9. Hadis Rasulullah s.a.v buyurdu ki
“ cihadın en efdali zalim hükümdarın huzurunda hakkı söylemektir.” (ebu Davut, Tirmizi, Nesei, İbni Mace, İmam Ahmed)

insanlardan hem bireysel hem de toplumsal olarak kendisine ibadet etmelerini istemiştir. Toplum içi düzenlemelerin, yaşama ve yargılamaların İslami esaslar üzerine kurulu olması bunlardan toplumsal ibadeti oluşturur. Toplumun yönetiminden birinci derecede mesul olan hükümdarlar, diğer bir deyişle devlet adamları olduğundan dolayı bu sınıf sürekli bir denetime tabidir. İslam devletinde bu denetim mekanizmasını oluşturanlar yöneticilerin bizzat kendileridir.
Hz. Ebu Bekir’in “ beni kılıçlarınızla düzeltiniz” buyruğu islamın konudaki prensibini net bir biçimde ortaya serer. Aynı zamanda İslam “hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz” düsturuyla da bizzat yöneticinin vicdanını kendisine murakıp kılar. Zira yöneticinin doğru yoldan hak ve adaletten sapması, toplum içindeki kurumların, dolayısıyla toplumun sapması sonucunu verir.
Toplum içinde haksızlıklar, fitne, fesat ve yolsuzluklar baş gösterecek ve murakabe edilemeyen toplumda bütün bu kötülükler belirli bir zaman sonra önüne geçilemez bir hal alacaktır ki, böyle bir duruma islamın göz yumması düşünülemez. Bu sebeple adaletten sapan hükümdara hakkı söylemek cihad kabul edilmiştir. Bu fiilin cihad kabul edilmesinin bir sebebi toplumsal düzenlemede rol oynaması olduğu gibi, diğer bir sebebi de bu eylemin zorluğudur. Zira insanlar her zaman için güçlü ve zalim olandan çekinirler ve kaçınırlar.
Hükümdarlarsa diğer zalimlerden farklı olarak mülklerine güvenirler ve bu hal onları “ bende öldürür, diriltirim” mantığıyla Nemrudi tavırlara sürükler. Bu zorluklar sebebiyle hükümdarlara gitmesi istenen peygamberler dahi belli bir endişe taşımışlardır.

kendisinden firavuna gitmesini isteyince Hz. Musa ve Hz. Harun bu endişelerini şöyle dile getirmişlerdir.
“ ey Rabbimiz, biz korkarız ki bize karşı aşırı gider ve azgınlığını arttır” ( Taha-45)
İnsan fıtratına doğal olarak yerleşen bu endişeye karşılık

Müslümanlardan bu endişeyi yıkmalarını istemiş ve bir sonraki ayette bu husustaki prensibi öğretmiştir.
Zalim hükümdar huzurunda hakkı söyleybiliyor muyuz???