| 09 Şubat 2008, 17:02:26 |
|
|
 |
« : 09 Şubat 2008, 17:02:26 » |
|
SEN BİR GÜL BAHÇESİ BİZDE SENDEN FEYİZ ALMAYA ÇALIŞAN BİRER YAĞMUR TANESİ HER BİR TANE İÇİNDE SENİ TAŞIYAN...
Ey, gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan nebi!.
Ey, Yaradan´ın en güzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın alemleri yaratmazdım!." dediği!. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!.
Ey, insanoğlunun ufku en güzel insan. ´ın sevgilisi, kainatın gözbebeği!.
Ey, rahmeten li´l-alemin!.
Senden şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem. şefaat edermisin?
Ey, kupkuru çölleri cennete çeviren gül!.
Ey, gönlünden gül dökülen resul!.
Küçük kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa başsağlığı dileyen, gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen resul!. Benim de gözümün yaşını siler misin?.
Küçük kız çocuğunun tuttugu gibi tutsam elinden, yureğimden binlerce kuş uçtu, bin´i de öldü desem. Bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder misin?.
Ey, Islam´ın peygamberi!. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin, en güzel çiçeği!. Ama mahzun, ama kederli...
Daima düşüncede, daima hüzün içinde ömründe bir defa bile, kahkahayla gülmemiş. Gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!.
Gözlerimi yumsam ve, hülyana dalsam. o gül kokulu gülüşün ile, benimde gözlerimin içine güler misin?.
Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma, tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana, işte onun işte onun hatrına!.
Ey, gözünü sevdiğim özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!.
Ey, gönlümün sultanı efendim!. ümidim, muradım, kurtarıcım, müjdecim...
Seninle Kevser havuzunun başında buluşabilecek miyim?. desem.. Bulunduğun yerden, yüreğime bir damla su serper misin?.
Seni sevsem!. çok, çok sevsem!. öyle çok sevsem ki, sen koksa özüm, yüreğim. Sen koksa nazım, edam. Gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan!.
Ali´n, Fatıma´n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam. Sende beni, onları sevdiğin gibi sever misin?.
Ey, bize bizden daha ziyade merhamet eden!. "Ummetim, ümmetim!." diyerek, üstümüze titreyen!.
Ey, en ziyade muhtacımız, en çok isteyenimiz!. Bizi, Hak´tan dileyenimiz!.
Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin! Sen, senden isteyeni geri çevirmezsin!. Senden, senin şefaatini dilesem.
Ey, alemlere rahmet olsun diye gönderilen. Bana da şefaat eder misin?.
Ey, Rahim! ve Ey, Kerim!.
Asr-ı saadet´ten değilim!. Kokladıgın gül, soluduğun hava, yediğin hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladığın kum dahi değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!.
Lakin ben senin "Kardeşlerim!." dediğindenim! ve sana ve, sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin daha hala sevgili Veysel Karani´nin tırnagğının ucu misali bile değilim, desem. Bana da hırkandan gönderir misin?.
Doğduğun günün, gecenin hürmetine. Bu gün ve gece yüreğime, bir nur olup düşer misin?.
Sevgili Peygamberim!. Rabbim sana ve, senin al ve ashabına. ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin.
|
|
|
|
|
Logged
|
ELI BOS VARILMAZ VARILAN YERE, BOS GELMEDIM YA RAB, BEN SUC GETİRDİM... DAGLAR CEKMEZKEN O AGIR YÜKÜ, IKI KAT SIRTIMDA, PEK GÜC GETİRDİM.
~yalan dünya~
|
|
|
| 28 Şubat 2008, 19:26:17 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 28 Şubat 2008, 19:26:17 » |
|
Gülün kalbidir Sen’in yüreğin. Gülün kendisidir her dem açılan. Gül kokar Sen’in nefesin. Sesin fısıltısı, sözün gülün ruhudur. Gül yağıdır Sen’in terin. Gül toprağıdır Sen’in yerin, Ey Gül!..
İçimde tarifi imkansız duygular var…
Gönlümün Sultanı, Gül Yüzlü Sevgili’nin hatırına dökmek istiyorum içimi. Dert ortağım kelimeler, en tatlı sığınağım benim …
Alem uykudayken, uyanıkken yıldızlar, daha bir başka işliyor hayallerim. Utangaç hasretlere kundaklanan yüreğimi yepyeni umutlarla açıyorum. Gök yırtılır gibi yırtılsın istiyorum yüreğim. Parça parça olsun, her parçasında hasretlerim duyulsun.
Düşlerim, Sevgilinin hayaline değiyor…
Kâinatın Efendisi’nin asırlara meydan okuyan görüntüsünde en tatlı tesellilerimi arıyorum. Yalnızlıklarımı, O’nun ruhuma işleyen bakışlarında dindirmek istiyorum.
Geceye yakışan sessiz direnişlerim var. Vuslat kokan direnişler yazıyorum inadına.
Dışarıdan, akşamdan beri hiç dinmeyen yağmurun sesi geliyor. Pencerelerin camlarında yeni bir yağmur musikisi yazılıyor. Sevgiliye dair ümitlerim artıyor. Her bir yağmur damlasının sesinde vuslata çağıran nağmeler duyuyorum.
Yağmur toprağa vuslat için inerken. Kainatın Efendisi’ne vuslatı düşünüyorum. Medineli kadınların, çocukların bekledikleri gibi beklemek istiyorum Alemin Efendisi’ni. Ben de bir beste yapmalıyım hicranla büyüyen yüreğimde. Dolunaylı bir gecede bir yeni “Tale’al-Bedru” okumalıyım. Yıllanmış hasretlerle tütsülenmiş şiirler okumalıyım, dolunayla aydınlanan yüreğimle birlikte.
Yıllar var ki, rüyalarım bir yalancı şafak edasıyla beni teselli etti. Güle adamayı istediğim yüreğime nicedir misafir olmadı Gül Yüzlü Sevgili.
Demek ki, bir şeyler eksik kalmış benliğimde. Aşk nakışını işleyememişim yaprağının üstüne, yüreğimin üstüne. Oysa lâl kesilen bülbüller bile kan verirken, can vermiş olur tomurcuğuna . Ya ben?..
Ya Resulullah (S.A.V.) ! Senin Gül Cemalindir, vuslat şiirlerinin kafiyesi.. Varlığındır gönül ateşini söndürecek olan iksir..
Bu yalvarışları, kalbimin sesi say.. Ya Resulullah (S.A.V.)!
Bi-Çaredir ümmetlerin isyanına bakma.. Ya Resulullah (S.A.V.)!
En tatlı dualarla süslenmiş şiirler, yüreğime serinlikler bahşediyor.
Keşke ben de Peygamberimin sevgisiyle yanan bir gönle sahip olsaydım da, onu yollasaydım bir zarf içinde, gecenin en mahrem saatlerinde.
Keşke …
Bari gönlümün yanıklığı yoksa da, yollayabileceğim bir mektubum olsa… Hıçkırıklarımla beslediğim şiirler gibi olsa mektuplarım… Her okunan gönülde yeniden yazılsa.. Ve hıçkırıklar duâya dönüşse.. Semada buluşsa duâlaşan hıçkırıklar…
Gül kokulu sayfalara, kızıllığına bürünmüş bir şafak vaktinde, güle adanmış yüreğimi kanatırcasına döksem içimi…
Umuda sarınsam sonra..
Sermayem umudum olsa…!!
Esselatü vesselamu aleyke Ya ResulAllah Esselatü vesselamu aleyke Ya HabibAllah Esselatü vesselamu aleyke Ya Emin El Vahyillah

|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|