İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Davetçiye Notlar  (Okunma Sayısı 235 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
10 Ekim 2008, 00:49:38
r4y3z2

Minare Team

*


Üye No : 56945

Nerden :

Konu  : 21

Mesaj : 261

Aldığı Teşekkür 11
WWW
Online
« : 10 Ekim 2008, 00:49:38 »






 Allah' hamd olsun. Onun dinine dair birşeyleri okumak ve yazmak ne kadar büyük bir nimet sanırım bunu ahiret hayatında asıl anlamıyla fark edebileceğiz. Aslında bu başlı başına bir konu bu öyle bir nimet ki Allah dilemediğine kendisini zikretmekten alıkoyuyor ve onu cezaların en şiddetlisi ile cezalandırıyor onu içi boş hurma kütüğü gibi onu sokak sokak cadde cadde dolaştırıyor ve onu yaşayan bir ayet olarak gözlerimizin önüne seriyor.

Bir televizyon zaplama esnasında bir adamın diline dolanan ve benim hiç aklımdan çıkmayacakcasına kazdığım şu iki ayeti kerime sanırım yukarıda söylemek istediklerimi çok daha net olarak ortaya çıkaracaktır.

Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın . Onlar yoldan çıkan (fasık) kimselerdir.” (Haşr Suresi, 19)

“Münafık erkeklerle münafık kadınlar (sizden değil) birbirlerindendirler. Kötülüğü emrederler, iyiliği yasaklarlar ve ellerini kapatırlar (cimrilik yaparlar.) Onlar Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu . Şüphesiz münafıklar fasıkların taa kendileridir.” (Tevbe Suresi, 67)

Allah Allah bu ne büyük bir azabtır.Subhanallah Bu sınıftaki insanlara benzemekten Allah'a sığınırız.

İmdi konumuza dönecek olursak bu interaktik ortamda niyetimiz kimseye caka satmak ya da ilmimiz ki varsa onu belli etmek değildir kaldı ki bunun habisleri olan riya, kibir, ucub ve hasedden de Allah'a sığınırım onlar vücuda yapışan yapıştığının anlaşılması da çok çok zor olan hasletlerdir.

Bu yüzden bu konu başlığı altında bir müminin asli vazifelerinden biri olan davet ve içerdiklerini yazmak istiyorum istiyorum ama bunu siz olmadan yapmam mümkün değil ne yazıkki bir elin sesinin varlığı tartışılırken birden çok ele ihtiyacımız olduğunu gün gibi aşikardır bunu ben hatırlatmış olayım o yüzden konu başlığına dahil olmayı düşünmeyin dahil olun ve tecrübelerinizi şikayetlerinizi ve düşüncelerinizi dile getirin bu yolda sizin düşünce ve tecrübelerinizin bir başka kardeşinize merhem olabileceği fikrini bir an olsun aklınızdan çıkarmayın.Konuyuda lütfen başlatandan sonlandırmasını beklemeyin en azından bu alacalı aranızda bulunmamı hüsnü zan içinde düşünerek olabildiğince örnek ve düşünçelerinizi çoğaltın.
Logged

10 Ekim 2008, 00:51:51
r4y3z2

Minare Team

*


Üye No : 56945

Nerden :

Konu  : 21

Mesaj : 261

Aldığı Teşekkür 11
WWW
Online
« Yanıtla #1 : 10 Ekim 2008, 00:51:51 »

 Allah’a ham ederiz. Ondan başka ilah yoktur. Muhammed s.a.v onun kulu ve resulüdür. Selam Allah’ın dinine tabi olanların üzerine olsun.

Şüphesiz, benim namazım, ibadetlerim, yaşamım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir(En am)

Bu pak yolda yürüyen, yürürken ayaklarına dolaşan dünyaya aldırış etmeden yollarına devam edebilenlere…

Davetçi olmak üzerine yazılar yazarken bir davetçi olduğumuzu aklımızdan hiç çıkartmamamız beklide en öncelikli işlerdendir. Biz davetimizi Allah’ın bizlere kitabında belirttiği “Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir? “ ayetinden alırız biliriz ki biz Allah’a çağırmak sözün en güzeli onun pak resulünün yoludur.

Bu yolda yetişmek üzere mallarıyla canlarıya cihad edenler bitmek tükenmek bilmeyen bir ecirle rableri tarafında ödüllendirilmelerini dilerim. Bu pak ve temiz yolda davetçinin üzerine belki de kimsenin tasavvur edemeyeceği kadar fazla yük düşmektedir ama o buna bir ağırlık değil aksine bir ferahlık ve Allah’ın onunla birlikte olduğunun bilme bilincinden başka bir şey katmaz.

Allah’dan dinini yaşarken ve yaşatırken bizleri yardımından mahrum bırakmamasını niyaz ederim. Biz onun yardımı olmadan ne bir şey yapabiliriz ne de düşünebiliriz. Hatalarımız mutlak olarak bizim elimizle işlediklerimizin sonucudur güzel akıbet ise onun bizlere bir merhametinin eseridir.

Ey sen davetçi bil ki yolun uzun ve çetin ama bil ki bu tadı damağında bir kez olsun hisseden kişi bu bir daha bu tadı ne bir başka şeyde nede bir başka yerde alabilir. Biz biliriz ki bizim eğitimimiz ve öğrenmemiz gereken çok şey vardır. İyi ve güzel olanları almayı Allah bizlere nasip etsin faydasız amelden ve ilimden bizleri korusun.

Şimdi bize gereken ilimleri tahsil etmek bir ömür olduğuna göre belli başlıcalarını zikretmek faydalı olacaktır.

Logged

10 Ekim 2008, 15:32:02
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1286

Mesaj : 9,775

Aldığı Teşekkür 191
Vuslatın Kalbimde Lâle...
Offline
« Yanıtla #2 : 10 Ekim 2008, 15:32:02 »

  ALLAH’ı unutan ve bu yüzden ALLAH’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın . Onlar yoldan çıkan (fasık) kimselerdir.” (Haşr Suresi, 19)


 :AHH: :AHH: :AHH: :AHH: :AHH: :AHH: :AHH:

Ey sen davetçi bil ki yolun uzun ve çetin ama bil ki bu tadı damağında bir kez olsun hisseden kişi bu bir daha bu tadı ne bir başka şeyde nede bir başka yerde alabilir. Biz biliriz ki bizim eğitimimiz ve öğrenmemiz gereken çok şey vardır. İyi ve güzel olanları almayı ALLAH  bizlere nasip etsin faydasız amelden ve ilimden bizleri korusun.


AMİİİN...AMİİİN...

Faydalı bir konu olsun inş...
RABBİM razı olsun...


Yaşamı boyunca, davet yolunun  etrafına aydınlık saçan yolcularından olmak ümidi  ile...
« Son Düzenleme: 10 Ekim 2008, 15:34:41 Gönderen: VuSLaT » Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
11 Ekim 2008, 01:04:16
r4y3z2

Minare Team

*


Üye No : 56945

Nerden :

Konu  : 21

Mesaj : 261

Aldığı Teşekkür 11
WWW
Online
« Yanıtla #3 : 11 Ekim 2008, 01:04:16 »

 Din nedir : Din kelimesi “deyene” kökünden oluşmuş bir kelimedir. Sözlük anlamı olarak din; boyun eğmek, hakkını almak, ödünç almak, adet edinmek, boyun eğdirmek, hesaba çekmek, ceza ve mükâfat vermek, egemenlik, mülk, hüküm, idare etmek anlamlarına gelir.

Terim olarak din; Akıl sahibi insanları kendi irade ve arzularıyla hayırlı olan şeylere sevk eden ilahi bir kanundur. Din; peygamberlerin vahye dayalı yapmış oldukları tebliğdir. Din; Allahü Teala tarafından vahiy yoluyla indirilen, insanları dünya ve ahiret saadetine çağıran i’tikadi ve ameli bir nizamdır. Din; İslam, iman ve ihsandan oluşan hayat şeklidir. (Bu tanımların tümü vahye dayalı hak dinin, yani dar anlamda dinin İslam dininin tanımlarıdır.)

Hayatımızı düzenleyen dinin ne olduğunu anlamak hepimizin üzerine farzdır. Bunu doğru anlamak ise bizi saadete ve mutluluğa götüren yegâne formüldür. Dinin terim olarak anlamına bakıldığında akıl sahibi insanları kendi irade ve arzularıyla hayırlı olan şeylere sevk eden ilahi bir kanundur. Denilerek dinin bir ilahi kanun olduğu anlatılmıştır. Bunu anladıktan sonra anlamamız gereken yegâne konuda Peygamberlerin hiçbir zaman insanlığa farklı dinler getirmediği konusudur. Onlar hiçbir zaman yeni bir din adı altında bir şey getirdiklerini de iddia etmemişlerdir.

Bununla birlikte hiçbir zamanda kavimlerine daha önce gelen dini terk etmeyi emir etmemişlerdir. Tüm resullerin dini tek bir dindir fakat şeriatları farklıdır. Şeriat ise kısaltılmış manası ile dinin amele ilişkin hükümlerinin bütünü olarak anlaşılabilir. Her peygamberin şeraiti yani amele ilişkin hükümleri diğer kendisinden önce gelen peygamberin şeraitini ortadan kaldırır. Bu konuya ilişkin Ayeti kerimede Allah azze ve celle

Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı . Maide Suresi 48

Diyerek Peygamberlerine dinin tek bir din olduğunu belirtmiştir.

Diğer bir Ayeti Kerimeler de Allah azze ve celle

O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Şura 13

Senden önce hiçbir elçi göndermedik ki, ona şunu vahyetmiş olmayalım: "Benden başka İlah yoktur, öyleyse Bana ibadet edin." El Enbiya 25

Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler. Rum 30


Tüm ayetlerden de anlaşılacağı gibi Allahın dini hiçbir zaman değişmemiş dimdik ayakta kalmıştır değişen sadece şeriatlardır. Din bu şekilde anlaşıldığında ilk insandan son insana kadar ona hakkı ile inananları mutlu kılacak onları Allah katında şereflendirecek ve onlara ebedi bir hayatın anahtarını sunacaktır.

Dini Allahın bizlere öğrettiği şekilde anlamamız onun dinininin ve peygamberinine belirttiği şeraitini anlamamızda ilk sırada gelir. İnsanı bir bina gibi düşünürsek ona çıkılacak katlarda en önemli etken onun temeli olacaktır. Bu öyle bir temel olmalıdır ki Allahın izini ile ona hiçbir şey zarar vermesin ve onun içinde barınacaklara birer güven kaynağı oluştursun. İnsan tek başına bir birey gibi adledilse de ülkeleri ve temsiliyetleri bu bireyler bütünlüğü oluşturmaktadır. Hem insanın neye inanacağını bilmesi (iman) ve davranışları (amel) bu sayede bir din oluşturacaktır. Yoksa kişilerin kendilerine göre inanmaları ve kendi kafalarına ya da duyup koşuşturdukları amellerinin Allah katında hiçbir değeri yoktur. Bir kişi benim dinim bu diyerek kendi başına bir inanç sistemi geliştirip bunun Allah katındandır demesi söz konusu olan Allahın dinine yakından uzaktan alakalı olamaz. Biz sadece Allahın peygamberlerine vahiy ettiği şekilde inanmakla memuruz ve yalnızca bu bizleri Allahın azabından rahmetine götürebilir. Dinin tarifini kısaca yaptıktan sonra ki adımımız neye inanmamız gerektiğidir. Bu bizi Allah katında şerefli kılacak onun kulundan istediklerine cevap vereceği bir adımdır.

Son Söz Allahındır. Allah azze ve celle şöyle buyurmaktadır

Hiç şüphesiz din, Allah Katında İslam'dır. Al’i-Imran 19
Logged

Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Ölüme Dair Notlar Makale ve güzel Yazılar... sevcihan 3 570 Son Mesaj 29 Aralık 2007, 11:14:31
Gönderen: firdevs
Secdeye düşen notlar Namaz ERMAN 3 685 Son Mesaj 06 Şubat 2008, 23:54:25
Gönderen: ERMAN
Ölüme Dair Notlar Makale ve güzel Yazılar... Gülüşü Yaralı 3 690 Son Mesaj 11 Ocak 2008, 02:28:05
Gönderen: Gülüşü Yaralı
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri