İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Yaşayanlar için El-Fâtiha!  (Okunma Sayısı 1712 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
14 Kasım 2007, 10:58:58
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1286

Mesaj : 9,775

Aldığı Teşekkür 191
Vuslatın Kalbimde Lâle...
Offline
« : 14 Kasım 2007, 10:58:58 »








“Bu dünyada iyi bir hayat yaşamak ve öteki dünyada mutlu olmak için nasıl davranmalıyım?”

Zaman zaman bu soruyu kendinize sorduğunuz oluyor mu? Cevabınız, “bir insan ve Müslüman olarak ‘Evet’se”, gelin bir de şu soru üzerinde duralım: Peki, Kur’anla aranız nasıl? Bu soruyu şunun için soruyorum; Çünkü Kur’an, hiçbir kitabın cevap veremediği “iki cihan saadeti için ne yapmalı?”  sorusuna çok net ve çok geniş bir şekilde cevap verir.

Evet, kitabımız cevap vermeye hazır. Yeter ki biz onunla dost olup, sormasını bilelim. Ve ona olan yaklaşımımızı gelin, artık değiştirelim. Onu sadece okunması sevab olan bir kitab olarak görmeyelim. Zira insanlığın önünü ve yönünü aydınlatsın diye indirilen Kur’an, bugün “tilaveti ibadet edinilmiş” bir kitap haline ge(tiri)lmiştir. “Kitabın sayfalarını kutsallaştırıp, hükmünü çiğnemek” olarak özetleyebileceğimiz bu tavrı Milli şair’imiz Mehmed Akif, “Süleymaniye kürsüsünden” şöyle dile getirir:   

“Lafzı muhkem yalnız, anlaşılan, Kur’anın:
Çünkü kaydında değil hiç birimiz ma’nânın:
Ya açar Nazm-ı Celilin, bakarız yaprağına;
Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin!
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.”
(Safahat, II.)

Gelin sözü fazla uzatmadan, kitabımızla buluşma adına yazımızın başlığına, kitabımızın ilk suresine dönelim. Evet, yaşayanlar için el-fatiha. Ne demek bu? Bunu iki türlü anlamak ta mümkün; birincisi, artık yaşayanların da ölüden farkı kalmadı, onlardan umudu kestik, demek. İkincisi ise, hep ölülere layık gördüğümüz, ruhlarına hediye ettiğimiz Fatiha suresinin, ölülerden çok, dirilere mesaj verdiğini vurgulamak. Ama gelin biz ikinci anlamı üzerinde durarak, kitabımızın “açılış suresi” demek olan Fatiha’yı anlamaya çalışalım.

Açıverdiğimiz zaman kelamullah’ı, güler yüzlü, tatlı dilli, tanıdık ve az sözle çok mana ifade eden bir dost “hoş geldiniz” der bize. Şöyle elimize alınca, Kur’anın sağ tarafında, etrafı göz nuruyla süslenmiş, hayatımızı da süslemeye hazır bir dost. İşte O, Fatiha (elhamd) suresidir. Ve inanın yaşayanlar için ordadır. “Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. Onun söyledikleri, ancak Allah'tan gelmiş bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.  Diri olanları uyarsın ve kâfirler cezayı hak etsinler diye”(Yasin, 36/ 69,70)

“Hazır mısın?” der, Rabbinle buluşmaya, konuşmaya, dilleşmeye. Sen çoktan ön temizlik demek olan abdestini almış, seni ve kâinatı yaratan yüce Allah’ın sana gönderdiği mektubun başına edeble oturmuşsun. “evet” dersin, büyük bir heyecanla “evet”. Ne söyleyecek acaba bana “âlemlerin rabbı”.

Önce, “rahmetten kovulmuş şeytanın ve şeytansıların şerrinden Allah’a sığınmalı”sın. Sonra “rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla” başlamalısın “oku”maya. Aciz ama “sayılamayacak kadar çok nimete” (İbrahim, 34) nail kılınmış bir kul olarak, hamd’ini-şükrünü, minnettarlığını sunmalısın yüce makama. Buyurun başlıyoruz:

1*El-hamdü lillahi rabbil âlemin: Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Bunu söylerken; yaşadığın sürece açılmış sonsuz krediyi karşılıksız veren makamın bilincinde olmalısın. Rab: Terbiye eden, besleyip büyüten, yaşatan ve yöneten mânâlarına gelir. Biz, günde kırk defa namazımızda Allah'ın âlemlerin Rabbi olduğu¬nu tekrarlayarak, Allah'dan başka yaratan, yaşatan ve yöneten olmadığını önce kendimize sonra bütün insanlara ilan ediyoruz. Âlemlerin Rabbinin yüceliği karşısında acizliğini, âlemler içerisinde küçüklüğünü anlamalı, buna rağmen ilahi hitaba muhatap kılındığını, yaratılmışlar içerisinde “eşref-i mahlûkat” (yaratılmışların en şereflisi) seçildiğini bilmeli hamd üstüne hamd etmeli, hamd edebildiğin için de tekrar tüm hücrelerinle hamd etmelisin…

2*Er rahmanir rahıym: O, rahmândır ve rahîmdir.
Bu, az önce hamd’ini sunduğun Âlemlerin rabbinin sana öğrettiği iki güzel ismi. Şükrünü sunduğun makamın rahman ve rahim olduğunu da bilmelisin. Rahman: iyi olsun kötü olsun, mü’min olsun kafir olsun, ayrım yapmadan dünyada nimetini herkese veren Allah demektir. Rahim: ahirette nimetlerini sadece mü’minlere veren, demektir. Bir mü’min olarak seni iki ismiyle de nasıl kuşattığını fark ettin mi? O halde hadi bidaha şükredelim; El-hamdü lillahi rabbil âlemin.

3*Maliki yevmid din: Ceza gününün mâlikidir.
Din günü: “ceza günü” de diyebileceğimiz bu gün, ahirette herkesin hesaba çekilip iyinin iyi, kötünün de kötü karşılık alacağı muhakeme günüdür. Kur’anda ceza, hem iyi, hem d kötü karşılık için kullanılır. Bu ayet, bir üstteki rahman olan Allah’ın dünyada sonsuz nimetine nail olup hamdeden kulun, ahirette de rahim olan Allah’ın inananlara vereceği nimetlere güvenerek gevşediği bir anda devreye giriyor ve mü’mini “havf ve reca” (umutla korku) arasına çekerek, dengeyi sağlıyor. Evet, o Allah rahman ve rahim’dir. Ama onun bir de “verdiği tüm nimetlerden hesaba çekeceği gün var” (Tekasür, 102/8) İşte bir mü’min olarak bu bilinçle yaşa. Şair’in; “öyle bir gün duydum ki, böldü gecelerimi” dediği bir gün.

4*İyyake na’büdü ve iyyake nesteıyn: (Rabbimiz!) Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen'den yardım dileriz.
Âlemlerin Rabbi, rahman ve rahim, din gününün sahibi olan Allah’tan başkasına sunulamazdı elbet kulluk. Ve sonsuz ihtiyaç ve fakr içindeki halimize yardım/destek ondan başkasından istenemezdi. Zira O’dur sonsuz kudret sahibi olan. Ama bunu isterken bir şeyi unutmayacağız; “Ümmet olma şuurunu”. Çünkü kulluğumuzu ifade ederken ve medet isterken yüce Mevla’dan, “ben” diye değil, “biz” diye istiyoruz. Bu nefsimize, egomuza, bencilliğimize vurduğumuz ilk pranga. “Ben düzleminden”, “Biz düzlemine” bir terfi. “Yalnız değilim” şuuru.

5*İhdinas sıradal müstekıym: Bizi doğru yola ilet;
Sizce, Rabbimiz biz kullarına hayatımızda bir tek şey isteme hakkı verseydi, ne isterdik? Önceliğimiz ne olurdu?
Rabbimizin bize öğrettiği bu kerim ayet gösteriyor ki, insan için dünyada en önemli ihtiyaç “hakk yol”da bulunabilmek. Bin bir meşakkatle yaşansa bile, hak yolda tamamlanan bir hayatın getirisi, ebedi saadet olacaktır. Biz mü’minler içinse tercihe şayan olan hayat, ahiret hayatıdır.

6*Sıratallezine en’amte aleyhim: Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna.
Peki, insan sayısınca, ideoloji’ler adedince “doğru” olan bir dünyada, hangi doğru yol? İşte bu ayet, bize istememiz gereken, olmamız gereken yol’u öğretiyor; Kendilerine nimet verdiklerinin yolu… Şimdide, acaba kim bu “kendilerine nimet verilenler?” sorusu geliyor akla. Onun da cevabını veriyor Kur’an. Ne demiştik yukarda: Kitabımız cevap vermeye hazır. Yeter ki biz onunla dost olup, sormasını bilelim. İşte Nisa suresi 69. ayet: “Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddîklar (doğrular ve doğrulayanlar), şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar.” Şimdi bize düşen o nimet verilenlerin hayatlarını öğrenmek ve onların gittiği dosdoğru yoldan gitmek. Ki ahirette de onlarla arkadaş olabilelim.

7*Ğayril mağdubi aleyhim ve lad dallin: Gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil.
Bir yolun “ne olması gerektiği” kadar, “ne olmaması gerektiği”de önemlidir. Burada “kırmızı çizgimizi” iyice belirliyor, asla bulunmak istemediğimiz yolu Rabbimize bildiriyoruz. Hangi yolmuş o? Gazaba uğrayanların ve sapmışlarınki… Bu bölüm tefsirlerimizde (Kur’anı açıklayan kitaplarda), gazaba uğrayanlar Yahudiler, sapanlar ise Hristiyanlar olarak açıklanır. El-hak öylecedir. Ancak, ayetin kapsamı bunlarla sınırlı değildir. Bilumum dinsiz, densiz, donsuz, arsız, hırsız, soysuz, sopsuz… kim varsa onlardan, yollarından ve şerlerinden bizi uzak tut ya Rabbi, demektir. Bu müthiş finali taa içten bir “Âmin”le bitiririz sonra.

 Evet, dünya tarihinde en çok liste başı olmuş, tekrarlanmış, istek almış bu sure şimdi bizim de hayatımıza girmeye hazır. Düşünün düğünde, dernekte, yemekte, toplantıda, hastalıkta, ölümde hep onu okuyarak, Rabbimize şükreder, dua eder, şifa ve rahmet dileniriz. Hatta M. TOPTAŞ hoca efendi’nin Şifa Tefsirinde belirttiği gibi; ona doyamaz, öldükten sonra bile, mezar taşımızla Fatiha isteriz.


Arkamızdan Fatiha okutacak güzellikte bir hayat yaşamak dileğiyle;
Buyurun önce yaşayanlar, sonra da ölmüşlerimiz için el-fatiha…   
                                                                                 
 
 
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
28 Haziran 2008, 15:00:20
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1286

Mesaj : 9,775

Aldığı Teşekkür 191
Vuslatın Kalbimde Lâle...
Offline
« Yanıtla #1 : 28 Haziran 2008, 15:00:20 »


Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
07 Kasım 2008, 13:23:30
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1286

Mesaj : 9,775

Aldığı Teşekkür 191
Vuslatın Kalbimde Lâle...
Offline
« Yanıtla #2 : 07 Kasım 2008, 13:23:30 »

~~Anı~~

--saidciğim o değilde en çok mezarlıktan gecerken bir fatiha okuyamamak üzüyor beni.

--abi sorun değil bir öğlen arası yemeğe çıkmayız öğretirim ben sana.

--ya öğrenirim kitaplar var ama olmuyo işte

--abi Kuran'ın kalbi yasin, yasin'in kalbide fatiha'dır derler çokta güzel duadır aynı zamanda bence öğrenmelisin vakit geçmeden.

--ben sadece sübhanekeyi biliyorum bundan 6 sene önceydi bir bayram namazına gitmiştim hep sübhaneke okudum namaz bitince arkadaş neden hep onu okudun dedi bir dahada gitmedim.

--bence öğren abi içinde istek var senin

--ya sadece mezarda okusam yeter

abi fatiha ölülere değil dirilere lazım.

- ..................................

 

Said Ercan

Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
07 Kasım 2008, 14:07:42
daybreak

seher

Kopamıyorum

*


Üye No : 12469

Nerden : Kâl-û Belâ

Konu  : 32

Mesaj : 2,129

Aldığı Teşekkür 24
limit sonsuza giderken 0 üssü 0 = tanımsız..
Offline
« Yanıtla #3 : 07 Kasım 2008, 14:07:42 »

 
Evet, yaşayanlar için el-fatiha. Ne demek bu? Bunu iki türlü anlamak ta mümkün; birincisi, artık yaşayanların da ölüden farkı kalmadı, onlardan umudu kestik, demek. İkincisi ise, hep ölülere layık gördüğümüz, ruhlarına hediye ettiğimiz Fatiha suresinin, ölülerden çok, dirilere mesaj verdiğini vurgulamak.


çok güzel bilgiler vardı; ARO..
Logged

Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan;
Bana bir ben lazımım bir de Anlayan..


Kim bildiği ile amel ederse Allah (celle celalühü)
onu bilmediklerine varis kılar.. (Hadisî Şerif)


"Musibetler çoktur; fakat musibetlerin en büyüğü
vakti boşa geçirmektir."


el hayr-u fî mahtarahullah -
Allah'tan (azze ve celle) gelen herşey hayırlıdır.
26 Kasım 2008, 20:17:53
PALMİYEM

N€ZAHAAT

Alışıyorum

*


Üye No : 57225

Yaş : Yok

Nerden : KIRŞEHİR-İSTANBUL

Konu  : 61

Mesaj : 283

Aldığı Teşekkür 10
Offline
« Yanıtla #4 : 26 Kasım 2008, 20:17:53 »

 :aro:
Logged




AŞTIM BENLİK DAĞINI ÇÖLE VERDİM LEYLAYI VAZGEÇTİM BEN ASLIDAN YANDIM KUL OLDUM
26 Kasım 2008, 20:48:44
munevver

Kopamıyorum

*


Üye No : 17026

Nerden : Fani Dünya

Konu  : 57

Mesaj : 1,585

Aldığı Teşekkür 6
" YARABBİ, SENDEN GELDİK,SANA DÖNECEĞİZ."
Offline
« Yanıtla #5 : 26 Kasım 2008, 20:48:44 »

Güzel bir paylaşım olmuş. Allah razı olsun.
Logged

" EY KALPLERİ ÇEVİREN ALLAH'IM! KALBİMİ DİNİN ÜZERİNE SABİT KIL! (sav)"

Dost istersen ALLAH yeter,
Arkadaş istersen KUR'AN yeter,
Düşman istersen NEFSİN yeter,
Zenginlik istersen KANAAT yeter,
Nasihat istersen ÖLÜM yeter.
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Fatiha’nın kalbime açtığı yol ... Kurani Kerim « 1 2 » VuSLaT 15 1977 Son Mesaj 26 Kasım 2008, 20:44:27
Gönderen: munevver
NAMAZI YAŞAYANLAR Namaz yaren 3 1153 Son Mesaj 27 Temmuz 2007, 10:55:39
Gönderen: nevnar
Ruhuna Fatiha... Akaid inan_01 2 423 Son Mesaj 23 Ağustos 2008, 15:21:44
Gönderen: Gultanesi
Hadisde Fatiha Flash, Sunum ve Animasyonlar refresh 0 221 Son Mesaj 28 Ağustos 2008, 19:28:21
Gönderen: refresh
Camii'deki Fatiha Menkıbeler ve Hikayeler gülvisal 0 179 Son Mesaj 14 Eylül 2008, 01:24:49
Gönderen: gülvisal
Allah korkusunu gönülden yaşayanlar Allah c.c Nurum 0 169 Son Mesaj 24 Eylül 2008, 19:02:09
Gönderen: Nurum
Allah korkusunu gönülden yaşayanlar Allah c.c Nurum 1 209 Son Mesaj 25 Eylül 2008, 14:17:35
Gönderen: cemre61
Surah Fatiha English antitank 4 237 Son Mesaj 21 Kasım 2008, 12:02:13
Gönderen: elif_
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri