İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Nevin’e Açık Mektup  (Okunma Sayısı 147 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
11 Ekim 2008, 00:15:25
gülvisal

Süper Mod

*


Üye No : 1097

Nerden :

Konu  : 906

Mesaj : 3,241

Aldığı Teşekkür 79
dağlar bile dayanmadı ağırdır yüküm
Online
« : 11 Ekim 2008, 00:15:25 »






 
Hiç dönüş bileti olmayan bir otobüsün içinde yolculuk yaptın mı? 
 

O vakitlerde, içini ısıtacağını inandığın çay, sıcak bir tebessüm ve bir çift söz işe yaramaz. El sallamalar, ardından dökülen sular, veda sözleri, gözyaşları anlamsızdır. Duymak istediğin tek bir nida vardır: Ezan… ”

 

Sene 1999… Nevin’in İlk mektubu bu cümlelerle doluydu. Bir evlilikle değişen sadece soyadı olmamış, hayatının akışı, mektup adresi, alış-veriş alışkanlıkları, dostları, ibadetleri, okuduğu kitaplar, yürüdüğü asfalt, her gün öfkelendiği trafik, lisanı, yemek alışkanlıkları, aynadaki yüzü, çeşmeden akan suyu, apartman boşluklarından duyduğu sesler… Sokakta  oynayan çocuklar… Ve daha neler, neler… Değişmişti.

Dayanabilir miydiniz bunca değişime?

Asla hayır demeyin. Dayanırdınız ve hatta alışırdınız. Ve yıllar sonra canım yurdunuza döndüğünüzde: “Nasıl yaşıyorsunuz kuzum bu memlekette. İnan şaşıyorum doğrusu.

O yok! Şu yok! Bu yok!” dersiniz… Demez misiniz? Dersiniz, dersiniz…

 

Bu yazının daha iyi anlaşılması için 1998 yılında, Nevinle Acıbadem’de annemlerin evinde kaldığımız günden bazı notlar aktarmak isterim.

 

Marmara İlahiyat Fakültesinin avlusunda ilk defa rastladığımız “Ezan okuyan saat” ikimizin de dikkatini çekmişti. Nevin sözüm ona bir kulp bulmuş ve “Ezanlarımız saate mi kaldı? Minarelerden okunan ezandan rahatsız olanların icadıdır.” Diye yarı hoşumuza gitmiş yarı komple teorileri üretmiştik. “Allah Ezanlarımızı Susturmasın” duası ile almıştık birer tane. Ve ezansız bir memleketin sokaklarının yetim olduğundan söz etmiştik.

 

Annem eve dönerken alınması gerekenlerin listesini vermişti. Reyonlarında alkollü madde olmayan yol üstündeki bir markete girdik. Tasarruf ederek alacaklarımızı almış. Hatta kitap alacak para dahi artırmıştık.

 

Feminist konuşmalara  kulak asmaz, amaçlı söylemler olduğunun bilincindeydi.

Vakit namazlarındaki hassasiyeti, fikri yapısının olgunluğu, kitaplara olan düşkünlüğü, öksüz olması ve  yurtta burslu okuyor oluşu  dostlarım arasında Nevin’i ayrı bir yere koymama neden olmuştur.

 

Canım arkadaşım… Her şeyden müstesna ve duru bir kalbe sahipti.

 

Nevin’in evlilik öncesi  arifesinde: Bana iki sebep söyle  bu evliliği kabul etmen için… Demiştim de  sessiz kalmıştı.

 

Suskundu. Yalnızdı. Elimi uzatabiliyordum ancak tutamıyordum.

 

Sene 2008… Yağmurlu bir  Hafta sonu arifesi. Uzun yıllar sonra Nevin’in sesi:

 “Yarın sendeyim” Heyecanlanmıştım. Bir zamanlar içtiğimiz ayrı gitmeyen  ama şu an paniklediğim kişi Nevin’di

 

Hakkında o kadar çok şey duymuştum ki… Sormalı mıydım? Anlatmasını mı beklemeliydim?

Akışına bırakacaktım.

Zil çaldı!

Nevin karşımdaydı. Mutluydum.

İlk sorum onu gördüğümde cevap bulmuştu.                                                               
İkinci sorum ezan okunduğunda netlik kazanmıştı.                                                                 
Üçüncü sorum kütüphaneme hiç uğramayıp, buzdolabında asılı olan diyet listesiyle daha çok ilgilenmesiyle ortaya çıkmıştı.

Nevin değişmişti.                                                                                                       

Fiziksel görünümünün dünyevileşmesi umurumda dahi değildi. Ruhu da uzaklaşmıştı. Lisanında klişeleşmiş feminist replikler, duruşundaki marka çılgınlığı.

Değişime inanan ben, bu yozlaşmış değişime karşı suskun kalmayı yeğlemiştim.

Çünkü sevgili dostum her şeyin farkındaydı. Gözleriyle “Bana hiç bir şey söyleme” hal diliyle “Beni yargılama” demişti.

 

Ayrılırken ellerimi tuttu: “Hatırlıyor musun? Yıllar evvel  bu evliliğe beni iten iki neden söyle demiştin. Ben susmuştum. Çünkü söyleyecek cesaretim yoktu. Ama şu an var. İlki ailem ve diğeri ise eşimin zengin oluşu.”

 

Susmuştum.

 

……………..

 

Neden Nevin’i sizlerle paylaştım. Bilmiyorum. Ama büyük bir ihtimalle ona söyleyemediklerimin sancısı olsa gerek.  Nevin’in hikayesini daha fazla deşifre etmeyeceğim. Ayrıca çıkarımları siz okurlara bırakacağım.

 

İnsan bazen çok uzaklardaki kişilerin hayatlarına dokunabiliyor da,  bir zamanlar gözünden sakladığına sahip çıkamıyor

 
Dualarınızdan ayırmayın inşaallah…

 
Gülten DEMİRCAN 
 
Logged

HANGİ GÜZEL YÜZDÜR Kİ TOPRAK OLMADI!..  HANGİ CEYLAN GÖZDÜR Kİ YERE AKMADI!..
               
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Rastgele: nevine nevin mektup

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Irak’tan tuyler urperten mektup... Irak « 1 2 » CeNNeT 16 3061 Son Mesaj 29 Nisan 2008, 01:03:18
Gönderen: CanRuba
Şeytana Açık Mektup Ey Şeytan! cengiz numanoglu Serbest Bölüm hatice 7 1211 Son Mesaj 12 Mart 2008, 23:47:33
Gönderen: KaMeRaY
Yolumuz açık olsun... Makale ve güzel Yazılar... CeNNeT 4 565 Son Mesaj 14 Kasım 2007, 02:49:14
Gönderen: CeNNeT
Her zaman açık kapı... Resim & E-Kart Kayzer 1 379 Son Mesaj 03 Şubat 2008, 04:46:48
Gönderen: Gülüşü Yaralı
Kur’an’ın Nuzûlü ve Yedi Harf (el-Ahrufu’s-Seb’a) Meselesi Kurani Kerim ~~Chatin~~ 0 857 Son Mesaj 08 Şubat 2008, 08:33:09
Gönderen: ~~Chatin~~
www.minare.net 'den Chp Vekiline Açık Mektup Duyurular MujaHiD 11 1479 Son Mesaj 21 Mart 2008, 08:17:50
Gönderen: firdevs
Tesettürlü Hanımefendilere Açık Mektup Başörtüsü - Hayat Tarzı admin 2 390 Son Mesaj 01 Ağustos 2008, 13:00:50
Gönderen: ceylince
Lübnan ve Filistin halklarına açık mektup. Cihad Tefekkür 0 330 Son Mesaj 24 Ağustos 2008, 21:44:29
Gönderen: Tefekkür
Başbuğ’dan açık rica. (Ahmet Hakan) Haber Dünyası seracettin 6 173 Son Mesaj 01 Kasım 2008, 13:26:47
Gönderen: muslumangenc
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri