| 15 Temmuz 2007, 17:59:19 |
|
|
 |
« : 15 Temmuz 2007, 17:59:19 » |
|


Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de, orduları ile giderken, bacası tüten bir kulübe görür, içeriye girer, bakar ki Ebul Hasen Harkani hazretleri, kitapları ve talebeleri ile ilgilenir, Sultana ilgi göstermez. Sultan ise, bu duruma çok öfkelenir; fakat belli etmeden der ki: - Hoca - Ne var? - Hocan Bayezid-i Bistami nasıl birisi idi?
Ebul Hasen Harkani hazretleri, hocasının adını duyunca der ki: - Hocam öyle bir zat idi ki, müslüman olmayan bir kimse yüzüne baksa, iman ile şereflenirdi.
- Bu ne biçim söz Peygamber efendimizi Ebu Cehil ve diğer müşrikler gördü, imana gelmedi, senin hocan Peygamberimizden daha mı büyük ki yüzüne bakan imana geliyor? Ebul Hasen Harkani hazretleri şu cevabı verir:
- Ebu Cehil ve diğer müşrikler, Peygamberimizi Abdul Muttalibin yetimi olarak gördüler, Peygamber olarak göremediler. Hocam Bayezid-i Bistami hazretlerinin yüzüne, bir ateist veya Yahudi bu Bayezid-i Bistami hazretleridir diye baksa iman ile şereflenir.
Sultanın hoşuna gider ve memnun olarak ayrılır. Ebul Hasen Harkani hazretleri Sultanı dışarıya kadar uğurlar. Sultan şaşırıp der ki: - Seni anlayamadım, geldiğimde yüzüme bile bakmadın; şimdi ise dışarıya kadar uğurluyorsun. Sebebi ne ki? - Gelirken kibirle içeri girdin, giderken tevazu ile gidiyorsun, şimdi güzelleştin _________________
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 15 Temmuz 2007, 20:39:07 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 15 Temmuz 2007, 20:39:07 » |
|
sağolasın yarencim çok faydalı bir paylaşımdı... Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
( için affedenin şerefi artar, tevazu eden de yücelir.) [Müslim] (Kişi kibirlenince, iki melek, “Ya Rabbi bunu alçalt!” derler. Tevazu ederse, “Ya Rabbi bunu yükselt!” derler.) [Beyhekî] (Zillete düşmeyecek şekilde tevazu gösterene müjdeler olsun!) [Taberânî] ( , tevazu edeni yüceltir.) [Bezzar] (Şeref tevazudadır.) [İ. Ebiddünya] (Kişi tevazu edince, ü teâlâ, onu yedi kat göklere kadar yükseltir.) [Beyhekî] (Tevazu edin ki, size rahmet etsin!) [İsfehani] (Mütevazı olana tevazu göster, kibirliye de kibirli görün.) [İ. Gazali] ( ü teâlâ, tevazu üzere olmamı emretti. Hiç kimse büyüklenmesin!) [Ebu Dâvud] Âbidin biri, ibâdet etmek üzere dağa çıkar. Bir gece rüyasında “Falan ayakkabıcıya git! Senin için duâ etsin” denir. Âbit dağdan iner, adamı bulur, ne iş yaptığını sorar. Adam, gündüzleri oruç tutup, ayakkabı işlerinde çalıştığını, kazandığı para ile ailesini geçindirdikten sonra fazlasını sadaka verdiğini söyler. Âbit, adamın güzel bir iş yaptığını anlar, fakat kendisinin dağda sırf ibâdetle meşgul olmasını daha iyi bulur ve tekrar ibâdetine döner. Yine gece rüyasında, (Ayakkabıcıya git ve ona, “Bu yüzündeki sararmanın sebebi ne?” diye sor) denir. Âbit, gidip sorar. Ayakkabıcı, “Kimi görürsem, bu kurtulacak da, ben helak olacağım der ve kendimden korkarım. Yüzümün sararması bundandır” der. İşte o zaman âbit, ayakkabıcının bu korku ve tevazu ile üstünlük kazandığını anlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 16 Temmuz 2007, 00:11:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 16 Temmuz 2007, 00:11:06 » |
|
sende sağolasın vuslat ablacım  senden de razı olsun ....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
| 16 Temmuz 2007, 00:14:43 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 16 Temmuz 2007, 00:14:43 » |
|
ben gene cevap yazıcam ozellikle ilk hikayeden cok ders alacam ins. Tekrar razı olsun mevlam
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|