| 30 Haziran 2008, 11:26:19 |
|
|
 |
« : 30 Haziran 2008, 11:26:19 » |
|


Bir Münazara Bir gün Ebu Bekir Sıddık (r.a) Resulüllah(S.A.V)'ın evine geldi. İçeri gireceği sırada, Hz. Ali Bin Ebi Talib (r.a) da geldi.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) (Geri çekilip) : -Ya Ali sen buyur, gir dedi. O da cevap verip, aralarında, aşağıdaki uzun konuşma oldu:
-Ya Ebu Bekir! Sen önce gir ki, her iyilikte önde olan, her hayırlı işte ileri olan, herkesi geçen sensin.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Sen önce gir ki! Resulüllah'a (s.a.v) daha yakın sensin.
Hz. Ali (r.a) : -Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v)'tan işittim. "Ümmetimden, Ebu Bekir'den daha üstün bir kimsenin üzerine güneş doğmadı" buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne nasıl geçebilirim ki, Resulüllah (s.a.v) kızı Fatıma(r.a)'yı sana verdiği gün, "Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim" buyurdu.
Hz. Ali (r.a) : - Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v): "İbrahim(a.s)'ı görmek isteyen Ebubekir'in yüzüne baksın" buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah(s.a.v): 'Adem (a.s)'ın hilm sıfatını ve Yusuf (a.s)'ın güzel ahlakını görmek isteyen Ali Mürteza'ya baksın' buyurdu.
Hz. Ali (r.a) : - Senin önünde gidemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v): "Ya Rabbi! Beni en çok seven ve ashabımın en iyisi kimdir? dedi. Cenab-ı Hak:Ya Muhammed! Ebu Bekir Sıddıktır," buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v) Hayber'de: "Yarın sancağı öyle bir kimseye veririm ki, ü Teala onu sever. Ben de, onu çok severim" buyurdu.
Hz. Ali (r.a) : - Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v) "Cennetin kapıları üzerinde 'Ebu Bekir Habibullah' yazılıdır" buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) Hayber gazasında, bayrağı sana verip 'Bu bayrak Melik-i Galibin, Ali Bin Ebi Talib'e hediyesidir' buyurdu.
Hz. Ali (r.a) : - Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Ya Eba Bekir, sen benim gören gözüm ve bilen gönlüm yerindesin".
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Kıyamet günü Ali cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur ki 'Ya Muhammed!(s.a.v) Senin baban İbrahim Halil, ne güzel babadır. Senin kardeşin Ali Bin Ebi Talib ne güzel kardeştir.'
Hz. Ali (r.a) : Ben, senin geçemem. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Kıyamet günü, Cennet meleklerinin reisi olan Rıdvan adındaki melek Cennete girer. Cennetin anahtarlarını getirir, Bana verir. Sonra Cebrail (a.s) gelip, Ya Muhammed (s.a.v)! Cennetin ve cehennemin anahtarlarını, Ebu Bekir Sıddık'a(r.a) ver, istediğini Cennete, dilediğini Cehenneme göndersin der."
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v) buyurdu ki: "Ali kıyamet günü benim yanımdadır.Havz ve Kevser yanında, benimledir. Sırat üzerinde benimledir. Cennette, benimledir. ü Teala'yı görürken, benimledir."
Hz. Ali (r.a) : Ben, senden önce giremem. Çünkü Resulüllah(s.a.v) "Ebu Bekir'in imanı, bütün mü'minlerin imanı ile tartılsa, Ebu Bekir'in imanı ağır gelir" buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır."
Hz. Ali (r.a) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Ben sadıklığın şehriyim.Ebu Bekir onun kapısıdır."
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Kıyamet günü Ali bir ata biner, görenler, acaba bu hangi peygamberdir? Derler. ü Teala, bu Ali Bin Ebi talib'dir, buyurur."
Hz. Ali (r.a) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Ben ve Ebu Bekir, bir topraktanız. Tekrar bir olacağız."
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: " ü Teala, ey Cennet! Senin dört köşeni, dört kimse ile bezerim. Biri Peygamberleri üstünü Muhammed'dir(s.a.v).Biri, 'tan korkanların üstünü Ali'dir.üçüncüsü kadınların üstünü Fatımat'üz Zehra'dır. Dördüncü köşesindeki de temizlerin üstünü Hasan ve Hüseyin'dir."
Hz. Ali (r.a) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Sekiz Cennetten şöyle ses gelir'Ebu Bekir! Sevdiklerinle birlikte gel, hepiniz Cennete girin."
Hz. Ebu Bekir (r.a.) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: "Ben bir ağaca benzerim,Fatıma bunun kökü,Ali gövdesi, Hasan ve Hüseyin meyvesidir."
Hz. Ali (r.a) : Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v)buyurdu ki: " ü Teala Ebu Bekirin bütün kusurlarını affetsin. Çünkü O kızı Aişe'yi bana verdi. Hicrette bana yardımcı oldu. bilal-i Habeşi'yi, benim için azad etti."
Resulüllah(s.a.v')in bu iki sevgilisi, kapıda böyle konuşurlarken, kendileri içeriden dinliyorlardı. Hz. Ali'nin sözünü kesip içeriden buyurdu ki: -Ey kardeşlerim Ebu Bekir ve Ali! Artık içeri girin.Cebrail (a.s) gelip dedi ki, yerdeki ve yedi kat göklerdeki melekler sizi dinlemektedir.kıyamete kadar birbirinizi övseniz, ü Teala yanındaki kıymetinizi anlatamazsınız.
İkisi birbirine sarılıp, birlikte Resulullah'ın(s.a.v) huzuruna girdiler. Resulullah'ın(s.a.v): -Allahü Teala ikinize de yüzbinlerce rahmet etsin. İkinizi sevenlere de, yüzbinlerce rahmet etsin ve düşmanlarınıza da yüzbinlerce lanet olsun, buyurdu. Hz. Ebu bekir Sıddık dedi ki: -Ya Resulallah(s.a.v) Ben Ali kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem. Hz.Ali dedi ki: -Ya Resulallah(s.a.v) Ben de Ebu Bekir kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem ve başını kılıç ile bedeninden ayırırım. Hz. Ebu bekir Sıddık(r.a): -Ben, senin düşmanlarına Kevser havzından su vermem, buyurdu. Hz. Ali de: -Ben, senin düşmanlarını Sırat üzerinden geçirmem, buyurdu. Rabbim onların izinden gidenlerden hakkıyla sevenlerden ve sevgisinin hakkını verenlerden eylesin EEee kişi sevdiği ile beraberdir onları sevip ebedi dünyada da onlarla beraber olanlardan eylesin inşallah   kendilerinden razı olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
AğLaYaNı GüLDüRMeK, AğLaYaNLa AğLaMaKTaN DaHa DeĞeRLiDiR. BiR İnSaNı HeRHaNGi BiRi KıRaBiLiR aMa BiR TeK, En ÇoK SeVDiĞi AcItABiLiR. YaLaN SöYLeMeMeK DeĞiL, GerÇeĞi GiZLeMeMeK MaRiFeTTiR. "SaNa İhTiYaCıM VaR, GeL!" DiYeBiLMeKTiR GüÇLü OLMaK. BiRi SaNa GiT DeDiĞiNdE "KaLMaK İsTiYoRuM" DiYeBiLMeKTiR SeVMeK... ÖZüR DiLeMeK DeĞiL "AffEt BeNi" DiYe HaYKıRMaKTıR PiŞMaN OlMaK! Ve GuRuR, KaYbeDeNleRiN, AcİzLeRiN MaSKeSiDiR, SEVGİ DoLU YüReKLeRiN GuRuRu oLMaZ!...
|
|
|
| 30 Haziran 2008, 13:34:55 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 30 Haziran 2008, 13:34:55 » |
|
Bunlar birbirini övme yarışında, bizler sövme yarışında... Bunlar birbirini yükseltme yarışında, bizler aşağılama yarışında... Acaba yanlış yapan bunlar mı, yoksa bizler mi? 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 30 Haziran 2008, 14:36:32 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 30 Haziran 2008, 14:36:32 » |
|
Bunlar birbirini övme yarışında, bizler sövme yarışında... Bunlar birbirini yükseltme yarışında, bizler aşağılama yarışında... Acaba yanlış yapan bunlar mı, yoksa bizler mi?   herkes vicdanına sormalı bence ve cevaplar vicdanlarda saklı olsa gerek 
|
|
|
|
|
Logged
|
AğLaYaNı GüLDüRMeK, AğLaYaNLa AğLaMaKTaN DaHa DeĞeRLiDiR. BiR İnSaNı HeRHaNGi BiRi KıRaBiLiR aMa BiR TeK, En ÇoK SeVDiĞi AcItABiLiR. YaLaN SöYLeMeMeK DeĞiL, GerÇeĞi GiZLeMeMeK MaRiFeTTiR. "SaNa İhTiYaCıM VaR, GeL!" DiYeBiLMeKTiR GüÇLü OLMaK. BiRi SaNa GiT DeDiĞiNdE "KaLMaK İsTiYoRuM" DiYeBiLMeKTiR SeVMeK... ÖZüR DiLeMeK DeĞiL "AffEt BeNi" DiYe HaYKıRMaKTıR PiŞMaN OlMaK! Ve GuRuR, KaYbeDeNleRiN, AcİzLeRiN MaSKeSiDiR, SEVGİ DoLU YüReKLeRiN GuRuRu oLMaZ!...
|
|
|
| 30 Haziran 2008, 16:44:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 30 Haziran 2008, 16:44:06 » |
|
yazıyı ben de bir sitede okumuştum. Hz Ebu Bekir (R.a.)'i araştırırken. çok da hoşuma gitmişti.. onlar birbirlerini yüceltirken, bizler ise hep kendimizi ön plâna çıkartıyoruz.  -celle celalüh- bizlerin de onlar gibi olabilmesini nasip eylesin inşaAllah.. bu arada ikisinin de birbirine sarılarak içeri girmesi de çok güzel.. birbirlerine üstünlük göstermediklerinin ya da kendisini diğerinden üstün görmediklerinin göstergesi 
|
|
|
|
|
Logged
|
Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan; Bana bir ben lazımım bir de Anlayan.. Kim bildiği ile amel ederse (celle celalühü) onu bilmediklerine varis kılar.. (Hadisî Şerif)"Musibetler çoktur; fakat musibetlerin en büyüğü vakti boşa geçirmektir." el hayr-u fî mahtarahullah -
'tan (azze ve celle) gelen herşey hayırlıdır.
|
|
|
| 30 Haziran 2008, 19:45:27 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 30 Haziran 2008, 19:45:27 » |
|
yazıyı ben de bir sitede okumuştum. Hz Ebu Bekir (R.a.)'i araştırırken. çok da hoşuma gitmişti.. onlar birbirlerini yüceltirken, bizler ise hep kendimizi ön plâna çıkartıyoruz.  -celle celalüh- bizlerin de onlar gibi olabilmesini nasip eylesin inşaAllah.. aminn bu arada ikisinin de birbirine sarılarak içeri girmesi de çok güzel.. birbirlerine üstünlük göstermediklerinin ya da kendisini diğerinden üstün görmediklerinin göstergesi  işte o diyarın sakinlerinin özelliklerii
|
|
|
|
|
Logged
|
AğLaYaNı GüLDüRMeK, AğLaYaNLa AğLaMaKTaN DaHa DeĞeRLiDiR. BiR İnSaNı HeRHaNGi BiRi KıRaBiLiR aMa BiR TeK, En ÇoK SeVDiĞi AcItABiLiR. YaLaN SöYLeMeMeK DeĞiL, GerÇeĞi GiZLeMeMeK MaRiFeTTiR. "SaNa İhTiYaCıM VaR, GeL!" DiYeBiLMeKTiR GüÇLü OLMaK. BiRi SaNa GiT DeDiĞiNdE "KaLMaK İsTiYoRuM" DiYeBiLMeKTiR SeVMeK... ÖZüR DiLeMeK DeĞiL "AffEt BeNi" DiYe HaYKıRMaKTıR PiŞMaN OlMaK! Ve GuRuR, KaYbeDeNleRiN, AcİzLeRiN MaSKeSiDiR, SEVGİ DoLU YüReKLeRiN GuRuRu oLMaZ!...
|
|
|
| 30 Haziran 2008, 20:03:15 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 30 Haziran 2008, 20:03:15 » |
|
Rabbim onların izinden gidenlerden hakkıyla sevenlerden ve sevgisinin hakkını verenlerden eylesin. Kişi sevdiği ile beraberdir onları sevip ebedi dünyada da onlarla beraber olanlardan eylesin İnşa  , kendilerinden razı olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
" EY KALPLERİ ÇEVİREN  'IM! KALBİMİ DİNİN ÜZERİNE SABİT KIL! (sav)" Dost istersen yeter, Arkadaş istersen KUR'AN yeter, Düşman istersen NEFSİN yeter, Zenginlik istersen KANAAT yeter, Nasihat istersen ÖLÜM yeter.
|
|
|
| 01 Temmuz 2008, 06:54:23 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 01 Temmuz 2008, 06:54:23 » |
|
cok guzel gozlerden yas gelmemesi cok zor  razi olsun bu degerli paylasim icin
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
| 09 Temmuz 2008, 15:19:40 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 09 Temmuz 2008, 15:19:40 » |
|
amin kardeşim aminn ecmain inşallah Bir başka örnek: Mekke'nin fethi günü yaşanan şu manzara da, Ashabın yıldızlaştığı bir başka gönül ufkunu sergilemektedir: Hz.Ebu Bekir (ra), gözleri görmeyen ihtiyar babasını müslüman olmak üzere elinden tutup Rasulü'nün huzuruna getirmişti.
Peygamber Efendimiz (sav) onları görünce: - "Ya Ebu Bekir! İhtiyar babanı niye buraya kadar getirip ona zahmet verdin? Biz onun yanına gidebilirdik" dedi. Hz. Ebu Bekir (ra) ise: - " 'ın ona sevap vermesini istediğim için onu huzurunuza getirdim," dedi.
Hz.Ebu Bekir'in babası Ebu Kuhafe (ra) biat etmek üzere elini Fahri Kainat Efendimiz'in mübarek eline uzatınca Peygamber aşığı Ebu Bekir (ra) kendini tutamayıp ağlamaya başladı.
Hz.Peygamber (sav),Hz.Ebu Bekir'e hayretle niçin ağladığını sorunca; Hz. Ebu Bekir (ra) gözyaşları içinde şöyle dedi:
- "Ya Rasullah, Sana biat etmek üzere uzanan şu el, benim babamın eli değil de Sen'in amcan Ebu Talib'in eli olsaydı da, bu vesileyle Teala benim yerime Sen'i sevindirseydi, kim bilir ne tarifsiz bir sevince nail olurdum. Çünkü Sen, onu çok seviyordun..."
|
|
|
|
|
Logged
|
AğLaYaNı GüLDüRMeK, AğLaYaNLa AğLaMaKTaN DaHa DeĞeRLiDiR. BiR İnSaNı HeRHaNGi BiRi KıRaBiLiR aMa BiR TeK, En ÇoK SeVDiĞi AcItABiLiR. YaLaN SöYLeMeMeK DeĞiL, GerÇeĞi GiZLeMeMeK MaRiFeTTiR. "SaNa İhTiYaCıM VaR, GeL!" DiYeBiLMeKTiR GüÇLü OLMaK. BiRi SaNa GiT DeDiĞiNdE "KaLMaK İsTiYoRuM" DiYeBiLMeKTiR SeVMeK... ÖZüR DiLeMeK DeĞiL "AffEt BeNi" DiYe HaYKıRMaKTıR PiŞMaN OlMaK! Ve GuRuR, KaYbeDeNleRiN, AcİzLeRiN MaSKeSiDiR, SEVGİ DoLU YüReKLeRiN GuRuRu oLMaZ!...
|
|
|
| 30 Ekim 2008, 02:06:07 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 30 Ekim 2008, 02:06:07 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
ya rabbi şu bedenimi yolunda paramparça oluncaya dek muhafaza eyle
|
|
|
|
|
|
|
|