Din nedir : Din kelimesi “deyene” kökünden oluşmuş bir kelimedir. Sözlük anlamı olarak din; boyun eğmek, hakkını almak, ödünç almak, adet edinmek, boyun eğdirmek, hesaba çekmek, ceza ve mükâfat vermek, egemenlik, mülk, hüküm, idare etmek anlamlarına gelir.
Terim olarak din; Akıl sahibi insanları kendi irade ve arzularıyla hayırlı olan şeylere sevk eden ilahi bir kanundur. Din; peygamberlerin vahye dayalı yapmış oldukları tebliğdir. Din;

ü Teala tarafından vahiy yoluyla indirilen, insanları dünya ve ahiret saadetine çağıran i’tikadi ve ameli bir nizamdır. Din; İslam, iman ve ihsandan oluşan hayat şeklidir. (Bu tanımların tümü vahye dayalı hak dinin, yani dar anlamda dinin İslam dininin tanımlarıdır.)
Hayatımızı düzenleyen dinin ne olduğunu anlamak hepimizin üzerine farzdır. Bunu doğru anlamak ise bizi saadete ve mutluluğa götüren yegâne formüldür. Dinin terim olarak anlamına bakıldığında akıl sahibi insanları kendi irade ve arzularıyla hayırlı olan şeylere sevk eden ilahi bir kanundur. Denilerek dinin bir ilahi kanun olduğu anlatılmıştır. Bunu anladıktan sonra anlamamız gereken yegâne konuda Peygamberlerin hiçbir zaman insanlığa farklı dinler getirmediği konusudur. Onlar hiçbir zaman yeni bir din adı altında bir şey getirdiklerini de iddia etmemişlerdir.
Bununla birlikte hiçbir zamanda kavimlerine daha önce gelen dini terk etmeyi emir etmemişlerdir. Tüm resullerin dini tek bir dindir fakat şeriatları farklıdır. Şeriat ise kısaltılmış manası ile dinin amele ilişkin hükümlerinin bütünü olarak anlaşılabilir. Her peygamberin şeraiti yani amele ilişkin hükümleri diğer kendisinden önce gelen peygamberin şeraitini ortadan kaldırır. Bu konuya ilişkin Ayeti kerimede

azze ve celle
Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol yöntem kıldık. Eğer
dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı . Maide Suresi 48Diyerek Peygamberlerine dinin tek bir din olduğunu belirtmiştir.
Diğer bir Ayeti Kerimeler de

azze ve celle
O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Şura 13
Senden önce hiçbir elçi göndermedik ki, ona şunu vahyetmiş olmayalım: "Benden başka İlah yoktur, öyleyse Bana ibadet edin." El Enbiya 25
'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler. Rum 30 Tüm ayetlerden de anlaşılacağı gibi

ın dini hiçbir zaman değişmemiş dimdik ayakta kalmıştır değişen sadece şeriatlardır. Din bu şekilde anlaşıldığında ilk insandan son insana kadar ona hakkı ile inananları mutlu kılacak onları

katında şereflendirecek ve onlara ebedi bir hayatın anahtarını sunacaktır.
Dini

ın bizlere öğrettiği şekilde anlamamız onun dinininin ve peygamberinine belirttiği şeraitini anlamamızda ilk sırada gelir. İnsanı bir bina gibi düşünürsek ona çıkılacak katlarda en önemli etken onun temeli olacaktır. Bu öyle bir temel olmalıdır ki

ın izini ile ona hiçbir şey zarar vermesin ve onun içinde barınacaklara birer güven kaynağı oluştursun. İnsan tek başına bir birey gibi adledilse de ülkeleri ve temsiliyetleri bu bireyler bütünlüğü oluşturmaktadır. Hem insanın neye inanacağını bilmesi (iman) ve davranışları (amel) bu sayede bir din oluşturacaktır. Yoksa kişilerin kendilerine göre inanmaları ve kendi kafalarına ya da duyup koşuşturdukları amellerinin

katında hiçbir değeri yoktur. Bir kişi benim dinim bu diyerek kendi başına bir inanç sistemi geliştirip bunun

katındandır demesi söz konusu olan

ın dinine yakından uzaktan alakalı olamaz. Biz sadece

ın peygamberlerine vahiy ettiği şekilde inanmakla memuruz ve yalnızca bu bizleri

ın azabından rahmetine götürebilir. Dinin tarifini kısaca yaptıktan sonra ki adımımız neye inanmamız gerektiğidir. Bu bizi

katında şerefli kılacak onun kulundan istediklerine cevap vereceği bir adımdır.
Son Söz

ındır.

azze ve celle şöyle buyurmaktadır
Hiç şüphesiz din,
Katında İslam'dır. Al’i-Imran 19