5. Hadis Rasulllah (sav) buyurdu ki:“sizin en hayırlınız Kuranı öğrenen ve öğreteninizdir”. ( buhari, ebu davud, tirmizi, İ. Mace, imam Ahmet)
Kuran

’ın kelamıdır.

: o kitabı indirerek kullarına hitapta bulunmuş. O kitapla kendilerine emirlerini, yasaklarını bildirmiştir. Onların nasıl bir hayat sürmelerini istediğini, ne şekilde yaşarlarsa onlardan razı olacağını, neye göre amel ederlerse amellerini kabul edeceğini hep o kitapta beyan buyurmuştur. Ayrıca dünya hayatında istediği şekilde yaşayanların ve yaşamayanların yarın ahirette nelerle karşılaşacaklarını da bu kitabında beyan buyurmuştur. Kısacası Kuran bizim dünya hayatımızda nasıl bir fert, nasıl bir toplum ve nasıl bir düzen kurup oluşturmamız gerektiğini, fert ve cemiyet olarak ahlak ve yaşayışımızın keyfiyet ve mahiyetini açıklamıştır. İstenen nitelikteki fert ve toplumu yani Kuranın insanı ile Kuranın toplumunu oluşturmak için bize yükümlülükler vermiştir, görevimizi açıklamıştır.
Bütün bunların ana temeli, ana teminatı Kuranın elde bulunmasıdır. Kuran

tarafından koruma altına alınmış olmakla, korunduğu belirtilmekle birlikte, onu öğrenip öğretenlerin ümmetin en hayırlıları olmalarının sebebi nedir?
1- evvela Kuranı öğrenen ve öğreten, sözlerin en hayırlısını en şereflisini öğrenip öğretmektedir.
2- Kuran insanlığın kurtuluşunu ihtiva etmektedir. Onu öğrenip öğreten insanlığa en çok muhtaç oldukları şeyi öğrenip öğretmektedir.
3- İnsanları her türlü batılın gizli ve açık tasallutundan, tağutların egemenliğinden, zalimlerin zulmünden kurtarıp hürriyete ve

’a kulluk mertebesinin şerefli mertebesine yükseltecek yegane kitaptır. Onun dışında insanları birbirine kulluktan ve sapıklıktan, şeytanın batılılardan kurtarabilecek bir kitap yoktur. (Kuranın fazileti ile alakalı bazı ayetler) ( bakara 2,285- nisa 59,60,65,82-isra 9,41,88,89 vs…)
Kuranın öğrenilip öğretilmesi en hayırlı bir iştir. Bunu yapanlar bu amellerinin karşılığını en güzel şekilde

’tan alacaklardır.
Burada kısaca değinmemiz gereken bir husus daha vardır:
Kuranı öğrenip öğretmenin anlamı, onu okumayı öğrenip öğretmekten hatta ezberleyip ezberletmekten ibaret anlaşılmamalıdır. Kuran bir hayat kitabıdır. O yaşamak üzere indirilmiş bir kitaptır. Abdullah b. Mesud’un şöyle denildiği nakledilmektedir.
“ bize kurana göre yaşamak kolaylaştırılmış, fakat onu ezberlemek zorlaştırılmış idi. İleride bazı kavimler gelecek, bunlara Kuranı ezberlemek kolaylaştırılacak, gereceğince amal etmek ise zor gelecektir.” Bir sahabe ise şöyle demiştir. “ biz Kurandan bir bölüm ezberler sonrada onun gereğince amel etmeye çalışırdık. Ezberlediklerimizi gereğince amel ettikten sonra bir diğer bölüme geçerdik. Böylelikle hem ilmi, hem de ameli birlikte elde etmiş olurduk.”
Hasan-ı Basri şöyle demektedir:
“
’ yemin ederim ki şu kadar sahabe gördüm, onların hepside yürüyen birer Kuran idi”.