elif_

|
 |
« Yanıtla #15 : Aralık 13, 2007, 20:24:42 » |
|
Uzun bir süre kaldığını düşünmüyorum artık büyük alametleri bekliyorum... güzel bir konu paylaşmışsın çok etkilendim emeğine sağlık elif kardeş   c.c. her zaman yardımcımız olsun  Aminn ablacım. Sağolasın  Vadedilen zamana yaklaşıyoruzz 
|
|
|
|
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
elif_

|
 |
« Yanıtla #16 : Aralık 13, 2007, 20:30:10 » |
|
“Ahir zamanda genç olmak” diyor ya yazar; işte böyle bir zamandayım ve genç olmanın tüm zorluklarını iliklerime kadar tadıyorum. Yanmak var ahir zamanda. Hayatı yanarak yaşamak... Genç olmanın verdiği hezeyanlara kapılmamak için çırpınmak, sürekli çırpınmak ama yinede dipsiz kuyulara düşmek zaman zaman. Yanmanın sınırlarını zorlayıp, daha da yanarak, sürekli yanarak bir hayatı yaşıyor olmak. Ne zamana kadar? Sanıyorum bu yanmak vakti hiç bitmeyecek, biz bittiğimiz zaman oda sona ermiş olacak.YAKUP TUTUM
|
|
|
|
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
yusuf tâlha

|
 |
« Yanıtla #17 : Aralık 13, 2007, 21:00:41 » |
|
Merhabalar, selâmün âleyküm, ...40 yıla yakin zaman geçti aradan. O gün, acaba nasıl diye merak ettiğimiz o 'pencere' simdi her evin başköşesinde... bizde, başköşede değil; çünkü, yok. bir "pencere"den daha pahalı bilgisayarımız var; alamadığımızdan değil, yokluğu.başlangıçda, muhalefettendi; şimdi, yokluğunun farkında bile değiliz! hamdolsun.. selâmetle kalınız..
|
|
|
|
|
Logged
|
Efendim,
Bir hayrân kaldığımız, dedik ya.. Biz, Allahu Teâlâ'nın hangi "var yada yok'una" hayrân kalmadık ki.. Hangi tâvsiyye yada emrine "-Peki, efendim." demedik ki.. Yeryüzünü, hatırına hâlâ paramparça edmediği, o en güzel kul, Peygâmber Efendimiz(s.a.v.)'in hangi haberini hissedmeden geçtik ki..
Size bir ip-ucu, Duâ'yı ve ilmi bırakmayınız!
Sizi, Peygâmber'e komşu eder..
|
|
|
elif_

|
 |
« Yanıtla #18 : Aralık 14, 2007, 08:30:07 » |
|
Ve aleykum selam yusufada kardeş. MaşaAllah onu evlerden uzak tutabilene helal olsun..  Ben internetin çok büyük nimet olduğunu düşünenlerdenim. Artık internet, televizyonun yerini aldı bence.. 
|
|
|
|
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
elif_

|
 |
« Yanıtla #19 : Aralık 14, 2007, 08:36:23 » |
|
 Hayat hiç bu kadar küçülmemişti, zaman hiç bu kadar bereketsizleşmemişti. Oysa bu derece bereketsizleşeceğini, asırlar öncesinden gayb aşina bir tarzda haber veriyordu muhbir-i sadık.“Öyle bir zaman gelecek ki; bir sene bir ay gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek, bir günün geçmesi ise, bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak.” Bu ahir zaman hadisleri bir çok yönüyle içinde yaşadığımız çağın gerçeklerini ortaya koymaktadır. Bereketsizliğin en müessir sebeplerinden biri de kanaatsizliktir, hırs ve ihtirastır,tul-i emeldir. Yani öyle bir zaman gelecek ki, insanlar bu illetler yüzünden; nereden, niçin geldiklerini ve nereye niçin gideceklerini bilmeden, ülfetin ve gafletin içine dalarak fani meşguliyetlerin, zaruri olmayan ihtiyaçların peşinden dalaletvadilerinde öylesine at koşturacaklar ki, ne burada misafir olarak yaşadıklarını hatırlayabilecekler, ne de bunu idrak edebilecek bir tefekkürün kapısını aralayabilecekler...
Evet, öylesine dalacaklar ki ahir zamanın insanları derd-i maişet, siyaset ve felsefe hastalıklarına... Ve yine birileri öylesine teşvik edecek ki tüketimi, israfı, rahat ve kolay yaşamayı. Fakat rahat yaşamaya çalıştıkça rahatsız, kolay yaşamaya çalışırken de zorlaştırdıklarının farkına varamayacak kadar tüketip, israf edecekler hayatı ve insanı. Ve rahat yaşamak, bitmeyen ve bitmeyecek olan isteklerini yerine getirmek uğruna bir ömür boyu çile çekenler,hayatını cehenneme çevirenler... Bir başka anlamda cenneti cehennemde arayanlar...Ömrünü ve sağlığını harcayarak kazandıklarını, kaybettiği sağlığını kazanmak için tekrar harcamak zorunda kalanlar... Uzun soluklu emellerin peşinden koşarken, kısa solukların içinde kesilen insanlar dolduracak ahir zamanın ihtiyar dünyasını. Heyhat!.. “hayat ne kadar kısa emel ne kadar uzun...”Sönmez Artan
|
|
|
|
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
VuSLaT

|
 |
« Yanıtla #20 : Aralık 14, 2007, 09:17:59 » |
|
Heyhat!.. “hayat ne kadar kısa emel ne kadar uzun...”  (Ye'tî alen-nâsi zemânün) "İnsanların üzerine bir zaman gelecek ki, gelir ki..." Yâni "İstikbâlde şöyle olacak..." demek. Sanki insanlar duruyor da, zaman üstlerine geliyormuş gibi, ifade öyle: "İnsanların üzerine öyle bir zaman gelir ki, (yestahfî fîhimül-mü'min) o zaman insanların içinde mü'min kendisini saklamaya çalışır, gizlenir; (kemâ yestahfil-münâfiku fîkümül-yevm) şu gün, şu anda, bu asr-ı saadette sizin aranızda münafığın kendisini gizlemeye çalıştığı gibi, saklandığı gibi, o zaman da mü'min saklanmaya çalışır, kendisini gizler." buyuruyor Peygamber SAS Efendimiz...
Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz:
(Ye'tî alen-nâsi zemânün) İnsanların üzerine bir zaman gelir ki, ileride, ahir zamanda öyle bir devir gelecek ki, (yüşârikühümüş-şeyâtînü fî evlâdihim) evlatlarında şeytanlar insanlarla ortaklaşacaklar. İnsanların evlâtlarının bazıları şeytan evlâdı olacak.
Biliyorsunuz, meselâ sofra kuruldu. Sofrada yemeğe başladı bir kimse, besmele çekmeden yedi. O zaman yemek yemesi besmelesiz olduğu için, şeytan da onun tabağından yiyor. Su içti besmelesiz; onunla beraber su içiyor. Yâni yemesine, içmesine ortak oluyor.
Yemeğine ortak olduğu gibi, evlâtlarına da ortak olabiliyor. Başka hadis-i şeriflerden de biliyoruz. Bir zaman gelecek ki, şeytanlar insanların evlâtlarına ortak olacaklar. Yâni anne babası ile ortak olacak.
Bunu söyleyince, dinleyenler hayret ettiler. (Kìle: E ve kâinün zâlike yâ rasûlallah?) Denildi ki: "Bu olacak mı yâ Rasûlallah?.." (Kàle: Neam.) "Evet, olacak." buyurdu Peygamber Efendimiz
(Kàlû) O zaman sordular: (Ve keyfe na'rifü evlâdenâ min evlâdihim?) "O zamanki müslümanlar olarak bizler, böyle bir durum olmuşsa, kendi evlâtlarımızı şeytanların evlatlarından nasıl ayıracağız?.. Ortada çocuk var ama, 'Benden mi oldu, şeytandan mı oldu bu evlât?' diye bahis konusu olunca, şeytanın evlâdını, oğlunu, kızını kendi evlâdımızdan nasıl ayırt edebiliriz?.. Alâmeti nedir?" diye sormuşlar.
(Kàle) Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz: (Bikılletil-hayâi ve kılletir-rahmeti) "Utanmasının azlığından ve merhametinin, acımasının azlığından..."
Demek ki, şeytanın çocukları hayâsız oluyor; utanması, arlanması yok, ar damarı çatlamış oluyor ve merhametsiz oluyor, acıması olmuyor. Kırıyor, döküyor, vuruyor, öldürüyor, bağırtıyor, can yakıyor, can alıyor, işkence ediyor... Arsız, yüzsüz, edepsiz, hiç bir şeyden utanması yok... Yüzü Fransız köselesi gibi derler, yâni yüzü kızarmıyor. "O hayasızlığından ve merhametsizliğinden, şeytanın çocuğu olduğu anlaşılır." buyuryor.
(Ye'tî alen-nâsü zemânün) "İnsanların başına, üzerine bir zaman gelir ki, ilerde gelecek ki..." Ne olacak? (Hemmühüm butùnühüm ve şerefühüm metâuhüm ve kıbletühüm nisâühüm ve dînühüm derâhimihim ve denânîruhüm, ülâike şerrül-halkı lâ halâka lehüm indallàh.) Kıyamete yakın zamanı anlatan bir hadis-i şerif. Neler olacağını şöyle buyuruyor Peygamber Efendimiz: "O zamanda, (hemmühüm) insanların tasası, gayreti, (bütùnühüm) karınları olacak." Yâni akılları, fikirleri karınlarının ihtiyaçlarını gidermekle ilgili olacak demek. Tasaları, karınları...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
VuSLaT

|
 |
« Yanıtla #21 : Aralık 14, 2007, 09:34:32 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
VuSLaT

|
 |
« Yanıtla #22 : Aralık 14, 2007, 09:50:58 » |
|
Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif'lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyururlar ki:
"Devlet malı belirli çevrelerin menfaati yapıldığı, Emanet kelepir ve zekât angarya sayıldığı, İlim dinden başka gaye için tahsil edildiği, Kişi karısına itaat edip annesine âsi olduğu Dostunu kendisine yaklaştırıp babasını uzaklaştırdığı, Mescidlerde gürültüler başgösterdiği, Fâsık kimsenin kabilenin başına geçtiği, Aşağılık adamın milletin lideri olduğu, Şerrinden korkulduğu için kişiye ikramda bulunulduğu, Şarkıcı kadınlar ve çalgı âletleri türediği, Şaraplar içildiği ve bu ümmetin sonunda gelenler evvel gelenleri lânetlediği zaman; İşte o zaman kızıl bir rüzgâr, zelzele, yere batma, şekil değiştirme, taşlanma ve ipi kopan bir kolyenin tanelerinin birbiri ardı sıra gitmesi gibi birbirini takip eden alâmetler beklesinler." (Tirmizî: 2308)
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
elif_

|
 |
« Yanıtla #23 : Aralık 16, 2007, 20:42:13 » |
|
 Öyle bir zaman gelecek ki o zaman şu üç şeyden daha kıymetli birşey olmayacaktır: Helal para, can u gönülden arkadaşlık yapılacak bir kardeş ve kendisiyle amel edilecek bir sünnet.” (Heysemî, I, 172)
“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!” (Buharî, Büyû; 7)
“Öyle bir zaman gelecek ki bütün insanlar ribâ (faiz) ile iş yapacak. Ondan sakınanlar dahi tozuna bulaşmak durumunda kalacaklar.” (Nesâî, Büyû 2; İbnu Mâce, Ticârât 58; İbn Hanbel, Müsned, IV, 494; Beyhakî Sünen, IV, 275)
“Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hâinlere güvenilecek. İnsanlardan şâhidlik etmeleri istenmediği halde şâhidlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği halde yemin edecekler,” (Taberâni, XXIII, 314)
“Öyle bir zaman gelecek ki insanlar iyiliği özendirmeyecek, kötülükten de sakındırmayacaklar.” (Heysemî, Mecmauz-zevâid, VII, 280)
Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: “-İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek.” “-Bu nasıl olur?” diye soruldu. Şu cevabı verdi: “-Herçtir! Öldüren de ölen de ateştedir.” (Müslim, Fiten 56)
Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-: “-İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki o vakit müminin kalbi tuzun suda eridiği gibi eriyecek!” buyurdu. “-Niçin eriyecek yâ Rasûlallah?” diye sorulduğunda: “-Kötülükleri görüp de onları değiştirmeye güç yetiremediği için” buyurdu. (Ali el-Müttaki, Kenz, III, 686/8463)
|
|
|
|
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
elif_

|
 |
« Yanıtla #24 : Aralık 23, 2007, 14:49:56 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
elif_

|
 |
« Yanıtla #25 : Aralık 23, 2007, 14:59:25 » |
|
Ahirzaman fitneleri nasıl ortaya çıkacak ve bu fitnelere karşı kendimizi nasıl koruyacağız? Ebu Hureyre’den (ra.) rivayet edildiğine göre Resulullah sav ümmetin sefih gençlerine dikkat çekerek “Ümmetimin helaki sefih gençler eliyle olacaktır.” (1) buyurmuştu. “İçimizde salihler (dindarlar) olduğu halde helak olur muyuz?” sorusuna “kötülükler çok olunca” diye cevap vermişti(2). Yine Medine’de sahabelerine “Ben şüphesiz evlerinizin içine yağmur gibi girecek fitneler görüyorum” (3) buyurmuştu. Bir hadis-i şeriflerinde de, “Zaman yavaş yavaş yaklaşıyor. Amel azalacak, (kalplere) cimrilik atılacak, fitne hakim olacak. Ölümler artacak” buyurarak gittikçe ümmette bozulmaların olacağını haber vermişti. (4)
Bir başka Hadis-i Şerif de, “Şu önümüzdeki günlerde cehalet iner, o zaman din ilmi kaldırılır. Hem o zaman ölümler çoğalır” haberi verilmişti. (5)
Ashabtan Enes b. Malike gelip, Emevi valisi Haccac b. Zalim’den şikayet edenlere o: “Sabrediniz, üzerinize gelen zaman ancak kendisinden daha kötü (olarak) gelecek: Rabbinize kavuşuncaya kadar. Ben bunu Nebiniz (asm.) den duydum” buyurmuştu(6). Resulullah (asm.) in sırdaşı olan Huzeyfe b. el-Yeman (ra.) bir gün kendisine ulaşmasından korktuğu şer konusunda Resulullaha sav şöyle demişti:
“Ey ’ın Resulü, mutlaka bizler (islamdan önce) cahiliyyede şerler içinde idik. Derken bize hayrı getirdi. Acaba bu hayırdan (menfeatten, güzellikten) sonra kötülükler var mı? Bunun üzerine Resulü “evet” buyurdu. O: “Peki bu şerden sonra hayırdan bir şey var mı? “Resulullah (yine) “evet” buyurdu... “(Hadis-i şerifte Resulullah (asm.) yine şerlerden söz etti.) sonunda Huzeyfe (ra.) yine sordu: “Bu şerlerden sonra da hayır var mı?” Resulullah (asm.) “Evet” buyurdu. “(Bir kısım) çağırıcılar cehennem kapılarına çağıracaklar, kendilerine icabet eden oraya yönelecektir. Onu oraya atacaklar” (7).
Bunun üzerine ben: “Onları bize tarif eder misin?” dedim. Resulullah: “Onlar sizin aşiretinizden, içinizdendir. Sizin dilinizle konuşurlar” dedi. (Yine) ben: “Bu zamana ulaşırsam bana ne yapmamı emredersin?”dedim. Resulullah şöyle buyurdu. “Müslümanların cemaatine ve onların imamına (önderine) uy ve bunlardan ayrılma” Bunun üzerine: “Onların cemaati ve önderi yoksa?” dedim. “O zaman cemaati ve imamı olmayan fırkaların hepsinden ayrıl, şayet bir ağacın köküne (kovuğuna) sığınabilirsen, ölüm sana yetişinceye kadar bu hal üzere ol.” ( 8 )
Bir başka hadis-i şerifte de: (Ebu Hureyre’den nakledildiğine göre) Resulullah (asm.) “Yakında büyük fitneler olacak o fitnelerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri, sığınacak mekan bulursa ona sığınsın” buyurarak(9) aynı konuya parmak basmıştır.
Cahiliye çağındaki açık saçıklığın, ümmetin sonunda da olacağını belirten Resulullah, bir gün Medine’de sabah namazı vaktinde korkarak heyecanla uyanmış: “Dünyada nice giyinmiş kadınlar vardır. Ahirette çıplaktırlar” (10) buyurmuştur. Böylece Resulullah dünyanın sonunda ve ümmetin sonlarında, İslam kadınlarının dünyada giyinik oldukları halde, İslamî tarzda giyinmedikleri, bazı yerlerini açtıkları, şeffaf ve dar giyindikleri için ahiret nokta-i nazarından açık olduklarını ve açıklıklarının cezasını göreceklerini belirtmiştir.
Yine, “Benden sonra kimisi kimisinin boynunu vuran kafirler olarak dinden dönmeyin” (11) buyurarak, kendinden sonra cahiliye çağı gelenek ve göreneklerine, içki, kumar, faiz, puta tapma, fısk ve büyük günahlara dönmemeyi emrettiği gibi, dinden geri dönme hususunda da ümmeti uyarmış, islam cemiyetlerinde irtidadların (dinden dönmelerin) olacağına da işaret etmiştir.
Bir hadis-i şerifte ise, ahir zamanda, kişiyi kardeşinden ve babasından ayıracak fitneler çıkacağı haber verilmektedir;
“İlerde büyük fitneler olacak, kişi o fitnelerde kardeşinden ve babasından ayrılacak. (O zaman) fitneler erkeklerin kalplerinde kıyamete kadar yayılacak. Hatta O fitne zamanında bir kimse, zinakar kadının zinasıyla ayıplandığı gibi, ’ın emirlerine uymasından dolayı (17) ayıplanacak.” ( 18 )
Rasulullah’ın (SAV) bu haberine göre, kıyamete kadar devam edecek şiddetli fitnelerde, özellikle ahir zamanda gelecek fitnede, kişi düşünce, fikriyat, hayatı anlama ve yorumlama, hatta din edinme hususunda kardeşinden ve babasından farklı olacak. İki kardeş, baba ile oğul bu hususta aynı değerleri paylaşmayacak. Çünkü O zaman fitne çok yaygın hale gelecek, kişiler ailelerinden, ana babalarından kopup, başka kaynaklardan etkilenecekler. Çok uzaklarda ortaya çıkan yanlış bir fikir, gönülden gönüle, zihinden zihine, dilden dile yazı ile veya başka yollardan hemen yayılacak. Fitne kuş gibi kalpten kalbe uçacak, zihinlerde yuvalanacak. Elbette böyle kritik ve tehlikeli zamanlarda İslâm’ı yaşamak, benimsemek, onu dosdoğru şekilde hayatı boyunca devam ettirmek, güç olduğu kadar da sevaplı olacaktır. Kaynaklar: 1. Sahihu’l-Buhari, VIII, 88; Sunenu İbn-i Mace II, 1331 (no: 4015) 2. Sahihu’l-Buhari, VIII, 88; Sunenu İbn-i Mace II, 1305 (no: 3954) 3. Sahihu’l-Buhari, VIII, 89. 4. Sahihu’l-Buhari, VIII, 89. 5. Sahihu’l-Buhari, VIII, 89. 6. Sahihu’l-Buhari, VIII, 90. 7. Burada alma manasına kazf kelimesi kullanılmıştır. 8. Sahihu’l-Buhari VIII, 93; Sunenu İbn-i Mace II, 1317 (no: 3979). 9. Sahihu’l-Buhari VIII, 92; Tefriru’l-Kurani’l-Azim II, 43; Sunenu İbn-i Mace, II, 3961. 10. Sahihu’l-Buhari VIII, 90; Sunenu İbn-i Mace II, 1326 (Tabahtur ve kadınların süslenmesi). 11. Sahihu’l-Buhari VIII, 91. 17. el-Müfredat s. 61. Bela, imtihan, sıkıntı, mihnet, meşakkat manalarına gelmektedir. 18. Gümüşhanevi, Ahmed Ziyaüddin, Ramûzul-Ehadis, terc. Naim Erdoğan, İstanbul ty. s. 298-3715 nolu hadis (Nuaym fiten, Tabarani Evsattan); Ayrıca bk. İbn-ü Mace, Muhammed b. Yezid. Sunenu İbn-i Mace I-II, İstanbul ty. II, s. 1306, 1317, 1333 İlerde Gelecek Fitnelerle İlgili Hadis Kitaplarının özellikle “Kitabu’l-Fiten” bölümlerinde birçok hadis-i şerife rastlamak mümkündür.
|
|
|
|
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
elif_

|
 |
« Yanıtla #26 : Aralık 23, 2007, 15:07:31 » |
|
Ahir zamanın da güzellikleri vardır... “Ümmetimden beni en çok sevenler, benden sonra gelenlerden, ‘Rasulullah (SAV) bir kere görseydim de malımı ve ailem olmasaydı’ diyecek olanlardır.” buyurmuştur. Ahir zamanda da böyle bir sevgiyi yüreğine gömenler bulunabilecektir. Zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin kıyamete kadar  , her dönemde dinine hizmet edecek fideler yetiştirecektir. “  , dini için fideler dikecek ve onları dinine hizmetle şereflendirecektir.” (İbni Mace, Ahmed) Bizler bugün içinde bulunduğumuz zamanı kötülemeyelim ve öncekilerin daha şanslı olduğu gafletine düşmeyelim. Bahane bulamak bir hüner değildir ve Müslüman’a yakışmaz. Belki bizim nasıl düşünmememiz gerektiğini Peygamber efendimiz (SAV)’ın şu sözü daha iyi açıklıyor: “Ümmetim yağmur gibidir. Başı mı hayırlıdır sonu mu bilinmez.”  (CC) Hepimize hayırlı işler yapmayı ve salih kullarının arasında olmayı nasip eder inşaAllah. ..Alıntı..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Aralık 23, 2007, 15:09:13 Gönderen: elif_ »
|
Logged
|
This time, This place Misused, Mistakes Too long, Too l8 Who was I 2 make u w8 Just 1 chance Just 1 breath Just in case there's just 1 left Cuz u know...
|
|
|
big_printer

|
 |
« Yanıtla #27 : Aralık 23, 2007, 15:56:22 » |
|
EVET VAKİT SAAT TAMAMLANMAK ÜZERE BELKİ, AMA MEVLAM İMANDAN KURANDAN SEVDİKLERİNİN YOLUNDAN AYIRMASIN, LİVAUL HAMD ALTINDA CEM EYLESİN , NASİL OLSA GECİYOR YALAN DÜNYA..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|