15. HADİS Rasulullah (sav) buyurdu ki:
“ sizden ümmetimin, zalim bir kişinin karşısına dikilerek “sen zalimsin” demesinden korktuğunu gördüğü zaman artık onlara elveda ( düzelemezler)” ( Müsned İmam Ahmed)
Yeryüzünde fesadı önlemek ve insanlar için onlara uygun, yaşantılarını düzenleyen adil bir hayat tarzı sunmak islamın hedefidir. Kuran bu hedefi gerçekleştirmek üzere indirilmiştir.
“ Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uratılmazlar ( müminun 62)”
“ işte bunlar,

’ın sana hak olarak okuya geldiğimiz ayetleridir.

alemlere zulmetmez” ( ali İmran 108)
Kuran’ın bu hedefini gerçekleştirmek için gayret etmesi gereken zümre peygamberler ve bu Kuran’a inanlardır:
“ ey iman edenler!.. Adaleti titizlikle ayakta tutan, ananız, babanız ve akrabanız aleyhine de olsa

için şahitlik eden kimseler olunuz” (nisa 135)
“Her ümmetin peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez” (yunus 47)
“de ki: Rabbim bana adaleti emretti” ( araf 29)
Peygamberin getirdiği bu yoldan sapan kişiyi yine Kuran zalim olarak nitelemektedir.
“ o gün zalim kimse ellerini ısırıp şöyle der: Keşke o peygamberlerle birlikte bir yol tutsaydım” ( Furkan 27)
Zira peygamber

’ın getirdiği hükümler ile hükmediyordu.

’ın hükümlerinden yüz çevirenlerin hali ise apaçık ortadır. “

’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler zalimlerdir” (Maide 45)
Bu insanlar

’ın hükümlerinden yüz çevirince yeryüzünde zulüm baş göstermiş olur.
Yetim malını yemek (Nisa 10) haksız yere insan öldürmek, haram yemek ( nisa 30),

’a şirk koşmak (lokman 13), haksız yere cezalandırmak (Yusuf 79) bizzat Kuran’ın zulüm olarak nitelendirdiği fiillerdendir.

’ın dininin hakim olmasını ve insanlar arasında islamın adaletini ve güvenirliğinin yayılmasını isteyen iyiliği emr, kötülükten nehy ile vazifelendirilen, kendisine hakkı ve3 sabrı tavsiyeyi şiar edinen bir müminin

’ın adaletine sığınılması halinde sessiz kalması düşünülemez. Bu durumda müminin bizzat zalimin karşısına çıkması peygamberlere

tarafından öğretilmiş bir metottur.
“ firavuna gidin. Çünkü o iyiden iyiye azdı.” ( taha 43)
Bu konuda zalim zümrenin güçlü olması mümine korku verebilir. Fakat

bu hali de bildiği için müminlere korkmamaları gerektiğini söyler.
“ dediler ki : Rabbimiz biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından, iyice azmasından endişe ediyoruz.
Buyurdu ki; Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim işitir ve görürüm” ( taha 45-46)
“ doğrusu zalimler birbirlerinin dostlarıdır.

da takva sahiplerinin dostudur” ( casiye 19)
Bütün bunlara rağmen zulmü ve isyanı kabullenmiş, zalime söz söylemekten korkan, peygamberlin tavırlarını ve

’ın müstekbir ve zalim firavunlara karşı onlara nasıl yardım ettiğini göz önünde bulundurmayan müminler varsa Resulullah (sav) onlar için artık “elveda” demektedir.

’ın adaletinin bilinmediği, uygulanmadığı zaman ve mekana

’ı hatırlatamayan bu zümreden peygamberin hiçbir beklentisi yoktur.
“

ve Haktan ineni hatırlamak için iman edenlerin kalplerinin saygı ile yumuşaması zamanı gelmedi mi? Sakın onlar, daha evvel kendilerine kitap verilip de üzerlerinden uzun zaman geçmiş bu yüzden artık kalplerine kitap verilip de üzerlerinden uzun zaman geçmiş bu yüzden artık kalpleri kararmış bulunan kimseler gibi olmasınlar. Esasen onların bir kısmı dinden çıkmış fasıklardır” (hadidi 16)