|
|
 |
« : 09 Ekim 2008, 23:38:30 » |
|


DOKTOR HANIM BANA ÜZÜM VERİR MİSİN?
Hüsniye Nine gönlü Rasulullah (s.a.v.) askiyla dolu bir kadin Bundan 26 yil evvel, küçük bir kasabada devlet hizmetinde doktorluk yapiyordum. Kasabaya gelisimden 6 ay sonra 5 evlâdini harp meydanlarinda sehid vermis Hüsniye Nine ile tanistim. Hüsniye Nine, kizinin çamasir yikayarak kazandigi üçbes kurus ile geçiniyordu. Kasabanin müftüsü bana Hüsniye Nine hakkinda sunlari söylemisti: "Bu muhtereme kadin bir iki küçük süre ve fatiha'dan baska Kur'ân'dan bir sey bilmez para verirsin, almaz. Kendi kazanci ile aldigi ekmegi suya batirarak yer, ama hakiki bir müminedir 0. Kasabanin zenginleri nedendir bilinmez sefkat ve yardimda kollari kisa idi. Bu muhtereme kadina yardim edecek devlet kurumlari da kasabada yoktu. Ben: "Müftü efendi, ben bu kadincagizin ekmek parasini vereyim ama bu yardimin Kizilay'dan oldugunu söylersin kendisine " dedim. Müftü memnun oldu ve Hüsniye Nine'ye yardimda bulunmak bana nasip oldu. Ben kasaba doktoru olarak sonraki günlerde Hüsniye Nine'yi daha çok sevdim, 0'nun ne kadar muhterem bir kadin oldugunu anladim. Bir gün bana: "Doktor Hanim, ben ölürsem gazhânenin yukarisindaki mezarlik var ya, onun en tepesine beni gömdürür müsün" dedi. Aradan birkaç ay geçti. Bir soguk kis gecesi rüyamda yemyesil bir üzüm bahçesinde dolasiyordum. Karsidan Hüsniye Nine bana: "Doktor Hanim bana üzüm verir misin?" dedi. Uyandim, disarida bir gürültü duyup disariya çiktim, evimin yanindaki manav mevsimin son üzümünü satmaya getiren üzümcü ile fiyat konusunda tartisiyordu. Üzümcü: "Bunlar mevsimin son üzümleri onun için bu kadar pahali" diyordu. Ben belki de rüyanin etkisiyle üzümleri satin aldim. Hüsniye Nine'nin evine gittim, müftü de oradaydi. Hüsniye Nine'nin hasta oldugunu ögrendim. Yattigi odaya gittim. Içeri girer girmez Hüsniye Nine: " Doktor Hanim evlâdim, demek üzümlerimi getirdin " dedi. Birkaç üzüm tanesi yedikten sonra: "Ben artik 'a kavusuyorum evlâdim, bana Kur'ân oku" dedi. Okumaya basladim. Asagi yukari 6-7 âyet okudum. Birden bire Hüsniye Nine aglamaya basladi. " Beni kaldirin, kaldirin! " dedi. Müftü efendi ve ben koltuk altlarindan tutup kaldirdik. Birden "La ilâhe illallah Muhammeden Rasulullah" dedi. Gözlerini, küçük kulübesindeki pencereye dogru dikti. Yüzünde bir tebessüm belirdi ve yüksek sesle: " NIÇIN ZAHMET BUYURDUNUZ YÂ RESÛLALLAH! " dedi. Hemen akabinde Hüsniye Nine ruhunu teslim etti. Bir anda o küçük ve fakir odayi hiçbir kokuya benzetemeyecegim ve kelimelerle ifâde edemeyecegim bir koku kapladi. Hüsniye Nine'yi geçende yine rüyamda gördüm. "Doktor Hanim beni unuttun mu?" diyordu. Seni unutmadik Hüsniye Nine...... Seni unutamayiz..... Nur içinde yat...... Mekânin Cennet olsun..... **** Gençligin kiymetini ihtiyarlar, huzûrun kiymetini huzûrsuzlar, sihhatin kiymetini hastalar, hayatin kiymetini ölüler bilir.*** alıntı
|