13. Hadis Abdullah b. Ömer r.a Rasulullah s.a.v’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor.
“ Rızkım mızrağımın gölgesi altında kılınmıştır. Zillet ve aşağılık ise emrime karşı gelene verilmiştir”. (Buhari)
“ Boş bir gaye ile yaratılmayan insan yeryüzünde başıboş bırakılmadı,

– kul iletişimi melek-peygamber vasıtasıyla devam etti ( hacc 75). Bu alanda insana kendi cinsinden olan peygamber hitap etti. Dolayısıyla peygambere itaat

’a itaat ile özdeş tutuldu ( Nisa 80)”.
Peygamber, yaratılış gayesi doğrultusunda yaşamak isteyen insanlara bir komutan ve bir önder oldu. Yeryüzünde

’ın dinin yaymak, bu dini ve mensuplarını korumak ve kollamak gayesiyle gerçekleştirilen cihad eylemine bizzat katıldı. Bir rahmet ve savaş peygamberi olduğunu söyledi. O’nun bu doğrultudaki sünneti savaşın da bir rahmet üzere kurulu olduğuna ve zorbalık, zulüm, sömürü üzere kurulu cahili düzenlere karşı

’a teslimiyetle özetlenebilecek barış ve selamet dini olan islamı getirmeyi hedeflediğine delalet eder.
Yeryüzünde

’a ve dinine düşmanlık besleyen fesat çıkartıp kan dökerek en rezil yaratıklar olan ve mazlum insanlar üzerinde kurdukları ekonomik-siyasi otoritelerinin kaybolması korkusuyla topluma

’ın dinin ulaşmasını engelleyenlere karşı, mazlum insanları korumak ve onlara islamı ulaştırmak gayeleriyle özetleyebileceğimiz cihad,

’ın müminlere verdiği hem bir hak, hemde bir görevdir.
“ Size ne oluyor ki, “ey Rabbimiz, bizi halkı zalim olan şu memleketten çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla” diyen zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna

yolunda savaşmıyorsunuz? ( Nisa 75)”
Hadisin ikinci kısmında ise,

tarafından seçilerek insanlığa rahmet olarak gönderilen ( Enbiya 107) müjdeleyici ve uyarıcı ( Bakara 119) insan “ hz. Rasulullah s.a.v’e itaat” ela alınıyor. Rahmet ve selamet peygamberinin emirlerine muhalefetin zillet ve aşağılık olacağı bildiriyor. Peygamberin önemli görevlerinin başında insanlar arasında adaletle hükmetmek ( Maide 42) önemli vasıflarının başında ise rahmet ( Enbiya 107) olduğu dikkate alınırsa emirlerine karşı gelenlere, neden zillet ve aşağılık verildiği daha iyi anlaşılabilir. Zira onlar adalet ve rahmetten kaçmışlardır.
Savaş esnasında kazanılan mallar yani ganimetler

tarafından helal kılınmıştır. Savaşan Müslümanlar arasında taksim edilir. Geriye kalan beşte birlik payda ise peygamberimizin ve akrabalarının ayrı bir hak olduğu Enfal süresinin 41. ayetinde bildirilmiştir. Peygamber efendimiz aylarca savaşa komuta etmesi sebebiyle de bir pay alır ki böylelikle ganimetlerden hem peygamber, hem komutan, hem de savaşan bir asker hissesi olmak üzere böyle üç pay almış olur. Bu hadiste de rızkının mızrağının gölgesi altında kılındığını buyurmakla savaşlarda elde ettiği ganimetleri kastetmiştir.
Hadisin birinci kısmını en son paragrafımızda güzelce anladığımızın kanaatindeyim. Bence bizi asıl ilgilendiren ve özellikle dikkat etmemiz gereken kısım ikinci kısımdır. Okuduğumuz ayetlere ve Rasulullah s.a.v’in hadislerine baktığımızda, Rasulullah s.a.v’in emirlerinin ve onun yolundan gitmemizin ne kadar önemli olduğunu ve Rasulullah s.a.v’e itaatin
’a itaat olduğunu ona itaat etmeyişimizin
’a karşı gelişimiz anlamına geldiğini anlamktayız. Sözü fazla uzatmadan güzel kardeşlerim. Bizim için sadece iki şey vardır Kuran-ı Kerim ve Rasulullah s.a.v’in sünnetidir. Zaten her şey bu iki şeyde apaçık görünüyor.