İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: panaromada hayal etmek istedim seni ey VEFALI DOST...  (Okunma Sayısı 445 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
22 Mayıs 2008, 17:42:39
ASYALI

ASYALI

Yazar

*


Üye No : 8194

Nerden : İstanbul

Konu  : 100

Mesaj : 748

Aldığı Teşekkür 20
Offline
« : 22 Mayıs 2008, 17:42:39 »






Bir mayıs gecesi Yasamal’da, KAZAKiSTAN sırtlarından karanlıkta inci taneleri gibi  PANAROMA doğru ince bir kavisle serpilen şehri seyrediyorum. PANAROMANIN  lacivert sularının arkasında bir ‘Herat cildi’nin şemsesi gibi, ondördüyle bir ay doğuyor, salbekleri yakamozlanıyor ardınca.
Ne kadar süredir SAHiLDEYiM bilmiyorum. Çocuk muhayyileme bir masal resmi gibi dökülen bu manzara, bana yine bir masal sureti gibi saf, dingin, heyecanlı yüzleri hatırlatıyor. İlk hatıram, onlarla ilk karşılaştığım havaalanından…
O yıl KAZAKiSTANDA okulların erken açılmasından dolayı, ilk defa gidecek arkadaşlara hep birer gün önceden haber verilebilmişti. Kalır göçemeyiz, deyip de, Karadeniz’den fındık bahçelerinden, Ege’den pamuk tarlalarından, pek çoğu evlerine bile uğrayamadan koşup gelmişlerdi. Üstü başı boya badana içinde gelen arkadaşlar da vardı. Şaşırıp hallerini sorunca: Bir boya işi almıştık, diyorlardı. Gelince haber, yetişememekten korktuk. Her şeyi bıraktık öyle geldik.
Oktay Bey ile de o gün havaalanında tanışmıştım. Sırtında sonbahar için erken bir pardesü, elinde kocaman bir valiz vardı. Valizi tam 75 kilo geldiği zaman, görevliler merak edip açmış, açtıklarında kitaptan başka şey görememişlerdi. Ben dahi şaşırıp yüzüne baktım. İnce bıyıklarının altından mahcup bir tebessümle gülümsedi Oktay Bey:
-Kilo hakkı sınırlı dediler; ben de bütün hakkımı kitap için kullanayım dedim.
Demek uzak bir memlekete üstündeki bu birkaç eşya ile gidiyordu Oktay Bey. Uçak karanlığı delerek yükselirken semalara, bizler gideceğimizi bilmediğimiz ülkelerde, bilmediğimiz insanların arasında düşünürken neler yapacaklarımızı, onu gene sağa sola koştururken buluyordum: Bir su yok mudur acep, deyip dolanıyordu. Bari bir abdest alsa idik ve öylece gitseydik oralara. Yol gösterilince de teskin oluyor. Soluk rengine kan geliyordu; kış toprağı kan kırmızı gülşenlerle boyanıyordu.
KAZAKiSTANA indiğimizde bozkır, rüzgârın içinde adeta çırpınıyordu. İlk defa bulutların bu kadar süratle üzerimden geçişine şahit oluyordum. Sırtıma elini koyan gene Oktay Bey’di: Bak, diyordu. Bu hareket yeni bir doğumun müjdecisi.
Orada hep birden sarılıp ayrıldık. Üstü boyalı arkadaş bir yana, diğerleri başka yana; ama aynı azim, aynı sevda ve aynı çalımla sabah sisine dalıp gitmişlerdi. En son Oktay Bey ile ayrılmıştık. Seni ziyarete geleceğim, dedim ardınca; söz ilk seni bulacağım bu ülkede. Onu orada valizi, rüzgârlarla dolan pardösüsüyle geride bıraksam da aklımdan hiç çıkarmadım.
Peşinden KAZAKiSTANDAKi büyük ağaçlara sonbahar vurdu. Ardından kış geldi geçti. Bir bahar sabahı, artık kendimi yabancısı saymadığım ülkede, ilk ziyaret edecek yer olarak Oktay Bey’in şehrini seçip düştüm yollara.
Onu okuldaki odasında bulduğumda bir öğrencinin kravatını bağlıyordu. Şaşırdı ilkin. Tekrar dolu dolu kucaklaştık. Öğrenciler ne derdi olsa, onun odasına geliyordu. Kimiyle kitaplarını paylaşıyor, kimiyle üç beş manatlık harçlığını. Bugün de oturmuş bir öğrencisinin kravatını bağlıyordu. Belki de bunlar, Oktay Bey ile biraz daha fazla vakit geçirebilmek için küçük öğrenci bahaneleriydi. Demek ki, o kadar sevdirmişti kendini. Çocuk, hocam her şeyimize yetişiyorsun, diyordu. Söyleyin karşılığında bizden istediğiniz nedir? Söyleyin de biz onu yapalım.
- Memleketinizi seviniz ve ona hizmet ediniz, diyordu Oktay Bey, başka isteğimiz yok sizden.
- Hocam bu kadar mı, bu kadar az mı?
Oktay Bey’in gözleri şefkatle parlıyor:
- Memleketinizi, memleketinizin mahzun insanlarını sevmek, az şey mi SAiDiM!
Ardından öğlen yemeği için yemekhaneye gittik. Öteki arkadaşlarıyla da tanıştırdı Oktay Bey. Her birinin yüzünde ayrı bir güzellik ayrı bir tebessüm. Genellikle memleketimi soruyorlar ilkin. Sonra üniversite… Birinin bir yerlerden bir tanıdığı çıkıyor her defasında. Her bir isim ve şehirle gelen ayrı hatıralar, ayrı hikâyeler.
Bir ara öğretmen arkadaşın biri elinde küçük bir kavanozla gelerek mutfaktan biraz yemek doldurup ayrıldı. Oktay Bey’e niçin küçük kavanoza yemek doldurduğunu sordum. Nedense derin bir kederle doldu Oktay Bey’in yüzü. Sessiz bir iç çekip anlattı:
- Kavanozdaki yemeği, eve eşine götürüyor, dedi. Hanımı rahatsız. Bu yıl FERGANA Kolejinden geldiler. Denilene göre çok zor bir hamilelik dönemi olmuş. Doğuma yakın günlerde, çok rahatsızlandığı bir gece, öğretmen arkadaşın bir doktor parası çıkışmayınca yanında, bizi aradı. Gerekli üç beş kuruşu nedense kimseden tedarik edemedik.
-Sonra?
- Arkadaş eşini bir türlü zamanında yetiştiremedi doktora. Çareyi bulduğumuzda da hocam çocuğunu çoktan kaybetmişti. O yemek evde rahatsız yatan Yenge Hanım için gidiyor.
Oktay Bey yemekten sonra şehri gezdiriyor. Diğer öğretmen arkadaşların sıcacık evlerini dolaştırıyor. Her evin duvarlarında küçük ve solmuş resimler: Karadeniz’in dağları, İzmir’in zeytinleri, Muş’un laleleri; kavaklar, elma bahçeleri arasında duvar duvar tertemiz akarsu şırıltılarında, kekik kokularında bir Anadolu’ya açılıyorsunuz. Acaba bunun da hesabı sorulur mu, diyor Oktay Bey. Şaşırıyorum:
-Neyin hesabı?
-Bu güzel insanların, diyor. Rabbim ne güzel insanlarla yaşama fırsatını sundu bize. Onları tanıyıp, onların içinde olup o güzelliğe kanatlanabildik mi? El açtığımda Allah’a: Beni benden İyi bilensin Rabbim, diyorum. Beni onların yüzü suyu hürmetine affet ve beni onlarla haşret.
Gittiğimiz her eve önce beni buyur ediyor Oktay Bey. Ben ona yol versem de geri kalıyor. Bir defasında zoraki onu önden sürdüm. Utanıp boynunu büktü:
-Ayakkabılarım, dedi. Ayakkabılarımın altı delinmiş, görmeni istemedim. Bakınca anladım ki, delik dediği pabucun neredeyse altı hiç kalmamış.
-Neden, dedim. Altı aydır bir yenisini alabilecek imkânın olmadı mı?
-Hocam, dedi kederle, bütün arkadaşlar az çok benimki gibi. İmkânımız çok defa bir yenisine yetmeyebiliyor. Aynı evde bir tek ayakkabı ve gömleğin kullanıldığı çok olur bizde. Hiç değilse evimizin kirasını ödeyebiliyoruz, diyor neşelenerek, karnımız da doyuyor Allah’a şükür. Az şey mi?
Değil tabi ki az şey.
O ayriliktan tam sekiz sene sonra ben yine panaroma gecelerinde oktay beyin hatirasinda kaldim.Hani nerdesin vefali dost sana ayakkabi getirmistim kendimce.
Hani hep demisim ya:GECELERi ASIKLARA UYKU HARAMMIS.Yine uykusuz bir gecenin ardindan merhaba diyorum yeni gune panaroma sahillerinden....

Abdullah Demir.......
« Son Düzenleme: 22 Mayıs 2008, 18:05:40 Gönderen: asyali » Logged

SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
24 Mayıs 2008, 10:51:26
RADENUR

NURA_HASRET ( RADENUR İSMİNİN BÜTÜN HAKLARI ŞAHSIMA AİT OLUP İZİNSİZ KULLANILAMAZ..KULLANILDIĞI TAKDİRDE HAKKIMZ O ŞAHISLARA HELAL DEĞİLDİR... ) :(

Minare Team

*****


Üye No : 111

Yaş : 25

Nerden : HASRET DİYARINDAN....

Konu  : 132

Mesaj : 1,497

Aldığı Teşekkür 35
Varamadım hasretine...Sevdaların ülkesine...
Offline
« Yanıtla #1 : 24 Mayıs 2008, 10:51:26 »

Asyalı hocam çok uzun bir yazıydı ama okumaya ve o gözlerimizi yormaya değidi... Ne büyük bir aşk hocam bu hizmet aşkı.. Oktay Bey gibi daha nicelerini olduğunu biliyoruz,o yolda Allah rızası için ve insanlık için hizmet eden gönül insanları olduğunu görüyoruz...

Bu tür insanların hizmet aşkını görünce gerçekten çok etkileniyorum ve bende varım bu yolda diyorum ama sonra cesaretim kırılıyor...Memlektinden ve ailenden uzakta başka bir ülke ve başka bir insanlar...Sanırım bu hizmet olayıda memleketi ve insanları başka memleket ve başka insan olarak görmemekten geçiyor...Orasıda biizm memleketimiz,orasıda bizim insanımız deyip hizmet her yerde hizmet deyip yola çıkmak asıl püf nokta...Allah razı olsun hocam ve gurbetteki hizmet yolundaki arkadaşlarımızn da Allah yar ve yardımcısı olsun vesselam....
Logged

24 Mayıs 2008, 11:56:18
yusufum

yusufum63

Isınıyorum

*


Üye No : 937

Yaş : 26

Nerden : ŞANLIURFA

Konu  : 115

Mesaj : 569

Aldığı Teşekkür 4
URFA SANA KÜSMÜŞ
WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 24 Mayıs 2008, 11:56:18 »

ABİ ALLAH CC RAZI OLSUN SELAMETLE
Logged

ALLAH CC İMANDAN AYIRMASIN
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
24 Mayıs 2008, 14:08:34
ASYALI

ASYALI

Yazar

*


Üye No : 8194

Nerden : İstanbul

Konu  : 100

Mesaj : 748

Aldığı Teşekkür 20
Offline
« Yanıtla #3 : 24 Mayıs 2008, 14:08:34 »

Asyalı hocam çok uzun bir yazıydı ama okumaya ve o gözlerimizi yormaya değidi... Ne büyük bir aşk hocam bu hizmet aşkı.. Oktay Bey gibi daha nicelerini olduğunu biliyoruz,o yolda Allah rızası için ve insanlık için hizmet eden gönül insanları olduğunu görüyoruz...

Bu tür insanların hizmet aşkını görünce gerçekten çok etkileniyorum ve bende varım bu yolda diyorum ama sonra cesaretim kırılıyor...Memlektinden ve ailenden uzakta başka bir ülke ve başka bir insanlar...Sanırım bu hizmet olayıda memleketi ve insanları başka memleket ve başka insan olarak görmemekten geçiyor...Orasıda biizm memleketimiz,orasıda bizim insanımız deyip hizmet her yerde hizmet deyip yola çıkmak asıl püf nokta...Allah razı olsun hocam ve gurbetteki hizmet yolundaki arkadaşlarımızn da Allah yar ve yardımcısı olsun vesselam....

KIYMETLi HOCAM
hizmet zordur.
Bir nesil köprü olacak, tıpkı Sahabe-i Kiram Hazerâtı gibi. Çünkü yardan ve diyardan geçmişler. Elbette onlarda insandı.
Aç kalmışlar, hırpalanmışlar fakat yılmamışlar, tıpkı Ortaasya'ya gelen nâ malum İslâm fedâileri gibi.
Padişâhlar, Hükümdarlar ve çok insanlar gelmiş geçmiş hep unutulmuş. Fakat onlar unutulmamış.
Evet hizmet zordur. Fakat lezzetlidir. İmtihanı çetindir. Fakat meyvesi tatlıdır.
Ve Nur üstadı Hz.Bediüzzaman; bir numune-i imtisâl ve arkasından gidenler ve onların arkasından gidenler.... ve diğerleri... bu kafile her kese açık... yeter ki azim sahibi olalım. Onu da nurlardan tahsil edeceğiz. Bu kafileyi Sahib-i Kâinat (cc) Kur'ân da haber vermiş, bu kafileyi İnsanların en güzeli Kâinatın Fahri (ASM) hadislerinde haber vermiş. Geri kalmak hatadır. Kimsenin ata-anası git evladım demez. Veysel Kârâni (RA) annesinin ısrarına boyun eğmiş fakat sahâbi olamamış.
Biz muallim değiliz. Vasıtayız. Mülayim olacağız. Biz hakim değiliz. Kaderin mahkumuyuz. Kimseyi mahkeme edemeyiz. Unutmayalım ki tesiri hakiki Cenab-ı  (cc)'dır.Fenafil Üstad olan Zübeyir Ağabey (rh); "Anamızın babamızın elini öper, yolumuzdan gideriz." Derken hep bu sırdan aldıkları dersi bize anlatmıyorlar mı?
İlminin artmasını, anlayışının derinleşmesini arzu eden, kendi kavim ve kabilesinden uzaklaşıp yabancılarla beraberliğe katlansın.” (Hadîs-i Şerif Meâli)
SABIR icinde sukurederek ibadet edecegiz.
Oktay bey gibi nice isimsiz kahramanlar yetistirmis ANADOLU Anneleri.
Allah hepsinden razi olsun.
Baki selam ve dua ile
Logged

SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
24 Mayıs 2008, 14:18:23
RADENUR

NURA_HASRET ( RADENUR İSMİNİN BÜTÜN HAKLARI ŞAHSIMA AİT OLUP İZİNSİZ KULLANILAMAZ..KULLANILDIĞI TAKDİRDE HAKKIMZ O ŞAHISLARA HELAL DEĞİLDİR... ) :(

Minare Team

*****


Üye No : 111

Yaş : 25

Nerden : HASRET DİYARINDAN....

Konu  : 132

Mesaj : 1,497

Aldığı Teşekkür 35
Varamadım hasretine...Sevdaların ülkesine...
Offline
« Yanıtla #4 : 24 Mayıs 2008, 14:18:23 »

Evet geri kalmak hatadır....Yeterki azimli olup sebat edelim hocam...Çok güzel açıklamışsınız teşekkrler...
Logged

Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Ben, Seni Sadece Biraz Hayal Ediyorum… O Kadar…. Şiirler hatice 9 1579 Son Mesaj 14 Ağustos 2008, 19:50:07
Gönderen: hatice
yalnızca paylaşmak istedim Üyelerimizin birbirilerine yardım yada istek talebi ! elif_ 8 1084 Son Mesaj 08 Kasım 2007, 20:26:47
Gönderen: hasan_19
Hayal gücünüzü zorlayan resimler... Resim & E-Kart Gülüşü Yaralı 5 455 Son Mesaj 10 Temmuz 2008, 13:03:22
Gönderen: munevver
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri