Sizler hayatının her dakikası an be an kaydedilen bir ahiret yolcususunuz.
Yoktunuz var edildiniz,bilinmezliklerin gölgesindeyken bilinmişliğin aydınlığına çıkarıldınız.değersizken değer kazanıp kainata halife kılındınız.ve başı boş bırakıldınız şu kainat deryasında.hatırlayın ki hatanın yakan ateşinde kurumaya yüz tutarken af ilticasıyla imdadınıza yetişen,sizi var edenin rahmetiydi.hatırlayın ki dost dost dediklerinizin yanınızda olmadığı anlarda size hakiki dost olan yar olan rabbinizdi.namazda secdede dua anında ve her kalpten gelen sedayla

’ım dediğinizde sizi dinleyen o’ydu.bunca nimetlerle lezzeti tatmanızı sağlayan düşünüpte ibret alasınız diye bunca güzelliği halk eden,size yol göstersin diye kur-an’ı gönderen oydu.unutanda siz oldunuz.dünyada ebediyen kalacakmış gibi taht kurdunuz.artık yediğiniz nimetlerin tadını hissetmiyorsunuz.hissetmediğiniz için şükretmez oldunuz.bir gün çok güvendiğiniz zenginliğiniz fakirliğe dönüşebileceğini basit gördünüz.ekmeğe bile muhtaç olabileceğinizi unuttunuz.an geldi kulluktan bile usanır oldunuz.menfaatler büyüyünce yüreğinizde,yardım etmek silindi defterinizden.yaşadığınız ihanetler çoğalınca,af yerine kin dağitmaya başladınız etrafınıza.ezanlar sizi

’ın huzur’una çağırırken,siz huzuru başka yerlerde aramayı tercih ettiniz.oysa hiç düşünmediniz,namazın sizin için varedildiğini.

’ın sizin namazınıza ihtiyacı yoktu ki.git gide finale yaklaştınız en sonunda kendi gerceğinizi unuttunuz.ölümünüzü…doğar doğmaz giydiğiniz o yazgıyı hiç gelmeyecekmiş gibi kabul edip hayallerinizi dünyayla,emellerinizi dünya kokusuyla doldurdunuz.ve hiç fark etmediniz dünyada kulluk şanıyla değil,asilik damgasıyla yürüdüğünüzü.çünkü her unuttuğunuz kulluk hükmü,içerisinde küçük bir isyan çekirdeği taşıyor.her terk ediş ise size isyan kapılarını aralıyor.işte bu isyan dolu hayatınızda bile rabbiniz sizi yaşatıyor,üzerinizde ki nimeti eksik etmiyor.samimiyetin hakim olduğu ,her damlasına pişmanlığın sindiği tövbenizle de bütün yaptıklarınızı affediyor.şefkatini,mağfiretini ,sevgisini gösteriyor kuluna. Ey insan! Şimdi sen söyle rabbin seni unutmazken sen nasıl o’nu unutursun?
HAZAL NİDA TUNAHAN