İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İbrahim'in Kuşları Dönüyor...  (Okunma Sayısı 318 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
15 Temmuz 2008, 13:58:59
gülvisal

Süper Mod

*


Üye No : 1097

Nerden :

Konu  : 907

Mesaj : 3,243

Aldığı Teşekkür 79
dağlar bile dayanmadı ağırdır yüküm
Offline
« : 15 Temmuz 2008, 13:58:59 »






 
                                                                                                                               
“Ama kalbim tamamen mutmain olsun” demişti. Görmek istemişti İbrahim . “Ölüye nasıl hayat verdiğini bana göster” demişti. Rabbi de, “Yoksa, inancın yok mu?” demişti. İnanıyordu elbet! Görürcesine inanıyordu ama bir de görmek vardı. “Öyleyse” demişti Allah, “dört kuş al ve onları kendine alıştır; sonra onları her tepeye ayrı ayrı sal; sonra da çağır; uçarak sana gelecekler.”

. Dağılmış bahçelerden, unutulmuş tohum mezarlarından, çiçeklerin solduğu zamanlardan, yaprakların savrulduğu uzaklardan, rüzgârların dokunduğu ıssızlıklardan kuşlar dönüyor şimdi. Çürümüşlüklerden, terkedilmişliklerden, yitirilmişliklerden, dağılmışlıklardan çiçek çiçek kuşlar dönüyor gözlerimize.

Bağların bozulduğu zamanlarda, güzün dağılmıştı “kuşlar”ımız. Yaz bahar tanık olduğumuz hayat, yanımıza yöremize alıştırdığımız renkler ve ahenkler nasıl da dağılmıştı sonbaharda. Ve ardından kış.. Dallar yetim kalmış, tohumlar unutulup gitmiş, yapraklar ışığa yabancılaşmış, güneş dünyadan uzaklaşmıştı. İbrahim kuşlarını tepelere ayrı ayrı salmış gibi..

Baharda hayata sebep olarak görünen her şey sonuçlarıyla birlikte dağılıvermişti. Ağaca hayat verdiği sanılan su köklerden çekilmiş, meyveyi olgunlaştırdığı sanılan dallar da kurumuş, çiçeğin tutunduğu budaklar da körelmişti. Güneş, yaprakları diri tutan ışığını çekmiş, üstelik sanki küsüşmüşler gibi, günışığı daha yumuşak geldiği halde, baharda yeşerttiği yaprakları kurutmaya başlamıştı. Baharda çiçek tozlarını birbirleriyle buluşturan rüzgâr bu defa tam bir kuru yaprakları koparıp boşluğa savuragelmişti.

“Kimsenin kimseye fayda vermediği” gün. Babanın evlada elinin uzanmadığı, evladın babaya sözünü işittiremediği, gözlerin bile birbirleriyle buluşamadığı, tenlerin biribirine uzak kaldığı gün. Dağılmışlığın, çözülmüşlüğün, uzaklığın mutlak tarifidir bu. Bütün yakınlıkların bitişi nasıl tarif edilebilir? Herkesin dipsiz bir tekilliğe inmesi, kendisiyle başbaşa kaldığı derin bir kuyuya itilmesi... Mekanca yanyana olabilirsiniz ama temasça sonsuz mesafeler var aranızda, mutlak uzaklıkların labirentinde yapayalnızsınız.

İşte baharın öncesi böyledir. Toprağın ağaca, ağacın dala, dalın yaprağa, rüzgârın çiçeğe, kökün gövdeye, ışığın suya, suyun havaya menfaatinin olmadığı zamanlardır güz ve kış.. Şimdi önümüzde toparlanan hayat, sonsuz sayıda tepelerden çağrılan çiçekler, hiç bilmediğimiz uzaklardan koşup gelen rüzgâr kıpırtıları, İbrahim’in  görmek istediği ve görmemizi istediği hayat verme misalleridir.

Eşya zamanın akışıyla sürekli değişiyor, dönüşüyor, şekilden şekle giriyor, bozuluyor, yapılıyor. Her daim kendimize alıştırdığımız, avucumuzda evcilleştirdiğimiz kuşları salıyor, zamanın tepelerine salıyor gibiyiz. Sonra yeni biçimler giymek üzere yeniden çağırıyoruz kuşları, koşup gelmelerini bekliyoruz avuçlarımıza.

Akşam olunca güneşi salıyoruz karanlığa.. Sabaha yeniden çağırıyoruz penceremize.. Dönmesini bekliyoruz güneşin salıverdiğimiz tepelerden. Her an bir önceki anın tanıdıklarını adı bilinmez tepelere, gözle görülmez kuytulara terkediyoruz. Bir sonraki anda yeniden toparlanıyor eşya, yeniden bedenimizi yanımızda buluyoruz. İbrahim gibi kuşlarımızı salıyoruz, sonra da geri çağırıyoruz. Gün geliyor bedenimizi bırakıyoruz toprağa, karanlık kuyulara cesetler salıyoruz. Yeniden çağrılmayı umarak, yeniden toparlanmayı bekleyerek.

Kalbimiz mutmain mi olmak istiyor? Görmek mi istiyoruz kuşların dönüşünü? Sonsuz dağılmışlıkların, nihayetsiz uzaklıkların, derin ayrılıkların ortasında bir dağılıp bir toplanan hayatımızın ebediyen bize dönmesi konusunda emin olmak mı istiyoruz? Sebep ve sonuç arasındaki uçurumlardan gidip gelen varlığımızı uzak tepelerden geri mi çağırmak istiyoruz? Aslında uzaklık olan gerçekliğimizi sürekli yakınlığa dönmesi müjdesini almak mı istiyoruz?

İşte İbrahim’in  kuşları geri dönüyor salıverildiği tepelerden. Bahar geliyor. Çiçekler taç yapraklarını toparlıyor sonsuz mesafelerden. Ateş, toprak, su ve hava.. dört unsur. Ayrı tepelere salıverilmiş kuşlar gibi kanatlanıp geri dönüyorlar. Avucumuzda her bir çiçek bir İbrahim  itminanı. Gözümüzde her bir yaprak bir İbrahim sınavı.. Kalbimizde her bir meyve bir İbrahim  sevdası..
İbrahim’in  kuşları dönüyor...

 
alıntı
Logged

HANGİ GÜZEL YÜZDÜR Kİ TOPRAK OLMADI!..  HANGİ CEYLAN GÖZDÜR Kİ YERE AKMADI!..
               
15 Temmuz 2008, 14:05:21
CeNNeT

Kurucu

*


Üye No : 2

Nerden :

Konu  : 947

Mesaj : 6,084

Aldığı Teşekkür 142
...RaBBiMiN YoLuNDa SeVDaLiYiM BeN...
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 15 Temmuz 2008, 14:05:21 »

Cok Cok güzeldi...

Sagolasin Gülvisal...
Logged

Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır
Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır
Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca
En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır


15 Temmuz 2008, 14:14:34
gülvisal

Süper Mod

*


Üye No : 1097

Nerden :

Konu  : 907

Mesaj : 3,243

Aldığı Teşekkür 79
dağlar bile dayanmadı ağırdır yüküm
Offline
« Yanıtla #2 : 15 Temmuz 2008, 14:14:34 »

 
Logged

HANGİ GÜZEL YÜZDÜR Kİ TOPRAK OLMADI!..  HANGİ CEYLAN GÖZDÜR Kİ YERE AKMADI!..
               
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Sultan İbrahim Han Osmanlı Devleti Rumeysa 1 860 Son Mesaj 09 Mayıs 2007, 18:18:40
Gönderen: Osmanlı
İbrahim bin Ethem k.s Hayatus-Sahabe VuSLaT 5 2677 Son Mesaj 15 Temmuz 2008, 12:52:49
Gönderen: sefis
İbrahim sadri(özledim) İlahi-Ezgi-Şiir | Tek Parçalar AHDE_VEFA 3 1465 Son Mesaj 24 Temmuz 2007, 07:52:35
Gönderen: VuSLaT
İbrahim Tenekeci Üstadlardan... imkan 7 1248 Son Mesaj 12 Ekim 2008, 21:03:59
Gönderen: imame
Kabe’ye bomba düşerse, Ebabil kuşları ne yapar? Makale ve güzel Yazılar... VuSLaT 0 1217 Son Mesaj 12 Ağustos 2007, 21:20:17
Gönderen: VuSLaT
CeNNeT kuşları... Videolar VuSLaT 1 1779 Son Mesaj 12 Mayıs 2008, 20:19:45
Gönderen: Awril
Aslan evine dönüyor! Spor Gülüşü Yaralı 2 718 Son Mesaj 20 Ocak 2008, 15:25:04
Gönderen: Gülüşü Yaralı
Cennet Kuşları Serbest Bölüm VuSLaT 1 1114 Son Mesaj 03 Nisan 2008, 01:47:50
Gönderen: hızır-murad
İbrahim Sadri ( Yalan ) İlahi-Ezgi-Şiir | Tek Parçalar admin 4 527 Son Mesaj 15 Kasım 2008, 19:05:03
Gönderen: HilaLale
Anneleri yavru kuşları beslerken.. Resim & E-Kart HilaLale 1 98 Son Mesaj 05 Ekim 2008, 17:26:42
Gönderen: VuSLaT
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri