gelmeyen her sevgi, safsatadan başka bir şey değildir. Allah'a ulaşmayan ve ulaştırmayan sevgiler yok olmaya mahkûmdur.
O karlı günde, bu iki kelimeden zihnimde kalan çok küçük parçalardı bunlar.
Bu iki kelimeden dolayı ben o gün bunları düşünmüştüm. Sevgisine karşılık bekleyen, karşılık görmediğinde yıkılan, kahrolan, dünyası alt üst olan insanları düşünmüştüm. Derin muhtevası hiç anlaşılmadan, kaynağının nereden geldiği hiç düşünülmeden, yaşanmadan söylenilmiş ve söylenmeye devam edilen bir söz olmuştu: "Seni seviyorum"… Bu yüzden artık bu söz de gerçek anlamını yitirmiş, asıl anlamından çok uzaklaşmıştır.
"Seni seviyorum", karşılık bekleyen bir söz hâline gelmiştir: "Ben seni seviyorum, ya sen? Sen de beni seviyor musun?" Karşılık gelmediğinde ise, sevgi hüsrana dönüşmektedir. İnsan, yaşadıklarını "aşk" olarak görüyor; fakat karşılık bulamayınca dünya ona zindan oluyor, iç dünyasında fırtınalar kopmaya başlıyordu. Yıkılıp kahroluyor, yakıp yıkıyordu…
"Nerede hata yaptım? diye sızlanmalar başlıyordu daha sonra. Aşka bir suçlu aranıyordu ve suçlu olarak aşka hüküm biçiliyordu: "Bir daha asla âşık olmayacağım… Bir daha hiç kimseyi sevmeyeceğim… Lânet olsun aşka ve lânet olsun sevgiye…"
Bununla da bitmiyordu her şey… Kişi, başta kendisi olmak üzere toplumdan kopuyordu. Toplumdan uzaklaştıkça kendi yalnızlığına bürünüyor, bunun sonucunda ise, hem kendisine, hem de tüm dış dünyaya karşı bir yabancılaşma başlıyordu. Kendisini değersiz, bir "hiç" olarak görerek kendisinden nefret ediyor; insanlardan koptukça toplumdan uzaklaşıyor; toplumdan uzaklaştıkça kendi yalnızlığına gömülüyor ve artık tüm insanlık onun için "iğrenç mahlûklar" oluveriyordu. Zindana dönen bu melankolik dünyadan kurtulmak için tek bir yol kalıyordu geriye: İntihar…

Tüm bunlardan sonra bir soru dolaşıyordu zihnimde: "Seni seviyorum!" demekle her şey hallediliyor muydu? Sevgi bu muydu? Sevgi iki kelimeye indirgenebilir miydi? Oysa gerçek sevgi iki kelimeye sığmıyordu. Gerçek sevgiyi kelimeler anlatamıyordu. Kelimeler, sözcükler, cümleler asıl sevgi karşısında anlamlarını yitiriyordu.

Zannetmeyin ki, ben, sevginin ifade edilmesine karşıyım. Hayır, sevgi yeri ve zamanı geldiğinde elbette ki söylenmeli, ifade edilmelidir. Kişi sevdiğine, bu sevgisini iletmeli, onunla da paylaşmalıdır.
Ben sevginin ifade edilişine değil; onun sadece dilde, sözde kalışına, hayata aktarılmayışına tepki gösteriyorum.
Sevginin ne demek olduğunu, kimin adına başlayıp, nereden nereye götürdüğünü bilmeden, anlamadan sadece "Seni seviyorum!" diyenlere ise, tekrar sesleniyorum: Sevgi anlatılamaz, yaşanır. Gerçek sevgiyi yaşayanlar bilir.
"Seni seviyorum!" demekle ne sevgi yücelir, ne de "aşk"… Gerçek sevgi "Leyla"dan, "Mevlâ"ya ulaşan sevgidir. Leyla amaç değil; araç olmalıdır ki, böylece Arş'a çıkıp Mevlâ'ya yükselebilsin.

İş bu hâlden sonra Fuzûli'nin dediği gibi diyebilmektir gerçek sevgi:
"Çekil önümden Leyla! Ben LEYLAM'A gidiyorum."
Sonuç olarak;
Allah'tan gelmeyen, Allah'a ulaştırmayan ve Allah için olmayan her sevgi ve her aşk yok olsun diyor ve hem aşkın, hem de sevginin en yücesine ulaşabilmek için, hep birlikte, Ebû Nuaym Radıyallahu Anh'ın rivayet ettiği, Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in duasıyla dua etmeyi teklif ediyorum:

"Allahım! Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip et."

((Alıntıdır))
Logged

..Vermek için alanlar,havuzda erimek için buz olanlar asla ölmez bitmezler..
çünkü onlar eridikçe;havuzun suyu çoğalır..
yok oluşları var oluşlarıdır aslında..
08 Şubat 2008, 09:33:21
dertler derya

Yeniyim

*


Üye No : 7016

Nerden :

Konu  : 1

Mesaj : 12

Aldığı Teşekkür 0
Offline
« Yanıtla #1 : 08 Şubat 2008, 09:33:21 »

Allah razı olsun kardeşim.keyifle okuduğum paylaşımlardandı.seni seviyorum demek güzeldir.ki peygamber efendimizinde sünnetidir.ama bizler bu güzel sözcüğü ya hiç söylemeyerek sevgimizi beslemiyoruz kangrene çeviriyoruz yada aşırı söyleyerek bayağalaştırıyoruz...
herşey tadında güzel...
                                                           selametle...
Logged
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
seni çizerken Sizin Kaleminiz zemheri 3 732 Son Mesaj 19 Temmuz 2007, 16:21:47
Gönderen: zemheri
seni içeri bırakmayan Menkıbeler ve Hikayeler mevlan 9 973 Son Mesaj 18 Mayıs 2008, 17:59:17
Gönderen: CeNNeT
Seni Seviyorum"a 30 garip cevap:) Mizah Köşesi hiranur 0 561 Son Mesaj 31 Temmuz 2007, 14:45:14
Gönderen: hiranur
Seni tanımak güzeldi.. Serbest Bölüm ASYALI 9 816 Son Mesaj 13 Ağustos 2008, 00:20:48
Gönderen: ASYALI
Seni Seviyorum EY NEBİ!!! Şiirler NeVaNuR 4 734 Son Mesaj 14 Ağustos 2008, 12:33:32
Gönderen: NeVaNuR
özledik seni ya habiballah Peygamberlerin Hayatları izzetin 2 1138 Son Mesaj 05 Eylül 2008, 17:34:09
Gönderen: seher_
japonların seni seviyorum diyemediklerini biliyormuydunuz.... Serbest Bölüm MÜSRASAFA 9 385 Son Mesaj 23 Eylül 2008, 03:12:23
Gönderen: RADENUR
Seni Seviyorum ALLAH'IM Allah c.c Nurum 3 416 Son Mesaj 05 Kasım 2008, 18:25:02
Gönderen: son sabah
Peygamberimi seviyorum. Hz. Muhammed Sav Tefekkür 0 168 Son Mesaj 20 Ekim 2008, 12:07:40
Gönderen: Tefekkür
Bize Seni Gerek Seni Allah c.c gülvisal 3 87 Son Mesaj 25 Kasım 2008, 17:13:55
Gönderen: gülvisal
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri