| 19 Haziran 2007, 18:55:32 |
|
|
 |
« Yanıtla #15 : 19 Haziran 2007, 18:55:32 » |
|
ehli diller arasında aradım,kıldım talep her hüner makbul imiş,illa edep illa edep..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 19 Haziran 2007, 21:06:08 |
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 19 Haziran 2007, 21:06:08 » |
|
"Her şeyin bir yardımcısı vardır, dînin hizmetkârı da edeptir."Bir talebesine yazdığı mektup şöyledir:
"Ey evlâdım! Bu söyleyeceğim edebler, ü teâlâyı sevmek ve O'na yaklaşmak isteyen herkese lâzımdır.
Evlâdım! ü teâlâyı sevmek ve O'na yakın olmak isteyen herkese lâzım olan edebler şunlardır: Az konuşmalı, az uyumalı, insanlarla lüzumu kadar görüşmeli, elemlere, musîbetlere, acılara, açlığa, insanların sıkıntılarına sabretmeli ve kendisine zulmedeni affetmeli ve ondan intikam, öç almaya kalkmamalı, kendi için sevdiğini herkes için sevmeli ve istemeli, malıyla cömertlik yapmalı, insanlardan bir şey istememeli ve beklememeli, sâdece ü teâlâdan beklemeli, her ihtiyâcını ü teâlâya ısmarlamalı. Yaptığı amellere ve kabûl olduğuna güvenmemeli bilakis "Amellerim ayıplı ve kusurludur." demeli; şahsı ile, ibâdetleri ile, ameli ile sevinmemeli, övünmemelidir. Aksine ü teâlâya ve Resûlüne ve O'nun şerîatına uymakla sevinmelidir."
Sa'düddîn-i Kaşgârî hazretleri buyurdu ki:
"Ey talebelerim! Biliniz ki, ü teâlâ bu kadar azamet ve büyüklüğü ile bizlere gâyet yakındır. Bu sözü anlayamazsanız da, böylece îtikâd edip inanmalısınız. Size lâzım olan odur ki, tenhâda ve açıkta edebi gözetiniz. Evinizde tek başınıza olduğunuz zaman dahî, ayağınızı uzatmayınız. Her ân ü teâlânın sizi gördüğünü biliniz ve ona göre hareketlerinizi düzenleyiniz. Kendinizi, zâhir ve bâtın edebi ile süsleyiniz. Görünüşteki zâhir edeb; ü teâlânın emirlerini yapmak, yasaklarından kaçınmak, dâimâ abdestli bulunmak, istigfâr eylemek, az söylemek, her işin inceliğini titizlikle yapmak, İslâm âlimlerinin eserlerini okumak gibi hususlardır. Bâtın edebi ise; yabancılarla düşüp kalkmamak, dünyâya bağlanmamak, ü teâlâyı unutturacak her türlü işten uzaklaşmaktır."
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"
 
|
|
|
| 20 Haziran 2007, 10:14:09 |
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 20 Haziran 2007, 10:14:09 » |
|
Edep; hakla muaşeret hususunda güzel görülen usullere riayet etmek, başkalarına karşı saygılı davranmak ve medeni ölçülere ters düşen hareketlerden sakınmaktır.
Edep, her nevi hatadan sakınmayı bilmek; gerek mü'minlere gerekse gayri müslimlere karşı yumuşak huyluluktan, güler yüzlülükten ve zarifâne hareketlerden ayrılmamaktır.
Edebten Melekler Nurlandı,
Edebsizlikten Şeytan Huzurdan Kovuldu
|
|
|
|
|
Logged
|
Müminlerden öyle yiğitler vardır ki; Onlar  'a verdikleri söze sadakat gösterdi. Onlardan bazılar şehit oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi. Kimiside şehit olmayı bekliyor...
|
|
|
| 20 Haziran 2007, 10:15:20 |
|
|
 |
« Yanıtla #18 : 20 Haziran 2007, 10:15:20 » |
|
Büyük veli Ebu Hafs Haddad (k.s)
"Tasavvuf bütünüyle edepten ibarettir. Her anın, her hâlin ve her makamın kendine göre bir edebi vardır. Her vakit edebe riayet eden kimse, dostu olur. Edebi korumayan kimse, her ne kadar kendisini güzel bir halde zannetse de esasen onun hak katında yeri ve değeri yoktur. Bu kimse kendisinin ilahî huzurda kabul gördüğünü düşünse de, aslında oradan çok uzaktadır."(Hucviri, Keşfu'l-Mahcup, 51; Sühreverdi, Avarif, 54.)
|
|
|
|
|
Logged
|
Müminlerden öyle yiğitler vardır ki; Onlar  'a verdikleri söze sadakat gösterdi. Onlardan bazılar şehit oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi. Kimiside şehit olmayı bekliyor...
|
|
|
| 20 Haziran 2007, 10:23:27 |
|
|
 |
« Yanıtla #19 : 20 Haziran 2007, 10:23:27 » |
|
 'a karsi edep Allahu Teala'nin emirlerini yerine getirmek, nehiylerinden kaçinmak, ihsan derecesine ulasmaktir edep. Kisinin  'i görüyormus gibi ibadet etmesidir. Rabb'ini göremiyorsa da  (c.c.) onu görüyor. Hatta  'in ayetleri okunurken, ayetlerin bizim sahsimiza hitap ettiGini hissedebilme... Kalbimizde imanin lezzetini tadarak yasayan bir Kur'an olabilmek edeplerin en üstünüdür.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 20 Haziran 2007, 10:25:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #20 : 20 Haziran 2007, 10:25:58 » |
|
Hz. Mevlana buyurur: "Kalbim, "iman nedir?" diye aklima sordu. Aklim da, kalbimin kulaGina, "iman, edepten ibarettir." diye fisildadi. Onun için edepsiz kimseler, yalniz kendisine kötülük etmis olmaz. O belki edepsizliGi yüzünden bütün dünyayi atese vermis olur."
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 20 Haziran 2007, 13:06:12 |
|
|
 |
« Yanıtla #21 : 20 Haziran 2007, 13:06:12 » |
|
Önce edebi yazmalı kalem.
Önce edebi anlatmalı kelime.
önce edebi idrak etmeli insan.
Edep güzel; edep yüce...
İnsan güzele müştak, insan yüceye sevdalı. _________________
|
|
|
|
|
Logged
|
Müminlerden öyle yiğitler vardır ki; Onlar  'a verdikleri söze sadakat gösterdi. Onlardan bazılar şehit oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi. Kimiside şehit olmayı bekliyor...
|
|
|
| 23 Haziran 2007, 13:24:19 |
|
|
 |
« Yanıtla #22 : 23 Haziran 2007, 13:24:19 » |
|
E D E P - U T A N M A K - A R E T M E K
* Utancı giden kimsenin kalbi ölür.
Hz.Ömer (R.A.)
* Edep döküntüleri,altın döküntülerinden daha hayırlıdır.
Hz.Osman (R.A.)
* Edep aklın sûretidir.
Hz.Ali (R.A.)
* Ulu kişi,ârif bir insan,Rabbine karşı edebini bıraktı mı mutlaka helâk olur.
Yahya b.Muaz (R.A.)
* En güzel edep,güzel ahlaktır.
Hz.Ali (R.A.)
* İnsanlık âdâbını,ilimden evvel,öğrenmek lâzımdır.
İmâm MÂLİK (Rah.A.)
* Ayıp ve kabahatten korkmayan ile düşüp kalkmak,kıyamet gününde insana utanç verir.
İmam ŞÂFİÎ (Rah.A.)
* İnsana,fâidesiz çok bilgiden ziyâde,edep ve yüksek terbiye lâzımdır.
A.İbni Mübârek (Rah.A.)
* Edep,tecrübe ile (yani bizzat yaşanarak) kazanılır.
İmam MÂVERDÎ (Rah.A.)
* Ey Rabbim! beni her ne cezâ ile cezâlandırırsan ceâlandır,yalnız hicab (utanma) zilleti ile cezâlandırma.
İmam KUŞEYRÎ
* İnsanın ilim ve edebi,en büyük varlığıdır.Eskimez,çürümez,kaybolmaz.
MEVLÂNA Celâledin-i Rûmî (K.S.)
* Dünya gecesinin aydınlatacak şemâların en güzeli ve parlağı:Edeptir.
MEVLÂNA Celâleddin-i Rûmî (K.S.)
* Utanma insanın ruhunda asıldır.İnsanı insan olarak muhafaza eden de budur.
Nâsr-ı HUSREV (Rah.A.)
* İnsanla hayvan arasındaki fark edeptir.
MEVLÂNA Celâleddin-i Rûmî (K.S.)
* Her şeyin bir hizmet edicisi vardır.Dinin hizmet edicisi de edeptir.
Abdullah Nibbaci (Rah.A.)
* İlim meclisine girdim,kıldım talep, İlim tâ gerilerde kaldı,illâ edep illâ edep.
Ziya PAŞA
* Setreter aybını insanın hep, Ne güzel câme imiş,sevb-i edeb. Edep elbisesi insanın ayıbını göstermeyen ne güzel elbise imiş.
Sümbül-Zâde
* İnsan denilen yaratığı diğer yaratıklardan ayıran en büyük nitelik,utanma duygusudur.
Fahrettin Kerim GÖKAY
* Her kimin çatlarsa şu ar damarı, fena vurur ona şamarı.
Meliha IŞILDAR
* Utanmak,insanlara tarafından behşedilmiş bir Lûtuftur.
Osman ÜNVER
* İnsan ne kadar daha fazla şeyden utanırsa,o kadar şeref ve onur sahibi olur.
G.Bernard SHAW
* Bir kimse yaptığı yanlışlıktan dolayı utanmadı mı,bir daha utanacak sebep bulamaz.
MENCIUS
* Bir adam ne kadar çok utanırsa,o kadar saygı değerdir.
G.Bernard SHAW
* Bir insanı suçundan ötürü utandırmak,kanını dökmekten iyidir.
TERENCE
* Çok süs ve ziynet,edep ve hayayı kaçırır.
TITLIYO
* Kanunların yasaklamadığını,ar,utanma kontrol eder.
Lucius A.SENECA
|
|
|
|
|
Logged
|
Müminlerden öyle yiğitler vardır ki; Onlar  'a verdikleri söze sadakat gösterdi. Onlardan bazılar şehit oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi. Kimiside şehit olmayı bekliyor...
|
|
|
| 23 Haziran 2007, 17:55:30 |
|
|
 |
« Yanıtla #23 : 23 Haziran 2007, 17:55:30 » |
|
Edep insanla seytanin ayrildigi en keskin noktadir.
Edep, terbiye, incelik, güzellik, nezaket ve zarafet kurallarina uymak ve tüm kötü hallerden kurtulmaya çalismaktir.
Edep, kusurlari kendinden, iyilikleri Hak'tan bilmektir.
Her sey çogaldikça ucuzlar, ama edep çogaldikça degeri artar.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"
 
|
|
|
| 23 Haziran 2007, 17:57:26 |
|
|
 |
« Yanıtla #24 : 23 Haziran 2007, 17:57:26 » |
|
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
( ü teâlâdan haya edin! 'tan haya eden, kötü düşünceden uzak durur, midesine girenleri kontrol eder, ölümü hatırlar.) [Tirmizi]
(Haya, baştan başa hayırdır.) [Müslim]
(Her dinin bir ahlakı vardır. İslamiyet'in ahlakı da hayadır.) [İbni Mace]
(Hayasız olan hep kötülük eder.) [İbni Mace]
(Hayasız olan, emanete hıyanet eder, hain olur, merhamet duygusu kalmaz, dinden uzaklaşır, lanete uğrar, şeytan gibi olur.) [Deylemi]
(Haya ile iman, ikiz kardeştir. Biri giderse diğeri de gider.) [Ebu Nuaym]
(Mümin, ayıplamaz, lanet etmez, çirkin söz söylemez ve hayasız değildir.) [Tirmizi]
(Haya imanın nizamıdır. Bir şeyin nizamı bozulunca, parçaları da bozulur.) [İ.Maverdi]
(Haya imandandır. Hayasızın imanı yok demektir.) [İbni Hibban]
(İnsan, salih iki komşusundan utandığı gibi, gece gündüz kendisiyle beraber olan yanındaki iki melekten de utanmalıdır!) [Beyheki]
(Hayasızın dini olmaz ve hayasız kişi Cennete giremez.) [Deylemi]
(Haya, iffet, dile hakim olmak ve akıl imandandır. Cimrilik, fuhuş, çirkin sözlü olmak ise hayasızlıktan ve münafıklıktandır.) [Beyheki]
(İman çıplaktır, süsü haya, elbisesi takva, sermayesi fıkıh, meyvesi ameldir.) [Deylemi]
(Haya insan olsaydı, salih biri, fuhuş insan olsaydı, kötü biri olurdu.) [Taberani]
(Haya ile iman bir aradadır. Biri giderse, öteki de durmaz.) [Hakim]
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"
 
|
|
|
| 23 Haziran 2007, 19:39:26 |
|
|
 |
« Yanıtla #25 : 23 Haziran 2007, 19:39:26 » |
|
 Resulu (sav) Ensar’dan bir kişinin yanından geçerken, onun kardeşini utanmaktan vazgeçirmeye çalıştığını gördü. “Onu kendi haline bırak; çünkü haya imandandır!” buyurdu. Haya mümin ahlâkıdır. Edep, kulluk ve tüm güzellikler haya ile gelir. Şimdilerde anne-babasının, öğretmeninin yanında bacak bacak üstüne atabilen, uzanabilen, kendinden büyüklerin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen gençlik, haya duygusundan yoksun olduğu için bu halde. Eskiden bir şarkıyı güftesindeki bazı uygunsuz cümlelerden ötürü reddederken şimdi güftesi bir uçtan bir uca ahlâksız, klibi tamamıyla müstehcen şarkıları çocuğumuzun dilinde duyduğumuzda "Ne güzel de sesi varmış benim yavrumun!" demekle yetiniyoruz. Genç k ı zımız ve oğlumuzla beraber izlediğimiz dizilerde hoşumuza gitmeyen bir bölüm olursa zaplayıp, bir müddet sonra aynı kanala dönerek eğlencemizden ödün vermiyoruz. Eğlence, espri, popüler kültür derken çoğalan eksilerimizin arasında çocuklarımıza “haya”dan bahsetmek aklımıza çoğu kez gelmeyebiliyor. “Rasulullah, perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi” Gençlere haya duygusunu aşılayabilmenin en güzel yolu yaşayarak göstermektir. Onlara bu konuda öncelikle büyükler örnek olmaya çalışmalı. Eğer kendimiz örnek olmada yetersiz kalıyorsak, onları örnek alabilecekleri şahsiyetlerle tanıştırmayı ihmal etmemeliyiz. Bu şahsiyetlerin ilki Efendimiz (sav) olmalı. Gençleri, alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz'deki (sav) zirve ahlâkın izlerini sürmeye teşvik etmeliyiz. Ebu Said el-Hudri'nin (r.a) ifade ettiğine göre  Resulu (sav), perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi. O'nun gençlik çağında, Arap yarımadası hayasızlıklarla dolu bir görüntü arzetse de Efendimiz (sav) cahiliye âdetlerinden uzak kalmış ve ömrünü, hususiyetle gençlik dönemini, eşine az rastlanır haya örnekleriyle süslemiştir. O’nun gençliğinde halk Kâbe'yi çıplak bir şekilde tavaf etmeyi âdet edinmişken Efendimiz (sav), gerek tavafta gerek sair vakitlerde hiçbir zaman böyle bir tutuma yeltenmedi. Kötülüklerin yer aldığı meclislere gitmekten haya etmiş, çirkinliklerden bahsetmemeye özen göstermişti. Efendimiz (sav), haya hakkında en güzel öğüdü ashabına şöyle ifade buyurmuştur: "Haya insan için zinettir…" Haya duygusu, yanlıştan uzaklaştırır Gençlere haya duygusunu anlatırken  ’tan (c.c) utanmanın önemine değinmeyi ihmal etmemeliyiz. Çünkü  'tan utanmak, hayanın hem kökü ve hem de meyvesi mesabesindedir.  'tan utanan bir kul, o utancı sayesinde insanlardan da haya eder.  ’a karşı duyduğu haya hissiyle dini müeyyidelere tâbi olur. Bir gün İbn-i Ömer koyun otlatmakta olan bir çocuğun yanına giderek koyunlardan birini kendisine satmasını ister. Çocuk, satamayacağını çünkü koyunların kendisine ait olmadığını söyler. İbn-i Ömer, “Sahibine, ‘Koyunu kurt yedi!’ dersin. Böylece para da cebinde kalır” der. Çocuğun cevabı kendisindeki güzel ahlakı yansıtır: “Sahibime ‘kurt yedi!’ diyeceğim. Peki söyle bana,  (c.c) bunu görmeyecek mi!…” Haya duygusu kişiyi yanlış işlerden alıkoyar. Efendimiz (sav), "Utanmıyorsan dilediğini yap!" buyururken, insanın fıtratında bulunan haya hissinin nasıl kuvvetli bir otokontrol sistemi olduğuna dikkat çeker. Hayanın sembolleştiği Peygamberlerden biri olan Yusuf Aleyhisselam, ona yaklaşmayı arzu ettiğinde odadaki putun üzerini örten Züleyha’ya neden böyle yaptığını sormuştu. “Puttan utandığım için” demişti Züleyha. Yusuf Peygamber’in sözleri manidardı: “Sen sahte olan ilahından haya ediyorsun, ya ben Rabbim’den nasıl utanmam!” Utanma duygusuna sahip gençlerimize her zamankinden daha çok muhtaç durumdayız. Çünkü haya eden bir genç, ne ebeveyninin ne de kanunların ikazına ihtiyaç duyar. Hayası onu kötülüklerden uzak durmaya sevk eder.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 23 Haziran 2007, 19:45:48 |
|
|
 |
« Yanıtla #26 : 23 Haziran 2007, 19:45:48 » |
|
EDEP-HAYA "Afvi tut, iyilikle emret ve(söz dinlemeyen, itaatsiz) cahillerden uzak dur." İnsan mükerrem bir varlıktır. bu mükerremlik, insanın mükemmelliğinden gelmektedir. Mükemmellikte edep ile tamamlanır. Bütün iyi huylar hep edebin mahsuludür. -------------------------------------------------------------------------------- Edebin esaletten üstün olduğunu savunun Hz. Ali (r.a) diyorki; - Öksüz, anası babası olmayan değildir. Asıl öksüz ilim ve edepten, fazlı kemalden mahrum olandır. Edepli yaşayış huzurlu yaşayırdır. her türlü beladan emin olmaktır. Şair'in dediği gibi: "Edep bir taçdır Nur-u Hüda'dan Giy o tacı emin ol her beladan" Edep, uygulama ile temayuz eder. İnsanın davranışlarından belli olur. "Kişi hacı olmaz gitmek ile Mekke'ye Merkep derviş olmaz taş çekmek ile tekkeye" Hz. Aişe validemiz Rasulullah(s.a.v.)'in ahlakı sorulunca cevaben; -Siz hiç Kur'an-ı Kerim'i okumadınızmı? -Okudum. -İşte Rasulullah(s.a.v.)'in ahlakı Kur'an'dan ibarettir. Nitekim ayeti kerimede yüce  ; "Sen, Şüphesiz pek büyük bir ahlak üzerinesin" Peygamber(s.a.v.) kendisi buyuruyor; "Beni Rabbim terbiye ettide edebimi en güzel eyledi". Başka bir hadisi şeriflerinde ise; "Hiç bir baba evladına güzel edep ve terbiyeden daha değerli ve üstün bir miras bırakamaz". Mü'minlerin güzelliklerini şöyle bildiriyor: 1-"Rablerine olan saygıdan dolayı titreyen" Rızayı ilahi'yeye muhalefetten sakınanlar Haram işlemekten kaçınanlar  ne emir buyurmuşsa hemen onu uygulayanlar  'a sonsuz bir seygi ve muhabbet besleyenler Bu sevgi ile gönüllerinde sevinç ürpertisi duyanlar 2-"Rablerinin ayetlerine inananlar"  'ın kudretine, azametine iman edenler 3-"Rablerine ortak tanımayanlar"  'ı tek ma'bud kabul edenler Yaratan O, rızık veren O, doyuran O diyenler Şifayı sadece  'tan bekleyenler 4-"Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri, kalpleri titreyerek yapanlar" İşini güzel yapanı  sever düsturunu benim seyerek hilesiz iş yapanlar, hep insanlığın faydasını gözetenler Bir gönlü incitmemek için ellerinden geleni yapanlar 5-"İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar" olgun ve faziletli ahlaklı insanların özellikleri bunlardır. bu beş güzide vasfa haiz olan zatlar, ölüm gelmeden evvel iyi işlere koşarlar. iyi ve hayırlı işler yapmak için yarışırlar.. Alıntı....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 28 Haziran 2007, 00:22:28 |
|
|
 |
« Yanıtla #27 : 28 Haziran 2007, 00:22:28 » |
|
Ya Hu Edep
Yetmez su hava toprak ateş Ya Hu edep illa ki edep Çamuru pişirmeden güneş Ya Hu edep illa ki edep
Dil ile hayvanı bağlasan Göz ile yürekler dağlasan Öz ile özünden çağlasan Ya Hu edep illa ki edep
Güneşe baksan yüzü solsa Asanı atsan yılan olsa Deryalar avucuna dolsa Ya Hu edep illa ki edep
Oturup Nebilerle yesen Sen olsan gönüllerde esen Bir olup enel-Hak' ta desen Ya Hu edep illa ki edep
Şeytanın kast etsin dalaşsın Varsın dört yanını dolaşsın Anka olup dağları aşsın Ya Hu edep illa ki edep
El uzatıp aya dokunsan Şems'e giden yoluda bulsan Yetmez İhsan kamilde olsan Ya Hu edep illa ki edep
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"
 
|
|
|
| 01 Temmuz 2007, 23:17:47 |
|
|
 |
« Yanıtla #28 : 01 Temmuz 2007, 23:17:47 » |
|
Edep Dersi Ahmed Rufaî Hazretleri, birgün yolda iki çocuğa rastladı. Kavga ediyorlardı. Onları ayırdı ve içlerinden birine sordu. - Sen, kimin oğlusun? Çocuk şu karşılığı verdi: - Sana lâzım olmayan şeyi ne edeceksin? Ahmed Rufaî oradan ayrılıp gitti. Fakat hep çocuğun cümlesini tekrar edip şöyle diyerek: - Oğlum, sana hayırlar versin... Bana, büyük bir edep dersi verdin.
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"
 
|
|
|
| 02 Temmuz 2007, 09:39:03 |
|
|
 |
« Yanıtla #29 : 02 Temmuz 2007, 09:39:03 » |
|
Edeb Güzel Ahlak ve Tasavvuf'dur.
Hazret-i Mevlana edeb hakkında şöyle der:
"Efendi bilmiş ol ki edeb,insanınbedenindeki ruhtur.Edeb,ricalullahın göz ve gönlünün nürudur.Eğer şeytanın başını ezmek istersen,gözünü aç ve gör;şeytanı kahreden edebtir.İnsanoğlunda edeb bulunmazsa,o gerçekte insan değildir.İnsan ile hayvan arasındaki fark edeptir."
Diğer bir beytinin manası da şöyledir: "Aklım,kalbim.<İman nedir?> diye sordu.Kalbim ise aklımın kulağına eğilerek:<İman edebten ibarettir.> dedi."
Başka bir şair de, "edeb"i ne güzel nazmetmiştir:
Edeb bir tac imiş nüru hüda'dan Giy o tacı emin ol her beladan
Bu itibarla evvelce tekke ve dergahların yegane ikaz levhalarından birisi de"ادب ياهو"(Edeb ya Hü!..)idi.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ey Rabbim!Bizi iman ziynetiyle süsle,bizi doğru yolda olan hidayet rehberleri kıl"Amin..
|
|
|
|