| 01 Eylül 2007, 22:43:38 |
|
|
 |
« Yanıtla #30 : 01 Eylül 2007, 22:43:38 » |
|


55 - Hani siz, “Ey Mûsâ! Biz  ’ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız” demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı. 56 - Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 02 Eylül 2007, 15:52:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #31 : 02 Eylül 2007, 15:52:41 » |
|
57 - Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler fakat, kendilerine zulmediyorlardı.
58 - Hani, “Şu memlekete11 girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve “hıtta!” (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 02 Eylül 2007, 15:53:19 |
|
|
 |
« Yanıtla #32 : 02 Eylül 2007, 15:53:19 » |
|
59 - Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle o zalimlere gökten bir azap indirdik.12 60 - Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “  ’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 04 Eylül 2007, 09:47:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #33 : 04 Eylül 2007, 09:47:42 » |
|
61.Ve bir vakit: "Ey Musa, biz tek çeşit yemeğe asla katlanamayacağız, artık bizim için rabbine dua et, bize yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın." dediniz. (O da): "O üstün olanı daha aşağı olanla değişmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya inin, o vakit size istediğiniz olacaktır." dedi. Üzerlerine de zillet ve meskenet damgası basıldı ve sonunda 'tan bir gazaba uğradılar. Evet öyle oldu, çünkü 'ın ayetlerini inkar ediyorlar ve haksız olarak peygamberleri öldürüyorlardı. Evet öyle oldu, çünkü isyana daldılar ve aşırı gidiyorlardı. 62. Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve Sabiiler; bunlardan her kim 'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve iyi bir amel işlerse, elbette bunların Rableri yanında mükafatları vardır. Bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun da olmayacaklardır.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ey Rabbim!Bizi iman ziynetiyle süsle,bizi doğru yolda olan hidayet rehberleri kıl"Amin..
|
|
|
| 06 Eylül 2007, 13:10:31 |
|
|
 |
« Yanıtla #34 : 06 Eylül 2007, 13:10:31 » |
|
63 - Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik. 64 - Bundan sonra yine yüz çevirdiniz.  ’ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 09 Eylül 2007, 09:22:03 |
|
|
 |
« Yanıtla #35 : 09 Eylül 2007, 09:22:03 » |
|
65 - İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara "sefil maymunlar olun!" dedik.
66 - Bu ibret dolu cezayı öncekilere ve sonrakilere bir ders, korunacaklara da bir nasihat, bir öğüt yaptık.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 09 Eylül 2007, 12:04:38 |
|
|
 |
« Yanıtla #36 : 09 Eylül 2007, 12:04:38 » |
|
67 - Hani Mûsâ kavmine, “  size bir sığır kesmenizi emrediyor” demişti. Onlar da, “Sen bizimle eğleniyor musun?” demişlerdi. Mûsâ, “Kendini bilmez cahillerden olmaktan  ’a sığınırım” demişti.17 68 - “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın.” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi emrolunduğunuz işi yapın.”
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 09 Eylül 2007, 14:41:00 |
|
|
 |
« Yanıtla #37 : 09 Eylül 2007, 14:41:00 » |
|
69.Onlar: "Bizim için Rabbine dua et rengini bize açıklasın" dediler. O da: "Rabbim şöyle buyuruyor: Rengi bakanlara sürur veren sapsarı bir sığır." dedi. 70.Onlar: "Bizim için Rabbine dua et, onu bize iyice açıklasın; çünkü o sığır bize karışık geldi. Bununla beraber dilerse elbette onu buluruz." dediler.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ey Rabbim!Bizi iman ziynetiyle süsle,bizi doğru yolda olan hidayet rehberleri kıl"Amin..
|
|
|
|
|
| 20 Eylül 2007, 17:46:09 |
|
|
 |
« Yanıtla #39 : 20 Eylül 2007, 17:46:09 » |
|
73 - İşte bundan dolayı, o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun, dedik. ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız.
74 - Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, korkusundan yerlerde yuvarlanıyor... Ve sizin neler yaptığınızdan gafil değildir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
| 23 Eylül 2007, 22:59:23 |
|
|
 |
« Yanıtla #41 : 23 Eylül 2007, 22:59:23 » |
|
77-Onlar bilmiyorlarmı ki,Allah onların gizli tuttuklarını da bilir,açığa vurduklarını da. 78-Bunların bir de ümmi takımı vardır;kitabı(Tevratı) bilmezler.Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır.Onlar sadece zanda bulunurlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
Sustum tuz basıp yaralarıma, Ne kadar susulacaksa o kadar sustum... İçinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi; Yaslanıp yalnızlığın kollarına, Gül döküp kalabalıklara her gece, Yalnız geziyorum gönül ülkemi kimse bilmiyor......
|
|
|
|
|
| 24 Eylül 2007, 01:00:03 |
|
|
 |
« Yanıtla #43 : 24 Eylül 2007, 01:00:03 » |
|
81 - Evet kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.
82 - İman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Minare ailesinin fertleriyiz...bizi kimse ayiramaz!!!
|
|
|
| 24 Eylül 2007, 18:09:32 |
|
|
 |
« Yanıtla #44 : 24 Eylül 2007, 18:09:32 » |
|
83 - Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: 'dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.
84 - Yine bir zamanlar mîsakınızı almıştık; birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız. Sonra siz buna ikrar da verdiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|