İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: MeRhameT {haftanın konusu 18-25 may}  (Okunma Sayısı 1847 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
18 Mayıs 2008, 11:44:01
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« : 18 Mayıs 2008, 11:44:01 »




MERHAMET


Acıma, esirgeme, koruma, sevgi gösterme, yardım etme. İnsanı başkalarına iyilik ve yardım etmeye yönlendiren acıma duygusu. Tüm yaratılmışlara sevgi ile yaklaşma, onları kötülüklerden koruma ve kurtarma, zor durumlarında yardım etme, bağışta bulunma, affetme gibi iyi huy ve davranışların başlıca nedenidir. Kaynağı Allah'tır. İnsanlardaki merhamet, Allah'ın rahmet ve merhametinin bir tecellisi, bir yansımasıdır.

Allah'ın en önemli niteliklerinden birisi merhametidir. Bu niteliğini ifade eden Rahman ve Rahim adlarının Kur'an'da Allah ve Rab adlarından sonra en çok anılan adlar olması, Allah'ın merhamet niteliğinin önemini ve sonsuzluğunu gösterir. Allah bu niteliği nedeniyle besleyip büyütür, ödüllendirir, nimetler bağışlar, suçları affeder, peygamberler aracılığı ile insanlara doğru yolu gösterir. Hz. Peygamber (s.a.s)'in gönderilmesi, Kur'an'ın indirilmesi de Allah'ın merhametinin bir sonucudur. O'nun rahmeti herşeyi kuşatmıştır (el-A'raf, 7/156), merhametlilerin en merhametlisidir (el-A'raf, 7/151) ve merhamet edenlerin en hayırlısıdır. (el-Mü'min, 23/109).

Hz. Peygamber (s.a.s), Allah'ın merhametinin büyüklüğünü ve insanlardaki merhametin kaynağı olduğunu dile getirdiği bir hadislerinde şöyle buyurur: "Allah merhametini yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Hatta yavrulu hayvan, bir tarafını incitir endişesiyle ayağını yavrusundan sakınır" (Buhari, Edeb, 19, Müslim, Tevbe, 17).

Allah'ın merhamet niteliğinin bir sonucu olarak insanlara gönderilen peygamberlerin en önemli özelliklerinden birisi de merhametli olmalarıdır. Kur'an, âlemlere rahmet olarak gönderildiğini (el-Enbiya, 21/107), Allah'ın rahmeti sayesinde insanlara yumuşak davrandığını (Âl-u İmran, 3/159) belirttiği Hz. Peygamber (s.a.s)'in bu özelliğini şöyle açıklar:

"Ey mü'minler! And olsun ki, içinizden size sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, mü'minlere şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir" (et-Tevbe, 9/128).

Merhamet mü'minlerin de temel özelliklerindendir. Bu nedenle Kur'an mü'minlerin birbirlerine karşı merhametli olduklarını belirtir (el-Fetih, 48/29). Başka bir yerde de kurtuluşa eren, ahirette kitapları sağ ellerinden verilen mü'minlerin nitelikleri sayılırken "Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametli olmayı tavsiye edenlerden olmaktır" (el-Beled, 90/17) buyurulur. Kur'an'ın bu tutumuna uygun olarak Hz. Peygamber (s.a.s) de merhamet konusu üzerinde önemle durmuş, teşvik etmiş, zaman zaman katı ve acımasız davranan insanları uyarmıştır. Sözgelimi bir hadislerinde: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" (Buhari, Edeb, 18) buyurmuştur. Diğer bir hadislerinde de insanın merhametinin Allahın kendisine göstereceği merhametin nedeni olduğunu şöyle belirtir: "İnsanlara merhamet etmeyen kimseye de Allah merhamet etmez" (Müslim, Fezail, 66). "Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler (Allah ve melekler) de size merhamet etsin" (Ebu Davud, Edeb, 58; Tirmizi, Birr, 16) hadisi de aynı olguyu farklı biçimde yeniden vurgular.

İslam'ın öngördüğü merhamet tüm yaratıkları içine alacak kadar geniş kapsamlıdır. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, yetimler, kimsesizler, hastalar ve yoksullar başta olmak üzere tüm insanlara merhamet göstermenin yanısıra, diğer tüm canlılara da merhametli davranmak mü'minlerin görevidir. Yüzüne damga vurulmuş bir eşeği görünce "Bu hayvanı dağlayana Allah lanet etsin" (Müslim, Libas, 107) buyuran Hz. Peygamber (s.a.s), bir hadislerinde kötü yola düşmüş bir kadının susuzluktan ölmek üzere bulunan bir köpeğe su verdiği için Allah tarafından bağışlandığını (Buhâri, Şürb, 9, Edeb, 27; Müslim, Selam,153, Cihad, 44), diğer bir hadisinde de kedisini açlıktan ölmeye mahkum eden merhametsiz bir kadının, bu davranışı, nedeniyle cehenneme atılmayı hakettiğini (Buhari, Edeb, 18, 27; Müslim, Fezail, 65) belirterek merhametin insanlârla sınırlı olmadığını dile getirir. Hayvanlara iyi bakılıp beslenmesi (Ebu Davud, İsti'zan, 39), zevk için dövüştürülmemesi (Ebu Davud, Cihad, 51; Tirmizi, Cihad, 30), nişan atılan hedefler yerine konulmaması (Müslim, Sayd, 59), zevk için öldürülmemesi (Nesai, Dahaya 42) yolundaki emirleri de İslam'ın bu konudaki kapsamlı bakışını yeterince ortaya koymaktadır.

İA
« Son Düzenleme: 19 Mayıs 2008, 19:48:49 Gönderen: elif_ » Logged

! ياغايب
18 Mayıs 2008, 11:52:42
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 18 Mayıs 2008, 11:52:42 »

***


Allah isminden sonra Cenâb-ı Hakk’ın en özel ismi Rahman’dır. Rahman sadece Allah’tır, başka Rahman yoktur. Rahmet ve merhamet Allah’ın en özgün sıfatıdır, hatta onun zâtıdır. Bunun içindir ki Kur’an-ı Kerim’de: “Ayetlerimize inananlar sana geldiklerinde de ki: Selam size! Rabbim nefsine rahmeti yazmıştır. Bilmeden kötülük yapan, sonra da tevbe edip kendini düzeltenler hakkında O af ve merhamet sahibidir.” (En’am, 6/54) buyrulmuştur. Hak Teâlâ’nın zatına rahmet yazması, onu kendine gerekli kılması, ondan gelecek her şeyin rahmet olması, başka bir ifade ile rahmetin ilahî cevher olması anlamına gelir.
Allah Teâlâ’nın rahmet ve merhameti çok geniş, çok kapsamlı olup her şeyi kuşatmıştır. Onun için Kur’an’da: “Rabbin geniş rahmet sahibidir.” (En’am, 6/147), “Rabbimizin rahmeti ve ilmi her şeyi kuşatmıştır” (Gâfir, 40/7), Rahmetim her şeyi kapsamıştır.” (A’raf, 7/156) buyrulmuştur.
Varlık âleminde bulunan her şey Allah’tandır ve O’ndan gelmesi dolayısıyle rahmettir. Olaylara ve nesnelere böyle bakan bir mü’min âlemde hep hayır görür, iyimser olur. Peki âlemde hiç mi şer, azab ve zarar yok mu? Gazali el-Maksadu’l-Esna’da bu soruya şöyle cevap verir: “Var elbette, ama rahmetin ve hayrın varlığı aslî ve zâtî, azabın ve şerrin varlığı ârizî ve iğretidir. Mesela hastanın aldığı acı bir ilacın acılığı geçicidir, ama sağladığı fayda, yani hastayı sağlığına kavuşturması kalıcıdır, ilacın faydası çok, zararı azdır. Ayrıca hastalık ve ilaç sayesinde insan sıhhat ve afiyetin kıymetini bilip Allah’a şükreder. Âlemde sâf ve hâlis hayır vardır ama saf ve hâlis şer yoktur. Her ve şer kötülük az veya çok bir hayır içerir.
İnsanlar ve diğer canlılarda da merhamet vardır ama Hak Teâlâ “Merhametlilerin en merhametlisidir.” (Erhamu’r-rahimin) (A’raf, 7/151), “Merhamet edenlerin en hayırlısıdır” (Mü’minun, 23/118109)
Hz. Peygamber buyurur: “Rahmet ve merhamet yüz parçadır. Allah Teâlâ bunun 99’unu yanında alıkoydu, birini bütün insanlara ve canlılara dağıttı. Eğer bir canlı acıdığı ve esirgediği için ayağını yavrusundan sakındırır ve üzerine basmazsa bunun sebebi o ilahî rahmetten almış olduğu paydır. (Buhari, Edeb, 19; Müslim, Tevbe, 17)
Allah halkı yaratınca şöyle yazdı: “Rahmetin gazabımı geçti” (Buhari, Tevhid 55; Müslim, Tevbe 14)
Bütün canlılarda; özellikle insanlarda merhamet hissi doğuştan ve yaratılıştan vardır. Özellikle aynı soydan gelenler, aynı annenin rahminde yatanlar birbirine karşı daha merhametlidirler. Akrabalığın ve hısımlığın anlamı da budur. Cenâb-ı Hak rahmi (dölyatağını) yarattığı zaman ona şöyle hitap etti: “Ben Rahmanım, sen de rahimsin, ismini ismimden türettim, adın adımın türevidir. Seninle ilişki kuran (sıla-ı rahm eden) ile ilişki kurar, seninle olan ilişkisini koparandan (kat-ı rahim) ilişkimi koparırım.” (Buhari, Edeb 13; Müslim Birr 16)
Bu hadisler insanlardaki merhametin kaynağının ilâhî merhamet olduğunu, ilâhî merhametle beşerî merhamet arasında çok sıkı bağlar bulunduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Yüce Allah’a yakın olanlar yakınlıkları oranlarında merhametli olurlar. O’ndan uzak olanlar ise merhametsiz olurlar. Şöyle de söylenebilir: Merhametli ve şefkatli insanlar ne kadar merhametli ve şefkatli iseler o kadar Allah’a yakındırlar. Merhametsizler, katı kalpliler kalpleri kara ve kasvetli olanlar, taş yürekliler ise acımasız oldukları nisbette Hak Teâlâ’dan uzak kalırlar.
Logged

! ياغايب
18 Mayıs 2008, 11:55:08
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 18 Mayıs 2008, 11:55:08 »

Peygamberimiz son derece merhametli idi. Gönlü şefkat ve atifet duygularıyla dolu idi. Kalbi rakik (yufka) idi. Bu yüzden zaman zaman gözleri buğulanır, şakaklarından aşağı gözyaşları akardı. Özellikle ümmeti hakkında çok merhametli idi. Yüce Allah O’nu böyle bir tabiatta yaratmıştı.
Ondan bahsederken şöyle buyurur: “O mü’minler hakkında pek şefkatli ve çok merhametlidir.” (Tevbe 9/128) Peyamber’in çevresindekiler hakkında yumuşak olması Allah’ın rahmetinin eseridir. Eğer katı kalpli ve kaba biri olsaydı çevresindekiler dağılıp giderlerdi. (bk. Âl-i İmran 3/159)

Muhammed (a.s) bizzat rahmetin kendisi idi. Yüce Mevlâ O’nu âlemlere rahmet olarak göndermişti. Rahmeten lilâlemîn. (Enbiya 21/84)

Hz. Peygamber buyurur: “Ben rahmet peygamberiyim.” (Müslim, Fazail, 126; Tirmizi, Daavat 118

“Ben rahmet olarak gönderildim. (Buhari, Rekaik 21; Müslim, Fazail 17)

Hz. Peygamber buyurur: “Ümmetim karşısında benim durumum, ateşe düşüp yanmasınlar diye elinde yelpaze ile canlıları ateşten uzaklaştıran kişinin haline benzer, eteklerinden tutup ümmetimi ateşten uzaklaştırıyorum. (Buhari, Rekâik 26; Müslim Fazali 17)

Bu ümmet Allah’ın ve Resulü’nün himayesinde ve esirgemesi altında olduğu için bir hadiste: “Benim bu ümmetim ümmet-i merhumedir” buyrulmuştur.(Ebu Davud, Fiten 7)

Bütün peygamberlerin ümmetlerinden önce kendilerini düşünüp “Nefsî! Nefsi!” diyecekleri mahşer günü merhamet duygularıyla dolu olan Resulüllah kendinden önce ümmetini düşünüp “Ümmetî! Ümmetî!” diyecek.


***

kaynak: Yenidunyadergisi
Logged

! ياغايب
18 Mayıs 2008, 11:57:41
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« Yanıtla #3 : 18 Mayıs 2008, 11:57:41 »

-MERHAMETLI   OLMAYA   TESVIK-


1953 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Oyleyse, sizler yeryuzundekilere karsi merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalik bagi) Rahman'dan bir bagdir. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bagi) kurar, kim de koparirsa, Allah da ondan (rahmet bagini) koparir."
Tirmizi, Birr 16, (1925); Ebu Davud, Edeb 66, (4941).

1954 - Hz. Cerir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.
Buhari, Tevhid 2, Edeb 27; Muslim, Fedail 66, (2319); Tirmizi, Birr 16, (1923).

1955 - Ebu Davud ve Tirmizi'de Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'den gelen bir diger rivayette Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurmustur: "Merhamet; ancak saki'nin (ebedi husrana ugrayanin) kalbinden cikarilabilir."
Tirmizi, Birr 16, (1924); Ebu Davud, Edeb 66, (4942).

1956 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aIeyhissalatu vesselam) (bir gun), Hasan Ibnu Ali (radiyallahu anhuma)'yi opmus idi. Bu sirada yaninda bulunan Akra' Ibnu Habis, (sanki bunu tuhaf karsiladi ve:) "Benim on tane cocugum var. Fakat onlardan hicbirini opmedim" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona bakip:
"Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurdu."
Buhari, Edeb 18, Muslim, Fedail 65, (2318); Tirmizi, Birr 12, (1912); Ebu Davud, Edeb 156, (5218).
Rezin ilave etti: "(Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sunu da soyledi:"Allah siz(in kalbiniz)den merhameti cikardi ise ben ne yapabilirim?"
Logged

! ياغايب
19 Mayıs 2008, 19:59:46
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« Yanıtla #4 : 19 Mayıs 2008, 19:59:46 »




== >>> harunyahya.net


Rabbimiz'in Güzel İsimleri: "Rahman ve Rahim"

   




   De ki: "Allah, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur."... (İsra Suresi, 110)

Allah (cc) tüm insanları, Rabbimiz'i Kuran’da bildirildiği gibi, “en güzel isimleriyle” tanıyıp takdir edebilmekle yükümlü kılmıştır. Kuran’da Rabbimiz'in en güzel sıfatlarından bazılarını bildiren ayetlerden bazıları şöyledir:

O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Gaybı da, müşahede edilebileni de bilendir. Rahman, Rahim olan O'dur. O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selamdır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir. O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Haşr Suresi, 22-24)

Bu ayetlerde bildirilen Allah (cc)’ın en güzel sıfatlarından biri, ‘Rahman ve Rahim’ ismidir. Merhamet sözcüğü, Arapçada "reheme" kökünden gelmekte ve "acımak, esirgemek, şefkat göstermek, affetmek, bağışlamak" anlamlarında kullanılmaktadır. Rabbimiz'in Rahman ve Rahim sıfatı da merhamet kelimesi ile aynı kökten gelmektedir. Kuran ayetlerinde sadece Allah (cc)'ın Zatını ifade etmek için kullanılan Rahman sıfatı "rahmeti herşeyi kuşatmış olan, bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve güzellik dileyen, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturan" anlamlarına gelir.

Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatı Kuran ayetlerinde birçok kez tekrarlandığı gibi, Tevbe Suresi dışındaki tüm sureler de "Rahman ve Rahim olan Allah (cc)'ın adıyla" başlamaktadır. Rabbimiz'in Rahman isminin çok geniş bir anlamı vardır. Esirgeyen, acıyan, şefkat duyan, merhamet eden sıfatlarının hepsi, Allah (cc)'ın Rahman isminin tecellilerindendir. Allah (cc)’ın rahmeti kainattaki herşeyi kuşatmaktadır; sınırsızdır, ezelidir, ebedidir. Rabbimiz merhamet edenlerin en merhametlisidir. Kuran'da Hz. Eyüb'ün Rabbimiz'e bu güzel ismiyle dua ettiği şöyle haber verilir:

Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın." (Enbiya Suresi, 83)

Rahman ve Rahim sıfatı Rabbimiz'in Kuran ayetlerinde yer alan birçok ismini de içine alan, çok geniş ve derin bir anlam içerir. İnsanlar üzerinde sonsuz merhamet sahibi olan, esirgeyen ve bağışlayan Rabbimiz, tüm hayatları boyunca onlara eşsiz nimetler lütfeder. Allah (cc), fiziksel nimetlerin yanında manevi olarak da çok büyük lütuflarda bulunur: Salih kullarının hatalarını affeder, tevbelerini kabul eder, onları korur, kötülüklerini örter, hidayetlerini artırır, doğru yola iletir.

Allah (cc)'ın yarattığı tüm canlılar kusursuz ve üstün bir yaratılış sayesinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Her biri Allah (cc)'ın üstün aklına, sonsuz şefkat ve merhametine teslim olmuştur. Allah (cc), ihtiyaç duyabilecekleri herşeyi onlara vermiştir. Her canlının varlığını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu herşeyi yakınında bulması da, Allah (cc)'ın rahmetinin delillerinden sadece bir tanesidir. Rabbimiz yarattıklarına "şefkat edendir, esirgeyen"dir. (Bakara Suresi, 143) Bir başka ayette şöyle buyurulmaktadır:

Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir. (Hac Suresi, 65)

Her türlü sıkıntıyı gideren, felaketlerden insanları koruyan yalnızca sonsuz şefkat sahibi olan Allah (cc)'tır. İman sahipleri karşılaştıkları her türlü zorlukta, sıkıntıda ve hastalıkta yalnızca sonsuz merhamet sahibi olan Allah (cc)'a sığınırlar ve O'nu vekil edinirler.

Kuran'da "...Gerçekten O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta Kendisi'dir." (Tur Suresi, 28) ayetiyle de bildirildiği gibi Rabbimiz sonsuz iyilik sahibi olandır; tüm hayatı boyunca insana sayısız iyilikte bulunan, eşsiz güzellikler bahşedendir. Var olan herşey O'ndandır. Tüm güzellikler, incelikler, nimetler, O'nun sonsuz aklının tecellileridir. Ayetlerde üstün kerem sahibi olan Rabbimiz şöyle buyurur:

Rabbimiz bağışı çok olan, karşılıksız olarak armağan edendir. (Sad Suresi, 9)




Bu makale, Milli Gazete gazetesinde 27 Aralık 2005 tarihinde yayınlanmıştır.
Logged

! ياغايب
19 Mayıs 2008, 20:05:54
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« Yanıtla #5 : 19 Mayıs 2008, 20:05:54 »




Logged

! ياغايب
24 Mayıs 2008, 13:36:43
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« Yanıtla #6 : 24 Mayıs 2008, 13:36:43 »




alıntıdır...

Allah Resülü (a.s.) çok merhametliydi. O bu duygugusunu,"Merhamet etmeyene merhamet edilmez" sözüyle ifade etmiştir. Düşmanları da olsa o, şefkat ve merhametini esirgemezdi. Nitekim islamı yaymak için Taif'e giden Allah Resülü (a.s.)'nün kıymetini Taifliler bilemediler. Kendilerine gelen zatın Allah'ın Habibi olduğunu inkar ettiler ve o'nu taşladılar. Mubarek ayakları kan içinde kaldı. Cebrail (a.s.) Taif'in altını üstüne getirmek istedi, ancak Allah Resülü (a.s.),"Hayır! Belki bunların soyundan İslam!a girenler olur" buyurdular.

Mekkeli müşrikler kendisine hayat hakkı tanımak istemiyolardı. Onunla görüşen ve müslüman olanlarıda tehdit ediyorlardı.Üç yıla yakın müslümanları aç ve susuz bıraktılar. Onlarla alış-veriş yapmadılar.Kız alıp vermediler. Ancak Allah Resülü (a.s.) o esnada bile Allah'ın onları affetmesi için dua ediyor göz yaşı döküyordu. Ne var ki,kavmi bunlarla da kalmadı o'nu hicret etmeye, Mekke'yi terk etmeye zorladılar.Kendisine her türlü eziyet ve kötülüğün yapılmasına rağmen Allah Resülü (a.s.), "Allah'ım! Kavmimi affet.Onlar ne yaptıklarını bilmiyolar" diye yalvarıyordu.

Allah Resülü (a.s.) üzülerek ve istemeyerek ayrıldığı Mekke'yi feth etmiş, sekiz sene gtibi çok kısa denilebilecek bir sürede muzaffer olarak şehre geri dönüyordu. Fetih gerçekleşmişti. "Ebü Süfyan'ın evine ve Kabe'ye sığınanlara dokunulmayacak " deniliyordu.Kendine yapılanları affetmiş, pek çok insanı bağışlamıştır.Onun bu affı karşısında Mekkeli müşrikler eriyor, bölük bölük İslam'a giriyordu.
Logged

! ياغايب
28 Mayıs 2008, 09:31:52
ene_abd

Emektar

*


Üye No : 315

Yaş : 28

Nerden : BURSA

Konu  : 9

Mesaj : 103

Aldığı Teşekkür 11
Her Nefis Ölümü Tadacak
WWW
Offline
« Yanıtla #7 : 28 Mayıs 2008, 09:31:52 »

 :aro:
Logged

ene_abd
01 Haziran 2008, 00:44:12
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1259

Mesaj : 9,480

Aldığı Teşekkür 168
ŞeHaDeT PaRMaĞıDıR GöĞe DoĞRu MiNaRe
Offline
« Yanıtla #8 : 01 Haziran 2008, 00:44:12 »

RABBİM razı olsun çok güzel paylaşımlar...


Resulullah (a.s.v.) buyurdular ki;

-“Cennete ancak merhametli olan girer.”

        Eshab (r.a.) dediler:

-“Ey Allah (c.c.) ın  elçisi. Biz  hepimiz merhametliyiz.”

        Resulullah (a.s.v.) buyurdu:

-“Merhametli olan, yalnız kendisine  merhamet  eden değil, kendisine ve başkasına merhamet  edendir.”

Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr...
Söyler misin, ne olur;
Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"


01 Haziran 2008, 00:47:16
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1259

Mesaj : 9,480

Aldığı Teşekkür 168
ŞeHaDeT PaRMaĞıDıR GöĞe DoĞRu MiNaRe
Offline
« Yanıtla #9 : 01 Haziran 2008, 00:47:16 »

Merhametli olan, hayvanlara  da  merhamet eder, onlara güçlerinin yetmediğini yüklemez.

        Resulullah (a.s.v.)  şöyle buyurduğu rivayet edilir:

-“Bir gün  adamın biri yolda yürüyordu. Şiddetli susadı. Orada bir kuyu buldu. Kuyuya inip su içti ve susuzluğunu giderdi. Sonra  kuyudan çıkınca , susuzluktan dilini çıkaran bir köpek gördü. Adam  kendi kendine şöyle dedi: ‘Bu köpek  de benim gibi  susuzluğa uğramış.’ Tekrar kuyuya inip ayakabısına  su doldurdu. Sonra  ağzı ile  ayakabiyi  yukariye çıkardı ve köpeyi suladı.”

Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr...
Söyler misin, ne olur;
Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"


01 Haziran 2008, 00:59:29
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1259

Mesaj : 9,480

Aldığı Teşekkür 168
ŞeHaDeT PaRMaĞıDıR GöĞe DoĞRu MiNaRe
Offline
« Yanıtla #10 : 01 Haziran 2008, 00:59:29 »

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Allahın yüz merhameti vardır. Bir tanesini yeryüzüne indirmiştir ki, cinler, insanlar, hayvanlar ve zararlı sürüngenler aralarında onun sayesinde birbirlerine acıyıp merhamet ederler. Yabanî hayvanlar, onunla yavrularına şefkat gösterirler.
Geride kalan doksandokuz merhametini kıyamet gününe ertelemiştir ki, âhirette kullarına onunla davranacaktır."
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme esirler getirildi. Aralarında memeleri sütle dolmuş bir de kadın vardı, esirler arasında bulduğu bir çocuğu kapıp bağrına bastı ve onu doyasıya emzirmeye başladı.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
"Ne dersiniz, bu kadın, bu çocuğunu ateşe atar mı?"
"Hayır, vallahi atmaz!" dediler.
"Allahın kullarına olan şefkati, bu kadının çocuğuna olan şefkatinden daha çoktur."
Ömer radıyallahu anh. Buhârî.


Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Müminler, birbirlerini sevmekte, merhamet etmekte, şefkat göstermekte tek vücut gibidirler. O vücudun bir organı rahatsız olursa, diğer organlar da acı çekip uykusuz kalır."
Nûman radıyallahu anh. Buhârî.

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Bir kadın, kedi yüzünden cehenneme girdi. Kediyi eve hapsetmiş, yiyecek bir şey vermemiş, üstelik gidip yiyecek araması için onu serbest de bırakmamıştı."
İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr...
Söyler misin, ne olur;
Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"


01 Haziran 2008, 01:05:14
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1259

Mesaj : 9,480

Aldığı Teşekkür 168
ŞeHaDeT PaRMaĞıDıR GöĞe DoĞRu MiNaRe
Offline
« Yanıtla #11 : 01 Haziran 2008, 01:05:14 »

Tabiînden alim, fazıl, muhaddis ve sûfî Abdullah bin Mübarek, haccı ifa ettikten sonra Mekke'de Harem'de yakaza halinde iken semadan iki melek gelir. Biri diğerine:
"Bu sene 600 bin kişi haccetti. Hepsinin haccı, Şam'da Ali bin Muvaffak ismindeki bir ayakkabı tamircisinin yaptığı amelin hürmetine makbul oldu. Bu kişi hacca gitmeğe niyet etti, lakin gidemedi. Onun yaptığı bir amel hürmetine bu kadar hüccacın haccı kabul edildi." der.
Abdullah bin Mübarek uyku ile yakaza arası olan bu halden uyanınca, merak ve hayret içinde kalıp Şam kervanı ile Şam'a gitti. O zatı bulup sordu:
"Sen hacca gitmediğin halde ne amel işledin?"
Ali bin Muvaffak, Abdullah bin Mübarek gibi meşhur bir zatı karşısında görünce şaşırdı. Heyecanından bayıldı. Kendisine geldiğinde şöyle anlattı:
"Otuz sene hacca gitmeyi arzu eder dururdum. Eskicilikten 300 dirhem para biriktirdim. Hac yolculuğuna niyet ettim. Hamile karım:
"Komşudat et kokusu geliyor; bana bir parça et ister misin?" dedi. Komşuma gittim. Durumu anlattım. Komşum ağladı:
"Yedi gün oldu ki, çocuklarım açtır. Yolda ölü bir hayvan buldum. Ondan bir parça kestim. Şimdi onu kaynatıp onları avutuyorum. Helal bir gıda bulamaz isem, mecburi onu yedireceğim. İsterseniz vereyim, fakat bu kaynayan et, bunlara ölümle burun buruna geldikleri için helal, size ise haramdır." dedi.
Ali bin Muvaffak devamla:
"Bunu duyunca, sanki içimden bir parça koptu. Birbir zorlukla biriktirdiğim bu 300 dirhemi ona verdim;
"Ya Rabbi, hac niyetimi kabul et!... diye Rabbime iltica ettim." dedi.
Bunun üzerine Abdullah bin Mübarek:
"Rabbim bana rüyada doğruyu bildirmiş!" dedi.

Bu hadise, Rahman ve Rahim olan Rabbimizin bize gösterdiği bir merhamet bereketidir. Rüyadaki zuhûratla hacdan misal verilmesi, ibadet hayatın da merhametin ne derece mühim bir rol oynadığını ifade etmektedir.


(ALINTI)
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr...
Söyler misin, ne olur;
Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"


01 Haziran 2008, 01:15:48
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1259

Mesaj : 9,480

Aldığı Teşekkür 168
ŞeHaDeT PaRMaĞıDıR GöĞe DoĞRu MiNaRe
Offline
« Yanıtla #12 : 01 Haziran 2008, 01:15:48 »

Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr...
Söyler misin, ne olur;
Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"


01 Haziran 2008, 15:58:14
elif_

Yeniden dirilmenin emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim

Minare Team

*****


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 255

Mesaj : 2,167

Aldığı Teşekkür 60
WWW
Offline
« Yanıtla #13 : 01 Haziran 2008, 15:58:14 »

Katkıların için Rabbim razı olsun VuSLaT ablam.. Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Allah Teala Buyuruyor:

 
      "De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım!

      Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, cok bağışlayan,
     
      çok esirgeyendir." (Zümer 39 / 53)

 

      "Allah, kendisine ortak (şirk) koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını (günahları) dilediği kimse için bağışlar.

      Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur." (Nisa 4/48)

Logged

! ياغايب
01 Haziran 2008, 19:37:42
VuSLaT

Admin

*


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1259

Mesaj : 9,480

Aldığı Teşekkür 168
ŞeHaDeT PaRMaĞıDıR GöĞe DoĞRu MiNaRe
Offline
« Yanıtla #14 : 01 Haziran 2008, 19:37:42 »

"Merhamet"



"Merhamet" kitabı hakkında Hasan KAÇAN ne demiş bakalım;

Doç.Dr.Kemal Sayar'ın Merhamet isimli kitabını okumadıysanız, ne yapıp edin bulun, okuyun... Zaman zaman kendimden utanarak, zaman zaman gözlerim nemlenerek, zaman zaman hayretler içerisinde kalarak okudum kitabı... Modern hayatın ve onun körüklediği bireyselliğin kalplerimizden merhamet duygusunu nasıl söküp attığını ne de güzel anlatmış Kemal Sayar... Ellerine sağlık... Gazetelerde... Dergilerde... Televizyon haberlerinde... Şurada, burada... Gördüğümüz, okuduğumuz hadiselerde artık kalbimiz devreye girmiyor... Dünyanın dört bir tarafında, bombalanmış şehirleri, öldürülmüş çocukları, trafik kazalarını, yangınları, depremleri sadece seyrediyoruz... Yemek soframızda çorbaya kaşığı daldırırken bakmaya devam ediyoruz... İçimizde en küçük bir kıpırtı yok... Sanki bir film izliyoruz... Şapır şupur kaşık sallamaya devam ediyoruz... Boğazımıza takılıp kalmıyor o yemek... Tatlı nerede kaldı? diyoruz... Merhamet duygusu bizi insanî yapan en önemli hasletlerimizin başında geliyor mu?.. Kalbimizde bu duygu olmazsa hayvanlardan ne farkımız kalacak?.. Gene de burada yazdıklarım sevgili Kemal Sayar'ın yazdıklarının yanına yaklaşamıyor... Lütfen bu kitabı bulun ve okuyun... Belki hayatınız değişmeyecek ama eminim hayata bakışınız değişecek... Adalet duygusu elbette insani bir duygudur... Amma... Yanında merhamet duygusu yoksa birşeyler eksik kalmış olmuyor mu?..


KİTAP HAKKINDA:
Ümit ve merhamet. ‘Bir düş kuruyorum’ diyebilmek. Soluduğumuz havayı zehirleyen ve bizi birbirimize düşman kılmak isteyen zalimlere inat, merhamet. Çünkü zalimlik ötekini utandırarak, aşağılayarak, onun saygınlığını ayaklar altına alarak, haklarını değersizleştirerek zulmünü icra eder. Merhamet, insan onur ve saygınlığının çiğnenmesine karşı durmaktır.
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr...
Söyler misin, ne olur;
Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"


Anahtarlar:
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır