| 21 Ağustos 2007, 10:27:26 |
|
|
 |
« Yanıtla #15 : 21 Ağustos 2007, 10:27:26 » |
|


İslam gençlerin omuzunda yükseldi...
İslam hareketini asıl yönlendiren ve onu Arap toplumunun yeni kimliğine uygun hale gelmesinde canla-başla destekleyerek Hz. Peygamber’e yardımcı olan geniş bir idealist gençler grubu vardı. Müslüman olduklarında bunların çoğu 30 yaşın altında bulunuyorlardı. Bu anlamda İslam’ın bir gençlik hareketi olduğunu söylemek mümkündür. İslam’ın gençleri arasında,
* Hz. Ali (10 yaş),
* Zeyd bin Harise, Talha (15-17 yaş),
* Abdurrahman bin Avf (17 yaş),
* Sa’d bin Ebi Vakkas (17 yaş),
* Abdullah bin Mesud (15 yaş),
* Abdullah bin Ömer (13 yaş),
* Zübeyr bin Avvam (16 yaş),
* Mus’ab bin Umeyr (18-20 yaş),
* Osman bin Afvan (24 yaş),
* Ebu Huzeyfe (30 yaş),
* Ebu Udeybe bin Cerrah (31 yaş)
gibi isimler yer alıyordu. Genç erkekler gibi genç kız ve hanımlar da İslam’ı ilk seçenler ve Peygamber Efendimiz’in ilim ve irfan halkasına katılanlar arasında yer alıyorlardı. Fatıma binti el-Hattab (Hz. Ömer’in kardeşi), Hz. Ebubekir’in kızları Esma ve Aişe bunların başında gelir. Mus’ab bin Umeyr, zengin bir ailenin çocuğu idi. Mekke’de Kureyş gençleri arasında onun kadar müreffeh bir hayat geçiren bir başka genç yoktu. İslam’ı hiç itirazsız kabul etti. Müslüman olduğunu öğrenen ailesi onu yakalayıp eve hapsetti. Hz. Muhammed (sas) henüz 21 yaşında iken Muaz bin Cebel’i Yemen’e vali tayin etmiş, ona vefa ve sevgi duyguları içerisinde davranmıştı. Yine başka bir genç olan Ebu Huzeyfe, Kureyş liderlerinden inançsız olarak ölen Utbe’nin oğluydu. Babasından sonra Kureyş liderliği kendisini bekliyordu. O bütün servet, itibar ve rahatlığı terk ederek, İslam’ı, birlikte çileyi ve fakirliği seçti
|
|
|
|
|
Logged
|
 chi begam? har chi begam fayde nadare...چي بگم.. هر چي بگم فايده نداره
|
|
|
| 17 Eylül 2007, 15:06:05 |
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 17 Eylül 2007, 15:06:05 » |
|
"Ne garip! Ama gerçek!.. Böyle olunca da... Saydığımız maddelerin zıtları olan güzellikler de iteleniyor, neredeyse hor görülüyor... "
Misal; Yıllar önce bir erkek ile bir bayanın pastanede birşeyler yiyip içmesi göze batardı, oysa bugün kız arkadaşı olmayan erkek veya erkek arkadaşı olmayan bayan arkadaşları arasında neredeyse hor görülüyor. Bu işleri yapmak maharet değil artık, herkesin bu meziyete sahip olması gerekiyor ki medeniyet mıktasının üste başa yapıştırdığı şeylerden biridir bu.
Bu yazı çok güzelmiş ya baştan beri konumuz bu olsaydı keşke. ekleyen arkadaşın ve Abdurrahman Topbaş hocanın eline sağlık.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada mecnun değilsen,Ne leyla`yı çağır,Ne çölü incit...
|
|
|
| 23 Eylül 2007, 22:06:14 |
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 23 Eylül 2007, 22:06:14 » |
|
Selamun Aleyküm, Tebrik ve takdir ederim, inşaallah.. Gayet güzel, gayet leziz ve gayet faideli bir çalışma olmuş.   (c.c.), hakkınızda hayırlı olanı versin, amin.
|
|
|
|
|
Logged
|
Efendim,
Bir hayrân kaldığımız, dedik ya.. Biz, Allahu Teâlâ'nın hangi "var yada yok'una" hayrân kalmadık ki.. Hangi tâvsiyye yada emrine "-Peki, efendim." demedik ki.. Yeryüzünü, hatırına hâlâ paramparça edmediği, o en güzel kul, Peygâmber Efendimiz(s.a.v.)'in hangi haberini hissedmeden geçtik ki..
Size bir ip-ucu, Duâ'yı ve ilmi bırakmayınız!
Sizi, Peygâmber'e komşu eder..
|
|
|
|
|
| 23 Eylül 2007, 22:39:34 |
|
|
 |
« Yanıtla #19 : 23 Eylül 2007, 22:39:34 » |
|
selamun aleyküm,
Hani imzanızda, "Bugün kaç kez salavat getirdin?" diye soruyorsunuz ya.. Hiç birgün, hesab edemedim sayısını.. Zira adını her duyduğumda, her özlediğim anda bu, otomatik olarak dilimdedir, zihnimdedir. Aksi halinde, rahatsız olurum. Tıpkı, babamın yediği her lokmada "Besmele" çekmesi gibi..neredeyse istisnasız! Ağlarım ben.. O'nu (s.a.v.) üzdüler diye.. O'nu (s.a.v.) incittiler diye.. O'nu (s.a.v.) kabullenemediler diye.. Sevinirim.. O'nun gülümsediğini öğrendiğimde.. Neşeli çocuklar gibi, uçasım gelir havalara Haber veresim gelir her mahluka Herkes bilsin diye, O'nu gerçekten ve ne kadar çok sevdiğimi.. Aklım başımda, O'nu tanımak yetti bana, bu ahvali yaşamak için..
|
|
|
|
|
Logged
|
Efendim,
Bir hayrân kaldığımız, dedik ya.. Biz, Allahu Teâlâ'nın hangi "var yada yok'una" hayrân kalmadık ki.. Hangi tâvsiyye yada emrine "-Peki, efendim." demedik ki.. Yeryüzünü, hatırına hâlâ paramparça edmediği, o en güzel kul, Peygâmber Efendimiz(s.a.v.)'in hangi haberini hissedmeden geçtik ki..
Size bir ip-ucu, Duâ'yı ve ilmi bırakmayınız!
Sizi, Peygâmber'e komşu eder..
|
|
|
|
|
| 23 Eylül 2007, 23:21:38 |
|
|
 |
« Yanıtla #21 : 23 Eylül 2007, 23:21:38 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
MUTLULUK DİKENLER ARASINDA BÜYÜYEN GÜL'DÜR... SEVGİ VE ÖLÜM İNSANA HER ŞEYİ HATIRLATIR... SEVGİM RASULUME VE RABBİME DUYDUYUM AŞKTIR... ÖLÜM İSE SEVDALIYA KAVUŞMAKDIR...
|
|
|
| 23 Eylül 2007, 23:51:22 |
|
|
 |
« Yanıtla #22 : 23 Eylül 2007, 23:51:22 » |
|
Selamun Aleyküm, İzah: "Bugün kaç kez salavat getirdin?" diye soruyorsunuz ya.. Hiç birgün, hesab edemedim sayısını.. Zira adını her duyduğumda, her özlediğim anda bu, otomatik olarak dilimdedir, zihnimdedir. Aksi halinde, rahatsız olurum. Tıpkı, babamın yediği her lokmada "Besmele" çekmesi gibi..neredeyse istisnasız! Ağlarım ben.. O'nu (s.a.v.) üzdüler diye.. O'nu (s.a.v.) incittiler diye.. O'nu (s.a.v.) kabullenemediler diye.. Sevinirim.. O'nun (s.a.v.) gülümsediğini öğrendiğimde.. Neşeli çocuklar gibi, uçasım gelir havalara Haber veresim gelir, her mahluka Herkes bilsin diye, O'nu gerçekten ve ne kadar çok sevdiğimi.. Aklım başımda; O'nu tanımak yetti bana, bu ahvali yaşamak için.. Hani birisi size, uzak bir diyarda dünyalar güzeli bir kimseden bahseder de,anlatır, anlatır.. Siz öyle merak edersiniz ki, artık ne zaman ve ne mekan, mühim olamamıştır artık. Aklınızda bir tek mevzuu vardır; en azından, bir kere dahi olsa görmek istersiniz...İşte bu hali, ben sevgili Peygamberim(s.a.v.) ve Rabbi'm Allahu Teala için yaşıyorum! Vuslat gününü ve anını hep bekler oldum.. Muhammed Yusuf Talha el-Mısri Bu yazıyı, tebrik almak için yazmadım.Eğer, aynı duyguları paylaşan güzel kullar var ise, onlarla hemhal olmak için idi.. Bir kimse birgün, şu şikayette bulunmuştu: "Nedir bu ya! Her şeyi Din ile âlâkalandırıyorsun.." Bizim hayatımızdan, bir kesite şahit olduğu bir sırada.. Yine bir gün, bir şikayet daha:"Yeter artık! Konuştuğun her üç kelimeden biri: "  ".. Bu da, babamın karşılaştıklarından sadece biri.. Bizim hayatımız bu...
|
|
|
|
|
Logged
|
Efendim,
Bir hayrân kaldığımız, dedik ya.. Biz, Allahu Teâlâ'nın hangi "var yada yok'una" hayrân kalmadık ki.. Hangi tâvsiyye yada emrine "-Peki, efendim." demedik ki.. Yeryüzünü, hatırına hâlâ paramparça edmediği, o en güzel kul, Peygâmber Efendimiz(s.a.v.)'in hangi haberini hissedmeden geçtik ki..
Size bir ip-ucu, Duâ'yı ve ilmi bırakmayınız!
Sizi, Peygâmber'e komşu eder..
|
|
|
| 29 Ekim 2007, 14:32:49 |
|
|
 |
« Yanıtla #23 : 29 Ekim 2007, 14:32:49 » |
|
ÇOOOK BEYENDİM BY
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 30 Ekim 2007, 16:30:13 |
|
|
 |
« Yanıtla #24 : 30 Ekim 2007, 16:30:13 » |
|
ELLERİNİNZE EMEĞİNİZE SAĞLIK KARDEŞLERİM.....  HEPİNİZDEN RAZI OLSUN PAYLAŞIMLARINIZ SÜPER KONULAR HER BENİM GİBİ HER İNSANINDA İHTİYACI OLAN BİR KONU DİYORUM TEKRAR TEKRAR  SİZLERDEN RAZI OLSUN
|
|
|
|
|
Logged
|
MUTLULUK DİKENLER ARASINDA BÜYÜYEN GÜL'DÜR... SEVGİ VE ÖLÜM İNSANA HER ŞEYİ HATIRLATIR... SEVGİM RASULUME VE RABBİME DUYDUYUM AŞKTIR... ÖLÜM İSE SEVDALIYA KAVUŞMAKDIR...
|
|
|
| 30 Ekim 2007, 21:03:21 |
|
|
 |
« Yanıtla #25 : 30 Ekim 2007, 21:03:21 » |
|
 'ın (c.c.) rahmeti ve merhameti üzerinize olsun... Dua ediyorum ki;  (azze ve celle) kendisine ve Rasul'üne (s.a.v.) aşık kullarını biraraya getirir de, gönlümüze sükunet ikrâm eder. Kime ve neden, nasıl iman ettiğinin farkında olan kullar.. O kullar;  'a ve Rasulü'ne aşık olduğunu imzalayan kullar.. Eğer, iman ediyorsanız; üstünsünüz.  (c.c.) yardımcınızdır.  (c.c.) herşeyi hakkı ile bilendir. Zerre kadar şüphem yok..[ Nefis ve iblisin , hatta onların alet ve askerlerinin ne dedikleri umurumda değil! Onlar , şüphe edebilir ya da ettirmeye gayret edebilirler.]
|
|
|
|
|
Logged
|
Efendim,
Bir hayrân kaldığımız, dedik ya.. Biz, Allahu Teâlâ'nın hangi "var yada yok'una" hayrân kalmadık ki.. Hangi tâvsiyye yada emrine "-Peki, efendim." demedik ki.. Yeryüzünü, hatırına hâlâ paramparça edmediği, o en güzel kul, Peygâmber Efendimiz(s.a.v.)'in hangi haberini hissedmeden geçtik ki..
Size bir ip-ucu, Duâ'yı ve ilmi bırakmayınız!
Sizi, Peygâmber'e komşu eder..
|
|
|
| 03 Kasım 2007, 11:20:50 |
|
|
 |
« Yanıtla #26 : 03 Kasım 2007, 11:20:50 » |
|
elinize,dilinize,zihninize sağlık cennet kardeş. baya bi uzun yazı olmuş ; güzel olmuş Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik..."Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" suurunda bir gençlik...ne güzel söylemiş üstad NECİP FAZIL gençliğe hitabesinde. * Hz. Ali (10 yaş),
* Zeyd bin Harise, Talha (15-17 yaş),
* Abdurrahman bin Avf (17 yaş),
* Sa’d bin Ebi Vakkas (17 yaş),
* Abdullah bin Mesud (15 yaş),
* Abdullah bin Ömer (13 yaş),
* Zübeyr bin Avvam (16 yaş),
birde bu yaş ifadeleri aslında bizim anladığımız anlamda ''yaş'' ları kastetmiyor diye biliyorum. Hz.Aişe annemizde Peygamber Efendimizle (salat ve selam) evlendiği zaman ifadelere göre 11-13 yaş civarında idi ve aklı selimi bunu anlamaya yetmeyen bazı gafiller iftiraya varan ifadeler kullandılar. halbuki o 11-12-13 ''yaş''lar bizim bildiğimiz manada ''yaş'' ları kastetmiyordu. diye biliyorum yanlışım varsa beni uyarun ve hakkınızı helal edin.selametle...
|
|
|
|
|
Logged
|
kırıldı ümidim.. incindi yüreğim...
|
|
|
| 12 Haziran 2008, 09:55:44 |
|
|
 |
« Yanıtla #27 : 12 Haziran 2008, 09:55:44 » |
|
Çok güzül olmuş cennet kardeş  razı olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
Cihad İslam'ı Temsil Edebilmektir
|
|
|
| 12 Haziran 2008, 21:58:16 |
|
|
 |
« Yanıtla #28 : 12 Haziran 2008, 21:58:16 » |
|
Gençlik Gençlik nereye gidiyor.Veya hangi dış müdahelelerle nereye gidiyoruz hiç bilmiyorum.Çeşitli eller var gençlerin üzerinde hepsi farklı telden çalıyor.Dinini,ibadetini bir kenara bırakmış,kulaklarında küpe,saçlar hippi gibi dazlak kafalar evet nereye gidiyor bu gençlik.Bence bilincsizce bir yere gidiyorlar.  sonlarını affetsin
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|