| 12 Ekim 2008, 01:12:57 |
|
|
 |
« : 12 Ekim 2008, 01:12:57 » |
|


 Kış, son ve ilk olanı birleştiren bir köprüdür. Baharları kavuşturandır. Hem diriltici, hem de ölümü örtendir. Kışın özünde aklık vardır, paklık vardır. Kış, zahir manasıyla örtüp koruyan, derunî bakışta ise olgunluğun ve kemalâtın remzidir. Kışın insan hem içten hem dıştan kapanır ve bu kapanış kuvvettir, selamettir. Kış, insanı özüne davet eder ve kışın bütün fazlalıklarını atan insan, içine bürünür. Kış düzen demektir, her şeyin yerli yerinde olması, derli toplu durması demektir. Yazın dağınıklığı, baharın kaygısı ve efkârı yoktur onda. Kış,naftalin kokusunu üzerinden atamayan eldiven ve atkıların pencere kenarında günlerce karın yağmasını beklemesidir. Kış, sobanın üstünde kebap olmaya niyetli kestanelerin, çat kapı gelecek misafire yar olmasıdır. Kış, dost, akraba ve komşuların uzun muhabbetlerine sinmiş taze ıhlamur kokusudur. Havucun turpla, mor lahananın ıspanakla renk yarıştırmasıdır. Kış, dost meclislerde dinlenen sohbetler, yakılan türküler, okunan maniler, anlatılan masallar, destanlardır. Kış, Sarıkamış’tır. Allahuekber Dağlarında gönlünü cennete kaptırmış binlerce şehidin beyaz elbisesidir. Kış, dumanı tüten çorbanın, bodruma istif edilmiş odunun, patiskadan keselere doldurulmuş tarhananın, kurutulmuş meyvelerin, kaynatılmış salçaların, kendine yeten, samimi ve temiz emniyetidir. Kış,“her köşesi belli, bu sebeple de güvenli” bir hayat tasviridir.
Ruhan UMUT
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 12 Ekim 2008, 23:32:43 Gönderen: VuSLaT »
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 12 Ekim 2008, 16:03:43 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 12 Ekim 2008, 16:03:43 » |
|
Kışın her şey sükûnetle mükemmeldir. Tefekkürün ve öğrenmenin muhtaç olduğu sükûnet, mevsime bir alim edası katar. Değil mi ki, okumak evvela heyecan işidir ve kışın da heybesi daima heyecan ve kitap doludur. İşte bu yüzden kış en çok ilim mevsimidir.
Evliya Çelebi, Erzurum izlenimlerini kayda geçirirken, “Kışı o kadar sert ve uzun ki, bu şehirde iyi ilim yapılır.” der ve “bilge” yakıştırmasıyla kışa iltifat eder.
Kışın, insan ve eşya arasındaki mesafe metafizik bir kapanışla ortadan kalkar. İnsan ve aşk arasındaki mesafe kendiliğinden daralır.
Belki de bu yüzden “Büyük ırmaklardan bile heyecanlıdır. Karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak...”
“Karın yağdığını görünce / Kar tutan toprağı anlayacaksın / Toprakta bir karış karı görünce / Kar içinde yanan karı anlayacaksın.” diyor şair.
Ben de her kar yağdığında, ım diyorum, keşke Kudüs’ün kocaman kara gözlü çocukları da görseydi bu beyaz oyuncağı. 
“Mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu” şarkısını söyleyen çocuk bile kışın merhameti öğreniyor. Binbir özenle, ellerini ovuşturarak yaptığı, burnuna havuç, gözlerine zeytin koyduğu kardan adamın bile üşüyeceğini farz edip boynuna atkısını sarıyor. Annesinden gizli montunu kapıp, kardan adama giydiriyor. Kardan adam, eldivenler, üşümüş minik eller, kartopu ve tatil olmuş okul…
Masumane çocuk saadeti… Limon ve portakaldaki C vitamini kadar sahici, kar kadar sevimli.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
|
|
| 12 Ekim 2008, 16:37:01 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 12 Ekim 2008, 16:37:01 » |
|
ben teşekkür ettiimm... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
|
|
| 12 Ekim 2008, 16:40:05 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 12 Ekim 2008, 16:40:05 » |
|
Ey Kar!
Rabbine asi gelmiş bu yüreğin üzerine yağ rahmetinle,şefkatinle... Yüreğim kirlenmiş bu şehir gibi... Şimdi yüreğinde,şehrinde temizlenme vaktidir... İnsan hazreti insan olamamış insan elinin değdiği herşey kirlenmiş... Ey kar rahmet rahmet yağdır üzerimize Rabbin affını... Ey kar yüreğimi bu günahlarımın ağırlığından kurtar,günahlarımı erit sıcağınla...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 12 Ekim 2008, 16:41:15 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 12 Ekim 2008, 16:41:15 » |
|
vuslat ablam çoook güzel , hem yazılar hem resimler , süedacığımın da anlatışı eklenince ayhhh karlı günler gelse diyesim geldi  RABBIM bu kışımızı en güzel karlarla geçirmemizi nasip eylesin inşallah (amin ) ... Amiiiinn.... Teşekkür ettim beğenmenize sevindim... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 12 Ekim 2008, 16:42:22 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 12 Ekim 2008, 16:42:22 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 12 Ekim 2008, 16:44:02 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 12 Ekim 2008, 16:44:02 » |
|
Ey her bir kar tanesini yeryüzüne indiren melekler! Ben insanoğluyum,hani o dünyada bozgunculuk çıkartan varlık,öte yanadan yeryüzünün halifesi kılınmışım... Ey her bir kar tanesini yeryüzüne taşıyan melekler! Gözyaşlarımla yıkadığım,sonya yüreğime akıttığım pişmanlığımı çıkarın Rabbin huzuruna... Umulur ki kovulmuşlardan değilimdir...  Ey azametiyle kara bürünmüş dağlar haklıydınız,taşıyamadıınz emaneti... Şüphesiz biz cahil insanoğlu yüklendik emaneti... Şimdi emanete hiyanet ettiğimiz ihanetin altında eziliyoruz...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 12 Ekim 2008, 23:38:53 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 12 Ekim 2008, 23:38:53 » |
|
Kış, sabırdır... İnsana beklemeyi ve umudu hatırlatır.
“Bir gülün çevresi dikendir hardır / Bülbül gül elinden ah ile zardır / Ne olsa da kışın sonu bahardır…”
Kar, beyazı ve aydınlığıyla göz kamaştırırken, bir yandan da insanı terbiye ediyor. Daha dün, büyüklenerek yürüdüğü yollarda kar sayesinde ayağını denk almayı öğreniyor insan. Düşmemek için dengede kalmayı öğreniyor, kibrini görüp acziyetini fark ediyor. Kış, insanı tutuyor. Üretilen 91 milyon ekmeğin yaklaşık 12 milyonunu çöpe atan insan, karda kırıntı toplayan kuşları seyrederken utanıyor. Sadece İstanbul’da bir günde israf edilen 700 bin ekmekle dünyadaki bütün kuşlar doyuyor.
İnsan, “kar seyrederken kâr edebiliyor.”
Mevsim, “Sermâ-yı şitâ (kış soğuğu) duaları” öğretiyor; evi kaloriferli, arabası klimalı, seccadesi yünlü, sırtı kalın müslümana. Sokakta kalmışlara, evsiz barksızlara ya da harabelerde yaşayanlara, fakir fukaraya, yakacak odunu olmayanlara, sıcak çorbası kaynamayanlara, hiç değilse dua et diyor.
Ve Kış, gece vakti bir soru düşürüyor akıllara: Ya bacası tütmeyen bir komşun varsa?..
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 13 Ekim 2008, 00:08:59 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 13 Ekim 2008, 00:08:59 » |
|
kışları çok severim bembeyaz yağarken yürümeyi birde daha rahat dolarışım çünki insanlar soğuk'un etkisiyle daha kapalı olarak giyindiği için gözlerimi ufuklara, yukarıya, ağaçlara,felan bakmaktan bi nevzi kurtarıyorum rahatça dolaşmak istediğim yeri dolaşıyorum
yazları genelde başım önde yürürüm bu yüzden kafamı çok çarptım
dışarıda kalanların RABBİM yardımcıları olsun inşaallah
|
|
|
|
|
Logged
|
İNNEDDİNE İNDALLAHİL "İSLAM"...
( cc KATINDA GERÇEK DİN "İSLAM"DIR...) DAVAMIZ MUVAFFAK OLSUN DA YERİMİZ CAMİİ'NİN PAPUÇLUĞU OLSUN (SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN)
|
|
|
| 13 Ekim 2008, 00:31:53 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 13 Ekim 2008, 00:31:53 » |
|
dışarıda kalanların RABBİM yardımcıları olsun inşaallah
amiiin...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 13 Ekim 2008, 00:33:23 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 13 Ekim 2008, 00:33:23 » |
|
Bizim için mevsimler, “Elvâh-ı Nukuş-u Kudret”, yani ’ın kudret nakışları için birer levhadır. Levhadaki her bir mevsim, yaradanı tarafından nimetlerle bezenmiş, renkler ve nakışlarla işlenmiş, şükür ve tefekkür vesilesi mucizelerdir.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 13 Ekim 2008, 00:41:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 13 Ekim 2008, 00:41:41 » |
|
Küresel ısınmayla tanışmamış olanların (eskilerin) renkli mevsim şeridi yoktu. Koç Katımı, Kırlangıç Fırtınası, Mart Dokuzu, April Beşi, Leylek Kışı diye adlandırdıkları ve mevsimleri bile kendi içinde böldükleri zaman tanımları vardı. Tabii o zamanlar da kışın erik ağaçları çiçek açmıyor, yazın ortasında misafire portakal ikram edilmiyor, kışın ayazında kavunlu pasta pişirilmiyordu. Mevsimlik renklerin ve desenlerin, meyve ve sebzelerin, birbirine karıştırılması da; mevsimlere melankolik anlamlar katılması da bu yüzyılın modası. Şimdilerde mevsimlerin başında kavak yelleri esiyor. Mevsim değişmeye görsün, kişisel gelişimciler, psikoloji bilenler, çok bilenler(!) işi gücü bırakıp, habire uyarıyor:
Baharda depresyona girmeyin! Sonbaharda hüzünlenmeyin! Kışın, içinize kapanıp kendinizi yalnız hissetmeyin; yazın, olabildiğince dağıtın, ne istiyorsanız onu yapın!
Oysa bizim için mevsimler, “Elvâh-ı Nukuş-u Kudret”, yani ’ın kudret nakışları için birer levhadır. Levhadaki her bir mevsim, yaradanı tarafından nimetlerle bezenmiş, renkler ve nakışlarla işlenmiş, şükür ve tefekkür vesilesi mucizelerdir. Dünya, kendi ekseni etrafında dönmeseydi, dünya güneşin etrafında dönmeseydi, dönerken de mihverinden 23 derecelik bir sapma göstermeseydi, ne gece-gündüz, ne de mevsimler olurdu diyor bilim.
Dünyayı yörüngesinde dönerken dik tutmayıp, 23 derece eğene şükürler olsun. Mevsimleri ve mevsimlerin içinde kışı bir örtü gibi yaradana şükürler olsun.
Ruhan UMUT •
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 13 Ekim 2008, 01:06:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 13 Ekim 2008, 01:06:41 » |
|
Dünyayı yörüngesinde dönerken dik tutmayıp, 23 derece eğene şükürler olsun. Mevsimleri ve mevsimlerin içinde kışı bir örtü gibi yaradana şükürler olsun. sonsuz şükürler olsun bi an kışı özlediğimi farkettim teşekkürler Vuslat Ablam bu güzel paylaşım için...
|
|
|
|
|
Logged
|
HANGİ GÜZEL YÜZDÜR Kİ TOPRAK OLMADI!.. HANGİ CEYLAN GÖZDÜR Kİ YERE AKMADI!..
|
|
|
|