| 21 Şubat 2008, 15:31:42 |
|
|
 |
« : 21 Şubat 2008, 15:31:42 » |
|


Kahire sokaklarında bir pelikan hüznüyle gezintiye çıktım. Günün yorgunluğunu atmak için yalnız başıma sokakların kaldırımlarını sessiz sessiz adımladım gecenin. Işıklı bir masal şehrini andıran gecelerde Nil’in sesi Osmanlı musikisi gibi yorgun ruhları dinlendiriyordu. Cebimde hayallerim, üzerimde yirmi sekiz yılın yorgunluğuyla düştüm Nil’in kıyısına. Yaşlandığımı düşündüm biran ve etrafıma baktım kimsecikler yok. Zaten hayatta da hep yalnız kalmamış mıydım? Eğer boks şampiyonu olsaydım ilk işim yalnızlığı nakavt etmek olacaktı dedim kendi kendime. Nil durgun, Nil suskun, Nil benim gibi yapayalnızdı. Gecede bir saray kayığı süzülüyor Nilde; Züleyha gezintiye çıkmış olmalı diyorum. Yusufun yalnızlığından kurtulmak için belliki Nil’e salmıştı kendini. Gözlerim az ilerde yanan bir ateşe takıldı Nillin ısssız kıyılarında. Yaklaştım baktım yaşlı bir kayıkçı gecenin ayazında ısınmaya çalışıyor. Selam verdim selam verişimden “Sen Osmanlı türkü müsün?”diye sordu. Ben de şaşırmıştım çok berrak konuştuğu Türkçesine.”Ateşinde ben de ısınabilir miyim”? Soruma tereddüt etmeden buyur dedi. Üzerindeki elbiseden az çok fikir sahibi oldum ateşinde ısındığım adamın halinin. Ne işle iştigal ediyorsunuz dedim.Nilin üzerindeki kayığı göstererek:Geceleri senin gibi yalnızlıktan sıkılan insanları nilin üzerinde gezdirerek dinlendiriyorum deyince daha da ısınmıştım ateşinde ihtiyarın.Muhabbeti baldan tatlı gelmişti.Yarenliği koyulaştırmak için “nerelisiniz”?diye sordum.Dedelerim yıllar önce konyadan gelip yerleşmişler kahireye deyince birden ayağa kalktım.Heyecanımın sebebini sorunca benim de babam Konyalıdır dedim.Gözlerinin ıslandığını fark ettim yalnız ihtiyarın.Ateşin altını karıştırıp hemen demli bir çay ikram etmek istemişti. -“Burdan kaç para kazanıyorsunuzki çoluk çocuk geçindiriyorsunuz”? —Çoluk çocuk yok ki yalnız birisiyim. -“Evinizde mi? yok” —Benim evim Nilin kıyısı. -“Buralarda yalnız zor olmuyor mu”? —Zaten hayatta hep yalnız değimliyiz, yalnız doğduk, yalnız yaşıyoruz ve yalnız öl miyecekmiyiz? Muhabbet koyulaştıkça sırtımın üşüdüğünü hissediyordum. Yalnızlık: Ateşinde ısınmaya çalıştığım ihtiyar olsa gerek. Nilin kıyısında iki yalnız adam olmuştuk. —Ben anlattım kendimi, sen babam Konyalıdır dedin. Söyle hele oğul ne yaparsın neden buralardasın? Bak hemşeride çıktık biraz eşelersek akrabada çıkarız. —Eğitimciyim bey amca, buraya da daha önce gelmiştim. Bu ikinci gelişim. Eğitim hizmetleri için geldim yarın dönüyorum. —Burayı nerden biliyorsun? —Tevafuk en buldum bilerek gelmedim yani. Okul misafirhanesinde yalnızdım sıkılınca nefes almak istedim ve işte yanındayım Bey amca. —Yoksa sen demi yalnızsın? —Yok, benim ailem var. Annem, ağabeylerim, bacım onlarda türkiyedeler. Ailem var deyince gözyaşlarında yakamozun ışığının parladığını fark ettim. Belli ki bu konuda derin hicranları vardı. Ciğerlerinin havayı bir başka çektiğini hissettim. Bakışları bir noktaya sabitlendi, tozlanmış yıllarına bir mazi yolculuğu yaptığı belliydi. Donup kalmıştı, taş kesiliverdi birden ihtiyar. Beden dağındaki kalp mağarasına sığınmıştı pir-i fani. Bey amca diye seslendim. Ancak dördüncü seslenişimde kaldırabilmişti nurdan çehresini. —Hayırdır bey amca sizi rahatsız edecek bir şey mi? söyledim. Estağfurullah oğul dedi ve ekledi. Benim de bir ailem olacaktı. Bir zamanlar ben de bir acem kızı sevmiştim, bir Farisi ye gönlümü kaptırmıştım. Hak yolunda ve rızasında olmak için izdivaç düşünüyorduk.Kaderde yokmuş. Bunun sebebi de Nil olacakmış. Nil girecekmiş aramıza. Bu yüzden Nil’i seyrederken sanki kalbimi ortasından bölerek geçer gibi hissederim. —Hakkını helal et bey amcacığım senin bu şekilde yarana tuz basmak istememiştim; ama nasıl olduğunu da dinlemek isterim sizden. —Bir gün bu ateşin başında buluşmak için söz vermiştik birbirimize. Ateşi yakıp bir yemen kahvesi hazırla ben gelesiye demişti. Karşıdan bu tarafa kayıkla gelirken, fırtınayla Nil nehri ortak oldu makus kaderine.Kur’an talebesi yetiştiriyordu,ömrünü vakfetmişti din-i mübin-i İslam’a.Hayatlarımızı birleştirip beraber hizmet edecektik Kur’ana.Onun ömrü yirmi sekiz yıllıkmış.O günden beri rızasını kazanmak için bu kayıkla kazandığım parayı o medresede ilim tahsil eden talebelerin ihtiyaçları için veririm. —Kaç yaşındasınız? —Altmış üş yaşındayım ve otuz yıldır hep burada bu ateşin başında bu işi yapmaktayım. Bu ateş o günden beri gönlümdeki ateşle birlikte yanmakta. Sözüm vardı o gelmeden bu ateş sönmeyecekti. Otuz yıldır o yok bu ateş te hep yanmakta. Ona Osmanlı ahtı demiştim. Buralarda söz verdiğimizde Osmanlı ahtı desek mutlaka yapmalıyız. Herkes Osmanlıyı böyle biliyor bu yerlerde. Eğer ki tekrar yolun düşerse Nilin kıyısına, bu ateşi burada sönmüş bir vaziyette bulursan bilki bende ölmüşüm. Altmış üç yıllık hayatımda bir defa sözümden döndüğümü hatırlamıyorum. Müslüman bir defa döner o da Müslüman olurken. Beni buraya bağlayanda bu söz olmuştur oğul. Ateşinde ısınmak istediğim adamın bu sözleri beynime saplanan bir zıpkın gibi etkilemişti beni. Verdiğimiz sözlere karşı bin dört yüz yıllık hassasiyetimizi hatırlattı bana. Kalubelada söz vermemiş miydik Allaha? Efendimize söz vermiştik hani İslami seçerken ve daha nicelerine verdiğimiz sözleri ne zaman hatırlayacağız oğul. Ateşinde ısınmak istediğim adam gönlündeki ateşle beni dumana çevirmişti. Kartımı uzattığımda kendisine şafak vakti ve kahire sokakları ezan-ı Muhammedi ile çalkalanıyordu…
Eğitim hizmetleri için üç günlüğüne mısırda bulunmuştuk.Orda yaşadığımız bir durumu yazmak istedik.inşallah faydalı olması temennisi ile Baki selam ve dualar. .....ASYALI....
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 21 Şubat 2008, 15:35:17 Gönderen: asyali »
|
Logged
|
SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
|
|
|
| 21 Şubat 2008, 15:39:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 21 Şubat 2008, 15:39:58 » |
|
gerçekten çok güzel anlatmışın kardeşim, açıkcası hayran kaldım diyebilirim, oldukçada etkiledi beni, yüreğine sağlık 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 21 Şubat 2008, 23:19:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 21 Şubat 2008, 23:19:58 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 21 Şubat 2008, 23:51:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 21 Şubat 2008, 23:51:35 » |
|
gerçekten çok güzel anlatmışın kardeşim, açıkcası hayran kaldım diyebilirim, oldukçada etkiledi beni, yüreğine sağlık 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 22 Şubat 2008, 10:09:57 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 22 Şubat 2008, 10:09:57 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 22 Şubat 2008, 14:26:53 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 22 Şubat 2008, 14:26:53 » |
|
 razı olsun. Aslında bu amcayla 2006 ekim ayında tanışmıştık nil nehri kıyısında. Son olarak 2007 aralık ayında üç günlüğüne gitmiştik. Ve amcanın ebedi hayata irtikal ettiğini söyledi ordaki kardeşlerimiz. Tekrar o sohbet ettiğimiz yere gittik. Heryanımıza hüzün düşşede gittiği yerin hak yer olduğunu ve hepimizinde gideceği yer olacağını düşünmemiz bizi ferahlatıyor.  cem-i cümlemizden razı olsun. Binler selam ve dua ile
|
|
|
|
|
Logged
|
SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
|
|
|
| 25 Şubat 2008, 21:43:40 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 25 Şubat 2008, 21:43:40 » |
|
sa arkadaslar cok guzel bır yazıydı gercekten  razı olsun cıdden mısırlılar Turklerı cooook sevıyolar aramızda kalsın da Osmanlıyı pek sevmıyolar cunku Osmalının Mısırı somurdugunu dusunuyolar Mısır hakkında sorusu olan varsa acızane yardımcı olmak ısterım  guzeller guzelı Hz Yusufun dıyarından herkese selamlar...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 25 Şubat 2008, 21:49:54 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 25 Şubat 2008, 21:49:54 » |
|
ıns nıle gıttıgımde de bakarım o amcaya da ama vefat etmıs sanırım  rahmet eylesın dıyelım mekenı cennet olsun ıns
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 25 Şubat 2008, 22:32:27 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 25 Şubat 2008, 22:32:27 » |
|
teşekkür ettik halenurum...  inş daha sık görmek isteriz aramızda... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 26 Şubat 2008, 12:14:00 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 26 Şubat 2008, 12:14:00 » |
|
ıns fırsat buldukca buralarda olmaya calısıyorum dualarınızdan unutmayın 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 27 Şubat 2008, 16:01:17 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 27 Şubat 2008, 16:01:17 » |
|
 razı olsun kardeşim. Nil nehri İnsanı Hazreti yusuf zamanına kadar götürüyor. Züleyhaya dair duygulanmamak elde değil. Baki selam eder dualrınızı bekleriz inşallah. El hayru fi mahtarahullah.
|
|
|
|
|
Logged
|
SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
|
|
|
| 29 Mart 2008, 02:19:04 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 29 Mart 2008, 02:19:04 » |
|
---yazıdan alıntı--- —Bir gün bu ateşin başında buluşmak için söz vermiştik birbirimize. Ateşi yakıp bir yemen kahvesi hazırla ben gelesiye demişti. Karşıdan bu tarafa kayıkla gelirken, fırtınayla Nil nehri ortak oldu makus kaderine. .... —Altmış üş yaşındayım ve otuz yıldır hep burada bu ateşin başında bu işi yapmaktayım. Bu ateş o günden beri gönlümdeki ateşle birlikte yanmakta. Sözüm vardı o gelmeden bu ateş sönmeyecekti. Otuz yıldır o yok bu ateş de hep yanmakta.... Eğer ki tekrar yolun düşerse Nilin kıyısına, bu ateşi burada sönmüş bir vaziyette bulursan bilki bende ölmüşüm. ... ----- ne kadar da sadık kalmış sevdiğine... çok acı bir hikayeymiş 
|
|
|
|
|
Logged
|
Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan; Bana bir ben lazımım bir de Anlayan.. Kim bildiği ile amel ederse (celle celalühü) onu bilmediklerine varis kılar.. (Hadisî Şerif)"Musibetler çoktur; fakat musibetlerin en büyüğü vakti boşa geçirmektir." el hayr-u fî mahtarahullah -
'tan (azze ve celle) gelen herşey hayırlıdır.
|
|
|
| 29 Mart 2008, 11:26:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 29 Mart 2008, 11:26:35 » |
|
çok güzel ve anlamlı anlayana  razı olsun..
|
|
|
|
|
Logged
|
Ve Sen Yine Denendiğinde.. Ve Kalbin Daraldığında.. Ve Yine Bütün Kapılar Kapandığında.. Ve Yine Ne Yapman Gerektiğini Bilmediğinde.. Uzun Uzun Düşün Ve Hatırla Yaradanını!
kuluna Kafi Değil mi?(Zumer Suresi)
|
|
|
| 29 Mart 2008, 18:30:57 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 29 Mart 2008, 18:30:57 » |
|
çok güzel ve anlamlı anlayana  razı olsun.. Ben hakikaten o mecnunun ateşinde ısınmak istemiştim o zaman ama bedenim buz kesilmişti anlattıkları karşısında. Tekrar gittiğimde aynı yerde bulamamıştım.  bizi kendi yolunda mecnun etsin inşaallah.
|
|
|
|
|
Logged
|
SEVGİ GÜNEŞİNİN GURUB ETTİĞİ KARANLIK BİR DÜNYADA ,İNSAN BÜTÜN DÜNYANIN SULTANI OLSA NEYE YARAR Kİ?
|
|
|
|