İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Adın Yasin Senin!  (Okunma Sayısı 622 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
13 Ağustos 2007, 16:26:22
yaren

Minare Team

*


Üye No : 209

Nerden :

Konu  : 539

Mesaj : 2,451

Aldığı Teşekkür 66
SESSİZİM
Offline
« : 13 Ağustos 2007, 16:26:22 »






Genç adam, ofisinde masanın tam karşısındaki duvarda asılı, Orta Asya ülkelerini gösteren haritaya dalmıştı yine. Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan... On sene evveline kadar buraların adını bile bilmezdi. Zihninde, liseden kalma “Türkler, Anadolu’ya Orta Asya’dan göçmüştür” cümlesi vardı sadece. Uçsuz bucaksız o coğrafya, kendisi ve kendisi gibi bir çokları için, pek de iyi şeyler çağrıştırmayan dört harften ibaretti: SSCB
Genç adam, Anadolu ile Orta Asya’nın, kalpten kalbe bir yol ve Anadolu insanıyla Orta Asya halklarının aynı anneden süt emmiş çocuklar olduğunun.. insanımız için vazgeçilmez fevkalâde önemli bazı duygu, düşünce ve değerleri bu topraklardan damıttığımızın... bunlarla hayatımızı ve kültürümüzü farklılaştırıp, zenginleştirdiğimizin... şimdi hürriyetlerine kavuşan bu ülkelere, kırlangıçlar gibi uçup, kardeşliğimizin ve vefa duygumuzun tezahürü olarak, ne pahasına olursa olsun hizmet etmemiz gereğinin ve gerçeğinin... kardeşlik ve vefa endeksli bu hizmetin de bir yürek ve sevgi işi olduğunun künhüne ve idrakine, Kırık Mızrab’ın içli, dertli, ızdırap dolu nağmeleriyle varmıştı. Kaderinin yoluna su serptiği talihlilerden biri olarak da, şimdi bu ülkelerden birinde, Kazakistan’da yaşıyordu.

Ne ilginç bir tevafuktu ki yolu, Kazakistan’a gitmeden birkaç ay önce, okuduğu bir kitapta bu vefa ve sevgi kahramanlarından Atravlı Yasin’e rastladı. İçi yandı. Günlerce aklından çıkmadı Yasin. Oturduğu, kalktığı her yerde onu anlattı.

Kazakistan’a geldiğinde de ilk onu sordu. Hikâyesini, Almatı’yı tepeden seyreden mezarının başında anlattılar:

Ata topraklarında okulların açılması, onun liseyi bitirdiği yıllara denk gelmişti. Ateş parçası Yasin’in de yüreğine buraların ateşi düşmüştü. Sonunda o da yüzlercesi gibi dünyasını bir bavula sığdırıp Yesevî ülkesine kanatlanmıştı.

Bir taraftan üniversitede okumaya diğer yandan da Atrav Kazak–Türk Lisesi’nde rehberlik yapmaya başladı. Okulu ve öğrencileri Yasin’in dünyası ve hulyası olmuştu artık. Varsa yoksa onlardı. O taptâze dimağlara Anadolu kültürünün mayasını çalıyor, iki ülkenin ebedî kardeşliği, mutlu ve aydınlık geleceği için çalışıyordu. Delikanlı damarlarında vatanı ve bayrağı için bir şeyler yapmaya çabalamanın hazzı ve heyecanı çağlıyordu. Bu beklentisiz duygularla öğrencileriyle kaynaşan Yasin onların sevgilisi ve “Yasin ağabeyi” olmuştu. Şimdi Atrav’lı balalar, yardan, anadan, serden geçmiş, destanı ezberden okunacak yiğitlerin türküsünü söylüyordu.

Atrav 94 yılının Ağustos'unu yaşıyordu...

Akjayık ırmağının kenarında Yasin, arkadaşları ve öğrencileriyle piknik yapıyordu...

Her şey o kadar güzeldi ki...

Ne olduysa topun ırmağa kaçmasıyla oldu. Önce öğrencisi Nursultan koştu topun peşine. Bir an evvel topu yakalamak kaygısıyla kulaçlıyordu suları. Aniden suda çırpınmaya, batıp çıkmaya, çığlık atmaya başladı. Yasin, öğrencisinin canhıraş feryatlarıyla irkildi. Nursultan’dan başka herşeyi, bir anda yok oldu gözünden. Ve tereddütsüz atladı ırmağa.

Can havliyle uzandı Nursultan’a... Tuttu, kucakladı, sırtına aldı... Dermanı tükeninceye kadar çırpındı, çırpındı. Başardı sonunda. Nursultan kurtuldu... Ama Yasin kayboldu suda. Kaderi beklentisizlerin, gariblerin kaderiyle buluştu... Garip Yunus,

“Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garib bencileyin”le sanki Yasin’i anlatıyordu.

Yasin hayatının baharında, bütün baharlarını, yüreğini ve ruhunu, hazansız baharlar yaşaması için bu topraklara vermişti... Vücudu bir tohum gibi Kazakistan’ın bağrına düşerken binlerce Yasin’in umudunu ve müjdesini veriyordu sevenlerine.

Müdürü, Yasin’in acı haberini Türkiye’de öğrendi. Bir çocuk bekliyordu o günlerde. Yasin’in toprağa düştüğü gün bir kınalı koçu oldu. Kucağına aldı, öptü, kokladı onu... Belletmenini, Yasin’ini öper, koklar gibi, “kınalı koçum!” dedi, hıçkırarak. Adın Yasin senin! Şimdi genç adam ne zaman bir fatiha için Yasin’in mezarına gitse toprağından,

“Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”
mısralarının yükseldiğini duyar...

Ve Almatı’yı tepeden seyreden mezarın başında geleceğe umutla bakar.

sizinti dergisinden alintidir

Logged

13 Ağustos 2007, 16:29:02
MujaHiD

Forum Hizmetçisi

Kurucu

*


Üye No : 1

Nerden : Istanbul

Konu  : 432

Mesaj : 1,309

Aldığı Teşekkür 46
Şehidan , Ey Şehidan !
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 13 Ağustos 2007, 16:29:02 »

Allah razı olsun, duygu yogunlugu yasadık okurken...
Logged

14 Ağustos 2007, 18:50:36
CeNNeT

Kurucu

*


Üye No : 2

Nerden :

Konu  : 947

Mesaj : 6,083

Aldığı Teşekkür 142
...RaBBiMiN YoLuNDa SeVDaLiYiM BeN...
WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 14 Ağustos 2007, 18:50:36 »

Allah razı olsun, duygu yogunlugu yasadık okurken...

 
Logged

Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır
Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır
Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca
En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır


Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Senin Adın Sevgili Sizin Kaleminiz *Ravza* 1 383 Son Mesaj 25 Mayıs 2008, 21:38:40
Gönderen: daybreak
YaSiN 69 Kurani Kerim VuSLaT 3 845 Son Mesaj 13 Ağustos 2008, 22:42:21
Gönderen: VuSLaT
Kabe İmamından Yasin Süresi Videolar asnasir 2 1479 Son Mesaj 12 Ekim 2008, 11:54:56
Gönderen: toyoto06
Senin Hakkında !!! Genel Şiir ve Edebiyat NuR-eFSaN 2 332 Son Mesaj 08 Ağustos 2008, 17:48:34
Gönderen: NuR-eFSaN
Ramazan Ayında Her Gün Bir Yasin Önemli Günler ve Geceler KaMeRaY 4 475 Son Mesaj 30 Ağustos 2008, 00:06:52
Gönderen: VuSLaT
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri