|
|
 |
« : 06 Şubat 2008, 12:58:17 » |
|


BELKİ DÖNERLER
..Yapılan her şeyin ucu birazda bize dokunuyordu. Kendimizi soyutlayamıyorduk; hem soyutlasak bile sonuçlar yine de değişmiyordu. Herkes yapılan o anki işe kaptırıyordu kendisini, sonuçlar pek düşünülmüyordu.. Kâr veya zarar. Hesap edilmeden, o anki çıkarlar çerçevesinde yoğunlaşıyordu. Getirisi götürüsü, eksisi artısı tartışılmadan, düşünülmeden hesaplar yapılıyordu. Ve yapılan hesaplara ısrarla birileri, bazılarını katmasa da, ucu herkes dokunuyordu. Ve dokunmak zorundaydı. Çünkü aynı kara parçasını, aynı ülkenin havasını paylaşıyorduk. Umursamaz bir tavır sergileyemezdik, 'bana ne!' hiç diyemezdik. Çünkü biz de öğütülen tanelerle birlikte, aynı değirmendeydik. Her ne kadar bazı kararlarda fikrimiz sorulmasa da, görüşümüz alınmasa da. Seyirci durumunda kalsak ta... öğütülen darıların içinde hep bizim darılarımız vardı. Her ne kadar darıların unu bize verilmese de ulaşmasa da(!)
Potansiyel(!) suçluyduk. Artık anlamı ne oluyorsa? Suçluyduk çoğu zaman ve suçumuz adımızda mı saklıydı. Sahi ya neydi suçumuz! Fikri, zikri kaale alınmayan kendi vatanında kendi toprağında bırakılan bu insanların suçu neydi? Hep garip kalmak zorunda mıydılar?
Hepimiz suçluyduk bir yerde. Birden olmamıştı ki bu olanlar. Elbet tabanı vardı, elbet temeli atılmıştı bir zamanlar. Fakat toplum olarak bazı şeyler geç fark edildi. Faturası herkese kesildi. Çünkü her pişmanlıkta biraz gecikmişlik, her gecikmişlikte biraz pişmanlık vardı. Neticede toplumsal zararlardan herkes nasibine düşeni alıyordu. "Küçüktü kıyamadım, büyüdü aşamadım" sözüne binaen; küçük hatalardan, görmezliğe geldiğimiz zaaflarımızdan, taviz verdiğimiz davranışlardan bir helak çukuru oluştu. Şimdi kimimiz kıyı-sında geziniyor, kimimiz uzaklaşıyor, kimimiz hala gaflet içerisinde çukura doğru hızla ilerliyor.
"başınıza gelen musibetler kendi elleriniz-le işledikleriniz yüzündendir. Böyle olduğu halde çoğunu affeder."Şura/30
Evet başımıza gelen her musibette bizimde payımız var. Ve yine başka bir ayette(mealen): "İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkmıştır. yaptıklarından belki dönerler diye, onlardan bir kısmının cezasını onla-ra tattırır."Rum/41
..Ve nitekim tadıyoruz da. Belki bazıları, elleriyle işledikleri fesatlıktan, hayasızlıktan ve zulümden dönerler diye... "Zararın neresinden dönülse kârdır" deriz ya. İşte şimdi böyle bir zararla karşı karşıyayız. Şikayet etmeye ne kadar hakkımız var, ya da kimi kime şikayet edeceğiz. Aklını kullanmayan necasetten arınabilir mi? Umut ediyoruz ki tüm yaşanılanlardan dersler çıkarılırda, insanlar yaptıkları kötülüklerden vaz geçerler. Kim bilir belki, belki bir gün dönerler...
YASEMİN ŞÜHEDA
|